Bunlar teklifin TBMM'ye sunulduğu ilk hâlidir. Komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde değişmiş olabilir; kanunun yürürlükteki metni Resmî Gazete'dedir.
Madde 1değiştiriyoribare değişikliği
21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanunun 48 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "36" ibaresi "72" şeklinde ve
ikinci fıkrasında yer alan "ellibin Yeni Türk Lirasını" ibareleri "bir milyon Türk Lirasını"
şeklinde değiştirilmiştir.
Gerekçe: Maddeyle, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanunun 48 inci maddesinde değişiklik yapılarak, madde kapsamında yapılacak tecillerde
azami taksit süresi 36 aydan 72 aya çıkarılmakta ve teminatsız tecil tutarı ellibin Türk
Lirasından bir milyon Türk Lirasına yükseltilmektedir.
Madde 2ekliyor7338 sayılı193 sayılı
8/6/1959 tarihli ve 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 16 ncı
maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/D maddesi
kapsamında gelir vergisi istisnasından yararlananlardan, mezkûr istisna için öngörülen süre
dâhilinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikalinde vergi oranı %1 olarak uygulanır."
Gerekçe: Maddeyle, ülkemize yabancı kaynak girişini teşvik ederek 193 sayılı Gelir
Vergisi Kanununun mükerrer 20/D maddesiyle Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratları
gelir vergisinden müstesna tutulanlardan, bahse konu istisnadan yararlanılan süre içerisinde
veraset ve intikal vergisine tabi veraset yoluyla mal intikallerinde verginin %1 oranında
alınması öngörülmektedir.
Madde 3değiştiriyoribare değişikliği193 sayılı
31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 17 nci
maddesinin birinci fıkrasında yer alan "tutarını" ibaresi "tutarının iki katmı" şeklinde, ikinci
fıkrasında yer alan "üç", "dört", "altı", "yedi" ve "on iki" ibareleri sırasıyla "iki", "üç", "dört",
"beş" ve "altı" şeklinde değiştirilmiştir.
Gerekçe: 2024 yılında yapılan düzenlemeyle, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca
belirlenen kriterleri haiz teknogirişim şirketlerinde çalışan personele işverenler tarafından
bedelsiz veya indirimli olarak verilen ve ücret niteliğinde kabul edilen pay senetlerinin,
verildiği tarihteki rayiç değerinin o yıldaki bir yıllık brüt ücret tutarım aşmayan kısmı, gelir
vergisinden istisna edilmiştir.
Pay senetlerinin; iktisap edildiği tarihten itibaren 3 yıl içinde elden çıkarılması halinde
istisna edilen verginin tamamı, 4 ila 6 yıl arasında elden çıkarılması halinde istisna edilen
verginin %75'i, 7 ila 12 yıl arasında elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %25'i,
gecikme faizi ile birlikte işverenden tahsil edilmektedir.
Maddeyle, istisnaya konu edilebilecek üst sınır ilgili yıldaki brüt ücretin iki katı olarak
yeniden belirlenmiştir. Ayrıca, bu şekilde iktisap edilen pay senetlerinin elde tutulma süreleri
kısaltılarak söz konusu pay senetlerinin iktisap tarihinden itibaren 2 yıl içinde elden çıkarılması
halinde istisna edilen verginin tamamı, 3 ila 4 yıl arasında elden çıkarılması halinde istisna
edilen verginin %75'i, 5 ila 6 yıl arasında elden çıkarılması halinde ise istisna edilen verginin
%25'inin gecikme faizi ile işverenden tahsil edilmesi düzenlenmektedir.
Madde 4ekliyor193 sayılı
193 sayılı Kanuna mükerrer 20/C maddesinden sonra gelmek üzere
aşağıdaki madde eklenmiştir.
"Yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlar için vergi istisnası:
MÜKERRER MADDE 20/D- Türkiye'de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye'de
yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye'de ikametgahının ve vergi
mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratları yirmi yıl
boyunca gelir vergisinden müstesnadır.
Birinci fıkra kapsamındaki gerçek kişilerin bu madde kapsamına girmeden önce,
Türkiye'de elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı
kazancı nedeniyle mükellefiyetinin bulunması bu istisnadan yararlanmasına engel teşkil etmez.
Bu kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmez, diğer gelirler nedeniyle beyanname
verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmez.
İstisna kazanç ve iratlara ilişkin gider ve maliyetler, vergiye tabi kazanç ve iratların
tespitinde dikkate alınmaz.
Bu istisna kapsamındaki kazanç ve iratlar nedeniyle yabancı memleketlerde ödenen
vergiler Türkiye'de tarh edilen gelir vergisinden mahsup edilemez.
İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının sonradan tespit edilmesi halinde tahakkuk
ettirilmeyen vergiler, ziyaa uğramış sayılır.
Hazine ve Maliye Bakanlığı maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları
belirlemeye yetkilidir."
Gerekçe: Gelir Vergisi Kanununun 3 üncü maddesine göre, Türkiye'de yerleşmiş
olanlar ve resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan teşekkül ve
teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısıyla
yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşlarının Türkiye içinde ve dışında elde ettiği
kazançların tamamı vergilendirilmektedir. Kanunun 4 üncü maddesinde yerleşme sayılan
hallerin neler olduğu açıklanmıştır.
Yurt dışı örnekleri incelendiğinde pek çok ülkenin belirli şartlan sağlayan yabancı
gerçek kişilere vergisel avantaj sağladığı; şartlan sağlayanların yalnızca ülke içinde elde ettiği
kazanç ve iratları vergilendirme yoluna gittiği; yurt dışı kaynaklı kazanç ve iratları vergiden
müstesna tuttuğu görülmektedir.
Maddeyle, benzer ülke örnekleri dikkate alınarak, son üç takvim yılında Türkiye'de
yerleşmiş sayılmama ve vergi mükellefiyeti bulunmama şartlarını sağlayan gerçek kişilerce
Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratlar gelir vergisinden müstesna tutulmaktadır.
Böylelikle ülkemize döviz getirilmesini teşvik etmek amaçlanmaktadır.
Ayrıca, gerçek kişilerce içinde bulunulan yıl ile önceki yıllarda Türkiye içerisinde
gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı ve değer artışı kazancı elde edilmesinin, bu
madde kapsamında Türkiye'de vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartının ihlali anlamına
gelmeyeceği düzenlenmektedir.
Söz konusu kişilerin Türkiye içerisinde elde ettiği kazanç ve iratların ise istisna kapsamı
dışında olup genel hükümlere göre vergilendirileceği hüküm altına alınmaktadır.
öte yandan yapılan düzenlemeyİe, yurtdışı kazanç ve iratlardan doğan gider ve
maliyetlerin, Türkiye içinde elde edilen vergiye tabi kazanç ve iratların tespitinde dikkate
alınmaması, yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlardan mahallinde ödenen
vergilerin de Türkiye'de tarh edilen gelir vergisinden mahsup edilmemesi amaçlanmaktadır.
Madde 5ekliyor4875 sayılı193 sayılı
193 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent
eklenmiştir.
"20. 5/6/2003 tarihli ve 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanununun ek 1 inci
maddesinde tanımlanan nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet
personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmı (Katılımcı belgesi alarak
İstanbul Finans Merkezinde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri açısından brüt asgari
ücretin beş katı olarak uygulanır).
Cumhurbaşkanı, bu bentte yer alan üç ve beş katlarını birlikte veya ayrı ayrı bir kata
kadar belirlemeye, iki katma kadar artırmaya yetkilidir."
Gerekçe: Maddeyle, nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet
personelinin ücretlerine, tüm çalışanların yararlandığı asgari ücret istisnası ile birlikte brüt
asgari ücretin dört katına kadar gelir vergisi istisnası sağlanmaktadır. İstanbul Finans
Merkezinde faaliyet gösterecek nitelikli hizmet merkezlerinde çalışanlara ise bu istisnanın
toplamda altı kat olarak uygulanacağı düzenlenmektedir.
Ayrıca, Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesi kapsamındaki ücretler ile ilgili
kağıtlar damga vergisinden istisna olduğundan, düzenleme uyarınca damga vergisi istisnası da
sağlanmaktadır.
Madde 6ekliyor4875 sayılı
5/6/2003 tarihli ve 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanununa
aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
"Nitelikli hizmet merkezi
EK MADDE 1- Nitelikli hizmet merkezi, en az üç farklı ülkede aktif olarak faaliyet
gösteren, ilişkili şirket veya şirketler topluluğuna yönelik hizmet sunmak ve ikinci fıkrada
belirtilen faaliyetleri yapmak üzere kurulan, yıllık hasılatlarının en az %80'ini yurt dışındaki
ilişkili şirketlerden veya şirketler topluluğundan elde eden sermaye şirketlerini ifade eder.
Bu merkezler;
a) Finansal danışmanlık, stratejik yönetim danışmanlığı, risk yönetimi, nakit ve likidite
yönetimi, fonlama ve borçlanma işlemleri, yatırım ve sermaye yapısı planlaması, bütçeleme,
finansal raporlama ve analiz, uluslararası muhasebe ve uyum, denetim, dijital dönüşüm ve
teknoloji danışmanlığı, yatırım ve veri analizi, hukuk danışmanlığı, tanıtım, marka yönetimi,
insan kaynakları ve eğitim hizmetleri ile bu hizmetlere ilişkin koordinasyon ve yönetim
hizmetini,
(b) Satış, satış sonrası destek, teknik destek, araştırma ve geliştirme, dış tedarik, yeni
geliştirilen ürünlerin test edilmesi, laboratuvar hizmetleri gibi faaliyetlere ilişkin koordinasyon
ve yönetim hizmetini,
sunar.
İkinci fıkra kapsamındaki hizmetleri doğrudan ifa eden ve destek personeli dışında kalan
çalışanlar nitelikli hizmet personelidir.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığının
görüşünü almak suretiyle bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye
yetkilidir."
Gerekçe: Maddeyle, Ülkemizin nitelikli hizmet ihracatını artırmaya, yatırımcı
görünürlüğünü güçlendirmeye ve uluslararası firmalar için Türkiye'yi bölgesel bir merkez
haline getirmeye yönelik olarak nitelikli hizmet merkezlerinin kurulmasına imkan
sağlanmaktadır.
Bu kapsamda, en az üç farklı ülkede aktif olarak faaliyet gösteren uluslararası firmalara
hizmet vermek üzere kurulacak olan bu merkezlerin yıllık brüt gelirlerinin en az %80'inin yurt
dışından elde edilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret
Bakanlığının görüşünü almak suretiyle maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları
belirleme yetkisi verilmektedir.
Madde 7ekliyor5520 sayılı7412 sayılı
13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu
maddesinin birinci fıkrasında yer alan (i) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve fıkraya
aşağıdaki bent eklenmiştir.
"i) Yurt dışından satın alınan malların Türkiye'ye getirilmeksizin yurt dışında
satılmasından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden
sağlanan kazançların %95'i (22/6/2022 tarihli ve 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu
hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette
bulunan kurumlar bakımından bu oran %100 olarak uygulanır.).
Bu indirimden yararlanılabilmesi için kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin
yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye'ye transfer
edilmiş olması, aracılık faaliyetine ilişkin malların satıcısı ve alıcısının Türkiye'de olmaması
şarttır. Cumhurbaşkanı, bu bentte yer alan oranları, sıfıra kadar indirmeye, %100'e kadar
artırmaya yetkilidir."
"j) 5/6/2003 tarihli ve 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında
nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumların, münhasıran bu faaliyetleri
kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların %95'i (7412 sayılı Kanun hükümlerine göre
katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde nitelikli hizmet merkezi olarak
faaliyette bulunan kurumlar bakımından bu oran %100 olarak uygulanır.).
Bu indirim; kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi
beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye'ye transfer edilmesi şartıyla, nitelikli
hizmet merkezinin faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren yirmi hesap dönemi itibarıyla
uygulanır. Cumhurbaşkanı, bu bentte yer alan oranları %50'ye kadar indirmeye, %100'e kadar
artırmaya yetkilidir."
Gerekçe: Maddeyle, Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci
fıkrasında yer alan transit ticarete ilişkin kazanç indiriminin kapsamı genişletilmektedir.
Bu çerçevede, İFM'de katılımcı belgesi alarak faaliyette bulunan kurumların kazanç
indirim oranı %50'den %100'e çıkarılmakta, ayrıca İFM dışında faaliyette bulunan kurumlara
da %95 kazanç indirimi imkanı tanınmaktadır.
Ayrıca 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanununda düzenlenen nitelikli
hizmet merkezleri olarak faaliyette bulunan kurumlara, İFM'de katılımcı olmaları durumunda
%100, İFM dışında faaliyette bulunmaları durumunda ise %95 oranında kazanç indirimi teşviği
sağlanmaktadır.
Madde 8değiştiriyor5520 sayılı
5520 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"(7) Kurumlar vergisi oranı; imal ettikleri malları doğrudan ihraç eden imalatçı
kurumların, münhasıran imal ettikleri malların ihracatından elde ettikleri kazançlarına %9,
ihracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarına %14 olarak
uygulanır. Aracılı ihracat sözleşmesine dayanarak imalatçı ihracatçı veya tedarikçi kurumların,
dış ticaret sermaye şirketleri veya sektörel dış ticaret şirketleri üzerinden gerçekleştirdikleri
ihracat faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar bakımından da bu indirimli oranlar geçerlidir."
Gerekçe: Maddeyle, üretim ve ihracatın teşviki amacıyla %25 olan genel kurumlar
vergisi oranının, ürettiklerini ihraç eden imalatçıların bu ihracat işlemlerinden elde ettikleri
kazançlarına 16 puan indirimli %9 olarak, ihracat yapan kurumların ise münhasıran ihracattan
elde ettikleri kazançlarına 11 puan indirimli %14 olarak uygulanmasına imkan sağlanmaktadır.
Madde 9ekliyoribare değişikliği5520 sayılı7412 sayılı
5520 sayılı Kanunun 32/C maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer
alan "(g) ve (h)" ibaresi "(g)> (h), (i) ve (j)" şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki bent
eklenmiştir.
"d) 7412 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan kazanç
indirimi."
Gerekçe: Maddeyle Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci
fıkrasının (i) ve G) bentleri kapsamında transit ticaret ve nitelikli hizmet merkezleri
kazançlarına sağlanan indirimler ile İstanbul Finans Merkezi Kanununda fmansal hizmet
ihracına yönelik sağlanan kurumlar vergisi kazanç indiriminin yurtiçi asgari kurumlar
vergisinin hesaplamasına esas olan kurum kazancından düşülmesine yönelik düzenleme
yapılmaktadır.
Madde 10ekliyor5520 sayılı213 sayılı
5520 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 19- (1) Vergiye gönüllü uyumu artırmak amacıyla, gerçek veya tüzel
kişilerce, yurt dışında bulunan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası
araçları 31/7/2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilir.
(2) Birinci fıkra uyarınca bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki
ay içinde Türkiye'deki banka ya da aracı kurumlarda adlarına açılan hesaplara transfer edilmesi
veya yurt dışından fiziki olarak getirilenlerin bu hesaplara yatırılması gerekir. Fiziki olarak yurt
dışından getirilen varlıkların yurda getirildiği. Gümrük İdaresine yapılacak beyana ilişkin
belgeler ile tevsik olunur. Gümrük İdaresi, bu kapsamda aldığı beyanları, alındığı ayı takip eden
ayın sonuna kadar Gelir idaresi Başkanlığına bildirir.
(3) Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye'de bulunan
ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer
sermaye piyasası araçları, 31/7/2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilir.
Bildirilen varlıkların bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılmak suretiyle
tevsik edilmesi zorunludur.
(4) Birinci ve üçüncü fıkra kapsamında bildirilen varlıklar 213 sayılı Kanun uyarınca
defter tutan mükellefler tarafından bildirim tarihi itibarıyla kanuni defterlere kaydedilir. Bilanço
esasına göre defter tutan mükellefler, bu madde hükümleri uyarınca kanuni defterlerine
kaydettikleri kıymetler için pasifte özel fon hesabı açarlar. Bu fon hesabı bildirim tarihinden
itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemez, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla
kullanılamaz, işletmenin tasfiye edilmesi halinde ise vergilendirilmez. Serbest meslek kazanç
defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri
defterlerinde ayrıca gösterirler. Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaz ve
bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için
dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir.
(5) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar, bildirimde bulundukları
varlıklarım ikinci fıkrada yer alan sürede Türkiye'ye getirmeleri, yurt içindeki varlıklarım
bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırmak suretiyle tevsik etmeleri
durumlarında dördüncü fikrada yer alan şartlar aranmaksızın madde hükümlerinden
yararlanırlar.
(6) Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim
sahibinden, varlıkların değeri üzerinden %5 oranında peşin olarak tahsil ettikleri vergiyi,
bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname
ile bağlı bulundukları vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler. Şu kadar ki vergi oranı,
bildirilen varlığın vadeli hesaplarda veya 4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç
borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında; en az 5 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi
halinde %0, en az 4 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %1, en az 3 yıl
bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %2, en az 2 yıl bulundurulacağının taahhüt
edilmesi halinde %3, en az 1 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %4 olarak
uygulanır. 1/1/2027 tarihinden itibaren 31/7/2027 tarihine kadar (bu tarih dahil) yapılacak
bildirimlerde bu oranlara yarım puan artırım yapılır. 31/7/2027 tarihinin yetki ile uzatılması
halinde ise bu tarihten sonra yapılacak bildirimlerde vergi oranı ilave yarım puan artışla
toplamda 1 puan artırımlı olarak uygulanır.
(7) Bu madde kapsamında ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir
vergiden mahsup edilemez. Bildirime konu edilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan
zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul
edilmez.
(8) Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve
vergi tarhiyatı yapılmaz. Şu kadar ki, diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirler bu
düzenlemeden etkilenmez. Diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri ile takdir komisyonu
kararları sonucu bulunan matrah farkının madde kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle
ortaya çıktığının tespiti ve bildirilen varlık tutarının, bulunan matrah farkına eşit ya da fazla
olması durumunda matrah farkına ilişkin tarhiyat yapılmaz. Bulunan matrah farkının, bildirilen
varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespitine rağmen söz konusu varlık tutarlarından büyük
olması durumunda sadece aradaki fark tutar üzerinden vergi tarhiyatı yapılır. Vergi incelemesi
veya takdir komisyonu kararları sonucunda bildirime konu edilen varlıklar dışındaki nedenlerle
matrah farkı tespit edilmesi durumunda, bu madde kapsamında bildirilen tutarlar, bulunan
matrah farkından mahsup edilmeksizin tarhiyat yapılır.
(9) Birinci fıkra uyarınca bildirildiği halde, bildirilen varlıklarm, bildirimin yapıldığı
tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye'ye getirilmemesi veya Türkiye'deki banka ya da aracı
kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmemesi ya da üçüncü fıkra uyarınca bildirildiği
halde aynı fıkrada belirtilen sürede banka ya da aracı kurumlara yatırılmaması ile bildirilen
tutarlara ilişkin tarh edilen vergilerin süresinde ödenmemesi, taahhütlere uyulmaması ve bu
maddede yer alan diğer şartların yerine getirilmemesi hallerinde sekizinci fıkra hükmünden
yararlanılamaz. Ayrıca, zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası
uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur. Vergi incelemesine başlanılan veya
takdir komisyonuna sevk edilen tarihten sonra bu madde kapsamında yapılan bildirim
dolayısıyla söz konusu inceleme veya takdir komisyonu kararları sonucunda yapılacak
tarhiyatlar için de sekizinci fıkra hükmü uygulanmaz. Tahakkuk eden verginin vadesinde
ödenmemesi vergi aslının gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve
tahsiline engel teşkil etmez. Tahsil edilmiş olan vergiler red ve iade edilmez.
(10) Bildirim süresi sona erdikten sonra bildirimlere ilişkin düzeltme yapılamaz.
(11) Cumhurbaşkanı 31/7/2027 tarihini, bitim tarihinden itibaren her defasında altı ayı
geçmeyen süreler halinde bir yıla kadar uzatmaya; Hazine ve Maliye Bakanlığı, madde
kapsamına giren varlıkların Türkiye'ye getirilmesi ve bildirimi ile işletmeye dâhil edilmelerine
ilişkin hususları, bildirim ve beyana esas şekli ile maddenin uygulanmasında kullanılacak bilgi
ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir."
Gerekçe: Yapılan düzenlemeyle, vergiye gönüllü uyumun artırılması hedefi
doğrultusunda gerçek ve tüzel kişilerce sahip olunan para, döviz, altın, hisse senedi, tahvil ve
diğer menkul kıymetlerin Türkiye'ye getirilmek suretiyle milli ekonomiye kazandırılması
teşvik edilmektedir. Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin Türkiye'de bulunan ancak kanuni
defter ve kayıtlarında yer almayan aynı tür varlıklarını da maddede yer alan şartlarla bildirime
konu etmelerine imkan sağlanmaktadır.
Madde hükmünden yararlanmak için 31/7/2027 tarihine kadar bildirimde bulunulması
ve bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Türkiye'ye getirilmesi gerekmektedir. Yurt içindeki
varlıkların bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılması şartı aranmaktadır.
Ayrıca bildirilen varlıkların yatırılacağının taahhüt edildiği yatırım araçlarının vadelerine ve
bildirim sürelerine göre farklı vergi oranlan belirlenmektedir.
Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin maddede yer alan şartların sağlanması
halinde hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması öngörülmekte olup, bu
madde uyarınca vergi tarhiyatı yapılmaması diğer mevzuat uyarınca alınması gereken
tedbirlerin uygulanmayacağı anlamına gelmemektedir.
Madde 11ekliyor6102 sayılı4691 sayılı
28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım
Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 3 ncü maddesine aşağıdaki fıkralar
eklenmiştir.
"(15) Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca verilen teknogirişim rozetine sahip halka açık
olmayan şirketlerin paya dönüştürülebilir borç sözleşmelerine dayanarak yapacakları şarta bağlı
sermaye artırımlarında, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun şarta bağlı
sermaye artırımına ilişkin hükümleri uygulanmaz. Bu kapsamda yer alan şirketlerin şarta bağlı
sermaye artırımlarının usul ve esasları Ticaret Bakanlığının görüşü üzerine Sanayi ve Teknoloji
Bakanlığınca belirlenir.
(16) 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu
kapsamında kuluçka girişimcisi olmaya hak kazanmış girişimciler tarafından Sanayi ve
Teknoloji Bakanlığınca belirlenecek dijital şirket tanımına uygun olarak kurulan ve işletilen
şirketler, kuruluş tarihi itibariyle 3 yıla kadar, 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar
ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 24 üncü maddesinde tanımlı ücret ve
aidat ödemelerinden muaftır."
Gerekçe: Maddeyle, teknoloji ve yenilik odaklı girişimlerin kuruluş ve erken
gelişim süreçlerinde tabi oldukları mali ve idari yükümlülüklerin azaltılması; ayrıca büyüme
aşamalarında ihtiyaç duydukları girişim sermayesi yatırımlarına erişimlerinin kolaylaştırılması
amaçlanmaktadır.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından, teknoloji ve yenilik odaklı girişim olarak
değerlendirilen firmalara teknogirişim rozeti verilmektedir. Bu firmalar özelinde, paya
dönüştürülebilir borç sözleşmeleri ile yatırım almalarını kolaylaştırmak amacıyla düzenleme
yapılmaktadır. Bu kapsamdaki işlemlerde Türk Ticaret Kanunundaki şarta bağlı sermaye
artırımına ilişkin hükümler bakımından istisna oluşturulmaktadır.
Diğer taraftan, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında, ilgili
değerlendirme kriterleri ve süreçlerine göre kuluçka girişimcisi olmaya hak kazanan
girişimcilerin. Bakanlık tarafından belirlenecek "Dijital Şirket" tanımına uygun niteliklerde
kuracakları şirketlerin kuruluşlarında oda kayıt ücretinden; ayrıca işletme döneminde en fazla
3 yıla kadar oda aidat ücretinden muaf tutulması öngörülmektedir. Bu muafiyet ile dijital şirket
olarak tanımlanan teknoloji ve yenilik odaklı girişimlerin kuruluş ve erken dönem büyüme
süreçlerindeki mali yüklerinin hafifletilerek hem kurulan yenilikçi girişim sayısının artırılması
hem de kurulan girişimlerin hızlı büyümelerine katkı sağlanması amaçlanmaktadır.
Bu Madde ile Türkiye girişimcilik ekosistemine yurt içi ve yurt dışından yenilikçi
girişimciler kazandırılması, alternatif finansman araçlarının yaygınlaştırılması ile ülkemizde
yerli ve yabancı girişim sermayesi yatırımcıları açısından yatırım ortamının daha elverişli hale
getirilmesi hedeflenmektedir.
Madde 12ekliyoribare değişikliği7412 sayılı193 sayılı
22/6/2022 tarihli ve 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanununun 6 ncı
maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "Katılımcı belgesi almış fınansal
kuruluşların" ibaresi "Katılımcıların" şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümle
eklenmiştir.
"Nitelikli hizmet merkezlerinin bu istisnadan yararlanan personeline, 31/12/1960 tarihli ve 193
sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (20) numaralı bendinde
yer alan istisna uygulanmaz."
Gerekçe: Maddeyle, İstanbul Finans Merkezindeki fınansal kurumlara sağlanan,
yurt dışı tecrübesi olan personelin çalıştırılması halinde uygulanan gelir vergisi indirimi tüm
katılımcıları da kapsayacak şekilde genişletilmektedir.
Madde 13değiştiriyoribare değişikliği7412 sayılı
7412 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan
"2031" ibaresi "2047" şeklinde, ikinci fıkrasında yer alan "beş" ibaresi "yirmi" şeklinde
değiştirilmiştir.
Gerekçe: Maddeyle, İstanbul Finans Merkezinde katılımcı belgesi alarak finansal
faaliyette bulunan kuruluşların kazançları için %100 olarak uygulanan kurumlar vergisi
indirimi uygulamasının süresi 2047 yılına kadar uzatılmaktadır. Ayrıca, bu kuruluşlara kuruluş
ve izinleri için fınansal faaliyet harçları yönünden 5 yıl süreyle sağlanan muafiyet 20 yıl olarak
düzenlenmektedir.
Madde 14
Bu Kanunun;
a) 4 üncü maddesi, 1/1/2026 tarihinden itibaren Türkiye'ye yerleşmiş sayılanlara
uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
b) 7 nci ve 9 uncu maddeleri, 1/7/2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken
beyannamelerden başlamak ve 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine
(özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan hesap
dönemine) ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
c) 8 inci maddesi, 2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen
kazançlara, özel hesap dönemine tabi olan kurumların ise 2027 takvim yılında başlayan özel
hesap dönemi ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlarına uygulanmak
üzere yayımı tarihinde,
ç) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,
yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
Madde 15
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ