Bunlar teklifin TBMM'ye sunulduğu ilk hâlidir. Komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde değişmiş olabilir; kanunun yürürlükteki metni Resmî Gazete'dedir.
Madde 1değiştiriyor3201 sayılı
4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 55 inci
maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan tablo aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
RÜTBELER
ORANLAR
(On binde)
Birinci Sınıf Emniyet Müdürü
65
ikinci Sınıf Emniyet Müdürü
75
Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürü
90
Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü
100
Emniyet Amiri
300
Başkomiser
310
Komiser
320
Komiser Yardımcısı
330
Gerekçe: Maddeyle, Emniyet Teşkilatında yönetim kapasitesinin artırılması, denetim
ve gözetim mekanizmasının güçlendirilmesi, karar alma sürelerinin hızlandırılması, personel
motivasyonu ve kariyer planlamasının desteklenmesi, stratejik planlama ve uzmanlaşmanın
geliştirilmesi amacıyla 3201 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan
Emniyet Teşkilatının her amir rütbesinde bulunması gereken azami oranlar yeniden
düzenlenmektedir.
Madde 2yürürlükten kaldırıyor3201 sayılı
3201 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Gerekçe: 3201 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan
"Emniyet Teşkilatının her amir rütbesinde bulunması gereken azami oranlar" yeniden
düzenlenmiş olduğundan düzenlemeden önceki oranlar yönünden geçerli olan geçici maddenin
tereddütlere mahal vermemesi için yürürlükten kaldırılması amaçlanmaktadır.
Madde 3ekliyor3201 sayılı657 sayılı
3201 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 32- Emniyet Genel Müdürlüğü eğitim ve öğretim kurumlarına
girişte aranan sağlık şartlarını taşımadıkları gerekçesiyle eğitim ve öğretim kurumlarından
ilişiği kesilenlerden, yargı kararına istinaden eğitim ve öğretime devam ederek mezun olan ve
polis memuru veya polis amiri rütbesiyle Emniyet Hizmetleri Sınıfına atanan ancak bilahare
sağlık sebeplerine dayanan yargı kararı gereğince Devlet memurluğundan ilişiği kesilmiş
olanların, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içerisinde Emniyet Genel
Müdürlüğüne başvurmaları halinde Genel İdare Hizmetleri Sınıfında durumlarına uygun
unvana atamaları yapılır.
Bu madde kapsamında yapılacak olan atamalarda 657 sayılı Kanunun 48 inci
maddesindeki şartlar ile Emniyet Hizmetleri Sınıfı dışında kalan diğer hizmet sınıflarına açıktan
yapılacak atamalar için belirlenmiş olan sağlık şartlarına uygunluk aranır.
Bu madde kapsamında yapılacak olan Devlet memurluğuna açıktan atama işlemleri ile.
ilgili diğer usul ve esaslar Emniyet Genel Müdürlüğünce belirlenir."
Gerekçe: Emniyet Teşkilatına bağlı eğitim kurumlarında eğitime başladıktan sonra
ilgili sağlık mevzuatında öngörülen sağlık şartlarım taşımadığı anlaşılanların eğitim
kurumlarından ilişikleri kesilmektedir. Bu durumdaki personelin yaşadıkları mağduriyetler
sonucu yargı yoluna başvurmaları üzerine mahkemeler tarafından verilen kararlara istinaden
eğitim kurumlarına dönerek mezun olmalarına imkân sağlanmış ve emniyet teşkilatındaki
kadrolara atamaları yapılmıştır. Devam eden yargı sürecinde mahkemelerin idare lehine karar
vermesi üzerine bu personelin Devlet memurluğundan ilişiği kesilmiştir. Bu süreçte kasta
dayalı herhangi bir kusur veya kabahati bulunmamasına rağmen bu personelin Devlet
memurluğundan ilişiğinin kesilmesi mağduriyet yaşamalarına sebep olmuştur. Söz konusu
mağduriyetin giderilmesi amacıyla maddeyle; 2022 yılında geçici madde 31 ile yapılan
uygulamaya benzer şekilde, bu durumdaki personelin gerekli sağlık şartlarını taşımaları halinde
Emniyet Teşkilatındaki genel idare hizmetleri kadrolarına atanmaları yönünde düzenleme
yapılmaktadır.
Madde 4ekliyoribare değişikliği6831 sayılı
31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 17 nci maddesinin
üçüncü fıkrasının birinci cümlesine "Devlete ait" ibaresinden sonra gelmek üzere "engelli ve
yaşlı bireylere yönelik bakım ve rehabilitasyon merkezleri," ibaresi eklenmiştir.
Gerekçe: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının nihai hedeflerinden biri, engelli
bakım kuruluşlarında verilecek bakım hizmetlerinin engelli bireylerin fiziksel, ruhsal, duygusal
ve psikolojik gereksinimlerine yanıt verecek bütüncül bir yaklaşım ile sağlanmasıdır. Bu
kapsamda, doğa temelli uygulamaların (tarımsal rehabilitasyon, orman terapisi vb.)
kullanımının teşvik edilmesi, bakım ve rehabilitasyon süreçlerine ve bireylerin yaşam kalitesi
üzerine olumlu katkılar sunar.
Bilimsel araştırmalar, doğayla kurulan bağın ruh sağlığını güçlendirdiğini, stres,
depresyon ve kaygıyı azalttığını, dikkat süresini artırarak psikolojik iyi oluşu desteklediğini
ortaya koymaktadır. Özellikle engelli bireylerde bu etkiler daha belirgindir. İsveç'te Danderyd
Hastanesi'nde zihinsel engelli 48 birey ile yürütülen hortikültürel terapi sürecinde doğa ile
etkileşim ve bitki üretimi gibi uygulamaların; iyilik hâli, sosyal bağlar, üretkenlik ve işlevsellik
üzerinde olumlu etkiler yarattığı saptanmıştır.
Bakanlık destekli doğa temelli terapötik yaklaşımların (hortikültürel terapi, ekoterapi,
yürüyüş terapisi) engelli bireylerin rehabilitasyonuna katkı sağlayabileceği; doğayla
ilişkilenmeyi artıran programların ruhsal gelişimi destekleyeceği ve bakım merkezlerinde doğa
temelli ortamların tasarlanmasının bireylerin iyi oluşunu güçlendireceği öngörülmektedir.
Tarımsal rehabilitasyon, orman terapisi ve doğa temelli sosyal faaliyetler; engelli ve
yaşlı bireylerin sosyal yaşama katılımını artırmakta ve sunulan bakım hizmetlerinin etkinliğini
artırmaktadır. Bu doğrultuda, bakım kuruluşlarının ormanlık veya doğal alanlara yakın
bölgelerde konumlandırılması; söz konusu uygulamaların sürdürülebilir, sistematik ve
kurumsal bir hizmet modeli hâline gelmesini kolaylaştıracaktır.
Doğa temelli yaklaşımların, engelli ve yaşlı bakım hizmetlerinde kapsayıcı, önleyici ve
iyilik hâlini destekleyici nitelikte katkılar sunacağı değerlendirilmektedir.
Bu kapsamda yapılması öngörülen düzenlemeyle Devlete ait engelli ve yaşlı bireylere
yönelik bakım ve rehabilitasyon merkezlerinin anılan maddedeki şartların sağlanması hâlinde
söz konusu alanlarda da açılabilmesi amaçlanmaktadır.
Madde 5değiştiriyoribare değişikliği193 sayılı
31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 113 üncü
maddesine birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş, mevcut ikinci
fıkrasında yer alan "birinci fıkra" ibaresi "bu madde" şeklinde ve mevcut beşinci fıkrasında yer
alan "yansına kadar" ibaresi "birinci fıkra kapsamına girenler bakımından yarısına kadar"
şeklinde değiştirilmiştir.
"Taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlardan bu faaliyetlerinden kaynaklanan
hasılatlarının tamamım, elektronik ücret toplama sistemleri aracılığı olmaksızın, kullanma
zorunluluğu getirilen taksi mali cihazla tespit ve belgelendirmek suretiyle elde edenler de talep
etmeleri hâlinde, birinci fıkraya göre tespit edilen kazançları üzerinden vergilendirilir. Bu
kapsama girenler, talep tarihini takip eden yılın başından itibaren hasılat esaslı kazanç tespit
usulünden en fazla üç yıl süreyle yararlanabilir."
Gerekçe: Kayıtlı ekonominin desteklenmesi kapsamında, taksi ile yolcu taşımacılığı
faaliyetinde bulunan mükelleflerin taksimetre ile bağlantılı olarak çalışan taksi mali cihaz
kullanmalarıyla birlikte hasılatlarının tamamının sistem üzerinden kavranması mümkün hale
gelmektedir.
Bu husus dikkate alınarak, getirilen zorunluluğa uyan taksi ile yolcu taşımacılığı
faaliyetinde bulunan mükelleflerin de talep etmeleri halinde, talep ettikleri tarihi takip eden
yılın başından itibaren en fazla üç yıl süre ile hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden
faydalanmalarına imkân sağlanmaktadır.
Madde 6ekliyor193 sayılı
193 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 94- Ticari kazancı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi
mükelleflerinin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce sahip oldukları taksi, dolmuş,
minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakalarını elden çıkarmalarından doğan kazançlar
gelir vergisinden müstesnadır."
Gerekçe: Maddeyle, gerçek usulde gelir vergisi mükelleflerinin, maddenin yürürlük
tarihinden önce sahip oldukları taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari
plakaları elden çıkarmalarından doğan kazançları gelir vergisinden istisna edilmektedir. Bu
tarihten sonra edinilen ticari plakaların elden çıkarılması ise genel hükümler çerçevesinde
vergilendirilecektir.
Madde 7ekliyor195 sayılı
2/1/1961 tarihli ve 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanuna 35
inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
"İnternet haber sitelerinin vasıf ve Ödevleri:
MADDE 35/A- Resmî ilan ve reklam verilen veya bekleme süresi içindeki internet
haber sitelerinin vasıflan:
a) Haber sayısı,
b) İçerik,
c) Kadro,
ç) Okur sayısı,
d) En az yayın hayatı süresi,
bakımlarından ve uygun görülecek diğer yönlerden Basm-İlan Kurumu Genel Kurulunca tespit
olunur. Bu Kanunun 35 inci maddesi hükmü internet haber sitelerinin ödevleri bakımından da
uygulanır."
Gerekçe: Maddeyle, internet haber sitelerinin vasıf ve ödevlerinin neler olacağının
ana çerçevesinin Kanunla düzenlenmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, internet haber
sitelerinin vasıflarının haber sayısı, içerik, kadro, okur sayısı, en az yayın hayatı süresi ve uygun
görülecek diğer yönlerden Basın-İlan Kurumu Genel Kurulunca tespit olunabilmesine imkan
sağlanmaktadır. Ayrıca, internet haber sitelerinin ödevleri bakımından Kanunun 35 inci
maddesine tabi oldukları hüküm altına alınmaktadır.
Madde 8değiştiriyor5187 sayılı2577 sayılı
195 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 49 - Bu Kanun ile belirlenmiş vasıf, ödev, yükümlülük ve basın yayın ilkeleri
ile bu Kanun hükümlerine istinaden Genel Kurul tarafından belirlenen sorumluluklara riayet
etmeyen resmî ilan ve reklam yayımlama hakkına sahip veya bekleme süresinde olan gazete,
dergi ve internet haber siteleri ile prodüktörler, kamu idare ve teşekkülleri ve 42 nci maddede
anılan sair müesseselerin veya bunların iştiraklerinin sorumluları hakkında, diğer mevzuat
hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu madde kapsamında muamele yapılır.
Gazete, dergi ve internet haber siteleri basın yayın ilkelerine riayet etmekle yükümlüdür.
Bu ilkelere aykırılık, ilgililerin şikâyeti üzerine veya Yönetim Kurulunca resen incelenir. Basın
yayın ilkeleri şunlardır:
a) Türkiye Cumhuriyeti Devletinin varlık ve bağımsızlığına, Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Atatürk ilke ve inkılâplarına aykırı yayım yapılamaz.
b) Şiddet kullanımını meşrulaştıran, şiddeti açıkça teşvik eden veya suç işlemeye
yönlendiren içeriklere yer verilemez.
c) Suçu, suçluyu ve suç örgütlerini övücü, suç tekniklerini öğretici. Örgütlü suçluluk ile
mücadeleyi etkisiz kılacak nitelikte yayım yapılamaz. Suç örgütlerinin korkutucu ve yıldırıcı
özelliklerini yansıtıcı nitelikte yayım yapılamaz.
ç) Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin imali, ticareti ve kullanılmasıyla mücadeleyi
etkisiz kılacak yayım yapılamaz.
d) Yayımlarda hiç kimse ırkı, dili, dini, mezhebi, milliyeti, rengi, cinsiyeti, siyasal veya
diğer düşünceleri, millî veya sosyal kökeni, doğum yeri, ekonomik ve diğer toplumsal
konumları sebebiyle kınanamaz ve aşağılanamaz. Vicdan, düşünce ve anlatım özgürlüklerini
hukuka aykırı şekilde sınırlayıcı, sarsıcı veya incitici yayım yapılamaz. Halkı kin ve düşmanlığa
tahrik edecek yahut toplumda nefret duyguları oluşturacak nitelikte yayım yapılamaz.
e) Özel hayatın gizliliğine aykırı yayım yapılamaz. Kişi, kurum veya toplumsal gruplara
yönelik yayımlarda, kişinin, kurumun veya grubun onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek
sözcükler kullanılamaz; hakaret edilemez, sövülemez, iftira ve haksız isnatlarda bulunulamaz.
f) Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine
aykırı yayım yapılamaz.
g) Çocukların ve gençlerin toplum içinde kişiliklerinin gelişmesini ve korunmasını
olumsuz etkileyecek veya onlara yönelik cinsel istismar ile cinsel taciz ve şiddete özendirici
yayım yapılamaz. Yayımlarda geleceklerinin olumsuz etkilenmemesi amacıyla kimlik ve
yerleşim bilgilerine açık veya dolaylı olarak yer verilemez. Çocukların konu edildikleri
yayımlarda, çocukların üstün yararı gözetilir, onların sağlıklı ve güvenli geleceği için her türlü
hassasiyet göz önünde bulundurulur. Kamu yararı ile çocuğun yararının çatıştığı hallerde
çocuğun üstün yararı esas alınır.
ğ) Haber toplama ve yayımlama süreçlerinde hukuka aykırı yöntemlere başvurulamaz
ve haber kaynağının gizliliği korunur.
h) Bir kamu hizmeti olan gazetecilik, kişisel veya ahlaka aykırı amaç ve çıkarlara alet
edilemez ve kamu yararına aykırı bir şekilde kullanılamaz.
ı) Haber ve yorumların gerçeği yansıtması esastır. Doğruluğu şüphe uyandırabilen ve
araştırılması gazetecilik imkânları içinde bulunan haberler, araştırılıp doğruluğu ve görünürdeki
gerçekliği teyit edilmeden yayımlanamaz.
i) Haber başlıklarında, haberin içeriği ve gerçek saptırılamaz, bu surette yanıltıcı
olunamaz.
j) İlan veya reklam niteliğindeki içeriklerin, okur nezdinde tereddüte yer bırakmayacak
şekilde ilan veya reklam olduğu belirtilir.
k) Hiç kimse, suçlu olduğu kesin yargı kararıyla sabit olmadıkça suçlu olarak ilan
edilemez; cezai soruşturma aşamasında veya devam eden davaların konusu olan olaylarla ilgili
haber veya yorumlarda masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı ihlal edilemez; soruşturma
ve yargılamanın doğal ve yasal akışını, özellikle hakimlerin kararım etkileyecek beyan ve
yorumlarda bulunulamaz, soruşturmanın gizliliği ihlal edilemez.
1) Kişilerin şeref ve haysiyetini ihlal edici veya kişilerle ilgili gerçeğe aykırı yayım
yapılması halinde, bundan zarar gören kişinin düzeltme ve cevap yazısı 9/6/2004 tarihli ve 5187
sayılı Basın Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen usul ve esaslara göre yayımlanmak
zorundadır.
m) Bir içerik hakkında 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan
Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi
Hakkında Kanuna göre içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine yönelik
kesinleşmiş hakim veya mahkeme kararı bulunması halinde, ilgili içerik yayımdan kaldırılır.
Kurum Yönetim Kurulunca, gazete, dergi ve internet haber sitelerine bu Kanunda
öngörülen vasıfları taşımamaları veya ödevleri yerine getirmemeleri ya da basın yayın
ilkelerine aykırı davranmaları halinde ihlalin niteliği, ağırlığı ve süresi gözetilerek bir günden
on güne kadar resmî ilan ve/veya reklam kesme müeyyidesi uygulanmasına karar verilir. Ayrıca
ilgili gazete, dergi ve internet haber sitesi bu Kanunla temin edilen diğer menfaatlerden de aynı
sürelerle faydalandırılmaz.
Basın yayın ilkelerine dair incelenen yayınlar hakkında ayrıca yargı mercilerine
başvurulmuş olması, Yönetim Kurulunun incelemesini ve karar vermesini etkilemez.
Bu maddeye göre gazete, dergi ve internet haber sitelerine dair verilecek müeyyide
kararı; resmî ilan ve reklam yayımlama hakkı bulunanlar için resmî ilan verilmemesi; yalnız
reklam yayımlama hakkı bulunanlar için listeden çıkarılması suretiyle kararın kesinleşmesini
müteakip Kurum Genel Müdürlüğünce uygulanır. Bekleme süresindeki1er için müeyyide kararı
verilmesi halinde bu karar resmî ilan ve reklam yayımlama hakkının kazanılmasından sonra
uygulanır.
Müeyyide kararının ilgili gazete, dergi ve internet haber sitesine tebliğinden itibaren bir
yıl içinde aynı nitelikte ihlalin ilk tekrarı halinde ihlalin niteliği, ağırlığı ve tekrarı gözetilerek
beş günden on beş güne kadar, ikinci tekrarı halinde on günden yirmi güne kadar, üçüncü ve
daha fazla tekrarı halinde on beş günden yirmi beş güne kadar ilan ve reklam kesme müeyyidesi
uygulanmasına karar verilir.
İhlal süresinin bir ayı aşması halinde yukarıdaki fıkralara göre tespit edilecek müeyyide
gün sayısı bir kat artırılır. Birden fazla konuda ihlal varsa her biri için belirlenen günler toplanır.
Bir defada toplam uygulanabilecek müeyyide altmış günü aşamaz.
Basın yayın ilkelerinin internet haber sitesince ihlal edildiğine dair kesinleşmiş yargı
kararının yapılan başvuruyla birlikte Yönetim Kuruluna sunulması halinde, şikâyete konu
haberin okur sayısı, Yönetim Kurulunca alınacak karar ile Kanunun 35/A maddesinin birinci
fıkrasındaki okur sayısı yükümlülüğüne dâhil edilmez.
Bu maddenin birinci fıkrasında sayılan düzenlemelere riayet etmeyen prodüktörler ile
kamu idare ve teşekkülleri hakkında aşağıdaki işlemler uygulanır:
a) Prodüktörlük müessesesi Yönetim Kurulu kararıyla iki aya kadar kapatılabilir.
Kesinleşen karar, o yerdeki valilikçe uygulanır.
b) Kamu idare ve teşekkülleri ile ortaklıklarının sorumluları hakkında, Genel
Müdürlüğün bildirimi üzerine kendi mevzuatlarına göre disiplin işlemi uygulanır. İşlem sonucu
Kuruma bildirilir; Kurumun bu işlemlere itiraz hakkı saklıdır.
Bu maddeye göre verilen müeyyide kararlarına karşı 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre yargı yoluna başvurulur.
Bu maddenin uygulanmasına dair usul ve esaslar Genel Kurulca çıkarılacak
yönetmelikle belirlenir."
Gerekçe: Basın îlan Kurumu Teşkiline Dair 195 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi
kapsamında gazete, dergi ve internet haber siteleri ile prodüktörler ve kamu idarelerinin bu
Kanun hükümlerini ve Genel Kurulun aldığı kararları ihlali halinde Basın İlan Kurumu Yönetim
Kurulu tarafından yapılacak inceleme neticesinde haklarında tesis edilen bilcümle işlemler
birarada yer almakta ve müeyyide olarak adlandırılmaktadır.
Basın İlan Kurumunun Anayasanın 28 inci maddesinde güvence altına alınan "Basın
Hürriyeti"nin hayata geçmesi konusunda önemli görev ve yetkileri bulunmaktadır. Basın İlan
Kurumu Genel Kurulu, 195 sayılı Kanuna dayanarak yaptığı düzenlemeler ile gazete, dergi ve
internet haber sitelerinin niteliklerini artırma amacıyla, yayınlarda sürekliliği ve güvenilirliği
hedefleyen ölçütler getirmektedir. Bu ölçütlerden bir tanesi Basın Yayın İlkelerine {Basın Ahlak
Esasları) riayet edilmesidir. Bu ilkeler basının niteliklerini artırmaya yöneliktir.
Basın Yayın İlkeleri, basına ve topluma etik ilkeler manzumesi sunmaktadır. Bu ilkeler
temel olarak birçok kanunda koruma altına alınan değerlerdir. Bu değerlere örnek olarak, çocuk
hakları, çocuğun üstün menfaati, zayıfların korunması, cevap ve düzeltme hakkı, gençlerin
korunması, masumiyet karinesi ve benzeri gösterilebilir. Hukuk sistemimizde bu değerleri
korumak maksadıyla bazı fiiller yasaklanmış ve karşılığında cezai veya hukuki {tazminat)
yaptırım öngören düzenlemeler yapılmıştır. Basın Yayın İlkeleri ise gazete, dergi ve internet
haber sitelerinin niteliklerini artırmaya yönelik mesleki kural niteliğindedir.
195 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinde. Basın Ahlak Esaslarına riayet etmeyen gazete,
dergi ve internet haber sitelerine Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulunca 60 (altmış) güne kadar
resmî ilan ve reklam kesme müeyyidesi uygulanacağı öngörülmektedir. Anayasa Mahkemesi
(AYM), Resmî Gazete'nin 10 Ağustos 2022 tarihli nüshasında yayımlanan 2016/5903 başvuru
numaralı kararında, Basın Ahlak Esaslarına aykırılık dolayısıyla Basın İlan Kurumu Yönetim
Kurulunca verilen müeyyide uygulanmasına ilişkin kararların, ifade ve basın özgürlüğünü ihlal
ettiğini, bu ihlalin sistematik bir yapısal sorundan kaynaklandığını, sorunun temelinde 195
sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin lafzının yattığını tespit etmiştir. AYM bahsi geçen tespitle,
Basın Ahlak Esaslarına riayet etmeme nedeniyle verilen resmî ilan ve reklam kesme şeklinde
tebarüz eden müdahalenin, kanunilik unsurunu taşımadığını vurgulamıştır. Bu yapısal sorunun
kanun değişikliği yapılmak suretiyle çözümü için tesis edilen pilot karar TBMM'ye
gönderilmiştir.
AYM, Resmî Gazete'nin 13 Ekim 2025 tarihli sayısında yayımlanan 17 Haziran 2025
tarihli ve 2023/168 E,, 2025/132 K. sayılı kararıyla, 195 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi ile (b) bendinin ikinci paragrafının üçüncü cümlesini iptal etmiştir.
Maddeyle, AYM'nin kararlarında işaret edilen hususlardan; ilgililerin hukuka aykırı
davranışın sonuçlarından haberdar olmaları anlamına gelen öngörülebilirliğin, düzenlemelerin
kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açık, net ve anlaşılır olması anlamına gelen belirliliğin
sağlanması ve ihlal ile müeyyide arasındaki orantılılığın oluşabilmesi için müeyyide ölçüt ve
eşik değerlerin tespit edilmesi gerekliliğinden hareketle, Kurum Yönetim Kurulunca takdir
edilecek müeyyide günleri için alt ve üst limitler tespit edilmektedir.
Kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olan ve/veya kanunlarda yaptırıma bağlanan
haberlerin yaptırıma tabi tutulması hukuk devletinin bir gereğidir. Bu bağlamda basının
niteliklerini artırma ve basının özellikle ekonomik özgürlüğünün tesisini sağlama gayesiyle
kurulan Basın İlan Kurumunun müeyyide uygulama yetkisi yeniden düzenlenmektedir. Bu
doğrultuda, söz konusu yetkinin kapsamı ve içeriği, hukuk devletinin ayrılmaz bir parçası olan
hukuki belirlilik ilkesi gereğince daha açık ve net hale getirilmektedir. Ayrıca, Kanunda geçen
"Basın Ahlak Esasları" ibaresi "Basın Yayın İlkeleri" olarak değiştirilmektedir.
Madde 9değiştiriyoribare değişikliği213 sayılı
4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci
maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendinde yer alan "iki katına" ibaresi "beş katına"
şeklinde değiştirilmiştir.
Gerekçe: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin sekizinci
bendi ile, akaryakıt, LPG ve benzeri lisansa tabi piyasalarda faaliyet gösteren mükellefler
bakımından doğacak vergilerin tahsil güvenliğinin sağlanması amacıyla teminat alınmasına
yönelik düzenlemeler yapılmıştır. Söz konusu sektörler, işlem hacminin büyüklüğü, ürünlerin
kolay el değiştirebilmesi ve geçmiş uygulamalarda sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
belge kullanımının yaygınlığı nedeniyle vergi güvenliği açısından yüksek risk
barındırmaktadır. Uygulamada edinilen tecrübeler, mevcut teminat tutarlarının ve artırma
yetkisinin bazı durumlarda vergi kaybını önlemede yetersiz kalabildiğini, özellikle organize
şekilde gerçekleştirilen usulsüzlüklerde kamu zararının mevcut teminat mekanizması ile
karşılanamayacak boyutlara ulaşabildiğini göstermiştir. Bu nedenle, idareye tanınan teminat
tutarını artırma yetkisinin genişletilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kapsamda yapılan
değişiklikle, bentte yer alan teminat tutarlarını artırma yetkisi iki katından beş katına
çıkarılmakta; böylece yüksek riskli mükellefler bakımından daha etkin ve caydırıcı bir teminat
mekanizmasının kurulması amaçlanmaktadır.
Madde 10ekliyor1211 sayılı5237 sayılı
14/1/1970 tarihli ve 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
Kanununa 68 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
"Disiplin cezaları
MADDE 68/A - Banka hizmetlerinin yürütülmesinde bu Kanun ile diğer mevzuatta
belirtilen görevleri yerine getirmeyen, yasaklanan fiil ve hallerde bulunan Banka personeli
hakkında yapılacak disiplin işlemleri sonucunda, ihlalin niteliğine ve sonucun ağırlık
derecesine göre bu maddede belirtilen disiplin cezaları uygulanır.
I- Uyarma cezası; Banka personelinin görevinde veya davranışlarında daha dikkatli ve
özenli hareket etmesi gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve
haller aşağıda sayılmıştır:
a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde
Bankaca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmî belge, araç,
gereç ve benzerlerinin korunmasında, kullanılmasında ve bakımında kayıtsızlık ve özensizlik
göstermek,
b) izinsiz veya kabul edilebilir Özrü olmaksızın göreve geç gelmeyi veya görevden erken
ayrılmayı alışkanlık haline getirmek,
c) Çalışma saatlerinde izinsiz veya kabul edilebilir özrü olmaksızın görev mahallinden
ayrılmak,
ç) İş sahipleri veya görev nedeniyle gelenler dışındaki kimselerle iş başında görüşmeyi
alışkanlık haline getirmek,
d) Banka personeli vakarına uymayan tutum veya davranışlarda bulunmak,
e) Görevin iş birliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak,
f) Amirlerinin uyarılarına rağmen, görevi ile ilgisi olmayan işler yapmak,
g) Belirlenen kılık ve kıyafet esaslarına aykırı davranmak,
ğ) Bankaca istenilen veya mevzuat çerçevesinde verilmesi gereken bilgi ve bildirimleri
zamanında vermemek.
h) Usulsüz başvuruda veya şikâyette bulunmak.
II- Kınama cezası; Banka personeline görevinde veya davranışlarında kusurlu
olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller aşağıda sayılmıştır:
a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde
Bankaca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmî belge, araç,
gereç ve benzerlerinin korunmasında, kullanılmasında ve bakımında kusurlu davranmak,
b) Verilen emirlere ve görevlere itiraz etmek,
c) Görev başında amirlerine saygısızlık etmek,
ç) Bankaya ait belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak
veya kaybetmek,
d) Banka personeline ve iş sahiplerine karşı kırıcı veya saygısız davranışta bulunmak,
çalışma düzen ve huzurunu bozmak,
e) Hizmet dışında Banka personeli sıfatının gerektirdiği itibar ve güven duygusunu
zedeleyecek nitelikte davranışlarda bulunmak,
f) Görev gereği almış olduğu avansı süresinde kapatmamak,
g) Banka personeli hakkında küçültücü ve yalan haberler yaymak veya dedikodu
yapmak,
ğ) İçinde bulunulan yılın Ocak ayma ait brüt ücretinin iki katını aşan tutarda ücreti
haczedilmek, maiyetinden borç almak veya bu kişileri kefil göstermek.
III- Kısa süreli ücret kesintisi cezası; Banka personelinin almakta olduğu ücretinin, 3 ay
süre ile yüzde 15 oranında kesilmesidir. Kısa süreli ücret kesintisi cezasını gerektiren fiil ve
haller aşağıda sayılmıştır:
a) Verilen emir ve görevleri kasıtlı olarak tam ve zamanında yapmamak,
b) Hizmet içinde Banka personeli sıfatının gerektirdiği itibar ve güven duygusunu
zedeleyecek nitelikte davranışlarda bulunmak,
c) İzinsiz veya kabul edilebilir özrü olmaksızın bir veya iki gün göreve gelmemek,
ç) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak ticaretle uğraşmak, çalışma saatleri dışında da
olsa gerçek ve tüzel kişilerin herhangi bir işinde ücretli veya ücretsiz olarak çalışmak,
d) Bankadaki görevleri dolayısıyla edindiği bilgileri, kişisel yararına veya üçüncü
kişilerin yararına ya da zararına kullanmak,
e) Bankaca düzenlenen Devlet iç borçlanma senetleri ihalelerine katılmak ve birincil
piyasadan alım yapmak,
f) Görevleri dolayısıyla çıkar sağlamak, nezaket kurallarının gerektirdiği hediyeler
hariç, iş ilişkisinde bulunduğu kimselerden doğrudan doğruya veya aracı eliyle hediye kabul
etmek veya borç para istemek, Bankadaki görevi ile ilişkilendirilebilecek şekilde. Banka
içindeki veya dışındaki herhangi bir kaynaktan maddi veya maddi olmayan bir çıkar sağlamak,
g) Sıfat ve görevleri dolayısıyla edindiği Bankaya veya Banka ile ilişkisi olan kişi ve
kurumlara ait bilgilerin ve sırların korunmasında gereken özeni göstermemek,
ğ) Bankaya ait belgeleri ilgili amirinin izni ve bilgisi olmaksızın görev yeri dışına
çıkarmak,
h) Başkanlıkça görevlendirilmedikçe, Banka ve görevleri ile ilgili olarak basına, haber
ajanslarına, radyo veya televizyon kurumlarına. Banka dışındaki kişi, kurum ya da kuruluşlara
bilgi ve demeç vermek veya açıklamada bulunmak,
ı) Bankanın gizli bilgi ve belgelerine dayanarak herhangi bir yayımda bulunmak,
Başkanlıkça uygun görülmedikçe; görevleri dolayısıyla öğrendiği bilgilere dayanarak yayımda
bulunmak, bankacılığı veya Bankayı ilgilendiren ve genel ekonomik politikaya ilişkin
konularda kamuya açık konferans, seminer ve toplantılarda konuşmak,
i) Yetkilerini görevlerinin sınırları dışında kullanmak, yetkilerini aşarak Bankayı
bağlayıcı girişim, açıklama, taahhüt veya vaatte bulunmak,
j) Görevle ilgili resmî belge, araç, gereç ve benzerlerini görevin sona ermesine veya
Bankaca istenmesine rağmen geri vermemek,
k) Yükümlü bulunduğu devir ve teslim işlerini tamamlamadan görevinden ayrılmak,
1) Görev mahallinde genel ahlak kurallarına uymamak, edep dışı davranışlarda
bulunmak.
IV- Uzun süreli ücret kesintisi cezası; Banka personelinin almakta olduğu ücretinin, 6
ay süre ile yüzde 30 oranında kesilmesidir. Uzun süreli ücret kesintisi cezasını gerektiren fiil
ve haller aşağıda sayılmıştır:
a) Verilen emir ve görevleri kasten yapmamak,
b) İzinsiz veya kabul edilebilir özrü olmaksızın kesintisiz olarak 3-9 gün göreve
gelmemek,
c) Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek,
ç) Banka personeline veya iş sahiplerine küfretmek, küçük düşürücü hareketlerde
bulunmak veya sözler sarf etmek, anılan şahısları alenen tehdit etmek; küfürlü, tehdit edici ve
küçük düşürücü sözleri yazılı olarak veya elektronik yolla göndermek,
d) Bankaca istenilen ya da mevzuat çerçevesinde verilmesi gereken bilgilerde ve
belgelerde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunmak veya meydana gelen değişiklikleri kasten
zamanında bildirmemek,
e) Banka personelini zor duruma düşürmek veya kendi kusurunu örtmek amacı ile resmi
bir belgeyi veya dosyayı gizlemek, tahrif etmek veya yok etmek,
f) İzinli bulunduğu sürede Bankaca çeşitli nedenlerle görevine derhal dönmesi kendisine
duyurulduğu halde, kabul edilebilir özrü bulunmaksızın göreve başlamamak,
g) Gerçeğe aykırı rapor veya belge düzenlemek,
ğ) Banka personeline karşı; kasıtlı ve sistematik olarak baskı, hakaret ve tehdit edici
uygulamalarda bulunmak, aşağılama, küçümseme, dışlama, kişiliği ve saygınlığı zedeleme,
yıldırma gibi eylemler yapmak. Banka personeli hakkında dayanaksız belge düzenlemek,
h) Görevini yerine getirirken ırk, dil, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve
mezhep, engelli olma ve benzeri sebeplerle ayrımcılık yapmak, kişilerin yarar veya zararını
hedef tutan davranışlarda bulunmak,
ı) Herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak.
V- İşe son verme cezası; Banka personelinin bir daha Bankada herhangi bir göreve
atanmamak üzere ilişiğinin kesilmesidir. İşe son verme cezasını gerektiren fiil ve haller aşağıda
sayılmıştır:
a) Başkanlıkça yetki verilen haller dışında, ekonomik kararların alınmasında Banka ve
kamu yararı bakımından gizli kalması gerekli bilgileri ve belgeleri açıklamak, başkalarına
vermek veya kendi yararına kullanmak,
b) Banka personeli sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç
verici hareketlerde bulunmak,
c) Savaş, olağanüstü hâl veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev
veya emirleri yapmamak,
ç) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen
süreler geçmiş veya affa uğramış ya da ertelenmiş olsa dahi, kısa süreli hapis cezasına seçenek
yaptırımlara çevrilmiş cezalar hariç olmak üzere kasten işlenen bir suçtan dolayı, bir yıl veya
daha fazla süreyle hapis cezasından, bu Kanun ile 28/3/2001 tarihli ve 4632 sayılı Bireysel
Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık
Kanunu, 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı
Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu, 6/12/2012
tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve
Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları
Hakkında Kanun ve 27/12/2020 tarihli ve 7262 sayılı Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının
Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun hükümlerine göre hapis cezasını gerektiren
suçlardan, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu veya diğer kanunlar uyarınca
zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas,
ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri
sırrı niteliğindeki bilgi ve belgelerin açıklanması, tefecilik, suçtan kaynaklanan malvarlığı
değerlerini aklama, terörizmin finansmanı, kaçakçılık suçlarından veya Devletin egemenlik
alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlardan. Devletin güvenliğine karşı suçlardan.
Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan, milli savunmaya karşı suçlardan.
Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluktan, yabancı devletlerle olan ilişkilere karşı suçlardan,
kamu güvenine karşı suçlardan, bilişim alanında suçlardan ve vergi kaçakçılığı suçlarından
veya bu suçlara iştirakten 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223
üncü maddesi çerçevesinde hükümlü bulunmak,
d) Banka personeline veya iş sahiplerine karşı fiili saldırıda bulunmak,
e) İzinsiz veya kabul edilebilir özrü olmaksızın bir yıl içinde toplam 20 gün göreve
gelmemek,
f) Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi ya da ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart,
bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları Bankanın herhangi bir yerine
asmak ya da teşhir etmek,
g) İdeolojik veya siyasi amaçlarla Bankanın huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak,
boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi
eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik
etmek veya yardımda bulunmak,
ğ) İşe girişte istenilen belgelerde tahrifat yaptığı veya işe girmesini engelleyici
nitelikteki bir konuda yanıltıcı ve gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu sonradan anlaşılmak,
h) Banka personelinin şerefine ve namusuna dokunacak yalan beyanlarda veya bu
şahısları lekelemek kastı ile şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve şikayetlerde bulunmak,
ı) Siyasi partilere üye olmak,
i) 25/7/1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanuna
aykırı eylemlerde bulunmak,
j) Bankanın bilişim sistemlerine yetkisi haricinde girerek programları, verileri veya
diğer herhangi bir unsuru ele geçirmek, kullanmak, çoğaltmak, tahrip etmek, değiştirmek,
silmek, sisteme yerleştirmek, sistemdeki verilere erişmeyi engellemek, sistemin işlemesine
engel olmak veya yanlış biçimde işlemesini sağlamak,
k) Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek.
Bankanın imkân ve kaynaklarım bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da
kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak.
Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve
ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir.
Geçmiş hizmetleri sırasında olumlu tutum, davranış ve çalışmaları olan personele
verilecek disiplin cezalarında, fiil ve halin niteliği göz önünde bulundurularak, bir derece hafif
olanı uygulanabilir.
Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından
silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı
gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü
uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.
Bu madde ile bu Kanunun 68/B maddesi sözleşmeli personel hakkında da uygulanır."
Gerekçe: Maddeyle, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası personeline verilecek
disiplin cezaları, hangi fiil ve haller dolayısıyla disiplin cezası verileceği, cezalara ilişkin çeşitli
haller ve disiplin hükümlerinin kapsamı düzenlenmektedir.
Madde 11ekliyor1211 sayılı
1211 sayılı Kanuna 68 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki
madde eklenmiştir.
"Disiplin işlemlerine ilişkin diğer hükümler ve görevden uzaklaştırma
MADDE 68/B -1- Disiplin soruşturması ve savunma hakkı
a) Disiplin soruşturması Banka denetim elemanları tarafından yapılır.
b) Banka personeli hakkında ceza soruşturması veya kovuşturmasına başlanmış olması,
aynı olaydan dolayı disiplin soruşturması yapılmasına ve disiplin cezası verilmesine engel
olmaz.
c) Banka personeli hakkında, savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Yedi
günlük süre içinde kabul edilebilir bir Özre dayanmaksızın savunmasını yapmayan Banka
personeli, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.
II- Disiplin cezalarının verilmesi
a) Disiplin cezaları Disiplin Kurulu tarafından verilir. İşe son verme cezası için ayrıca
Banka personelini atamaya yetkili organın onayı gerekir.
b) Disiplin Kurulu ve atamaya yetkili organ, dosyanın kendilerine tevdiinden itibaren
30 gün içerisinde soruşturma evrakına göre kararım verir.
III- Disiplin cezalarının uygulanması ve itiraz
a) Disiplin cezaları verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhal uygulanır. Kısa
süreli ücret kesintisi ve uzun süreli ücret kesintisi cezaları kapsamında yapılacak kesintiler.
Disiplin Kurulu karar tarihini takip eden ay başından itibaren uygulanır.
b) Banka personelinin mahkûm olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının
uygulanmasına engel olamaz.
c) Bir fiilin diğer kanunlar uyarınca idari yaptırıma bağlanmış olması, aynı fiile bu
Kanun kapsamında disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmez.
ç) Uyarma, kınama, kısa süreli ücret kesintisi ve uzun süreli ücret kesintisi cezalarına
karşı. Disiplin Kurulu kararının ilgiliye tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazda
bulunulabilir. İtiraz başvuruları. Yüksek Disiplin Kurulu sıfatıyla atamaya yetkili organ
tarafından görüşülmek üzere disiplin işlemlerinin yürütülmesi ile görevli birime yapılır. Süresi
içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.
d) Yüksek Disiplin Kurulu sıfatıyla atamaya yetkili organ, dosyanın kendisine
tevdiinden itibaren 30 gün içerisinde itirazın reddi ya da dosyanın tekrar incelenmek üzere
Disiplin Kuruluna gönderilmesi kararı verebilir. Dosya kendisine gönderilen Disiplin Kurulu
30 gün içerisinde cezanın hafıfletilmesine ya da kaldırılmasına karar verebilir. İtiraz üzerine
verilen kararlar kesindir. Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir.
IV- Zamanaşımı, disiplin cezalarının kaydedilmesi ve silinmesi
a) Bu Kanunun 68/A maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve
hallerin işlendiğinin disiplin işlemlerinin yürütülmesi ile görevli birimce öğrenildiği tarihten
itibaren;
1) Uyarma, kınama, kısa süreli ücret kesintisi ve uzun süreli ücret kesintisi cezalarında
bir ay içinde,
2) işe son verme cezasında altı ay içinde,
disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi
zamanaşımına uğrar.
Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl
içinde disiplin cezası verilmediği takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Ancak, ceza muhakemesi süreci devam eden bir fiil nedeniyle disiplin cezası verilmesinin söz
konusu olduğu hallerde zamanaşımı süresi mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren
başlar.
b) Disiplin cezasının yargı kararıyla iptal edilmesi hâlinde; kararın Bankaya ulaştığı
tarihten itibaren kalan disiplin ceza zamanaşımı süresi içerisinde, zamanaşımı süresinin dolması
veya üç aydan daha az süre kalması hâlinde en geç üç ay içerisinde karar gerekçesi dikkate
alınarak yeniden disiplin cezası tesis edilebilir.
c) Disiplin cezaları Banka personelinin özlük dosyasına işlenir.
ç) Banka personeli, uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından itibaren beş yıl,
kısa süreli ücret kesintisi ve uzun süreli ücret kesintisi cezalarının uygulanmasından itibaren on
yıl sonra disiplin işlemlerinin yürütülmesi ile görevli birime yazılı talepte bulunarak disiplin
cezalarının özlük dosyasından silinmesini isteyebilir. Banka personelinin bu süreler içerisindeki
davranışları isteğini haklı kılacak nitelikte görülürse, talebinin yerine getirilmesine karar
verilerek bu karar özlük dosyasına işlenir.
V- Görevden uzaklaştırma
a) Haklarında ceza soruşturması ya da kovuşturması yapılan, gözaltı veya tutuklama
kararı alınan veyahut disiplin soruşturması sırasında görevlerinde kalmalarında sakınca görülen
Banka personeli hakkında ihtiyati tedbir niteliğinde görevden uzaklaştırma kararı alınabilir.
b) Görevden uzaklaştırma kararı. Banka personelini atamaya yetkili organlarca alınır.
Denetim ve soruşturma sırasında Banka denetim elemanlarınca gerekli görülmesi halinde de
Başkanlık tarafından görevden uzaklaştırma kararı alınabilir.
c) Görevden uzaklaştırılan Banka personeli hakkında bu işlemi izleyen yedi iş günü
içinde disiplin soruşturması başlatılır.
ç) Görevden uzaklaştırma, disiplin soruşturması ile ilgili olduğu takdirde altı ay devam
eder. Bu süreden önce, hakkında bir disiplin cezası verilmeyen ya da işe son verme cezasından
başka bir disiplin cezası verilen Banka personeli, bu kararların kesinleşmesi üzerine göreve
başlatılır.
Ancak, görevden uzaklaştırma, ceza soruşturmasının veya kovuşturmasının varlığına
dayanıyorsa;
1) Kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilmesi,
2) Hükümden önce kovuşturmanın af ile kaldırılması,
3) Görevle ilgili olsun veya olmasın işe son verme cezası gerektirmeyen bir ceza ile
hükümlü olunup cezanın ertelenmesi,
hallerinde bu kararların kesinleşmesine kadar devam edebilir.
d) Görevden uzaklaştırılan Banka personeline görev başında bulunmadığı süre boyunca
ücretinin üçte ikisi ödenir. Bu personelin ücret dışında kalan hak ve yükümlülükleri devam eder.
Göreve tekrar başlatılan Banka personelinin görevden uzak kaldığı süre içerisinde ücretinden
yapılan kesintiler iade edilir. Ancak, işe son verme cezası alan veya görevle ilgili olsun veya
olmasın işe son verme cezası gerektiren bir ceza ile mahkûm olanların ücretleri iade edilmez.
VI- Disiplin amirleri ile bunların yetki ve sorumlulukları, Disiplin Kurulunun kuruluşu,
üyelerinin görev süresi, görüşme ve karar usulü, bunların yetki ve sorumlulukları ve disiplin
işlemlerine ilişkin diğer hususlar yönetmelik İle belirlenir."
Gerekçe: Maddeyle, disiplin soruşturması, savunma hakkı, disiplin cezasını verecek
makam ve onay usulü ile karar süreleri, disiplin cezalarının uygulanması, bu cezalara itiraz
usulü, zamanaşımı, cezaların özlük dosyasında saklanması ve silinmesi ile görevden
uzaklaştırma tedbiri ve disiplin amirleri ile bunların yetki ve sorumluluklarının. Disiplin
Kurulunun kuruluşu, yetki ve sorumlulukları ile görüşme ve karar usulünün ve üyelerinin görev
süresinin ve disiplin işlemleri ile ilgili diğer hususların Banka tarafından yönetmelik ile
belirleneceği düzenlenmektedir.
Madde 12ekliyor2464 sayılı
26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 19 uncu
maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Bu Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (I) numaralı bendi kapsamında
biletle girilen yerlerde, 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış kişilere düzenlenen
biletler için vergi alınmaz."
Gerekçe: 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca belediye sınırları ile
mücavir alanlar içinde yer alan eğlence işletmelerinin faaliyetleri eğlence vergisine tabi olup,
Kanunda yer alan tarifede biletle girilen yerlerde gösterilen faaliyetler için faaliyet türleri
itibarıyla eğlence vergisi nispi olarak belirlenmiş. Cumhurbaşkanına, bu oranları birlikte veya
ayrı ayrı sıfıra kadar indirme, bir katına kadar artırma yetkisi verilmiştir.
Hali hazırda biletle girilen yerlerden eğlence vergisi; yerli ve yabancı film göstermeleri,
tiyatro, opera, operet, bale, karagöz, kukla ve orta oyunu, spor müsabakaları, at yarışları ve
konserlerde %0 (sıfır) olarak uygulanırken sirkler, lunaparklar, çalgılı bahçeler ve benzeri
yerlerde ise %20 oranında uygulanmaktadır.
Yapılan düzenlemeyle, sirkler, lunaparklar, çalgılı bahçeler ve benzeri yerler başta
olmak üzere tüm biletle girilen yerlerde, 18 yaşını doldurmamış çocuk ve gençlerden veya
tahsili devam eden 25 yaşını doldurmamış öğrencilerden eğlence vergisi alınmaması
sağlanmaktadır.
Madde 13ekliyor2886 sayılı4721 sayılı
8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa aşağıdaki ek madde
eklenmiştir.
"Yerel yönetimlerin taşınmazlarının satışı:
EK MADDE 1- İl özel idareleri ve belediyeler ile bunlar tarafından kurulan mahalli
idare birliklerine ait taşınmazların satış bedeli peşin veya taksitle ödenebilir.
Satış bedelinin taksitle ödenebileceği hususunun ihale ilanında belirtilmesi ve ihale
üzerinde kalan isteklinin talep etmesi durumunda, ihale sonucu belirlenen satış bedeli; en az
yüzde yirmibeşi peşin, kalanı en fazla iki yılda ve en fazla oniki taksitle kanuni faiz ile birlikte
ödenir.
Taksitli satışlarda taşınmazın tahsil edilen peşinatı düşüldükten sonra kalan miktar ile
kanuni faizden ve sözleşmeden doğacak alacakların tamamını karşılayacak tutarda kesin ve
süresiz banka teminat mektubu verilmesi veya satışı yapılan taşınmazın üzerinde 22/11/2001
tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca idare lehine kanuni ipotek tesis
edilmesi halinde, taşınmaz tapuda alıcısı adına devredilir. Bu fıkra uyarınca teminat mektubu
verilememesi veya kanuni ipotek tesis edilememesi durumunda taksitlerin tamamı ödenene
kadar alıcı adına tapuda taşınmaz devri yapılamaz.
Alıcısı adına mülkiyet devri yapılmayan taşınmazlara ilişkin taksitli satışlarda, alıcı
tarafından yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda, tahsil edilen tutarlardan ihale
sırasında alınan geçici teminata isabet eden tutar ilgili idareye irat kaydedilerek kalanı alıcıya
aynen iade edilir. Alıcısı adına mülkiyet devri yapılan taşınmazlara ilişkin taksitli satışlarda,
alıcı tarafından yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda ise idarece, teminat mektubu
paraya çevrilerek veya ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılarak kalan borç faiziyle
birlikte tahsil edilir.
Vadesinde Ödenmeyen taksit tutarları, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak faizle
birlikte tahsil edilir.
Satış, kira, trampa ve sınırlı ayni hak tesisi işlemleri ihalelerinde ihale konusu olan
taşınmazın tahmin edilen bedelinin %3'ünden az olmamak üzere %30'una kadar geçici teminat
alınabilir.
Bu maddenin uygulanması ile ilgili olarak usul ve esasları belirlemeye ve tereddütleri
gidermeye Çevre, Şehircilik ve tklim Değişikliği Bakanlığı yetkilidir."
Gerekçe: Mahalli idareler, taşınmazlarının satışını 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu
hükümleri uyarınca yapmaktadır. Anılan Kanuna göre yapılacak satışların peşin olarak
yapılması gerekmektedir. Öte yandan. Hazine taşınmazlarının satışında 4706 sayılı Kanun
hükümleri uygulanmakta olup bu Kanunda Hazine taşınmazlarının satışı noktasında
kolaylaştırıcı düzenlemeler yer almaktadır. Bu bağlamda. Hazine taşınmazlarının Kanunda
gösterilen usul ve esaslar dairesinde taksitle satışı imkânı sağlanmıştır. Taksitli satışlar, yapılan
ihalelere daha fazla isteklinin katılmasını, satış bedelinin daha yüksek olarak belirlenmesini ve
idareye daha sağlıklı ve fazla gelir akışını mümkün kılmaktadır. Düzenleme ile Hazine
taşınmazlarında olduğu gibi mahalli idare taşınmazlarının Kanunda gösterilecek usul ve esaslar
dairesinde taksitli satışı mümkün kılınacaktır.
Ayrıca satış, kira, trampa ve sınırlı ayni hak tesisi işlemlerinde hâlihazırda %3 olarak
uygulanan ve oldukça düşük olduğu için ihalelerin işleyişini olumsuz etkileyen geçici teminatın
%3 ila %30 arasında belirlenebilmesi imkânı getirilmektedir.
Madde 14değiştiriyoribare değişikliği2918 sayılı
13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20 nci
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan "üç iş günü" ibaresi "onbeş iş günü" şeklinde
değiştirilmiştir.
Gerekçe: Maddeyle, elektronik ortamda tescili mümkün olan araçlara satış tarihinden
itibaren getirilen 3 iş günü içerisinde tescil edilme zorunluluğunun, özellikle filo satışlarında
işlemlerin son noktaya teslimi aşamasında yapılması nedeniyle, 15 iş gününe uzatılması amacıyla
düzenleme yapılmaktadır.
Madde 15değiştiriyoribare değişikliği3065 sayılı
25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci
maddesinin (4) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan "mükerrer 20/B maddesi" ibaresi
"mükerrer 20/B ve geçici 94 üncü maddeleri" şeklinde değiştirilmiştir.
Gerekçe: Maddeyle, Gelir Vergisi Kanununun geçici 94 üncü maddesi
kapsamındaki gerçek usulde gelir vergisi mükelleflerinin sahip oldukları taksi, dolmuş, minibüs
ve umum servis araçlarına ait ticari plakaların devri KDV den istisna edilmektedir.
Madde 16değiştiriyoribare değişikliği3065 sayılı
3065 sayılı Kanunun geçici 45 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan
"31/12/2025" ibaresi "31/12/2028" şeklinde değiştirilmiştir.
Gerekçe: 6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremler sonrasında afet bölgelerinde
başlatılan yeniden inşa ve ihya faaliyetleri halen devam etmektedir. Konut, iş yeri, okul,
hastane, kültür merkezi ve diğer kamu hizmeti niteliğindeki yapıların yapım süreçlerinin
öngörülen süre içerisinde tamamlanamaması nedeniyle, 3065 sayılı Katma Değer Yergisi
Kanununun geçici 45 inci maddesinde düzenlenen istisna süresinin sona ermesi uygulamada
mali yük artışına ve devam eden projelerin yürütülmesinde aksamalara neden olmaktadır.
Bu kapsamda, deprem bölgesinde yürütülen yeniden yapılanma faaliyetlerinin kesintisiz
sürdürülebilmesi, uluslararası iş birliği çerçevesinde yürütülen konut ve kamu hizmeti
yatırımlarının tamamlanabilmesi, kamu yararının korunması ve devam eden projelerin ilave
mali külfet oluşmaksızın sonuçlandırılabilmesi amacıyla, geçici 45 inci maddede yer alan
sürenin üç yıl uzatılarak 31/12/2028 tarihine kadar uygulanmasının sağlanması
amaçlanmaktadır.
Madde 17ekliyor4652 sayılı5237 sayılı
25/4/2001 tarihli ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanununa 15 incİ
maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
"Adaylarda aranacak şartlar ve sınav
MADDE 15/A- Fakülteye başvuru yapacak adaylarda aşağıdaki şartlar aranır:
a) Türk vatandaşı olmak.
b) Lise ve dengi okullardan mezun olmak.
c) Silah taşımaya veya silahlı görev yapmaya bir engeli bulunmamak.
d) 18 yaşını tamamladıktan sonra yaptırılan yaş düzeltmelerinde, düzeltmeden önceki
yaş dikkate alınmak şartıyla, sınavın yapıldığı yılın 1 Ocak tarihi itibarıyla yirmi iki yaşından
gün almamış olmak.
e) İlgili mevzuattaki sağlık şartlarını taşımak.
f) İlgili mevzuatta belirtilen sağlık sebepleri hariç, herhangi bir nedenle polis eğitim
kurumlarından çıkarılmamış olmak.
g) Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı tarafından yapılan Yükseköğretim
Kurumları Sınavından Bakanlıkça belirlenen taban puan veya üzerinde puan almış olmak.
h) Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımı nedeniyle tedavi görmüş veya
görüyor olmamak.
ı) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Üçüncü Kısım
Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlardan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti.
kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya
da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçlarından dolayı hakkında herhangi bir adli
kovuşturma devam ediyor olmamak veya bu suçlardan dolayı mahkum olmamak veya bu
suçlardan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemiş olmak.
i) Kumar oynamaktan dolayı idari yaptırım uygulanmamak.
j) Terör örgütleri ile bu örgütlerin uzantılarının eylemlerine, toplantılarına, yürüyüş ve
mitinglerine karışmamış, desteklememiş, katılmamış olmak.
k) 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile;
1) Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına
mahkûm olmamak,
2) Affa uğramış olsa bile 5237 sayılı Kanunun İkinci Kitap Birinci Kısım Birinci ve
İkinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu
düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar. Devlet sırlarına karşı suçlar ve
casusluk suçları ile yabancı devletlerle olan ilişkilere karşı suçlardan veya zimmet, irtikap,
rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat
karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama,
kaçakçılık veya cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar nedeniyle mahkûm olmamak veya bu
suçlardan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemiş olmak.
1) Kamu haklarını kullanmaktan yoksun bırakılmış olmamak.
m) Başvuru tarihinde herhangi bir siyasi partiye veya siyasi partilerin yan kuruluşlarına
üye olmamak.
Fakülte için sıralamaya esas alınacak yükseköğretim kurumları sınavı, taban puanı ve
puan türü Bakanlıkça belirlenir. Başvuranlar arasından eğitime alınacak aday sayısının en fazla
beş katı kadar aday fiziki yeterlilik ve mülakat sınavı olmak üzere iki aşamalı sınava tabi tutulur.
Başarılı olmak için fiziki yeterlilik sınavından ve mülakat sınavından yüz tam puan
üzerinden en az yetmiş puan almak şarttır. Adayların başarı sıralamasına esas Fakülte giriş
puanı; yükseköğretim kurumları sınav puanının % 30'u, fiziki yeterlilik sınavı puanının % 30'u
ve mülakat sınavı puanının % 40'ının toplamıdır.
Fakülteye dikey geçiş müracaatında bulunabilmek için adaylarda aşağıdaki şartlar
aranır:
a) 18 yaşını tamamladıktan sonra yaptırılan yaş düzeltmelerinde, düzeltmeden önceki
yaş dikkate alınmak şartıyla, dikey geçiş sınavlarının yapılacağı yılın 1 Ocak tarihi itibarıyla
yirmi dört yaşından gün almamış olmak.
b) Eğitim kurumundan çıkarma veya uzaklaştırma cezası gerektiren fiil ya da fiiller
nedeniyle hakkında devam eden soruşturma işlemi bulunmamak ya da bu fiiller nedeniyle ceza
almamış olmak.
c) Genel mezuniyet başarı sıralamasında %30'luk başarı dilimine girmiş olmak ve en az
yetmiş beş puan not ortalaması ile mezun durumunda olmak.
Dördüncü fıkradaki şartları taşıyan adaylardan, genel mezuniyet başarı sıralamasına
göre dikey geçiş kontenjanı olarak belirlenen sayının iki katı öğrenci en yüksek puandan
başlamak üzere aşağıya doğru sıralanarak mülakat sınavına çağrılır. Mülakat sınavında; sınav
komisyonu üyelerinin verdiği puanların aritmetik ortalaması en az yetmiş puan olan adaylar
başarılı olur. Mülakatta başarılı olan adaylar mezuniyet notlarına göre en yüksek puandan
başlamak üzere sıralanır. Mezuniyet notunda eşitlik olması halinde, öncelikle disiplin notu
yüksek olan, bunda da eşitliğin bozulmaması halinde yaşı küçük olan aday tercih edilerek
Fakülteye kaydı yapılır."
Gerekçe: Anayasa Mahkemesinin 23/7/2024 tarihli ve E.:2023/25, K.:2024/139
sayılı karan ile Kanunun 15 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Akademiye alınacak
öğrencilerin nitelikleri, giriş usul ve esasları ile polis meslek yüksek okullarından dikey geçiş
yapılmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." hükmü, eğitim ve öğrenim hakkını
sınırlayan bir kural olduğu ve bu hakka yönelik sınırlamanın kanuna dayalı olması gerektiği
gerekçesi ile iptal edilmiştir. Bu kapsamda maddeyle; İç Güvenlik Fakültesine alınacak
öğrencilerin nitelikleri, giriş usul ve esasları ile polis meslek yüksek okullarından dikey geçiş
yapılmasına ilişkin usul ve esasların temel ilke ve çerçevesinin Kanunda yer alması amacıyla
düzenleme yapılmaktadır.
Madde 18ekliyor4652 sayılı
4652 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
"EK MADDE 4- Polis Amirleri Eğitimi Merkezini oluşturan yönetim kademeleri ve
hizmet birimleri; müdür, müdür yardımcıları, şube müdürlükleri, kurullar, bölüm başkanlıkları
ve ana bilim dalı başkanlıklarıdır.
Polis Amirleri Eğitimi Merkezi; ilk derece amirlik eğitimine, yöneticilikle ilgili hizmet
içi eğitimlerine, yabancı ülke polisleri ile diğer kolluk görevlilerine yönelik eğitim
faaliyetlerine, rütbe terfi ve görevde yükselme sınavlarına, Genel Müdürlükçe uygun görülen
diğer sınav ve eğitimlere ilişkin işlemleri yürütmek ve eğitim-öğretim hizmetlerinin
verimliliğini artırmak için araştırmalar yapmakla görevlidir."
Gerekçe: Anayasa Mahkemesinin 23/7/2024 tarihli ve E:2023/25, K:2024/139
sayılı kararı ile; 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci
fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "...merkezin kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları, ..."
ibaresi idarenin kanuniliği ilkesinin, idarenin kuruluşu ve organları ile görev ve yetkilerinin
hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde, açık bir biçimde kanunla düzenlenmesini gerekli
kıldığı gerekçesi ile iptal edilmiştir. Bu kapsamda maddeyle, Polis Amirleri Eğitimi Merkezinin
kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarının temel kurallarının Kanunda yer alması amacıyla
düzenleme yapılmaktadır.
Madde 19değiştiriyor5015 sayılı213 sayılı
4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 20 nci
maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"g) Bu Kanuna göre lisansa tabi faaliyetler ile ilgili olarak, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı
Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinin (a) ve (b) fıkraları kapsamında; muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya bu belgeleri kullanma, belgelerin asıl veya suretlerini
tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme veya bu belgeleri kullanma suçları ile aynı
maddenin (ç) fıkrasında yazılı suçların işlendiği ile ilgili vergi incelemesi görevi bulunduğunun
Kuruma bildirilmesiyle söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye lisans
verilmemesi tedbiri Kurum tarafından uygulanır. Bu tedbirin kaldırılıp kaldırılamayacağı
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığından temin edilecek bilgilere göre üç ayda bir değerlendirilir.
Ancak bu tedbirin süresi Kuruma yapılan bildirimden itibaren bir yılı geçemez. Bu bent
kapsamındaki suçların işlendiğinin anılan Kanunun 367 nci maddesi uyarınca Cumhuriyet
başsavcılığına bildirilmesi ile birlikte durum. Kuruma da iletilir. Kovuşturmaya yer olmadığına
dair kararın kesinleştiğinin veya mahkûmiyet dışında bir hüküm veya hükmün açıklanmasının
geri bırakılmasına karar verildiğinin yargı mercilerinden temin edilecek bilgilerle yahut sair
suretlerle Kurumca ıttıla edilmesine kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel
kişiye lisans verilmez. Kesinleşmiş mahkeme kararına göre lisans sahiplerinin lisansı iptal
edilir. Bu bent kapsamında kalan fiillere ilişkin olarak verilen idari para cezaları ödenmediği
müddetçe lisansa konu tesis için lisans verilmez."
Gerekçe: 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ile petrolün doğrudan ve işlenerek
güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa
faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi gerekmektedir. Sağlıklı ve
sürdürülebilir piyasa yapısının temini için kaçakçılıkla mücadele büyük önem arz etmektedir.
Kaçakçılık faaliyetlerinin görünüm şekillerinden biri de halk arasında "fatura ticareti" olarak
bilinen mali usulsüzlüklerdir. Bu usulsüzlüklerle ilgili yasal tedbirlerden biri de 5015 sayılı
Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde düzenlenen üçüncü kişiye devir
yasağı ve her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi faaliyetlerin geçici olarak durdurulmasıdır.
Üçüncü kişiye devir yasağı tedbiri vergi incelemesi görevi bulunduğunun Vergi Denetim
Kurulu Başkanlığından EPDK'ya bildirilmesi ile alınmakta ve üç ayda bir
değerlendirilmektedir. Ancak bu tedbirin süresi vergi incelemesi süreci daha uzun sürse bile bir
yılı aşamamaktadır. Vergi incelemesi akabinde söz konusu bentte yazan suçların Cumhuriyet
başsavcılığına bildirilmesiyle birlikte durum EPDK'ya iletilmekte ve her türlü tesiste (rafineri
hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler geçici olarak durdurulmakta ve bu süre içerisinde söz konusu
tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmemektedir. EPDK tarafından geçici
durdurma işleminin kaldırılıp kaldırılmayacağı Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemelerden
temin edilen bilgilere göre altı ayda bir değerlendirilmektedir. Ancak kovuşturmaya yer
olmadığına dair kararın kesinleşmesi üzerine ya da mahkûmiyet dışında bir hüküm veya
hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde kesinleşmesi
beklenmeksizin EPDK'ya yargı merciince bildirilmesiyle veya sair suretlerle EPDK'ca ıttıla
edilmesi durumunda geçici durdurma işlemi kaldırılmaktadır.
Eler türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi faaliyetlerin geçici olarak durdurulması
tedbiri ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesince E:2024/54 Karar:2025/163 sayılı kararı ile iptal
kararı verilmiş ve 9/9/2026 tarihinde kararın yürürlüğe girmesi kararlaştırılmıştır. Söz konusu
karar, piyasanın mevcut durumu ve diğer yasal ve idari tedbirlerde gözetilerek madde ile 5015
sayılı Kanunun 20 nci maddesinin (g) bendinde değişiklik yapılmakta ve üçüncü kişiye devir
yasağı tedbirinin iptal kararının yürürlüğe girmesinden sonra da soruşturma ve kovuşturma
evresinde uygulanabilmesi temin edilmektedir.
Madde 20değiştiriyor5174 sayılı
18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile
Odalar ve Borsalar Kanununun 61 inci maddesinin sekizinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"Genel Kurul, her yılın mayıs ayının sonuna kadar toplanır. Genel Kurul toplantısının
yeri, günü, saati ve gündemi en az otuz gün öncesinden Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan
edilir ve Genel Kurul toplantısı tarihine kadar yayımda kalacak şekilde Birlik resmi İnternet
sitesinde duyurulur."
Gerekçe: 2004 yılında yürürlüğe giren 5174 sayılı Kanun gereği her dört yılda bir
Ekim/Kasım aylarında oda ve borsa seçimleri yapılmakta ve bu seçimlerde Birlik Genel Kurul
delegeleri de belirlenmektedir. Birlik genel kurullarının, seçimli olanlar da dahil olmak üzere
her yılın 5 inci ayı içerisinde yapılmasına ilişkin hüküm de 5174 sayılı Kanunla 2004 yılında
yürürlüğe girmiştir.
Bir Önceki yıl hesaplarının incelendiği genel kurulların, takvim yılı başından 5 ay sonra
yapılmasının nedeni, bu konudaki hazırlık sürecinin oldukça uzun sürmesidir. Birlik mali
tablolarının ve faaliyet raporunun hazırlanması yanında, çok sayıdaki delegeye davetiye
gönderilmesi gibi zaman alıcı işlemler 2004 yılındaki şartlara göre belirlenmiştir.
Gelinen noktada yazılım ve elektronik sistemlerin gelişmesine bağlı olarak, Birlik genel
kurullarının, 5 ay boyunca beklemesini gerekli kılan nedenler ortadan kalkmıştır. Dolayısıyla
mali tabloların tamamlanmasının akabinde Birlik genel kurullarının en az otuz gün Öncesinden
Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmesi ve Genel Kurul toplantısı tarihine kadar
yayımda kalacak şekilde Birlik resmi internet sitesinde duyurulması kaydıyla yılın ilk 5 ayı
içerisinde yapılması öngörülmektedir.
Madde 21ekliyoribare değişikliği5174 sayılı
5174 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "mayıs
ayı içinde" ibaresi "84 üncü maddenin birinci fıkrasında belirtilen kasım ayını takip eden yılda
mayıs ayının sonuna kadar" şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümleler eklenmiştir.
"Genel Kurul toplantısının yeri, günü, saati ve gündemi en az otuz gün öncesinden Türkiye
Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilir ve Genel Kurul toplantısı tarihine kadar yayımda kalacak
şekilde Birlik resmi internet sitesinde duyurulur. Mevcut birlik organlarının görevleri Kanunda
belirtilen görev sürelerine bağlı olmaksızın yeni organların seçimine kadar devam eder."
Gerekçe: 2004 yılında yürürlüğe giren 5174 sayılı Kanun gereği her dört yılda bir
Ekim/Kasım aylarında oda ve borsa seçimleri yapılmakta ve bu seçimlerde Birlik Genel Kurul
delegeleri de belirlenmektedir. Birlik genel kurullarının, seçimli olanlar da dahil olmak üzere
her yılın 5 inci ayı içerisinde yapılmasına ilişkin hüküm de 5174 sayılı Kanunla 2004 yılında
yürürlüğe girmiştir.
Her dört yılda bir Ekim/Kasım aylarında tamamlanan oda ve borsa seçimlerinde
belirlenen delegeler, en az 5 ay sonraki Mayıs ayında Birlik organlarını seçmektedir. Bu
durumda en az 5 ay boyunca bir önceki dönemin Birlik organları faaliyetine devam etmekte,
aynı süre boyunca yeni seçilmiş delegeler görev yapamamaktadır.
Gelinen noktada yazılım ve elektronik sistemlerin gelişmesine bağlı olarak, Birlik genel
kurullarının, 5 ay boyunca beklemesini gerekli kılan nedenler ortadan kalkmıştır. Dolayısıyla
her dört yılda bir kasım ayında tamamlanan oda^orsa seçimlerinin tamamlanmasının akabinde
Birlik genel kurullarının en az otuz gün öncesinden Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan
edilmesi ve Genel Kurul toplantısı tarihine kadar yayımda kalacak şekilde Birlik resmi internet
sitesinde duyurulması kaydıyla yılın ilk 5 ayı içerisinde yapılması öngörülmektedir.
Öte yandan, 4 yılda bir yapılacak seçimli genel kurullarının seçim tarihlerinin farklı
olmasından kaynaklı olarak mevcut birlik organlarının Kanunda belirlenen görev sürelerinde
herhangi bir tereddüte mahal verilmemesi açısından mevcut birlik organlarının görevlerinin
Kanunda belirtilen görev sürelerine bağlı olmaksızın yeni organların seçimine kadar devam
etmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır.
Madde 22değiştiriyoribare değişikliği
7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında
Kanunun 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde, fıkrada yer alan "on
dokuz" ibaresi "yirmi üç" şeklinde ve beşinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "on bir"
ibaresi "on üç" şeklinde değiştirilmiştir.
"a) Bakanlığın; Genel Müdürlük, Esnaf Sanatkârlar ve Kooperatifçilik Genel
Müdürlüğü, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü, İç Ticaret Genel Müdürlüğü ve Uluslararası
Hizmet Ticareti Genel Müdürlüğü genel müdür yardımcıları arasından görevlendireceği birer
üye,"
Gerekçe: Reklam Kurulunun aldatıcı ve yanıltıcı reklamlar ile haksız ticari
uygulamalara ilişkin inceleme ve denetim faaliyetlerine konu hususlar. Esnaf Sanatkârlar ve
Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü, İç Ticaret Genel
Müdürlüğü ve Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürlüğünün uhdesinde bulunan mevzuat
hükümleriyle kesişebilmektedir.
Mevcut durumda Reklam Kurulunun oluşumunda kamu kurum ve kuruluşları ile sivil
toplum kuruluşlarının temsil edilmesi suretiyle çok paydaşlı bir yapı öngörülmüş olmakla
birlikte Ticaret Bakanlığı bünyesinde yer alan ve yukarıda belirtilen genel müdürlüklerin görev
alanları itibarıyla Kurulun inceleme konularıyla doğrudan bağlantılı olan birimlerin temsili
sınırlı kalmaktadır. Özellikle uygulamaya yön veren kararların oluşturulması sürecinde, ilgili
idari birimlerin teknik bilgi, kurumsal tecrübe ve mevzuat bütünlüğü açısından Kurul
kararlarına katkı sağlaması amaçlanmaktadır.
Bu itibarla. Reklam Kurulunun karar alma süreçlerinde daha bütüncül ve etkin bir
yaklaşımın tesis edilmesini teminen anılan genel müdürlüklerde görev yapan birer genel müdür
yardımcısı Reklam Kuruluna üye olarak dâhil edilmektedir.
Madde 23
Bu Kanunun;
a) 16 ncı maddesi 31/12/2025 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
b)Diğer maddeleri yayımı tarihinde,
yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
Madde 24
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ