İçeriğe geç
MECLİSGenel Kurul'un son durumu içinBugün sayfası →
Yazılı soru önergesi · 7/47996 · 18 Ağustos 2026

Engelli bakım merkezinde yaşamını yitiren otizmli bir bireye ilişkin

Muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş

Süresinde cevaplandı

Önergenin metni

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasa'nın 98”inci ve TBMM İçtüzüğünün 96*ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Gerekçe

Semra ÇAĞLAR GÖKALP Bitlis Milletvekili Engelli bireylerin yaşam, sağlık, güvenlik ve insan onuruna uygun bakım hakkını korumak; Anayasa'nın 10'uncu ve 61'inci maddeleri ile Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi uyarınca . devletin asli sorumluluğudur. Özellikle kendisini sözel olarak ifade etmekte güçlük yaşayan otizmli bireylerin bakım hizmetlerinde etkin denetim, aileyle düzenli iletişim ve kötü muamele iddialarına gecikmeksizin müdahale yaşamsal önemdedir. 1994 doğumlu ve otizm tanılı Sinan Gündoğdu'nun bakım merkezlerinde geçen süreci, bu yükümlülüklerin yerine getirilmediğine ilişkin ağır bir tablo ortaya koymaktadır. Sinan Gündoğdu, ailesiyle birlikte yaşadığı İstanbul'da bir bakım merkezine yerleştirildikten sonra, 2020 yılında Pendik Engelsiz Yaşam Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi'nde şiddete maruz bırakılmıştır. Ailenin ve avukatlarının açıklamalarına göre Sinan'ın kaburgaları kırılmış, olayın kamera kayıtları bulunmasına rağmen sorumluluk yalnızca bir bakım personeliyle sınırlandırılmış ve yargılama caydırıcı bir yaptırımla sonuçlanmamıştır. Anne Ayfer Özdemir'in çok sayıda başvurusuna karşın kurumsal sorumluluk zinciri etkili biçimde araştırılmamıştır. Bu şiddet olayının ardından Sinan, ailesinin bulunduğu İstanbul'da güvenli ve uygun bir kuruma yerleştirilmek yerine Sakarya Arifiye'deki Hamit-Fatma Atay Otizm Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'ne sevk edilmiştir. Aile; bu merkezde hijyen, beslenme, sağlık hizmetleri ve kötü muamele bakımından ciddi sorunlar yaşandığını, şikâyetlerinin dikkate alınmadığını ve Sinan'ın fiziksel ve ruhsal durumunun kötüleştiğini defalarca bildirmiştir. Aynı merkezde kaldığı belirtilen Abdülkerim Musti'nin şiddete maruz bırakıldığı ve daha sonra hayatını kaybettiği yönündeki bilgiler de kamuoyuna yansımıştır. Merkezin kapanmasının ardından ise Sinan, annesine önceden bilgi verilmeden ailesinden daha da uzak olan Amasya Merzifon'daki Özel Tekin Engelli Bakım Merkezi'ne nakledilmiştir. Merzifon'daki süreçte aile; Sinan'ın belirgin biçimde kilo kaybettiğini, yaralandığını, bilinç kayıpları yaşadığını, ağır ilaç etkisi altında ve tepkisiz göründüğünü, beslenme ve sağlık ihtiyaçlarının karşılanmadığını bildirmiştir. Annesi, Sinan'ın vücudunda gördüğü darp izlerini fotoğrafladığını;. bakım merkezindeki koşulları kamuoyuna duyurmasının ardından görüntülü görüşmelerinin engellendiğini belirtmiştir. Mide rahatsızlıkları nedeniyle önerilen endoskopi ve kolonoskopi işlemlerinin, ailenin ekonomik ve sağlık nedenleriyle Amasya'ya gidememesi yüzünden aksadığı da daha önce Bakanlığa iletilmiştir. Bu koşullar altında ailenin Sinan'ın İstanbul'da, yakın takibin sağlanabileceği bir kamu bakım merkezine nakledilmesi talebi sürekli yinelenmiş; ancak sonuç alınamamıştır. Sinan Gündoğdu'nun yaşadığı hak ihlalleri ve nakil talebi yaklaşık iki yıl boyunca tarafımızca TBMM Genel Kurulunda defalarca dile getirilmiş; Bakanlığınız ve bakım merkezi yetkilileriyle temas kurulmuş, annesinin yardım çağrıları ve Sinan'ın ailesinden yüzlerce kilometre uzakta tutulmasının yarattığı riskler yetkililere aktarılmıştır. 30 Ocak 2026 tarihinde Bakanlığınıza sunduğumuz yazılı soru önergesinde Sinan'ın önceki bakım merkezlerinde maruz bırakıldığı şiddet, Merzifon'daki kilo kaybı, bilinç kaybı, yaralanmalar, ilaç tedavileri, sağlık hizmetlerine erişememesi, aileyle iletişiminin engellenmesi ve İstanbul'a nakil talebi ayrıntılı biçimde sormuştuk. Ancak aradan geçen yaklaşık 8 aya rağmen önergemize Bakanlığınız tarafından cevap verilmemiştir. 24 Haziran 2026 tarihinde ise Sinan Gündoğdu'nun yaşadıklarını örnek göstererek bakım merkezlerinde yaşanan şiddet, istismar, ağır ihmal ve ölüm vakalarını TBMM gündemine taşınmış; bakım merkezlerindeki yapısal sorunların araştırılması için Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını talep etmiştik. Ancak TBMM bu çağrı doğrultusunda harekete geçmemiş, Sinan'ın yaşamı ve sağlığı bakımından defalarca bildirilen somut riskler giderilmemiştir. Merzifon Kaymakamlığının açıklamasına göre Sinan Gündoğdu, 11 Ağustos 2026 tarihinde Özel Merzifon Tekin Engelli Bakım Merkezi'nde geçirdiği belirtilen nöbetin ardından hastaneye sevk edilmiş ve aynı gece hayatını kaybetmiştir. Aile ise ölüm haberinin gece yarısından sonra kendilerine verildiğini; merkeze ulaşmakta güçlük çektiklerini; tarafımıza da daha önce defalarca ilettikleri gibi bu merkezde daha önce darp edildiğini, aç bırakıldığını ve sağlık durumunun kendilerinden gizlendiğini ifade etmektedir. Sinan'ın 24 saat gözetim altında tutultuğunu idda eden kurum yetkilileri olay günü tam da o saatte bakıcı değişimi gerçekleştiğini ve Sinan'ın 10 dakika yalnız bırakıldığını iddia etmiştir. İlk ölüm raporunda kalp krizi bilgisine yer verildiği, kesin ölüm nedeninin ise adli tıp incelemesi sonucunda belirleneceği basına yansımıştır. Merzifon Cumhuriyet Başsavcılığı adli soruşturma, Valilik ise idari inceleme başlatmış; bilgi, belge ve kamera kayıtlarının temin edildiği ve Bakanlıktan müfettiş görevlendirilmesinin istendiği açıklanmıştır. Sinan Gündoğdu'nun ölümü, önceden öngörülemeyen ve yetkililerin bilgisi dışında gelişen münferit bir olay olarak değerlendirilemez. Şiddet ve kötü muamele geçmişi, giderek ağırlaşan sağlık sorunları, ailesinin sürekli uyarıları, İstanbul'a nakil talepleri ve bizlerin ısrarlı girişimleri riskin uzun süredir bilindiğini göstermektedir. Bu nedenle yalnızca ölüm anının değil; Sinan'ın bakım merkezleri arasındaki bütün sevk zincirinin, Bakanlık ve il müdürlüklerinin denetimlerinin, şikâyetlere verilen karşılıkların, sağlık ve ilaç kayıtlarının, aileyle iletişimin kısıtlanmasının ve nakil talebinin karşılanmamasının etkili, bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulması gerekmektedir.

Sorular

  1. Sinan Gündoğdu hakkında 30 Ocak 2026 tarihinde Bakanlığınıza sunulan yazılı soru önergesi neden halen cevaplandırılmamıştır?
  2. Önergenin cevapsız bırakılmasında sorumluluğu bulunan birimler ve yöneticiler hakkında işlem yapılacak mıdır?
  3. Kaldığı tüm bakım merkezlerinde Sinan'ın maruz bırakıldığı şiddet ve kötü muamele, ağırlaşan sağlık durumu, aileyle iletişiminin engellenmesi ve İstanbul'a nakil talebi Bakanlığınıza, ilgili il müdürlüklerine veya bakım merkezi yönetimlerine kaç kez ve hangi tarihlerde bildirilmiştir?
  4. Her bir bildirim üzerine hangi somut işlemler yapılmıştır?
  5. Sinan Gündoğdu'nun ailesine yakın bir kamu bakım merkezine nakledilmesi yönündeki başvurular hangi gerekçelerle reddedilmiş veya bekletilmiştir?
  6. İstanbul'da uygun yer bulunamaması gerekçesi ileri sürülmüşse alternatif bir güvenli bakım planı neden oluşturulmamıştır?
  7. Sinan'ın İstanbul'dan Sakarya'ya, ardından Amasya'ya sevk edilmesine kimler karar vermiştir?
  8. Bu kararlarda Sinan'ın üstün yararı, sağlık durumu, önceki şiddet travması, aile bağlarının korunması ve ailesinin görüşü nasıl değerlendirilmiştir?
  9. Özel Merzifon Tekin Engelli Bakım Merkezi kurulduğundan beri kaç ölüm ve yaralanma vakası tespit edilmiştir?
  10. Sözkonusu merkez 2025 ve 2026 yıllarında kaç kez denetlenmiştir?
  11. Denetimlerin tarihleri, kapsamı, tespit edilen eksiklikler, verilen süreler ve uygulanan idari yaptırımlar nelerdir?
  12. Sinan hakkındaki şikâyetler sonrasında habersiz ve vaka odaklı denetim yapılmış mıdır?
  13. Sinan'ın Merzifon'da kaldığı döneme ait kabul muayenesi, periyodik sağlık kontrolleri, kilo takip çizelgeleri, beslenme kayıtları, yaralanma ve olay bildirimleri, nöbet çizelgeleri, hastane sevkleri, reçeteler ve ilaç uygulama kayıtları eksiksiz biçimde koruma altına alınmış mıdır?
  14. Bu . kayıtlarda hangi olağandışı bulgular tespit edilmiştir?
  15. Sinan'a hangi ilaçlar, hangi dozlarda, hangi tarihler arasında ve hangi uzman hekim raporlarına dayanılarak verilmiştir?
  16. Ailenin bilinç kaybı, aşırı uyku hâli, tepkisizlik ve ciddi kilo kaybına ilişkin bildirimleri üzerine ilaçların yan etkileri ve etkileşimleri incelenmiş midir?
  17. Sinan için önerildiği belirtilen endoskopi ve kolonoskopi dâhil gerekli tetkikler yapılmış mıdır?
  18. Yapılmadıysa hangi gerekçeyle yapılmamıştır?
  19. Ailenin Amasya'ya gelememesi nedeniyle tanı ve tedavi sürecinin aksamasını önlemek üzere Bakanlıkça neden refakat, ulaşım veya alternatif onay mekanizması sağlanmamıştır?
  20. Sinan Gündoğdu'nun annesiyle görüntülü görüşmesi neden engellenmiştir?
  21. Bu karar kim | tarafından, hangi mevzuata ve hangi somut gerekçeye dayanılarak alınmıştır?
  22. Söz konusu engellemenin kaldırılması için tarafımızca Amasya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne başvurulmasına rağmen neden gerekli müdahale yapılmamıştır?
  23. Aileyle iletişimin kesilmesinin Sinan'ın güvenliği, sağlık durumunun takibi ve bakım merkezinin aile tarafından denetlenmesi üzerindeki etkileri araştırılmış mıdır?
  24. Sinan'ın 11 Ağustos 2026 tarihinde geçirdiği belirtilen nöbetten önceki son 72 saate ilişkin kamera kayıtları, personel vardiya çizelgeleri, bakım gözlem formları, yemek ve ilaç kayıtları ile kurum içi mesajlaşmalar eksiksiz biçimde güvence altına alınmış mıdır?
  25. Kayıtlarda kesinti, silinme veya sonradan müdahale olup olmadığı dijital bilirkişi tarafından incelenecek midir?
  26. Bakım merkezi tarafından yirmi dört saat kesintisiz gözetim altında tutulduğu iddia edilen Sinan Gündoğdu'nun kriz geçirdiği ileri sürülen sırada yaklaşık on dakika yalnız bırakıldığı doğru mudur?
  27. Söz konusu saat kurumun resmi vardiya değişim saati midir?
  28. Değilse Sinan'ın “bakıcı değişimi sırasında yalnız kaldığı” yönündeki açıklama hangi bilgi ve kayda dayanmaktadır ve neden böyle bir açıklama yapılmıştır?
  29. O sırada Sinan'ın gözetiminden sorumlu personel kimlerdir?
  30. Krizin fark edildiği an, ilk müdahale, 112'nin aranması, sağlık ekiplerinin merkeze ulaşması ve Sinan'ın hastaneye sevkine ilişkin dakika bazlı kronoloji nedir?
  31. Sinan'ın rahatsızlanması, hastaneye sevki ve hayatını kaybetmesi ailesine hangi saatlerde, kim tarafından ve hangi içerikle bildirilmiştir?
  32. Ailenin merkeze yaptığı aramaların cevaplanmadığı veya meşgule atıldığı iddiası araştırılmış mıdır?
  33. Sinan'ın kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için tam adli otopsi, toksikolojik inceleme ve histopatolojik inceleme yapılmış mıdır?
  34. Vücudunda eski veya yeni darp, bağlama, sürükleme, yetersiz beslenme ya da ihmale işaret edebilecek bulgular tespit edilmiş midir?
  35. Sonuçlar aile ve kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılacak mıdır?
  36. Sinan Gündoğdu'nun ailesi tarafından morgda çekilen fotoğraflarda, daha önce tarafımızca Bakanlığınıza da bildirilen aşırı kilo kaybının olduğu, kulağında ve vücudunun çeşitli bölgelerinde eski ve yeni darp izlerini andıran bulguların bulunduğu görülmektedir. Sinan'ın ciddi kilo kaybı ile vücudundaki bu izlerin oluşma nedenleri araştırılmış mıdır?
  37. Söz konusu bulgular otopsi raporunda kayıt altına alınmış mıdır?
  38. Eski ve yeni izlerin oluşma zamanı, niteliği ve kaynağının belirlenmesi amacıyla adli tıp incelemesi yapılmış mıdır?
  39. Bakanlığınız, bu bulgular hakkında bakım merkezi yöneticileri ve ilgili personel hakkında idari soruşturma başlatmış mıdır?
  40. Merzifon Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma ve Valilikçe başlatılan idari inceleme kapsamında Bakanlığınızdan müfettiş görevlendirilmiş midir?
  41. Soruşturmanın bağımsızlığını korumak amacıyla merkez yöneticileri ve ilgili personel geçici olarak görevden uzaklaştırılmış; merkeze yeni kabul durdurulmuş veya faaliyetleri askıya alınmış mıdır?
  42. Sinan hakkındaki önceki şiddet olayı, aile başvuruları ve nakil taleplerine rağmen koruyucu önlem almayan; denetim, sağlık takibi ve sevk süreçlerinde ihmali bulunan Bakanlık, il müdürlüğü ve bakım merkezi görevlileri hakkında idari soruşturma başlatılmış mıdır?
  43. Başlatılmadıysa gerekçesi nedir?
  44. Bakanlığınız, Sinan Gündoğdu'nun ölümünün ardından özel ve kamu bakım merkezlerinde şiddet, ihmal ve şüpheli ölümleri önlemek üzere bağımsız denetim, ailelerin habersiz ziyaret hakkı, kesintisiz kamera kaydı, zorunlu olay bildirimi, nitelikli personel standardı ve aileye yakın bakım ilkelerini içeren yeni bir yasal ve idari düzenleme yapacak mıdır?

Metin TBMM'deki taranmış önergeden otomatik okunmuş (OCR) ve bölümlere ayrılmıştır; küçük okuma hataları olabilir. Asıl belge: önerge PDF'i ↗.

Bakanlığın cevabı

Cevap metni · Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş
Türkiye Büyük Millet Meclisi - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı T C gö Tarih 02/10/2026 1604 .U. # Sayı: E-120.07 03-1952212 AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI İÇ ALAMAM ABAK AA Strateji Geliştirme Başkanlığı N a gi i ACELE Sayı © : E-72079556-610-23316027 Konu : Soru Önergeleri (7-39675-7/40045-7/47996) 7)31075 GE 101 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA (| 7/00US &£ 167 447946 İlgi © :a) 06.02.2026 tarihli ve 1794495 sayılı yazınız. b) 17.02.2026 tarihli ve 1800621 sayılı yazınız. c) 27.08.2026 tarihli ve 1926949 sayılı yazınız. İlgi yazı ekinde alınan Bitlis Milletvekili Sayın Semra ÇAĞLAR GÖKALP tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/39675, 7/40045 ve 7/47996 Esas Numaralı yazılı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur. Bilgilerinize arz ederim. Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan Ek: 1 - 7/39675-7/47996 Cevap Metni (5 Sayfa) 2 - 7740045 Cevap Metni (6 Sayfa) Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır. Doğrulama Kodu: BD6C99B2-AE67-409C-9F63-41A406115768 Doğrulama Adresi: https://www.turkiye.gov.tr/ashb-ebys Eskişehir Yolu Söğütözü Mah. 2177. Sk. No:10/A Pk: 06510 Çankaya/ ANKARA Bilgi için:Aynur İLHAN ÇAK KEP Adresi : ashb(&'hs01 .kep.tr Sosyal Çalışmacı $ Telefon No:(312) 705 7330 3 Bitlis Milletvekili Sayın Semra ÇAĞLAR GÖKALP'e Ait 7/39675 ve 7/47996 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergelerine İlişkin Cevap Metni Bakanlığımız engelli bireyler ve ailelerinin güçlendirilmesi ve yaşam standartlarının iyileştirilmesi amacıyla çalışmalar yürütmekte, engelli bireylerin istihdamına ve toplumsal hayata etkin olarak katılımına büyük önem vermektedir. Bakanlığımıza bağlı kuruluşlarda meydana geldiği veya kuruluşlarımızda korunma ve bakım altında bulunan çocuklara yönelik gerçekleştiği iddia edilen konusu suç teşkil eden tüm vakalara ivedilikle müdahale edilmekte, gecikmeksizin kolluk birimlerine ve adli makamlara bildirilmekte ayrıca idari işlem başlatılmaktadır. Olay yakından takip edilmekte ve davaya müdahil olunmaktadır. Bakanlığımız tarafından yatılı bakım hizmetlerinin sunulmasında engelli bireylerin üstün yararı ve aile bağlarının korunması hususuna öncelik verilmektedir. Soru önergesinde bahsi geçen engelli Sinan Gündoğdu'nun ateşinin yükselmesi üzerine bakım personeli eşliğinde hastaneye gönderildikten sonra yapılan tahliller sonucunda kaburgasının kırık olduğu tespit edilmiş ve yapılan muayenede doktor tarafından engellinin vücudunda herhangi bir morluk olmadığından dolayı kırığın düşmeye veya çarpmaya bağlı olarak oluşmuş olabileceği bilgisi verilmiştir. Geçmişe dönük kamera görüntüleri incelendiğinde somut olarak personelin hiçbir karede söz konusu engelliye yönelik şiddet görüntüsü tespit edilmemiştir. Engelli Sinan Gündoğdu'nun Ağır Otizm Spektrum Bozukluğu tanısı sebebiyle yoğun problem davranışları ve takıntılarından dolayı yaralanması ile sonuçlanan pek çok vukuat raporu ve tutanak bulunduğu, sadece İstanbul'daki bakım merkezinde söz konusu engelliye ait 150 adet vukuat raporu ve tutanak olduğu bildirilmiştir. Engelli Sinan Gündoğdu'nun İstanbul ilinde bakım hizmeti aldığı merkezin tadilat altına alınması ve bakım ünitelerinin kapatılması nedeniyle Sakarya Arifiye'deki merkeze nakli vasisinin/annesinin talebi üzerine gerçekleştirilmiştir. Engelli Sinan Gündoğdu Sakarya Arifiye'de bakım merkezinde iken veli Ayfer Özdemir'in yasal temsilcilik ve velayet görevini iyi niyet kuralları ve sınırları içerisinde yerine getirmediği, sosyal, bilişsel ve ruhsal olarak davranışlarının engelliye ve engelliye sunulan hizmete zarar verdiği, kendisi ile iş birliği yapılamadığı, fiilen bakım sorumluluğunu yerine getirmediği ve kamuda bakılan engelli çocuğuna davranışlarıyla açıkça zarar verdiği, psiko- sosyal ve sosyo-ekonomik koşullarının velayet görev ve sorumluluğu için uygun olmadığı ve velayet görevini kötüye kullandığı görüş ve kanaati oluşması sebebiyle Bakanlığımızca vesayet değişimi talebinde bulunulmuştur. Dava sonucunda annenin vasiliğinin devamına karar verilmiş olmakla birlikte, vesayet görevinin kötüye kullanılması gibi bir durumun söz konusu olması halinde kurumların bu şekilde talepte bulunmasının yasal hakkı olduğu kararda ayrıca belirtilmiştir. Sakarya Arifiye'deki bakım merkezinin de bakım onarım sürecine girmesi nedeniyle kuruluştan hizmet alan engellilerin Bakanlığımıza bağlı resmi veya özel bakım merkezlerine nakline ihtiyaç duyulmuştur. Engelli Sinan Gündoğdu'nun Özel Amasya Tekin Engelli Bakım Merkezine nakil işlemi, resmi süreçler tamamlanarak usule uygun olarak ve engelli bireyin yüksek yararı gözetilerek gerçekleşmiştir. Ayrıca yapılan nakil işlemine ve gerekçelerine dair anne/vasi Ayfer Özdemir süreç içerisinde pek çok kez bilgilendirilmiştir. Soru önergesinde bahse konu hususlara ilişkin olarak Bakanlığımızca yürütülen tıbbi ve idari süreçler, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda değerlendirilmekte ve gerekli inceleme ve izleme çalışmaları sürdürülmektedir. Kuruluş bakım ve sağlık takip işlemleri düzenli kayıt ve kontrol mekanizmaları çerçevesinde devam etmektedir. Sinan Gündoğdu'nun Merzifon'daki bakım merkezine kabulünden itibaren kendisine ve çevresine zarar verici davranış bozuklukları gözlemlenmesi nedeniyle psikiyatri değerlendirmesi yapılmış olup ilaç tedavileri uzman psikiyatri hekimlerinin muayene ve kontrol raporlarına dayanılarak düzenlenmiş, doz değişiklikleri tıbbi gerekçelerle yapılmış, süreç sağlık birimleri tarafından izlenmiş ve vasi bilgilendirilmiştir. Söz konusu engellinin kilo alamama ve beslenme durumu nedeniyle dahiliye değerlendirmeleri yapılmış, kan tahlilleri alınmış, ek gıda takviyesi reçete edilmiş ve önlem amaçlı ileri tetkikler planlanmıştır. İlaçların bilinç kaybına ve ciddi kilo düşüşüne yol açtığı iddialarına ilişkin yapılan incelemede; kilo alamama sorununun kuruluşa kabul öncesi döneme de dayandığı, bu nedenle dahiliye ve cerrahi branşlarınca araştırıldığı, bilinç kaybına dair kalıcı bir klinik bulgu kaydı bulunmadığı, tedavi sürecinin uzman hekim kararları doğrultusunda yürütüldüğü tespit edilmiştir. Sinan Gündoğdu'ya uygulanacak tıbbi müdahale ve tetkikler için gerekli izin belgeleri anne/vasi Ayfer Özdemir'den alınmakta olup, sağlık kuruluşları ile bakım merkezi arasındaki işlemler bu onaylar doğrultusunda yürütülmektedir. Acil durumlarda ise mevzuat gereği hastanın üstün yararı esas alınarak işlem yapılmaktadır. Bakım merkezlerinden hizmet alan bireylerin psikososyal iyilik hallerinin desteklenmesi ve aile bağlarının sürdürülebilir biçimde korunması, sosyal hizmet uygulamalarının temel ilkelerinden biri olarak benimsenmekte olup bu doğrultuda hizmet kalitesinin artırılması amacıyla ailelere görüntülü görüşme imkânı sunulmaktadır. Bu uygulama, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde bireyin aile ile bağının korunması hakkının bir yansıması olarak hayata geçirilmiştir. Ancak sosyal hizmet müdahalesinin temel ilkelerinden olan gizlilik, mahremiyet ve kişisel verilerin korunması yükümlülüğü, yalnızca ilgili bireyi değil, aynı ortamda hizmet alan diğer bireyleri ve merkezlerde görev yapan personeli de kapsamaktadır. Bu bağlamda, anne Ayfer Özdemir'in gerçekleştirilen görüntülü görüşmeler sırasında gizlice görüntü kaydı aldığı ve bu kayıtları sosyal medya platformlarında paylaştığı tespit edilmiştir. Söz konusu eylem; -6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında hizmet alan diğer bireylerin ve personelin kişisel veri güvenliğini, -Hizmet alan bireylerin mahremiyet ve onur haklarını, -Kurum güvenliği ile kurumsal işleyişin sağlıklı yürütülmesini, -Personelin çalışma ortamında güvenli ve saygın biçimde görev yapma hakkını doğrudan ihlal eder nitelikte görülmüş; bu nedenle sosyal hizmetin “zarar vermeme” ilkesi gereği, yalnızca söz konusu yaşanan ihlalle sınırlı olmak üzere, görüntülü görüşme uygulaması geçici bir idari tedbir olarak askıya alınmıştır. Bu tasarrufun, ailenin bilgi alma ve iletişim hakkını ortadan kaldıran genel bir yasak niteliği taşımadığının; aksine, hizmet alan tüm bireylerin ve personelin haklarını koruyucu istisnai bir önlem olduğunun altı çizilmelidir. Bu çerçevede, sosyal hizmetin “bilgilendirilmiş katılım” ve “şeffaflık” ilkeleri gözetilerek, engellinin genel durumu, sağlık bilgileri, günlük yaşam süreci ve bakım hizmetlerine ilişkin gelişmeler Ayfer Özdemir'e düzenli, açık ve şeffaf biçimde aktarılmıştır. Aynı özen ve süreklilikle, baba Mehmet Fahri Gündoğdu'ya da engellinin sağlık ve bakım durumuna ilişkin düzenli bilgilendirmeler yapılmış olup ailenin bakım sürecine dair bilgi edinme hakkı hiçbir şekilde kısıtlanmamıştır. Diğer taraftan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin 2 nci fıkrasına istinaden Bakanlığımız kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik şiddet ve cinsel istismar dosyalarında açılmış davalara katılmakta olup adli süreçlere ilişkin yargılama aşamaları sonuna kadar titizlikle takip edilmektedir. Bakanlığımız tarafından, Cumhuriyet oBaşsavcılıklarınca yürütülen soruşturma dosyalarına, 6284 sayılı Kanun kapsamında davaya müdahillik hususunun değerlendirilebilmesi için soruşturma sonucunun Bakanlığımıza tebliğ edilmesi talepli dilekçe sunulmaktadır. Soruşturma sonucunun tebliği halinde, soruşturma sonucunda dava açılmış ve iddianame düzenlenmişse Bakanlığımızca davaya müdahillik hususu değerlendirilmekte, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi halinde ise Bakanlığımızca bu karara itiraz hususu değerlendirilmektedir. Sinan GÜNDOĞDU”nun, 23.01.2022 tarihinde ateşinin yükselmesi üzerine derhal kuruluşa ambulans çağırılarak bakım elemanları eşliğinde hastaneye gönderilmesi, yapılan tahliller sonucunda kaburgasının kırık olduğu tespit edilmesi olayına ilişkin olarak, Bakanlığımızca suç duyurusunda bulunulmuş ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma işlemlerine başlanmış, ancak Başsavcılığın 23.05.2022 tarihli kararı ile soruşturmanın işlemden kaldırılmasına kesin olmak üzere karar verilmiştir. Sakarya ve Amasya illerinde ise, Sinan GÜNDOĞDU'ya yönelik şiddet uygulandığına dair herhangi bir adli süreç tespit edilememiştir. Soru önergesinde bahsi geçen Abdülkerim MUSTİ'ye ilişkin olarak; Sakarya İl Müdürlüğüne bağlı Merkezde bakım ve koruma altında iken 26.04.2025 tarihi 23.30 sularında ateş, halsizlik, hırıltılı solunum ve genel durum kötülüğü sebebiyle saat 00.30 sularında Sadıka Sabancı Devlet Hastanesi Acil Servisine gönderildiği, burada gerekli tetkiklerin yapılmasının ardından engelliye pnomoni tanısı konulduğu ve bireyin Sakarya Eğitim Araştırma Hastanesi Acil Servisine sevk edildiği, yoğun bakıma alındığı, 30.04.2025 gününü 01.05.2025 gününe bağlayan gece yarısı 00.34'de ise organ yetmezliği tanısına bağlı olarak vefat ettiği ve hastanenin kayıtlarına da doğal ölüm olarak geçtiği, bu sebeple de herhangi bir adli sürecin başlatılmadığı anlaşılmıştır. Bakanlığımız tarafından başlatılan soruşturma neticesinde de iddiaların sübuta ermediği kanaati oluşmuştur. Öte yandan engelli bakım kuruluşlarında hizmet kalitesini artırmak amacıyla koruyucu ve önleyici politikalar hassasiyetle uygulanmakta ve takip edilmektedir. Ayrıca etkin bir denetim mekanizması ile kuruluşlar sürekli izlenmektedir. Özel Engelli Bakım Merkezleri, ilgili mevzuatın amir hükmü gereğince yılda en az iki kez Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri tarafından, iki yılda bir kez de Bakanlık Müfettişlerince denetlenmektedir. Bakanlığın yetkili personeli tarafından da yıl içerisinde denetimler yapılmaktadır. Bakanlığımız etkin bir denetim mekanizması oluşturmak amacıyla İl Müdürlükleri arasında çapraz denetim uygulaması da yaptırmakta; merkezler hakkında ulaşan ihbarlara istinaden ihbar denetimleri ve mesai dışı denetimler gerçekleştirilmektedir. Ayrıca İl Müdürlüklerimiz habersiz gerçekleştirdiği denetimlerde geçmişe dönük kamera kayıtları incelemesi yapmaktadır. Engelli bireylerin insan onuruna yakışır bir hizmet almasını temin etmek amacı ile her türlü çalışma gerçekleştirilmektedir. Sakarya Arifiye'de hizmet sunan bakım merkezimize açılışından itibaren Bakanlığımız merkez ve İl Müdürlüğü yöneticileri, Bakanlığımız müfettişleri, İl ve İlçe Mülki Amirleri (Kaymakam, Vali, Belediye Başkanları) tarafından resmi kayıtlara geçen toplamda en az 30'a yakın denetim ve ziyaret gerçekleştirilmiş olup resmi kayıtlara geçmeyen ziyaretler ve denetimlerle belirtilen sayıdan çok daha fazla kez denetim gerçekleşmiştir. Özel Amasya Tekin Engelli Bakım Merkezi son beş yıl içerisinde Bakanlığımızın ilgili birimleri tarafından toplam 22 kez denetlenmiştir. Denetimler sonucunda hizmetin sürekliliğini ve kullanıcı güvenliğini riske sokacak düzeyde bir eksiklik veya ihlal tespit edilmemiştir. Merkeze ilişkin Bakanlığımıza iletilen şikâyet başvuruları hakkında da gerekli inceleme ve değerlendirmeler yapılmıştır. Başvurular denetim ve inceleme süreçleriyle sonuçlandırılmış olup yapılan işlemler neticesinde herhangi bir olumsuzluk veya yaptırım gerektiren durumla karşılaşılmamıştır. Engelli bireylere yönelik bakım hizmetleri aile odaklı sosyal hizmet politikası doğrultusunda geliştirilmekte ve çeşitlendirilmektedir. Toplum temelli bakım anlayışı doğrultusunda; yatılı bakımın yanı sıra birey odaklı hizmet anlayışı ile engelli bireylerin kendi sosyal çevrelerinden ayrılmadan yaşamlarını sürdürmelerini sağlayan bakım hizmet modellerine ağırlık verilmektedir. Aile yanında bakımı desteklemek amacıyla evde bakım yardımı, sosyal yardım, gündüz bakım hizmetleri ve geçici misafir bakım hizmetleri birlikte ve birbirini tamamlayıcı şekilde bütünleşik olarak sunulmaktadır. Engelli bireylere yönelik aktif yaşam merkezleri ile engelli bireylerden ailesi yanında bakımı sağlananların ihtiyaçlarının giderilmesi ve ailelerin rahatlatılması, sosyal hayata aktif katılımlarının sağlanması hedeflenmektedir. Engelli bireylerin ailesi yanında çevresinden ayrılmadan bakımının gerçekleştirildiği tam veya yarı zamanlı olarak gündüz hizmet veren aktif yaşam merkezlerinde; engelli bireyin öz bakım ihtiyaçlarının karşılanmasının yanı sıra toplumsal hayata katılımlarını sağlamak üzere eğitim, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler yürütülmekte, ailelerine danışmanlık hizmeti verilmektedir. Haziran 2026 itibarıyla 148 gündüzlü bakım ve rehabilitasyon merkezinde 3.003 engelli bireye hizmet verilmektedir. Engelli bireylerin içinde yaşadıkları toplumla kaynaşmalarına yönelik olarak müstakil evlerde veya apartman dairelerinde yaşamaları ve toplumsal hayata aktif katılımlarının sağlanması amacıyla 2008 yılında açılmaya başlanan ev tipi sosyal hizmet kuruluşları olan umut evlerinde 42 ila 6 engelli bireyin bir evde bakım elemanının refakatinde, mesleki personelin gözetiminde bakım hizmeti almaları sağlanmaktadır. Haziran 2026 itibarıyla 145 Umut Evi bulunmaktadır. Bakım hizmetleri kapsamında; engelli bireylerin beslenmesi, tedavisi, korunması, temizliği gibi temel yaşam ihtiyaçları karşılanmakta iken rehabilitasyon hizmetleri kapsamında; engelli bireylerin halihazırda var olan ve geliştirilen yeteneklerinin ve becerilerinin korunması ile geliştirilmesi amacıyla sosyal, sportif, sanatsal, kültürel ve iş uğraşı faaliyetleri ile etkinlikler gerçekleştirilmektedir. Bakım sorumluluğu kapsamında ise engelli bireylerin tedavisine, tıbbi rehabilitasyonuna, özel eğitimine ve mesleki eğitimine, mesleki rehabilitasyonuna ve istihdamına ilişkin hizmetlerin, ilgili kurum ve kuruluşlardan alınmasına veya bu hizmetlerin ilgili kurum ve kuruluşların desteği ve yönlendirmesi ile iş birliği içinde birlikte sunulmasına çalışılmaktadır. Bakım hizmetinin kalitesinin artırılması ve iyileştirilmesi için toplu yaşam alanlarından ziyade insan onur ve haysiyetine yakışır modem fiziki yapılar sunan Engelsiz Yaşam Merkezleri Projesi dahilinde engelli bireylerin üçer kişilik 4 yatak odası, salon, oturma odası, mutfak, banyo ve tuvalet bölümlerinden oluşan toplam 12 kişilik müstakil, tek katlı ve bahçeli evlerin bir idari bina ile birlikte aynı bahçe içerisinde bulunduğu kampüslerde bakımına önem vererek ülke genelinde yaygınlaştırılmasına çalışılmaktadır. Haziran 2026 itibarıyla Bakanlığımıza bağlı 108 yatılı engelli bakım ve rehabilitasyon merkezinde 6.705 engelli bireye hizmet sunulmaktadır. 2026 yılının ilk altı ayında; 12-18 yaş özel gereksinimli bireyler ile 18 yaş ve üzeri zihinsel ve bedensel engelli bireylere yönelik 30 (otuz) kapasiteli olarak “Iğdır Engelli Aktif Yaşam Merkezi” hizmete açılmıştır. Engelli ve yaşlı bireylere yönelik olarak sunulan bakım hizmetlerinin; mahremiyet ve güvenlik ilkesine dayalı, kaliteli, sürdürülebilir, izlenebilir ve ölçülebilir şekillerde sunulmasına yönelik çalışmalar geliştirilerek sürdürülmektedir. Bu doğrultuda, engelli ve yaşlı bireylere yönelik uzun süreli bakım hizmeti veren kuruluşların öz değerlendirme süreçleri tamamlanarak Bakım Hizmetleri Kalite Standartları (BHKS) değerlendirme süreci başlatılmıştır. Haziran 2026 itibarıyla 392 engelli bakım, 259 yaşlı bakım olmak üzere toplam 651 bakım kuruluşunda kalite değerlendirmesi yapılmıştır. Engelli ve yaşlı bireylere bakım hizmeti sunulan kuruluşların kalite iyileştirme faaliyetleri; hizmet sunumunda aksaklıkların tespiti, tespit edilen bu aksayan yönlerin iyileştirilmesi için doğru yöntemlerin belirlenmesi, karar verme süreçleri ile iyileştirme için yapılması gereken iş ve faaliyetlerin yürütülmesinde gerekli metot, teknik veya araçların sistematik bir şekilde sürece bağlı kalarak uygulamasını içermektedir. Ayrıca; 0-3 yaş başta olmak üzere, 0-8 yaş arası gelişimsel riski veya engeli bulunan çocukların erken dönemde tespit edilmesi, izlenmesi ve aile temelli olarak desteklenmesi amacıyla Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Sistemi, bütüncül bir yaklaşımla Türkiye'de ilk kez pilot bir uygulama olarak 2025 yılında hayata geçirilmeye başlanmıştır. Sistem, çocukların gelişimsel ihtiyaçlarının erken dönemde belirlenmesini ve ailelerin sürecin aktif bir paydaşı olarak güçlendirilmesini esas almaktadır. Bakanlığımız 2024-2025 Yatırım Programı'na alınarak başlatılan uygulama; Bakanlığımız tarafından, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı koordinasyonunda, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı iş birliğiyle ve UNICEF'in teknik desteğiyle yürütülmektedir. Bu çerçevede, pilot uygulama için belirlenen 4 ilde (Ankara, Bursa, Kahramanmaraş, Mersin) bulunan gündüzlü bakım, rehabilitasyon ve aile danışma merkezlerinde Haziran 2025 itibarıyla Erken Çocukluk Gelişimi Birimleri oluşturularak pilot uygulamaya başlanmıştır. Bu birimlerde, erken çocukluk döneminde gelişimsel bir değerlendirme aracı olan Gelişimsel İzleme ve Destekleme Rehberi (GİDR) kullanılarak yapılan gelişimsel değerlendirme sonucunda, çocuklara yönelik bireysel bakım planları oluşturularak çocukların izlem ve takibi sağlanmaktadır. Bu birimlerde görevli personele ulusal ve uluslararası uzmanlar tarafından düzenli olarak erken çocukluk dönemine ilişkin çeşitli eğitimler verilmekte ve süpervizyon desteği sağlanmaktadır. Sistemin yaygınlaştırılmasına ilişkin çalışmalar çerçevesinde, 2026 yılında Batman ve Konya olmak üzere iki yeni pilot il uygulamaya dâhil edilmiştir.

Asıl belge: cevap PDF'i ↗

Benzer sorular

Kaynak: TBMM önerge kaydı ↗. Hata bildir