İçeriğe geç
MECLİSGenel Kurul'un son durumu içinBugün sayfası →
Yazılı soru önergesi · 7/49077 · 7 Eylül 2026

Suriye'nin kuzeyinde Türkiye tarafından kurulan yükseköğretim kurumlarının kapatılacağı iddiasına ilişkin

Muhatap: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz

Süresinde cevaplandı

Önergenin metni

Aşağıda yer alan soruların, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 96. ve 99. Maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını talep ederim.

Gerekçe

Eylem Ertuğ ERTUĞRUL Zonguldak Milletvekili Türkiye Cumhuriyeti tarafından Suriye'nin kuzeyinde istikrar, kamu düzeni ve kurumsallaşmaya katkı sunmak amacıyla 2021 yılı Şubat ayında Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararları doğrultusunda Sağlık Bilimleri Üniversitesi'ne (SBÜ) bağlı Çobanbey Tıp Fakültesi ve Çobanbey Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ile Gaziantep Üniversitesi”ne bağlı Afrin Eğitim Fakültesi, Azez İslami İlimler Fakültesi ve El-Bab İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi gibi yükseköğretim birimleri kurulmuş ve faaliyete geçirilmiştir. Buna karşın, Şam yönetimiyle yürütülen diplomatik temaslar kapsamında, söz konusu birimlerin kapatılmasının gündeme geldiği, Nisan 2026'da bu yönde bir karar alındığı ancak sonrasında askıya alındığı basına ve kamuoyuna yansımıştır. Akabinde 6 Ağustos 2026 tarihinde Şam'da "Türkiye-Suriye Üniversitesi" kurulmasına yönelik bir mutabakat imzalandığı kamuoyuna duyurulmuştur. Son olarak 12 Ağustos 2026 tarihinde basında yer alan haberlerde Çobanbey Tıp Fakültesi ve SHMYO'daki eğitim faaliyetlerinin sona erdirileceği bilgisi paylaşılmıştır. Bu kapsamda akademik görevlendirmelerin durdurulduğu da gelen bilgiler arasındadır. “Alınan planlama kararlarına göre, Halep ve çevresinde Gaziantep Üniversitesine bağlı olarak eğitim veren Afrin Eğitim Fakültesi, Azez İslami İlimler Fakültesi ve El Bab İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinin bu akademik yıl içinde tamamen kapatılması öngörülüyor. Öte yandan Sağlık Bilimleri Üniversitesi şubesine bağlı Çobanbey Tıp Fakültesi ve Sağlık Meslek Yüksekokulunun ise bu yıldan itibaren yeni öğrenci alımını durdurması, mevcut öğrencilerin mezuniyetinin ardından kapılarına kilit vurması kararlaştırıldı. Beş yıldır eğitim öğretime devam eden ve hazırlık sınıfıyla birlikte 600'e yakın öğrencisi bulunan tıp fakültesinde, bazı öğrencilerin Suriye'deki diğer üniversitelere yatay geçişle nakledilmesi de formüller arasında yer alıyor” ifadeleri kullanılmıştır. Ancak Çobanbey Tıp Fakültesi 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenci kaydı alacağına dair ilan paylaşmıştır. Kapatılma kararları, öğrencilerin diplomaları, yatay geçiş hakları ve görevli personelin durumu hakkında kamuoyuna ve öğrencilere şeffaf bir bilgilendirme yapılmaması karmaşaya yol açmaktadır. Bölgede yürütülen diplomatik ve stratejik süreçlerin yükseköğretim politikalarına ve sahadaki kazanımlara etkisi kamuoyunda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.

Sorular

  1. Çobanbey Tıp Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ile Gaziantep Üniversitesi'ne bağlı Aftin, Azez ve El-Bab'daki fakülte ve meslek yüksekokullarının kapatılması/devredilmesi yönünde alınmış resmi bir YÖK ve Bakanlık kararı bulunmakta mıdır?
  2. Kapatılma/eğitimi sonlandırma yönünde tasarrufta bulunulmasına rağmen Çobanbey Tıp Fakültesi ve diğer birimlerin 2026-2027 eğitim-öğretim dönemi için öğrenci almaya devam etmesinin gerekçesi nedir?
  3. Yeni kayıt yaptıran ve hâlihazırda eğitim gören öğrencilerin akıbeti ne olacaktır?
  4. 6 Ağustos 2026 tarihinde Şam'da imzalandığı belirtilen Türkiye-Suriye Üniversitesi Mutabakatı'nın diplomatik ve siyasi çerçevesi nedir?
  5. Bu mutabakat, Suriye'nin kuzeyindeki güvenli bölgelerde açılmış olan Türk fakülte ve yüksekokullarının kapatılmasını veya statü devrini şart koşmakta mıdır?
  6. Suriye'nin kuzeyinde Türkiye Cumhuriyeti'nin güvenliğini sağladığı bölgelerde faaliyet gösteren fakültelerin statüsünün, Şam yönetimiyle yürütülen doğrudan diplomatik müzakerelerde bir ön şart veya pazarlık unsuru haline getirildiği iddiaları doğru mudur?
  7. Şam'da kurulması hedeflenen ortak üniversite ile Suriye'nin kuzeyinde kapatılması gündemde olan Türk fakülteleri arasında idari, akademik veya fiziksel bir devir/entegrasyon bağı bulunmakta mıdır?
  8. Bu kararlar neden şeffaf bir şekilde kamuoyuna ve ilgili öğrencilere resmen duyurulmamıştır?
  9. Basında yer alan bilgilere göre öğrencilerin "Suriye bünyesindeki eşdeğer okullara yatay geçişle aktarılması" öngörülmektedir. Türkiye Cumhuriyeti müfredatına ve YÖK standartlarına güvenerek kayıt yaptıran öğrencilerin denklik, diploma geçerliliği ve eğitim hakları nasıl korunacaktır?
  10. Bahse konu fakültelerde görev yapan ve görevlendirmeleri aniden iptal edilen Türk akademisyen, hekim ve idari personelin özlük hakları, güvenlikleri ve Türkiye'deki kadro/görevlendirme süreçleri nasıl düzenlenecektir?
  11. Şam'da kurulması planlanan Türkiye-Suriye Üniversitesi'nin fiziki, idari ve mali altyapısı için Türkiye Cumhuriyeti bütçesinden ve kamu kaynaklarından harcama yapılması planlanmakta mıdır?
  12. Planlanıyorsa öngörülen toplam maliyet ve bütçe büyüklüğü ne kadardır?
  13. Bölgede Türkiye'nin mevcudiyeti ve kurumsal yatırımlarıyla inşa edilen fakülte ve sağlık tesislerinin yerel halk, muhalif unsurlar ve sahadaki genel güvenlik dengeleri üzerindeki diplomatik yansımaları analiz edilmiş midir?
  14. Suriye'de fakülte ve yüksekokul kurma kararı ile Türkiye Suriye'de kalıcı olma niyetini mi ortaya koymaktadır?
  15. Ortak bir üniversite kurma kararının bölgede faaliyet gösteren terör örgütlerinin varlıklarına son vermeleriyle bir ilgisi var mıdır?

Metin TBMM'deki taranmış önergeden otomatik okunmuş (OCR) ve bölümlere ayrılmıştır; küçük okuma hataları olabilir. Asıl belge: önerge PDF'i ↗.

Benzer sorular

Kaynak: TBMM önerge kaydı ↗. Hata bildir