İçeriğe geç
MECLİSGenel Kurul'un son durumu içinBugün sayfası →
Yazılı soru önergesi · 7/49092 · 8 Eylül 2026

Adana'da adli kontrol yükümlülüğü kapsamında imza vermek üzere karakola giden bir kişinin hak ihlaline maruz bırakıldığı iddiasına ilişkin

Muhatap: Adalet Bakanı Akın Gürlek

Cevap süresi devam ediyor

Önergenin metni

Aşağıda belirtilen sorularımın Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek tarafından © Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İç Tüzüğünün 96'ıncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Gerekçe

Mesut DOĞAN Ankara Milletvekili Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 24. maddesi “Herkes, vicdan, dini inanç ve kandat hürriyetine sahiptir ” hükmüyle inanç özgürlüğünü en üst düzeyde güvenceye bağlamakta; 17. maddesi ise “Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir muameleye veya cezaya tabi tutulamaz” diyerek kişi dokunulmazlığını ve onurunu koruma altına almaktadır. Kamuoyuna yansıyan vahim iddialara göre; Gazze'deki soykırım, ABD ve NATO politikalarına yönelik eleştirileri ve Filistin dayanışma faaliyetleri nedeniyle gözaltına alınıp 4 gün gözaltında tutulduktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılan aktivist Fevziye Şenoğlu, adli kontrol yükümlülüğü (imza işlemi) kapsamında 1 Eylül akşamı Adana'da Şehit Mustafa Sarı Polis Merkezi'ne gitmiştir. İmza işlemleri sırasında kolluk personeli tarafından Fevziye Şenoğlu'ndan başörtüsünü açarak fotoğraf çektirmesi istenmiştir. Şenoğlu'nun inancı gereği bu hukuka aykırı ve insan onurunu incitici dayatmaya itiraz etmesi üzerine, kendisi bir kadın polis tarafından ayrı bir odaya alınmış ve başörtüsünü çıkarması yönünde baskıya maruz bırakılmıştır. Şenoğlu'nun itirazlarını sürdürmesi karşısında görevli memurlarca “Savcı demişse bizim için iş bitmiştir, mecbursunuz” denilerek uygulamanın savcılık talimatı olduğu iddia edilmiştir. Hukuk devletinde adli kontrol (imza) süreçleri, şüphelinin kaçmasını engellemeye yönelik şekli bir denetim mekanizmasıdır. CMK m. 81 uyarınca fiziksel kimlik tespiti (fotoğraf vb.) ancak zorunlu hallerde, ölçülülük ilkesi gözetilerek ve temel hak ile hürriyetleri ihlal etmeyecek usullerle yapılabilir. Hiçbir adli mercinin veya kolluk amirinin, inancı gereği başörtüsü takan bir vatandaşa mevzuata ve insan onuruna aykırı biçimde “başını açma zorunluluğu” dayatma yetkisi bulunmamaktadır. Türkiye'nin geçmişindeki hukuksuz “ikna odası” pratiklerini çağrıştıran bu muamele, kamu vicdanını derinden yaralamıştır. Mesut DOĞAN Ankara Milletvekili . Filistin aktivisti Fevziye Şenoğlu'nun adli kontrol imza yükümlülüğü sırasında

Sorular

  1. kendisinden “başörtüsünü açarak fotoğraf çektirmesi” talebinde bulunulmuş mudur?
  2. . Karakolda görevli memurların iddia ettiği gibi, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı veya soruşturma savcısı tarafından Fevziye Şenoğlu'nun “başörtüsüz fotoğrafının alınması” yönünde yazılı veya sözlü herhangi bir talimat verilmiş midir?
  3. . Böyle bir savcılık talimatı mevcut ise; Anayasa'nın 24. maddesiyle korunan din ve vicdan hürriyeti ile AİHS hükümleri açıkça ihlal edilerek verilen bu talimatın yasal dayanağı nedir?
  4. . Soruşturmayı yürüten savcılık tarafından böyle bir talimat verilmemişse; savcılık adını kullanarak hukuka aykırı keyfi emir ve dayatmada bulunan, baskı uygulayan kolluk görevlileri hakkında Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri (görevi kötüye kullanma, inanç özgürlüğünün engellenmesi) kapsamında resen bir adli soruşturma başlatılmış mıdır?
  5. . Adli kontrol altında bulunan yurttaşların periyodik imza işlemleri sırasında fotoğraf çekimi veya kimlik tespiti yapılmasına ilişkin Bakanlığınızın veya ilgili başsavcılıkların standart bir genelgesi/talimatı var mıdır?
  6. Varsa, başörtülü kadın yurttaşların dini inanç ve hassasiyetlerini gözeten açık bir koruyucu düzenleme bulunmakta mıdır?
  7. . Şenoğlu'nun bu dayatmayı reddederek tutanak tutulmasını talep etmesi karşısında bir işlem yapılmış mıdır?
  8. Karakoldaki güvenlik kamerası görüntüleri ve tutanaklar adli inceleme için güvence altına alınmış mıdır?
  9. . Türkiye'de 28 Şubat zihniyetini andıran, başörtülü kadınların karakollarda ayrı odalara çekilerek başörtülerini açmaya zorlandığı bu tür haysiyet kırıcı uygulamaların önlenmesi amacıyla Bakanlığınızca adli teşkilat ve bağlı birimlere yönelik acil bir uyarı yazısı veya teftiş mekanizması işletilecek midir?

Metin TBMM'deki taranmış önergeden otomatik okunmuş (OCR) ve bölümlere ayrılmıştır; küçük okuma hataları olabilir. Asıl belge: önerge PDF'i ↗.

Benzer sorular

Kaynak: TBMM önerge kaydı ↗. Hata bildir