İçeriğe geç
MECLİSGenel Kurul'un son durumu içinBugün sayfası →
Yazılı soru önergesi · 7/49790 · 29 Eylül 2026

Diyarbakır'ın Dicle ilçesinde cinsel istismar iddialarına konu olan bir kurumun denetimine ilişkin

Muhatap: İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi

Cevap süresi devam ediyor

Önergenin metni

. 49790 Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Mustafa ÇİFTÇİ tarafından Anayasa'nın 98*inci ve TBMM iç tüzüğünün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını izlem Türkiye'de çocuk istismarı vakalarına maalesef ki her gün bir yenisi eklenmekte; çoğ arz ederim.

Gerekçe

ları her türlü ihmal ve istismardan korumakla yükümlü kurumların ve mekanizmaların ise çoğu zaman ancak istismar gerçekleştikten sonra devreye girdiği görülmektedir. Çocukların maruz bırakıldığı cinsel istismar vakaları çoğu zaman yalnızca bireysel bir suç öyküsü olarak ele alınmakta; istismarın gerçekleşmesini mümkün kılan veya olayın daha önce fark edilmesine rağmen önlenmesini sağlayamayan kurumsal eksiklikler ise görünmez kalmaktadır. Oysa çocukların korunması, yalnızca istismar gerçekleştikten sonra adli sürecin başlatılmasıyla sınırlı değil bilakis çok daha öncesinde başlamak zorundadır. Çocukların bulunduğu ortamlardaki risklerin önceden tespit edilmesi, ihmal ve istismar iddialarının zamanında bildirilmesi ve gerekli koruyucu, destekleyici tedbirlerin gecikmeksizin uygulanması kamu otoritesinin temel sorumluluklarındandır. Diyarbakır'ın Dicle ilçesinde faaliyet gösteren bir medresede çocuklara yönelik cinsel istismar iddialarının gündeme gelmesi, çocukların bulunduğu kurum ve yapılarda çocukları korumaya yönelik mekanizmaların nasıl işletildiği ve ilgili kamu kurumlarının bu alandaki sorumluluklarını ne ölçüde yerine getirdiği sorularını yeniden gündeme getirmiştir. Söz konusu olayda bir çocuğa yönelik cinsel saldırı girişiminin yanı sıra, aynı yerde bulunan başka çocukların da istismara maruz bırakıldığı ve bazı kişilerin bu durumdan daha önce haberdar olduğu yönündeki iddialar, çocuklara yönelik suçların önlenmesi bakımından kolluğun yalnızca suç gerçekleştikten sonra devreye girmesinin yeterli olmadığını hatırlatmaktadır. Zira çocukların maruz bırakıldığı veya maruz bırakılma riski taşıdığı ihbar ve bildirimlerin zamanında değerlendirilmesi, gerekli adli ve idari işlemlerin başlatılması ve çocukların yeniden istismara maruz bırakılmasını önleyecek tedbirlerin alınması gerekmektedir. Ayrıca çocukların bulunduğu ve eğitim aldığı bu yapının hangi hukuki statüyle faaliyet gösterdiği, kim tarafından işletildiği, hangi kamu kurumlarının bilgisi ve denetimi dahilinde olduğu ve bugüne kadar herhangi bir denetime tabi tutulup tutulmadığı da açığa çıkarılmalıdır. Nitekim çocukların bulunduğu bir yapının uzun süre faaliyet yürütmesine rağmen çocukların korunmasına ilişkin herhangi bir denetim mekanizmasının işletilmediğine dair dile getirilen ciddi iddialar, başlı başına araştırılması gereken bir durumdur. Bu bağlamda;

Sorular

  1. Diyarbakır'ın Dicle ilçesinde “Şeyh Selahaddin Efendi İrşad ve Tebliğ Medresesi” adıyla faaliyet gösteren yapı hangi gerçek veya tüzel kişi tarafından, hangi hukuki statüyle ve hangi isim altında işletilmektedir?
  2. Söz konusu yapı bir dernek, vakıf veya başka bir tüzel kişilik bünyesinde faaliyet gösteriyorsa bağlı olduğu tüzel kişiliğin adı ve faaliyet alanı nedir?
  3. Söz konusu yapı veya bağlı bulunduğu kişi/tüzel kişilik hakkında İçişleri Bakanlığı, Diyarbakır Valiliği, Dicle Kaymakamlığı veya ilgili mülki idare birimlerinin kayıtlarında herhangi bir izin, bildirim, başvuru, denetim veya başka bir idari işlem bulunmakta mıdır?
  4. Çocukların eğitim gördüğü ve/veya barındığı söz konusu yapı, bugüne kadar İçişleri Bakanlığı veya mülki idare amirlikleri tarafından herhangi bir denetime tabi tutulmuş mudur?
  5. Tutulduysa denetimlerin tarihleri, kapsamı ve sonuçları nelerdir?
  6. Bu kuruluşun faaliyetleri ve çocukların bulunduğu söz konusu yapıdaki faaliyetleri ilgili mevzuat kapsamında denetlenmiş midir?
  7. Denetlenmişse çocukların güvenliği, barınma koşulları ve istismar riskleri bakımından herhangi bir değerlendirme yapılmış
  8. Söz konusu medresenin Diyanet İşleri Başkanlığı, il veya ilçe müftülükleriyle herhangi bir izin, kayıt, faaliyet, personel görevlendirmesi, eğitim veya denetim ilişkisi bulunmakta mıdır?
  9. Varsa bu ilişkinin hukuki dayanağı ve kapsamı nedir?
  10. Medresede çocukların eğitim gördüğü veya barındığı yönündeki faaliyetler ilgili kamu kurumlarının bilgisi dahilinde ise, çocukların hangi koşullarda bu yapıda bulunduğuna ve yapının çocuklarla çalışmaya ilişkin herhangi bir izin veya yeterliliğe sahip olup olmadığına dair bir inceleme yapılmış mıdır?
  11. . Olaydan önce söz konusu medresede çocukların istismara maruz bırakıldığı yönündeki iddiaların kolluk birimlerine, mülki idare amirliklerine veya diğer kamu kurumlarına bildirilip bildirilmediği araştırılmış mıdır?
  12. Bildirim yapılmışsa bu bildirimler karşısında hangi işlemler gerçekleştirilmiştir?
  13. . Dicle'de daha önce gündeme gelen çocuk istismarı vakaları ile mevcut olay birlikte değerlendirildiğinde, çocukların bulunduğu yapıların denetimi ve çocukların korunması bakımından ilçede herhangi bir risk değerlendirmesi veya kurumlararası inceleme yapılmış mıdır?
  14. . Söz konusu yapı veya bağlı bulunduğu kişi ve kuruluşların çocukların bulunduğu faaliyetlerinin hangi kamu kurumunun denetim alanında olduğu konusunda herhangi bir idari boşluk bulunmakta mıdı?
  15. Mevcut mevzuat kapsamında bu yapıların çocukların her türlü ihmal ve istismardan korunması bakımından denetlenmesini sağlayacak mekanizmaların güçlendirilmesine yönelik Bakanlığınızca yürütülen bir çalışma var mıdır?

Metin TBMM'deki taranmış önergeden otomatik okunmuş (OCR) ve bölümlere ayrılmıştır; küçük okuma hataları olabilir. Asıl belge: önerge PDF'i ↗.

Benzer sorular

Kaynak: TBMM önerge kaydı ↗. Hata bildir