İçeriğe geç
MECLİSGenel Kurul'un son durumu içinBugün sayfası →
Yazılı soru önergesi · 7/49799 · 25 Eylül 2026

2026 yılı mazerete bağlı yer değiştirme sürecinde mazereti kabul edildiği hâlde kontenjan sınırı nedeniyle tayini gerçekleşmeyen öğretmenlere ilişkin

Muhatap: Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin

Cevap süresi devam ediyor

Önergenin metni

Aşağıda belirtilen sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf TEKİN tarafından Anayasa'nın 98'inci TBMM İçtüzüğün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Gerekçe

eZban KONUKÇU © İstanbul Milletvekili Bakanlığınız bünyesinde yürütülen mazerete bağlı yer değiştirme (eş durumu, sağlık, can güvenliği, engellilik ve diğer mazeretler ) süreçlerinde, Yönetmelik ve duyurular kapsamında haklı ve belgelenmiş mazeretleri idare tarafından resmen kabul edilen çok sayıda eğitim emekçisinin ataması "kontenjan yetersizliği" gerekçesiyle gerçekleştirilmemiş, özellikle anayasal hak olan sağlık ve can güvenliği mazeretlerinin dahi kontenjan engeline takılması hak ihlallerine varan ciddi mağduriyetler yaşanmasına neden olmuştur. Bakanlık tarafından geçerli kabul edilen bir mazeretin, öğretmenin yaşamında fiilen herhangi bir karşılık bulmaması, basit bir atama sorunu olarak değerlendirilemez. Özellikle aile birliği mazereti bakımından öğretmenler, eşleri ve çocuklarıyla aynı şehirde yaşayabilmek için yıllardır farklı atama dönemlerini beklerken, mazeretleri kabul edildiği hâlde kontenjan yetersizliği nedeniyle atanmadıklarında ise ailelerinden ayrı yaşamaya devam etmek zorunda bırakılmaktadırlar. Bu durum aile bütünlüğünü zedelemekte, öğretmenlerin ekonomik ve sosyal yüklerini ağırlaştırmakta ve eğitim emekçilerinin çalışma koşullarının yanı sıra aile yaşamlarını da doğrudan etkilemektedir. Sağlık ve can güvenliği mazeretlerinde ise ortaya çıkan tablo çok daha ağır sonuçlar doğurabilmektedir. Sağlık gerekçesiyle başka bir yerde görev yapmak isteyen veya can güvenliği nedeniyle bulunduğu yerden ayrılması gereken bir öğretmene “mazeretiniz geçerli, ancak kontenjan yok” denilmesi, mazeretin hukuken tanınması ile fiilen karşılanması arasındaki ciddi çelişkiyi ortaya koymaktadır. Özellikle can güvenliği ve sağlık gibi doğrudan kişinin yaşam ve güvenlik koşullarıyla ilgili mazeretlerde, salt kontenjan yetersizliği gerekçesine sığınılarak çözüm üretilmemesi, Bakanlığın öngörüsüz ve yetersiz personel planlamasının ağır sonuçlarını eğitim emekçilerine yüklediğini göstermektedir. Öte yandan, mazeret ataması bekleyen ve mazereti kabul edilen eğitim emekçilerinin ataması için “kontenjan yok” denilerek talepleri karşılanmazken ve geçmiş dönemlerde mağduriyetlerin giderilmesinde kullanılan İVİlçe Emri gibi mekanizmalar devre dışı bırakılmışken, sürecin hemen ardından yeni isteğe bağlı yer değiştirme süreçlerinin yürütülmesi ise (kadro planlamasının kamu yararı ve emekçilerin lehine değil, bürokratik bir dayatmayla yönetildiğini ortaya koymuştur. Bakanlığın uyguladığı kontenjan kısıtlaması ve İVİlçe Emri mekanizmasının devre dışı bırakılmasına ilişkin olarak eğitim alanında örgütlü sendikalar ve meslek örgütleri de çeşitli açıklamalarda bulunarak; âile birliği ve sağlık mazeretlerinin idarenin lütfu değil, kamu yönetiminin gözetmekle yükümlü olduğu hak ve sorumluluk alanları olduğunu, Bakanlığın kadro planlamasındaki eksikliklerin eğitim emekçilerine yüklenemeyeceğini açıkça vurgularken, uygulama neticesinde mağdur edilen binlerce eğitim emekçisi ve yakınları da seslerini duyurabilmek amacıyla sosyal medya platformlarında geniş kapsamlı bir eylemlilik süreci yürütmüştür. 'İVİlçe Emri' talebiyle yürütülen bu eylemlerde 1 milyona yakın paylaşım yapılmış; eğitim emekçileri yaşadıkları ailevi, psikolojik ve ekonomik sorunları kamuoyuyla paylaşmak zorunda bırakılmıştır. Ancak kamuoyunda bu kadar büyük bir toplumsal yankı oluşmasına rağmen idarenin tek taraflı dayatmaları; sendikaların, kamuoyunun ve öğretmenlerin ortak taleplerini yok saymaktadır. Anayasa'nın 41. maddesi ailenin huzur ve refahı ile özellikle çocukların korunmasını devlete görev olarak yüklerken, 657 sayılı Kanun ve ilgili atama-yer değiştirme yönetmeliği de mazeret durumlarını açıkça tanımaktadır. Buna rağmen idarenizce, norm kadro planlamasındaki yetersizlikler ve yıllardır biriken yapısal sorunlar öğretmenlerin, eşlerinin ve çocuklarının üzerine yıkılmakta, aile bütünlüğü, sağlık hakkı ve temel yaşam düzeni yok sayılmaktadır. Mazereti kabul edilen bir öğretmene çözüm üretmek Bakanlığın sorumluluğudur. Eğitim emekçilerini aileleriyle birlikte yaşamak, sağlıklarını korumak ya da güvenli bir ortamda çalışmak arasında tercihe zorlayan bu atama politikası, Bakanlığınızın kamu hizmetini sosyal devlet anlayışı ve kamusal sorumluluk temelinde yürütmek yerine bürokratik bir dayatmaya dönüştürmesi anlamına gelmektedir. Eğitim emekçilerinin anayasal haklarının, idarenin öngörüsüz ve yetersiz personel planlamasının sonuçlarına terk edilmesi, sosyal devletin gerektirdiği kamusal sorumluluğun yerine getirilmemesidir. Eğitimi bir maliyet unsuru olarak gören, esnek ve güvencesiz çalışma rejimini derinleştiren bu anlayıştan derhal vazgeçilmeli; mazereti kabul edilen tüm eğitim emekçilerinin atamaları İl/İlçe Emri veya ek kontenjan tanımlamalarıyla derhal sağlanmalıdır. Bu bağlamda;

Sorular

  1. 2026 yılı iller arası mazerete bağlı yer değiştirme sürecinde aile birliği, sağlık ve can güvenliği mazeretleri kabul edildiği hâlde kontenjan yetersizliği nedeniyle ataması gerçekleştirilmeyen öğretmen sayısı nedir?
  2. Bu öğretmenlerin il, branş ve mazeret türlerine göre dağılımı nedir?
  3. Geçmiş yıllarda mazeret atamalarında mağduriyet yaratmamak adına uygulanan ek başvuru veya "İVİlçe Emri" olanaklarının bu dönem kapatılmasının ve öğretmenlerin belirsizliğe terk edilmesinin somut gerekçesi nedir?
  4. 2026 yılı mazerete bağlı yer değiştirme sürecinde kontenjan bulunmadığı gerekçesiyle atanmayan öğretmenlerin başvurduğu il, ilçe veya branşlarda, daha sonraki isteğe bağlı yer değiştirme döneminde kontenjan açılmış mıdır?
  5. Açılmışsa bu kontenjanların il, ilçe ve branş bazındaki sayısı ve aynı kadroların mazeret atamalarında neden değerlendirilmediğine ilişkin Bakanlığınızın açıklaması nedir?
  6. Mazeret atamaları ile isteğe bağlı atamalar arasında kontenjanların kullanımına ilişkin bir önceliklendirme kriteri bulunmakta mıdır?
  7. Mazereti kabul edilmiş öğretmenlerin, isteğe bağlı yer değiştirme taleplerine kıyasla öncelikli değerlendirilmesini sağlayan herhangi bir uygulama mevcut mudur?
  8. Mazereti kabul edilen öğretmenlerin tayin talepleri "kontenjan yok" denilerek karşılanmazken, hemen ardından ilan edilen ikinci isteğe bağlı yer değiştirme sürecinde hangi norm kadrolar tercihe açılmıştır?
  9. Mazeret ataması yapılmayan branş ve bölgelerde isteğe bağlı atamalar için kontenjan tanımlanmasının hukuki ve kamusal gerekçesi nedir?
  10. Bakanlığınızca norma kadro ve öğretmen ihtiyacı verileri ile mazerete bağlı yer değiştirme kontenjanları arasında nasıl bir planlama yapılmaktadır?
  11. Öğretmen ihtiyacı bulunduğu hâlde mazeret ataması için kontenjan açılmayan il, ilçe veya eğitim kurumları bulunmakta mıdır?
  12. Sağlık ve can güvenliği mazereti Bakanlık tarafından kabul edildiği hâlde ataması gerçekleştirilemeyen öğretmenler bakımından, mazeretin niteliğini ve ortaya çıkabilecek riskleri dikkate alan öncelikli veya istisnai bir yer değiştirme mekanizması bulunmakta mıdır?
  13. Bulunmaktaysa bugüne kadar kaç öğretmen bu kapsamda değerlendirilmiştir; bulunmamakta ise neden oluşturulmamıştır?
  14. Özellikle zorunlu hizmet yükümlülüğü bulunan çalışanların aile birliği, sağlık ve diğer mazeretleri nedeniyle yer değiştirmelerine ilişkin uygulamalar dikkate alındığında; Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan öğretmenlerin aynı nitelikteki mazeretlerinin kontenjan yetersizliği gerekçesiyle karşılanmamasının dayanağı nedir?
  15. Mazeret ataması yapılmayan eğitim emekçileri ve ailelerinin, anayasal haklarını talep etmek adına sosyal medya platformlarında gerçekleştirdiği ve paylaşımları 1 milyona ulaşan kitlesel eylemlilikler ile yükselttiği 'İVİlçe Emri' talebi Bakanlığınızca bilinmekte midir?
  16. Yüz binlerce insanın bu meşru ve insani taleplerine karşı Bakanlığınız bir adım atmayı düşünmekte midir?
  17. Eğitim alanında faaliyet yürüten sendikaların ve sivil toplum kuruluşlarının 'İVİlçe Emri' uygulanması ve mazereti kabul edilen öğretmenlerin atamalarının yapılması yönündeki kurumsal çağrı ve talepleri Bakanlığınızca değerlendirmeye alınacak mıdır?
  18. Mazereti kabul edilen ancak kontenjan yetersizliği nedeniyle atanamayan öğretmenlerin her atama döneminde yeniden mağduriyet yaşamalarını önlemek amacıyla, aile birliği, sağlık ve can güvenliği mazeretlerini fiilen karşılayacak kalıcı bir yer değiştirme mekanizması oluşturulmasına yönelik bir mevzuat çalışması yürütülmekte midir?

Metin TBMM'deki taranmış önergeden otomatik okunmuş (OCR) ve bölümlere ayrılmıştır; küçük okuma hataları olabilir. Asıl belge: önerge PDF'i ↗.

Benzer sorular

Kaynak: TBMM önerge kaydı ↗. Hata bildir