Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
Sinema, bir toplumun yaşam biçimini, tarihsel kınimalarını, hayallerini ve acılarını
yansıtan güçlü bir görsel anlatım aracıdır. Türkiye'de sinema, yalnızca bir sanat üretimi değil,
aynı zamanda halkın sesini duyurabildiği, toplumsal sorunları tartışabildiği bir ifade zemini
olmuştur. 1948 tarihli ilk "Sinema Filmlerinin Kontrolüne Dair Nizamname"den başlayarak,
zamanla sinemayı şekillendiren çeşitli yasal düzenlemeler yapılmış; ancak bu alanda sistemli
ve kalıcı bir kültürel koruma politikası yeterince oluşturulamamıştır.
Özellikle 1960'lı ve 70'li yıllarda Yeşilçam'm altın çağında, sinema halkla daha güçlü
bir bağ kurmuş; köyden kente göç, feodal yapının çözülmesi, toprak reformu tartışmaları,
işçilerin sımf mücadelesi ve kadımn toplumsal konumu gibi önemli meseleler perdeye
taşınmıştır. Metin Erksan, Lütfı Akad, Halit Refığ, Ertem Eğilmez, Atıf Yılmaz gibi usta
yönetmenler, sinemayı dönemin toplumsal adaletsizliklerini, köylü yoksulluğunu ve kentsel
dönüşümün yarattığı travmaları belgeleyen bir aynaya dönüştürmüşlerdir. Yılmaz Güney'in
"Umut", "Sürü" ve "Yol" gibi eserleri, sinemamızda eşitlik, özgürlük ve toplumsal vicdan
temasını en çıplak haliyle ortaya koymuş; onun kamerası yoksulların, topraksız köylülerin ve
ezilenlerin adalet arayışına tamklık etmiştir.
Bu filmler, yalnızca bireysel hikâyeleri değil, bir dönemin sımfsal çelişkilerini, işçi
grevlerini, köylülerin toprak mücadelesini ve halkın özgürlük arayışını tüm dünyaya
anlatmıştır. Ancak bu güçlü birikimi sistemli bir şekilde koruyacak, belgeleyip gelecek
kuşaklara aktaracak bir yapının eksikliği hâlen sürmektedir. Türkiye sineması, senaryo
taslaklanndan film afişlerine; yönetmen defterlerinden kamera ekipmanlarına; sansür kurulu
belgelerinden set fotoğraflarına kadar geniş bir arşiv potansiyeline sahip olsa da, bu
materyallerin önemli bir bölümü ya kişisel koleksiyonlarda dağımk durumdadır ya da zamanla
yok olma tehlikesi altındadır.
Bu Kanun Teklifiyle, Türk sinema tarihine ait belge, görsel ve fiziksel materyallerin
düzenli şekilde arşivlenmesi, bu arşivin öğrencilere, akademisyenlere, sanatçılara ve topluma
açık bir kaynak olarak sunulması, sinemamızm toplumsal boyutlarıyla birlikte geçirdiği
dönüşümlerin kayıt altına alınması ve Türk Sinema Tarihi ve Sinema Müzesi'nin kurulması
hedeflenmektedir.
Sinemamız; işçi grevlerini, topraksız köylülerin umudunu, kadımn Özgürleşme
mücadelesini, kentsel dönüşümün yarattığı sosyo-ekonomik adaletsizlikleri beyazperdeye
taşıyarak büyük bir toplumsal aydınlanma işlevi görmüştür. Bu işlevin kavranması ve
yaşatılması yalnızca geçmişi onurlandırmakla kalmayacak; aym zamanda toplumsal hafızamıza
sahip çıkmamıza ve kültür politikalanmızm demokratikleşmesine katkıda bulunacaktır.
Sinema tarihimizin bu zengin birikimini sahiplenmek; sanatı, toplumsal adalet, eşitlik
ve Özgürlük mücadelelerinin bir yansıması olarak korumak, hem kültürel mirasımıza hem de
ortak vicdanımıza sahip çıkmak anlamına gelmektedir. Bu Kanun
sîîlemamızın
belleğini kurumsal bir yapıya kavuşturarak, sanatla halk arasmdakr^^^^M^dıım
entelektüel dinamizmi beslemeyi ve Türkiye'nin kültürel tarihine ışık tuŞfeylİıed^eı^eAdir.
'i?;