Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
Diyarbakır'ın Lice ilçesine bağlı Abalı Mahallesi sınırlarında yer alan Bırkleyn Mağarası,
yalnızca bölgenin değil, Mezopotamya ve insanlık tarihinin ortak kültürel ve doğal
miraslarından biridir. Antik kaynaklarda "dünyanın bittiği ve ölümsüzlük suyunun aktığı yer"
olarak tanımlanan mağara, Dicle Nehri'nin doğu kollarından Dibni Çayı'nın yer altına girip
tekrar yüzeye çıktığı eşsiz bir karstik oluşumdur.
M.Ö. 1114-1076 yıllarında hüküm süren Asur Kralı Tiglat-Pileser ve M.Ö. 858-824 yıllarında
hüküm süren III. Salmanassar tarafından Bırkleyn'de bırakılan kabartmalar ve çivi yazılı
kitabeler, bu alanı sadece doğal değil, aym zamanda arkeolojik ve tarihi olarak da korunması
gereken bir hazine haline getirmiştir. Bu kabartmalar, Mezopotamya'dan Anadolu'ya yapılan
seferlerin belgeleri olmasının yam sıra, dünyanın bilinen en eski mağara rölyefleri arasında
kabul edilmektedir.
2004 yılında Münih Üniversitesi'nden Prof. Dr. Andreas Schaclıner başkanlığındaki bir
arkeoloji ekibi tarafından Bırkleyn Mağarası ve çevresinde gerçekleştirilen yüzey araştırmaları
sonucunda, mağaranın Geç Neolitik Çağ'dan bu yana kullanıldığı tespit edilmiş, Asur
dönemine ait kabartmaların belgelenmesinin yanı sıra yeni bir mağara yapısının daha
keşfedildiği raporlanmıştır. Bu çalışmalar, bölgenin yalmzca doğal değil, arkeolojik açıdan da
taşıdığı yüksek değeri bir kez daha ortaya koymuştur.
Bırkleyn, halk arasında Iskender-i Zülkameyn efsanesiyle özdeşleştirilmekte, Kur'an'daki Kehf
Suresi'nde geçen anlatılarla ilişkilendirilmekte ve yerel halkın belleğinde kutsal bir mekan
olarak yer etmektedir. Aynı zamanda Plinius gibi antik yazarlar tarafından da "yeraltı dünyasına
açılan geçit" olarak tanımlanmıştır.
Mağaranın içinde ve çevresinde bulunan doğal su kaynakları, flora ve fauna açısından da zengin
bir ekosisteme ev sahipliği yapmaktadır. Ancak son yıllarda Karayolları Genel Müdürlüğü
8'inci bölge müdürlüğünce başlatılan "Kalker Ocağı, Mekanik Plent ve Kırma Eleme Tesisi"
çalışmaları, mağaramn doğal ve kültürel bütünlüğünü ciddi şekilde tehdit etmektedir. Patlatmak
çalışmalar nedeniyle bölgedeki mera alanları kullanılamaz hale gelmiş, halk magaranm zarar
göreceği endişesiyle birçok kez yetkili mercilere başvuruda bulunmuştur. Diyarbakır Barosu
Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu ve yöre halkı tarafından yapılan suç duyurulan ve itirazlara
rağmen herhangi bir koruma önlemi alınmamıştır.
Bırkleyn Mağarası, başka bir kentte olsa turizm açısından bir cazibe merkezine
dönüştürülebilecek, bölgenin yoksullukla mücadelede önemli bir dayanağı haline gelebilecek
potansiyele sahiptir. Bu nedenle yalnızca geçmişin mirasını korumak adına değil, aynı zamanda
bölge halkının geleceğine sahip çıkmak adına da bu alanın yasal güvence altına alınması
gerekmektedir. Tüm bu nedenlerle, Bırkleyn MağarasTmn birinci derece doğal sit alam olarak
ilan edilmesi, yalmzca çevresel değil, tarihsel, kültürel ve toplumsal bir sorumluluktur.