Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
Son haftalarda Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde meydana gelen orman yangınları, iklim krizinin
derinleşen etkileriyle birlikte yalnızca doğayı değil, insanların yaşam alanlarım, geçim
kaynaklarını ve temel kamu hizmetlerini de yok etmektedir. Yangınlar; köyleri, tarım alanlarını,
orman ekosistemlerini, kamu altyapısını ve canlı yaşamını geri dönülmez biçimde etkilemektedir.
Geçtiğimiz yıl, 20 Haziran 2024'te Diyarbakır-Mardin sınırında çıkan ve 15 kişinin yaşamını
yitirdiği yangının ardından bölge, İçişleri Bakanlığı'na bağlı AFAD tarafından "Genel Hayata
Etkili Afet Bölgesi" ilan edilmişti. Benzer şekilde, geçtiğimiz hafta İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya
tarafından Bilecik ve İzmir'in de afet bölgesi ilan edildiği kamuoyuna duyurulmuştur. Ancak bu
tür kararlar, yalnızca sınırlı sayıdaki yerleşim yerini kapsamakta; yangınlardan ağır biçimde
etkilenen diğer bölgelerde yaşayan yurttaşlarımızın mağduriyetleri hâlâ görmezden gelinmektedir.
2025 Temmuz ayında art arda yaşanan yangınlar birçok il ve ilçede genel hayatı ciddi şekilde
etkilemiş; binlerce yurttaş tahliyeye zorlanmış, evler, ahırlar, tarım arazileri, ormanlık alanlar ve
kamu altyapısı büyük zarar görmüştür. Özellikle; Bursa'nm Kestel ve Harmancık, Karabük'ün
Safranbolu, Kahramanmaraş'ın Onikişubat, Uşak'm Sivaslı, Antalya'nın Gazipaşa ve Aksu,
Sakaiya'nm Hendek ilçeleri bu afetlerden en ağır şekilde etkilenen bölgeler arasındadır.
Bazı yerleşim alanları tamamen boşaltılmış, yurttaşlar yaşam alanlarını terk etmek zorunda kalmış;
konutlar, hayvan barınakları, ormanlık alanlar, elektrik, su ve iletişim altyapısı ciddi hasar
görmüştür. Karabük'te 19 köy ve 50 mahalle tahliye edilmiş, Uşak'm Sivaslı ilçesinde ise 5 ev ve
4 ahır tamamen yanmış, 769 yurttaş tahliye edilmiş, çok sayıda büyükbaş ve küçükbaş hayvan
yaşamını yitirmiştir.
Her ne kadar bazı bölgelerde "afet bölgesi" ilan edilmişse de bu kararların kapsamı son derece
sınırlıdır ve benzer ölçekte zarar görmüş çok sayıda yerleşim birimi kapsam dışında bırakılmıştır.
Yangınlardan etkilenen yurttaşlarımız arasında bu şekilde bir ayrım yapılması, sosyal devlet
ilkesine ve eşit yurttaşlık anlayışına açıkça aykırıdır.
Bu Kanun Teklifi ile;
Yangından etkilenen tüm ilçelerin resmî olarak afet bölgesi ilan edilmesi,
Yurttaşların ve bölgede yaşayan insan dışındaki türlerin yaşadığı mağduriyetlerin kamusal
sorumluluk temelinde giderilmesi,
-
Ekonomik kayıpların eşit, adil ve karşılıksız biçimde telafi edilmesi ve
Sosyal devletin asli yükümlülüğü olarak afetzedelere hızlı, etkili ve eşit müdahalenin
sağlanması amaçlanmaktadır.
Ayrıca, bu bölgelerdeki yıkımın telafisi için kamu kaynaklarının acilen seferber edilmesi, altyapı
ve yerleşim alanlarının yeniden inşasında toplumsal ihtiyaçların ve yerel halkın katılımının esas
alımnası, kamucu bir yaklaşımın hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda hazırlanan
kanun teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından bir an Önce yasalaştırılması, hem
yurttaşlarımızın yaşam hakkına sahip çıkmak hem de kamu vicdanını tesis etmek açısından
zorunludur.