Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
Türkiye, sahip olduğu doğal güzellikler, tarihi miras, kültürel zenginlikler ve coğrafi
çeşitlilik sayesinde dünyanın önde gelen turizm ülkelerinden biridir. Ülkemiz, Ege ve
Akdeniz kıyılarında yaz turizmi; İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde
kış, yayla ve doğa turizmi; Konya, Mardin, Şanlıurfa gibi illerde inanç turizmi; İstanbul,
Antalya ve İzmir gibi kentlerde kongre, fuar ve sağlık turizmi ile çok yönlü bir turizm
potansiyeline sahiptir.
Ancak, bu potansiyelin ortaya çıkardığı en önemli sorunlardan biri, turizm sezonlarında
il, ilçe veya beldelerin mevcut nüfuslarının birkaç katına çıkmasıdır. Yaz aylarında
Bodrum, Çeşme, Marmaris, Alanya, Fethiye; kış aylarında Uludağ, Erciyes,
Palandöken; yılın farklı dönemlerinde Kapadokya, Pamukkale, Konya, Mardin gibi
merkezler, resmi nüfuslarının 4-5 katı kadar nüfusa ev sahipliği yapmaktadır. Bu
olağanüstü artış, altyapıdan güvenliğe, çevre temizliğinden sağlık hizmetlerine,
trafik düzeninden belediye hizmetlerine kadar pek çok alanda ciddi bir yük
doğurmaktadır.
Halihazırda yürürlükte bulunan bütçe dağılım sistemi ise yalnızca resmi nüfusu esas
almaktadır. Yani turizm sezonunda milyonlara ev sahipliği yapan ilçeler, yalnızca
kayıtlı nüfusları oranında merkezi bütçeden pay almakta; bu durum hizmetlerin
yetersiz kalmasına, kalitenin düşmesine ve yöre halkının da turistlerin de
mağduriyetine yol açmaktadır.
Bodrum örneğinde görüldüğü üzere, 203 bin 035 bandında olan resmi nüfus yaz
aylarında 800 bine, bayram tatillerinde ise 1 milyona ulaşmaktadır. İlçeye giriş yapan
araç sayısı 250 bini bulmakta, bu da hem trafik hem de çevre açısından büyük sorunlar
oluşturmaktadır. Ancak merkezi bütçeden ayrılan kaynak hala 203 bin nüfusa göre
hesaplanmaktadır.
Benzer şekilde, kış turizmi bölgelerinde kısa sürede on binlerce ziyaretçiyi ağırlayan
belediyeler, hem yol hem de sağlık ve güvenlik hizmetlerinde ciddi yetersizlikler
yaşamaktadır. İnanç ve kültür turizminin yoğun yaşandığı Konya, Diyarbakır, Şanlıurfa
ve Mardin gibi şehirlerde de yılın belirli zamanlarında milyonlarca insan hareketliliği
olmakta, ancak hizmet kapasitesi nüfusla orantılı kalmaktadır.
Sağlık turizminin geliştiği Afyonkarahisar, Yalova gibi illerde de otel ve tesislerde
binlerce yabancı turist ağırlanırken, altyapı ve çevre hizmetleri aynı kısıtlı bütçe ile
yürütülmeye çalışılmaktadır.
Bu durum hem yerel halkın yaşam kalitesini düşürmekte hem de ülkemizin en
önemli ekonomik sektörlerinden biri olan turizmde kalite kaybına yol açmaktadır.
Oysa turizm sektöründe kalite, ülkenin uluslararası İmajı ve tercih edilirliği açısından
stratejik öneme sahiptir. Turizm bölgelerinde hizmetlerin aksamaması yalnızca
turistlerin memnuniyeti için değil, ülkemizin tanıtımı, döviz girdisi ve istihdam kapasitesi
için de hayati önemdedir.
Bu sebeple, turizm vogunlugu vasavan verlesim verlerinin valnızca resmi
nüfusları üzerinden degiL turizm sezonlarında ağırladıkları fiili nüfus dikkate
alınarak merkezi bütçeden pav alması gerekmektedir. Bu amaçla "Turizm Yoğunluk
Katsayısı" adı altında yeni bir düzenleme öngörülmektedir. TÜİK, İçişleri Bakanlığı ve
Kültür ve Turizm Bakanlığı verileri doğrultusunda belirlenecek bu katsayı ile yerel
idarelerin ek bütçe alması sağlanacak, böylece belediye başta olmak üzere kamu
hizmetleri turizm yoğunluğuna uygun şekilde yürütülebilecektir.
Sonuç olarak; bu kanun teklifi, turizm bölgelerinde yaşanan nüfus artışının hizmet
kapasitesine uygun şekilde karşılanmasını, vatandaşların ve turistlerin temel
hizmetlerden eksiksiz yararlanmasını, ülkemizin turizm kalitesinin ve uluslararası
imajının korunmasını amaçlamaktadır. Böylelikle, hem yerel halkın yaşam kalitesi
artacak hem de turizm sektörü daha sürdürülebilir ve güçlü bir yapıya
kavuşacaktır.
l#i
Doç. Dr. Selçuk Ozdağ
Muğla Milletvekili
Grup Başkanvekili