Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
Irkçılık, ayrımcılık ve nefret suçları yalnızca bireyleri değil, toplumsal barışı ve demokrasiyi de
doğrudan hedef almaktadır. Türkiye'de özellikle Kürtler, Aleviler, etnik ve dini azınlıklar,
mülteciler, göçmenler ve sığınmacılar ile cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve engellilik
temelli ayrımcılığa uğrayan kesimler sistematik olarak nefret söylemi ve saldırıların hedefi
haline gelmektedir. Ancak mevcut Türk Ceza Kanunu'nun 216. ve 122. maddeleri dar
kapsamlıdır ve uygulamada nefret suçları çoğunlukla cezasız kalmaktadır.
Gelişmiş ülkelerde ise nefret suçları ve söylemleri açık biçimde tammlanmış, mağdurlann
kimlikleri nedeniyle hedef alınmasının cezayı artırıcı sebep sayılması yasalarla güvence altına
alınmıştır. Almanya'da "Volksverhetzung", Fransa'da 1881 tarihli Basm Yasası, İngiltere'de
Public Order Act, Kanada'da Criminal Code örnekleri, nefret suçlarıyla mücadelenin güçlü
hukuki araçlarla nasıl yürütüldüğünü göstermektedir. Avrupa Birliği Çerçeve Karan ve
Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmeleri de bu konuda açık
yükümlülükler içermektedir.
Bu teklif ile;
•
Nefret söylemi başlı başına suç haline getirilmekte ve kamu düzeni şartı
aranmamaktadır,
•
Korunan kişi ve gruplar (cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, engellilik, etnik ve
dini azınlıklar, mülteciler, göçmenler ve sığınmacılar dahil) genişletilmektedir,
• Nefret saikiyle işlenen her suçun cezası yarı oranında artırılmakta ve bu suçların zaman
aşımına uğramayacağı hüküm altına alınmaktadır,
• İstihdamın her aşamasında ayrımcı muamele suç kapsamına alınmaktadır,
• Ayrımcılık yasağı güçlendirilmekte, tüm yurttaşlann eşit ve onurlu yaşam hakkı
•
güvence altına alınmaktadır,
Soykırım ve katliam çağrıları açıkça suç sayılmaktadır.
Amaç, Türkiye'de bugüne kadar cezasız kalan ırkçı, ayrımcı ve nefret temelli saldırılara karşı
caydırıcı ve kapsayıcı bir hukuki düzenleme yaparak hem uluslararası standartlara uyum
sağlamak hem de toplumsal barışı güçlendirmektir.