Madde 1değiştiriyor6831 sayılı
31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun Beşinci faslında
yer alan "11. Orman yangınlarının söndürülmesi" başlığı, "11. Orman Yangınlarının Önlenmesi,
Söndürülmesi ve Rehabilite Edilmesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Gerekçe: Orman yangınlarıyla mücadele yalnızca yangın anında söndürme
faaliyetlerinden ibaret değildir. Yangınların önlenmesi, meydana gelen yangmlann
etkin şekilde söndürülmesi ve sonrasında tahrip olan alanların ekolojik olarak
iyileştirilmesi bir bütün olarak ele alınmalıdır. Bu nedenle, 6831 Sayılı Orman
Kanunu'nun ilgili başlığı, orman yangınlarıyla mücadelenin kapsamını daha bütüncül
şekilde yansıtmak amacıyla "Orman Yangınlarımn Önlenmesi, Söndürülmesi ve
Rehabilite Edilmesi" olarak değiştirilmiştir. Böylece hem önleyici hem de iyileştirici
kamu politikalanmn geliştirilmesi için yasal çerçeve güçlendirilmiştir.
Madde 2ekliyor6831 sayılı
6831 sayılı Kanunun 68 inci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
"Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir. Yanan orman alanlarında enerji ve
madencilik faaliyetlerine ve turizm tesislerine izin verilemez; tarım, hayvancılık ve
avcılık yapılamaz.
Yanan orman alanlarında yeniden orman yetiştirilmesinde doğal ekosisteme
uygun olmak kaydıyla yangına dirençli orman yetiştirilmesi esastır. Yanan orman
alanlarında inceleme ve plan yapmak üzere teknik komisyon kurulur. Bu komisyonun
bileşimi ve görevleri yönetmelikle belirlenir. Bu komisyon, yangın sonrasındaki ilk
ilkbaharda yanan alanda inceleme yaparak: kozalak veya tohum takviyesi yapılarak
kendi haline bırakılacak veya ağaçlandırma yapılacak ve yangın emniyet şeridi
yapılacak yerleri belirleyip haritalandırarak "yeni orman yetiştirme plam" hazırlar.
Ağaçlandırma yapılacak yerlerde, yangına dirençli karışık ormanlar oluşturmak ve
biyolojik çeşitliliği sağlamak esastır. Ağaçlandırmalarda kullanılacak her türlü fidam
yetiştirmek üzere yeteri sayıda orman fidanlığı ve tohum bahçesi kurmak Orman Genel
Müdürlüğünün yükümlülüğü ve sorumluluğundadır. Ağaçlandırmalarda; yanan
alandan ya da en yakın çevresinden sağlanan orijini belirli fidanlar kullanılır, kültür
bitkileri kullanılamaz.
Orman Genel Müdürlüğü tarafından, orman yangım uzmam yetiştirmek
amacıyla Orman Yangınlarıyla Mücadele Enstitüleri, orman yangınlannm önlenmesi
amacıyla kamuoyuna yönelik çalışmaları ve yangınların çıkış nedenlerini araştırmak,
orman yangınlarıyla ilgili her türlü bilimsel araştırma yapmak üzere Orman Yangınları
Araştırma Enstitüleri ve orman yangınlarında görev yapan işçilerin, diğer personelin ve
gönüllülerin eğitimini sağlamak üzere Orman Yangını işçi Eğitim Müdürlükleri kurulur.
"'■s-'
Orman yangınlarının söndürülmesinde çalışacak işçiler kadrolu işçi statüsüyle
vardiyalı çalıştırılır ve en az iki aylık eğitim programına tabi tutulur. Orman
yangmlanmn söndürülmesinde gönüllü olarak çalışmak isteyenlere en az bir ay eğitim
programına tabi tutularak, sertifika verilir. İşçilerin ve gönüllülerin eğitimi ve gerekli
teçhizat ile giysileri Orman Genel Müdürlüğü tarafından ücretsiz olarak sağlamr."
Gerekçe: Anayasa'nm 169. maddesinde "Yanan ormanların yerinde yeni orman
yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tanm ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanlann
gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarmm mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanlan
kanuna göre. Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk
edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz." hükmü yer almaktadır.
"Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir" ifadesi, başkaca faaliyet yapılamaz"
anlamım içerse de "bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz," açılımı
sınırlı ve yetersiz kalmaktadır.
Kamuoyunda, orman yangınlarının başlıca nedenlerinden biri de, ormanlann "enerji ve
madencilik faaliyetlerine açılabilmesi ve turizm tesisleri yapılabilmesi" amacıyla kasıtlı
olarak yakıldığı algısıdır. Mevzuata göre yanan orman alanlarında bu tür faaliyetlere
izin verilemeyeceği bilinmemekte, bazı kötü örnekler kamuoyunun bu görüşüne
haklılık kazandırmaktadır. Bu nedenle "yanan orman alanlarında enerji, madencilik ve
turizm yatırımlarına izin verilemeyeceği" yasa hükmü olarak açıkça ifade edilmelidir.
Ayrıca, yanan orman alanlarında avcılığa izin verilip verilmemesi Doğa Koruma ve
Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün Merkez Av Komisyonu'nun yıllık kararlarıyla
belirlenmektedir. Örneğin 2025-2026 Av Dönemi Merkez Av Komisyonu Kararlarında,
önce yanan orman alanları dikkate alınmamış, daha sonra bu yanlışlık kamuoyu
baskısıyla düzeltilmiştir. Yanan orman alanlannda avcılık yapılamayacağı yıllık
Merkez Av Komisyonu Kararlarına bırakılmamalı ve bu tür alanlarda av yasağı yasal
güvence altına aimmalıdır.
Anayasa'nın 169. maddesinde ifade edilen "Yanan ormanların yerinde yeni orman
yetiştirilir" ifadesi pratikte sadece "ağaçlandırma yapılır" şeklinde algılanmakta ve
uygulanmaktadır. Oysa, başta en çok yanan kızılçam ormanlarının, kızılçamın
milyonlarca yıllık evrimiyle kazandığı ekolojik ve biyolojik özellikleri dikkate
alındığında, yangın sonrasında kolaylıkla kendini yenileyebildiği bilinmektedir.
(Kızılçam, genç yaşlarda kozalak verme ve tohum tutma özelliğine sahiptir; yüksek
ısıya maruz kaldığında tohumlarının çimlenme kabiliyeti artar ve yangın sonrası toprak
üstünde oluşan kül tabakası organik ve inorganik besin maddesi açısından çok
zengindir.) Kızılçam ve benzeri ağaç türlerinde, doğamn ve ormamn kendini
yenileyebilmesine şans tanınmalıdır. Böylece, yeni yetişecek nesil ve yeniden
kurulacak orman, o yörenin ekolojik koşullarına en uygun bireylerle ve biyolojik
çeşitlilik devam ettirilerek sağlanmış olacaktır. Böylece ağaçlandırma giderleri de
düşürülmüş olacaktır. Bu nedenle, yangın geçirmiş sahalarda yaşamını sürdüren ağaçlar
yerinde bırakılarak kozalaklarından tohum dökmesi beklenmeli, an yakın çevreden
sağlanan kozalaklı dallar alana serpiştirilmelidir. Yangın sonrası ilk vejetasyon
döneminde (ilkbaharda) yangın geçiren alan incelenmeli ve çimlenme oranı
gözlenmelidir. Çimlenmenin yetersiz kaldığı bölümlerde ağaçlandırma yapılmalıdır.
Ağaçlandırma yapılacak yerlerde dikilecek fidanlann türü ve orijini son derece
önemlidir. Bu nedenle öncelikle orman yangım riski yüksek bölgelerde, orman yangını
sonrası yapılacak ağaçlandırma çalışmalarına hazırlıklı olmak amacıyla yeterli sayıda
orman fidanlığı ve tohum bahçesi kurulmalıdır. Bu fidanlıklarda yangına dirençli
orman yapıları oluşturulmasına uygun fidan çeşitliliği sağlanmalıdır. Plantasyon (tek
tür) mantığıyla yapılmış agaçlandırmalann belirli yaşlarda yangına aşırı hassas; kolay
tutuşabilir ve yangın başladıktan sonra hızla yayılabilir özelliklere sahip olduğu
bilinmektedir. Yangın sonrası oluşturulacak yeni orman yapılarının karışık (özellikle
ibreli-yaprakh karışık) ormanlar olarak planlanması, orman yangınlarına karşı teknik
bir önlem olarak düşünülmelidir. Ayrıca yangm emniyet şeritleri kenarlarına dikilecek
fidan çeşitliliği de gözetilmelidir.
Yanan orman alanlarına hiçbir surette kültür/tarım bitkileri dikilmemelidir. Bazı
art niyetli ve iyi niyetli kişi ve kesimler tarafından dile getirilen
orman
alanlanna zeytin, ceviz, badem vs. dikelim" önerilerine asla pirim verilmemelidir. Bu
tür beklentiler yaratmak, kasdi orman yangını sayısını kesinlikle artıracaktır.
Her yıl çıkan binlerce orman yangını ve on binlerce hektar yanan orman alanı
gerçeğine karşın ülkemizde orman yangınlarına ilişkin bir orman yangınları araştırma
enstitüsü bulunmamaktadır. Öncelikle orman yangını sayısını düşürmek, kamuoyunu
bilinçlendirmek ve eğitmek, çıkan orman yangınlarına en kısa sürede ve etkin
müdahalede bulunarak yangınları büyümeden söndürmek, büyük orman yangınlarıyla
mücadele etmek ve yangın sonrası yangına dirençli ormanlar oluşturmak, her şeyden
önce bilimsel analiz ve verilere dayandırılmahdır. Bunun için de gerekli araştırma
kurumlarını kurmak devletin görevidir. Öte yandan orman yangınlarıyla mücadelede
görev yapacak her türlü personelin bilimsel eğitim görmesi zorunludur. Bu tür eğitim
kurumlarım kurmak da devletin görevidir. Orman yangım uzmam yetiştirmek ve orman
yangmlarımn söndürülmesinde görev alacak personelin (işçilerin vb.) eğitilmesi ve bu
eğitimin kurumsallaştırılması bir zorunluluktur.
Orman yangınlarının söndürülmesinde çalışan işçilerin önemli bir kısmı hizmet alımı
ile işlendirilmektedir.
Kamu İhale Genel Tebliği'nin 78'inci maddesinde "Personel çalıştırmasına
dayalı hizmet alımları; ağırlıklı olarak personel çalıştırmasına dayanan, çalıştırılacak
personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatlerinin tamamının idare için
kullanıldığı
hizmetlerdir."
Yangın
işçileri,
taşeron
firmalar
aracılığı
ile
işlendirilmektedir. Bu sistemde, işçi ücretlerinin bir kısmına taşeron firmalar tarafından
el konulmaktadır. Ölüm ve yaralanma riski taşıyan orman yangınlarıyla mücadelede
çalışan yangın işçilerinin kesinlikle eğitim süreçlerinden geçirilmesi gerekmektedir.
İşçilerin eğitimini gerek zaman kaybı gerekse ekonomik kayıp olarak gören taşeron
firmalar, yetersiz ve göstermelik eğitimlerle, ellerinin altında tuttuğu işçileri İdareye
teslim etmekte, tecrübesiz ve eğitimsiz işçiler orman yangınlarına gönderilmektedir. Bu
nedenle, Eskişehir-Seyitgazi'de olduğu gibi ölümlü iş kazaları meydana gelmektedir.
(Ölen beş orman işçisinin çok genç ve tecrübesiz oldukları bilinmektedir. Ölen beş
AKUT gönüllüsünün ise ne denli orman yangını eğitimi gördüğü kuşkuludur). Hem
orman yangınlarıyla etkili mücadele edebilmek ve hem ölüm ve yaralanma risklerini en
aza indirmek ve hem de taşeron firmaların işçileri ek sömürüye tabi tutmalarını
engellemek için, yangın işçilerinin kadrolu işçi olarak çahştırılmalan gerekmektedir.
Büyük orman yangınlarında, işçiler, 4-5 gün, hatta 7-8 gün gece gündüz yangın
alanında kalabilmektedir. Bu durum, işçilerde yorgunluk, dikkat eksikliği ve stres
birikimine neden olmakta hem çalışma verimlerini düşürmekte ve hem de ölümyaralanma riskini artırmaktadır. Bu nedenle vardiyalı çalışma sistemine geçilmelidir.
Orman yangınlarıyla mücadelede görev yapan herkesin uygun koruyucu giysiler ve
teçhizatla donatılması zorunludur. Uygun giysi ve teçhizatı sağlamak OGM'nin asli
görevidir. Bu görevin kanunen tanımlanması gerekmektedir.