İçeriğe geç
MECLİSGenel Kurul'un son durumu içinBugün sayfası →
Kanun teklifi · 2/3289 · Komisyonda

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

Teklif ile; hasta ve engelli mahpusların yaşam hakkı, sağlık hakkı ve insan onuruna uygun yaşam koşulları tehdit edildiğinde, bu mahpusların cezasının infazının ertelenmesi, yalnızca Adli Tıp Kurumu değil, üniversite hastaneleri, devlet hastaneleri ve bağımsız sağlık kurullarının raporlarının da bağlayıcı kabul edilmesi, ağır hastalık veya engellilik durumunda ağırlaştırılmış hapis cezasına ara verilmeyeceğine ilişkin hükmün kaldırılması, ağır hasta veya engelli mahpusların denetimli serbestlikte cezaevinde kalma şartının kaldırılması, personelin engelli hakları konusunda eğitilmesinin zorunlu tutulması ve cezaevlerinde Engelli Hakları Birimi kurulması amaçlanmaktadır.

TBMM kaydındaki özet.

İlk imza
Semra Çağlar Gökalp
DEM Parti · Bitlis

Komisyon süreci

  1. 11 EYLÜL 2025
    Sunuldu
  2. ESAS KOMİSYON
    Adalet Komisyonu
    Geliş 2 Ekim 2025 · Komisyonda
  3. TALİ KOMİSYON
    İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu
    Geliş 2 Ekim 2025 · Komisyonda
  4. TALİ KOMİSYON
    Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu
    Geliş 2 Ekim 2025 · Komisyonda

Genel gerekçe

Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).

Gerekçeyi oku
Türkiye, taraf olduğu Birleşmiş Milletler Engelli Haklan Sözleşmesi, Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesi ve Anayasa'mn 17, 19 ve 56'ncı maddeleri uyarınca engelli bireylerin yaşam hakkını, sağlık hakkını, eşitlik ve onur ilkelerini güvence altına almakla yükümlüdür. Ancak pratikte, özellikle cezaevlerinde bu yüküınlülüklerin sistematik biçimde ihlal edildiği görülmektedir. Bugün Türkiye cezaevlerinde yüzlerce engelli mahpus, en temel insani ihtiyaçlarım dahi karşılayamayacak koşullarda tutulmaktadır. "înfaz" adı altında sürdürülen bu uygulama, çoğu zaman bir cezadan öte yaşama kasteden bir "intikam" politikasına dönüşmektedir. Özellikle siyasi mahpuslara yönelik aynmcı tutum, engelli ve ağır hasta olmalarına rağmen tahliye edilmemeleri, devletin cezalandırmayı yalnızca özgürlükten yoksun bırakma ile sımrlamadıgmı, aym zamanda yaşamın kendisini hedef aldığım göstermektedir. Türkiye cezaevlerinde bulıman yüzlerce ağır hasta ve binlerce engelli mahpus çoğu zaman; • Tekerlekli sandalye, protez veya medikal cihazlara erişememekte, • Görme ve işitme engeli olanlar iletişim haklarmdan faydalanamamakta, • Cezaevlerinin hiçbiri erişilebilirlik standartlarına uygun olmadığı için engelli mahpuslar yaşamlarım çok zor koşullarda idame ettirebilmekte, • Ağır kronik hastalığı olanlar tedaviye düzenli erişememekte, • Zihinsel engelliler ise cezaevinde korunmasız ve yalmz bırakılmaktadır. Bu koşullar yalmzca cezaevinde yaşamı imkânsız hale getirmemekte, aym zamanda ağır ve kalıcı sağlık kayıplarına yol açmaktadır. Kadın mahpuslar, özellikle doğum soması sağlık sorunları veya engellilik durumlarmda çifte mağduriyet yaşamaktadır. Cezaevlerinde kadınlara yönelik yeterli sağlık hizmeti sunulmamakta, bakım ve hijyen koşulları sağlanmamaktadır. Ağır hasta ve engelli kadmlarm cezaevinde tutulmaya devam edilmesi, cinsiyet temelli ayrımcılığı da derinleştirmektedir. Bu bağlamda mevcut cezaevi sisteminin, erkek mahpus varsayımı üzerine inşa edildiği rahatlıkla söylenebilir. Dolaysıyla; erkek egemen sistem ile inşa edilen ve yönetilen cezaevlerinde; kadınlann, LGBTÎ+Tarm, farklı kimliklerin, engellilerin ve özellikle de engelli kadın mahpusların özgün ihtiyaçları sistematik olarak göz ardı edilmektedir. Örneğin, cezaevi kantinlerinde ped, tampon gibi temel hijyen ürünlerinin bulunmaması; kadınlara yönelik iç çamaşırlarımn farklı beden seçenekleriyle temin edilmemesi; engelli kadınlar açısından uygun mekânların yetersizliği, hijyen ve bakım ürünlerine erişimdeki ek güçlükler bu anlayışın somut örnekleridir. Kadınlar ve engelli kadınlar bu erkek merkezli kurgunun içinde adeta "görünmez kılınmakta", ihtiyaçları ya ikincil plana itilmekte ya da tamamen yok sayılmaktadır. Bu durum, hem cinsiyet hem de engellilik temelli aynmcılığı derinleştirerek insan onuruna uygun yaşam koşullanm ortadan kaldırmaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 16'ncı maddesi, "hayatmı tek başına idame ettiremeyecek derecede" engelli olanlann infazımn ertelenmesini öngörse de bu muğlak ifade keyfi uygulamalara yol açmaktadır. Adli Tıp Kurumu raporlarımn siyasallaşmış değerlendirmeleri nedeniyle, ağır engelli ve hasta mahpuslar yıllarca cezaevlerinde tutulmakta, bu süreçte yaşamlarım yitirmektedir. Bu durum yalmzca bir hukuk sorunu değil, aym zamanda devlet eliyle işlenen bir insan hakları ihlalidir. Cezaevlerinde tekerlekli sandalye kullanamayan, görme veya işitme engeli nedeniyle günlük ihtiyaçlarım gideremeyen, kendi başına ayakta dahi duramayan yüzlerce mahpus bulunmaktadır. Tuvalet, banyo, yatakhane, merdiven, koğuş düzeni gibi alanlarda erişilebilirlik sağlanmadığı için engelli mahpuslar insanlık dışı koşullarda yaşamaya mecbur bırakılmaktadır. Hastane şevklerinin aylarca geciktirilmesi, tedaviye erişimin engellenmesi, protez, cihaz ve ilaç gibi temel ihtiyaçların karşılanmaması ise işkence ve kötü muamele yasağımn doğrudan ihlalidir. Özellikle siyasi nedenlerle cezaevlerinde tutulan mahpuslar söz konusu olduğunda devletin yaklaşımı daha da sertleşmekte, engelli ve hasta olmaları görmezden gelinerek cezalandırma politikaları derinleşmektedir. Bu tablo hem toplumsal vicdana hem de hukuka aykırıdır. Bu kanun teklifi, yalnızca teknik bir düzenleme değil, aym zamanda devletin engelli ve ağır hasta mahpuslara yönelik ayrımcı ve insanlık dışı yaklaşımına karşı yaşam hakkım, onuru ve eşitliği savunan bir demokratik iradenin ifadesidir. Amaç; cezaevlerinde engelli ve ağır hasta mahpuslarm haklarım korumak, infaz hukukunu uluslararası standartlara uyumlu hale getirmek ve devletin cezalandırma politikasım insan onuruna saygılı bir çerçeveye çekmektir.

Maddeler

6 madde · gerekçesiyle birlikte
Madde 1ekliyoribare değişikliği
13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanunun 16 ncı maddesinin başlığına "hastalık" ibaresinden sonra gelmek üzere "veya engellilik" ibaresi eklenmiş; birinci, üçüncü ve altıncı fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. "(1) Akıl sağlığı hastalığı bulunan hükümlünün cezasımn infazı geri bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar özgürlüğünden yoksun bırakılma sonucunu doğurmayacak biçimde, Türk Ceza Kanununun 57 nci maddesinde belirtilen sağlık kurumlarında veya uygun bakım ve tedavi merkezlerinde koruma ve tedavi altına alınır. Bu süreçte geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır." "(3) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen engellilik ve hastalık durumlanmn tespitinde Adli Tıp Kurumu, üniversite hastaneleri, tam teşekküllü devlet hastaneleri ve bağımsız sağlık kurullarımn düzenlediği raporlar bağlayıcıdır. Bu kapsamdaki raporlar hakkında en geç 30. gün içinde değerlendirilerek karar verilir. Sağlık kumluşlannca onaylanan rapor üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığınca geri bırakma kararı verilir. Geri bırakma karan, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Hastalık veya engellilik nedeniyle cezası ertelenen hükümlüler, talep etmeleri halinde ailelerinin yanında, uygun sağlık kurumlarında ya da bakım evlerinde yaşamlarını sürdürebilir. Bu süre zarfında tedavi, bakım ve fiziksel rehabilitasyon hakları Devlet tarafından karşılamr. Mahkûmun geri bırakma süresi içinde bulunacağı yer, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından ilgili Cumhuriyet Başsavcıhğma bildirilir. Mahkûmun sağlık durumu, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca veya onun istemi üzerine, bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca, sağlık raporunda belirtilen sürelere, bir süre bulunmadığı takdirde birer yıllık dönemlere göre bu fılaada yazılı usule uygun olarak incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre geri bırakma karannı veren Cumhuriyet Başsavcılığınca, bu fıkradaki hükümler uyarınca geri bırakmamn devam edip etmeyeceğine karar verilir. Geri bırakma kararım veren Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkûmun izlenmesine yönelik tedbirler, bildirimin yapıldığı yerde bulunan kolluk makam ve memurlarınca yerine getirilir. Bu fıkrada yazılı 5mkümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır. Bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir." "(6) Maruz kaldığı ağır hastalık veya engellilik hali ceza infaz kurumu koşullarında hükümlünün yaşam hakkım, sağlık hakkım veya insan onuruna uygun yaşam koşullanm tehdit edecek nitelikteyse, hükümlünün cezasımn infazı üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılır." "(7) Cezaevine girdikten sonra engelli hale gelen hükümlülerin sağlık durumu özel olarak değerlendirilir ve bu kişiler hakkında tahliye süreci öncelikli olarak işletilir. Sağlık durumu veya engellilik nedeniyle cezaevinde kalamayacağı tespit edilen hükümlüler hakkında infaz derhal durdurulur. Engelli hükümlülerin tahliyesine ilişkin başvurular, en geç 30 gün içinde sonuçlandırılır. (8) Bu maddenin uygulanmasında Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi içtihatları esas alınır. Hiçbir hükümlü, engellilik veya hastalık nedeniyle onur kırıcı, insanlık dışı muameleye maruz bırakılamaz."
Gerekçe: Mevcut 16'ncı madde, engelli ve hasta mahpuslarm tahliyesini "hayatım tek başına idame ettirememe" koşulu gibi belirsiz bir kritere bağlamaktadır. Bu ifade belirsiz ve yoruma açık olduğundan uygulamada keyfiyet yaratmaktadır. Birçok engelli mahpus, fiilen yaşamım sürdüremeyecek durumda olmasma rağmen Adli Tıp Kurumu raporları veya siyasi gerekçelerle cezaevinde tutulmaktadır. Bu düzenleme ile engelli ve hasta mahpusların yaşam hakkı ve sağlık hakkı güvence altına alınmakta, bağımsız sağlık kurumlarının raporlan bağlayıcı hale getirilmektedir. Bu değişiklik ile: • Engellilik ve hastalık durumunun yaşam hakkım, sağlık hakkım veya insan onuruna uygun yaşam koşullarım tehdit etmesi halinde infazın ertelenmesi zorunlu hale getirilmektedir. • Sağlık değerlendirmelerinde yalnızca Adli Tıp Kurumu değil, üniversite hastaneleri, devlet hastaneleri ve bağımsız sağlık kurulları da yetkilendirilerek tarafsızlık sağlanmaktadır. • Kararlann geciktirilmesi engellenmekte ve en geç 30 gün içinde sonuçlandırılması güvence altına alınmaktadır. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 16'ncı maddesi, hükümlülerin hastalık veya engellilik durumlarında infazın ertelenmesi esaslarım düzenlemektedir. Ancak mevcut düzenleme, cezaevine girdikten sonra engelli hale gelen kişiler için yeterli korumayı sağlamamaktadır. Cezaevi koşullarında yaşamım sürdüremeyecek derecede ağır hastalığı veya engelliliği bulunan kişilerin cezaevlerinde tutulmaya devam edilmesi, insan onuru, yaşam hakkı ve sağlık hakkı ile bağdaşmamaktadır. Bu nedenle maddeye eklenen yeni fıkralarla: • Cezaevine girdikten soma engelli hale gelen hükümlülerin sağlık durumunun özel olarak değerlendirilmesi, • Tahliye sürecinin öncelikli ve ivedi biçimde işletilmesi, • Başvurularm en geç 30 gün içinde karara bağlanması, • Ve tüm süreçlerde uluslararası insan hakları sözleşmelerinin esas alınması öngörülmüştür. Bu düzenleme, engelli hükümlülerin cezalarının onur kırıcı ve insanlık dışı koşullarda infaz edilmesinin önüne geçmeyi, devletin pozitif yükümlülüklerini yerine getirmesini ve uluslararası insan haklan standartlarıyla uyum sağlamasını amaçlamaktadır.
Madde 25275 sayılı
5275 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasımn (ı) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.
Gerekçe: Mevcut düzenlemede, ağırlaştmimış müebbet hapis cezasımn infazında "hükümlünün cezasımn infazına hiçbir surette ara verilemeyeceği" hükme bağlanmıştır. Ancak bu mutlak düzenleme, ağır hasta ve engelli hükümlüler bakımından yaşam hakkı, insan onuru ve sağlık hakkı ile bağdaşmamaktadır. Cezaevine girdikten sonra ağır engellilik veya tedavisi cezaevi koşullarında mümkün olmayan hastalıklar yaşayan hükümlüler açısından, infazın kesintisiz sürdürülmesi, fiilen bir ölüm cezası niteliğine bürünmektedir. Anayasa'mn 17. maddesi ile güvence altına alınan yaşam hakkı ve kötü muamele yasağı, devletin pozitif yükümlülüklerini de kapsamaktadır. Cezaevinde bulunmak, kişinin sağlık ve onur hakkından mahrum bırakılması anlamına gelmemelidir. ' Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler Engelli Haklan Sözleşmesi, devletlere, engelli ve ağır hasta kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldıkları durumlarda dahi onurlu bir yaşam sürmelerini sağlama yükümlülüğü getirmektedir. Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi'nin birçok karannda, ağır hasta mahpuslann cezaevinde tutulmaya devam edilmesi işkence ve kötü muamele yasağı ihlali olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenle, Ağırlaştmimış müebbet hapis cezasımn infazına hiçbir surette ara verilmeyeceğine dair hükmün yürürlükten kaldınlarak hasta mahpusların 5275 sayılı infaz Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca gerekli koşullar sağlandığı takdirde tahliye olabilmeleri amaçlanmıştır.
Madde 3değiştiriyoribare değişikliği5275 sayılı
5275 sayılı Kanunun 105/A maddesinin birinci fıkrasınm son cümlesi yürürlükten kaldınimış, üçüncü fıkrasınm (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, fıkrada yer alan "diğer şartlan da taşımaları hâlinde" ibaresi madde metninden çıkarılmış ve fıkranın son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "b) Maruz kaldıklan ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında yaşam hakkı, sağlık hakkı veya insan onuruna uygun yaşam koşulları tehdit altında olan hükümlüler," "Ağır hastalık, engellilik veya kocama hâli, Adli Tıp Kurumu, üniversite hastaneleri, tam teşekküllü devlet hastaneleri ve bağımsız sağlık kurullarının düzenlediği bir raporla belgelendirilmelidir."
Gerekçe: Mevcut düzenlemede denetimli serbestlik tedbiri, cezaevinde belli bir süre kalma koşuluna bağlıdır. Ancak ağır hasta, engelli veya kocama hâlindeki hükümlüler açısmdan bu koşul, yaşam hakkını tehdit eden bir gecikmeye yol açmaktadır. • Anayasa'mn 17'nci maddesi yaşam hakkım ve işkence yasağım güvence altına almaktadır. • Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları, engelli bireylerin özgürlükten yoksun bırakıldıklan ortamlarda özel koruma tedbirlerine tabi tutulmasını zorunlu kılmaktadır. • Cezaevinde kalamayacak kadar ağır sağlık sorunları yaşayan veya engelli olan hükümlülerin cezalarımn toplum içinde infaz edilmesi hem insan onuruna uygunluk hem de hukuki yükümlülüklerin yerine getirilmesi açısından gereklidir. Bu değişiklikle, ağır hasta ve engelli hükümlüler için bekleme süresi ortadan kaldırılmakta, denetimli serbestlik mekanizması doğrudan devreye sokulmaktadır. Ayrıca, bu hallerin tespitinde yalmzca Adli Tıp Kurumu'nun tekeline bırakılmaması, üniversite hastaneleri, tam teşekküllü devlet hastaneleri ve bağımsız sağlık kurullanndan alınacak raporların da geçerli kabul edilmesiyle hem daha hızlı hem de daha tarafsız bir değerlendirme sürecinin işletilmesi amaçlanmaktadır. Böylece hem hukuki eşitlik ilkesi güçlenmekte hem de devletin pozitif yükümlülüğü olan yaşam hakkını koruma sorumluluğu yerine getirilmektedir.
Madde 4ekliyor5275 sayılı
5275 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir. "Engelli hükümlü hakları EK MADDE 2- (1) Ceza infaz kurumlarmda "Engelli Haklan Birimi" kurulur. Ceza infaz kurumlarında görev yapan personele engelli hakları, insan haklan ve ayrımcılık yasağı konusunda düzenli ve zorunlu eğitimler verilir. Engelli hükümlülerin barınma, ulaşım, hijyen, tuvalet, banyo, yatak düzeni, sosyal aktiviteler gibi tüm ihtiyaçları erişilebilirlik standartlarına uygun olarak düzenlenir. (2) Engelli hükümlülerin ihtiyaç duyduğu tıbbi cihazlar Devlet tarafından karşılanır ve ihtiyacı olanlara fizyoterapi, psikolojik destek, özel bakım ve fiziksel rehabilitasyon hizmeti sağlamr."
Gerekçe: Cezaevlerinde engelli mahpusların erişilebilirlik, sağlık ve bakım ihtiyaçları yeterince karşılanmamaktadır. Mevcut kanun hükümleri genel sağlık hizmetlerini düzenlese de engelli bireylerin özel ihtiyaçlanm güvence altına almamaktadır. Bu madde ile: • Cezaevlerinde erişilebilirlik standartlanmn uygulanması zorunlu hale getirilmektedir. • Engelli mahpusların ihtiyaç duyduğu araç-gereçlerin devlet tarafından sağlanması güvence altına alınmaktadır. • Fiziksel rehabilitasyon, psikolojik destek ve özel bakım hizmetleri yasal güvenceye kavuşturulmaktadır. • Cezaevi personelinin engelli hakları ve ayrımcılık yasağı konusunda düzenli ve zorunlu eğitim alması sağlanmakta, böylece engelli mahpuslann haklanmn korunması uygulamada da güvence altına alınmaktadır. • Cezaevlerinde "Engelli Hakları Birimi" kurulması zorunlu hale getirilerek, bu alanda kurumsal denetim ve takip mekanizması oluşturulmaktadır.
Madde 5
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
Madde 6
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkam yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir. CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

Maddeler TBMM'deki teklif metninden otomatik ayrıştırılmıştır; asıl metin için teklif PDF'i ↗

İmza sahipleri

2 milletvekili · parti, imza günündeki partisidir

Kaynak: TBMM'nin kamuya açık kayıtları. Maddeler ve gerekçeler teklif metninden otomatik ayrıştırılır; asıl metin TBMM'deki PDF'tir. Hata bildir