Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
Ülkemizde meydana gelen orman yangınlanmn eldeki verilere göre kategorisi
yapıldığında yıldınm (doğal) veya çok büyük oranda insan kaynaklı yangınlar olduğu
görülmektedir. Bu bilginin yam sıra yamçı madde, hava halleri (iklim) ve topografık yapı da
yangım etkileyen temel faktörler arasındadır. İnsanların kasten, ihmal ve dikkatsizliklerinden
kazara çıkardıkları yangınların sayısımn, sebebi tespit edilemeyen yangınlann sayısının ve
ülkede yetişmiş ormanlara verilen zararın azaltılması gerekmektedir. Bunun için mevcut
cezaların caydıncıhğmm olmadığı veya yetersiz kaldığı ülkemizde yaşanan son yangm
felaketlerinde görülmektedir.
Ülkemizde yaygın olarak iki çeşit orman yangını örtü ve tepe yangını görülmektedir.
Orman toprağını örten ot, çayır, fiında, fide, fidan, yaprak, yosun, humus, kuru dal, kütük,
devrik kesim atıkları vb. gibi ölü ve diri Örtünün yanmasına örtü yangım, ağaç ve agaççıklarm
tepelerini de yakarak ilerleyen ormamn örtüsü, ağaçların gövdeleri ve tepelerini çeşitli şiddetle,
ağaçların kuruyarak ve canlılığım yitirerek oluşan yangına ise tepe yangım adı verilir.
Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre; 2024 yılı çıkış
nedenleri ve yangm adetleri incelendiğinde 127 adet yangm kasten çıkarılmış, 1860 adet yangm
ihmal sonucu çıkmış,726 adet yangm doğal yangm olarak tespit edilmiş ve 1084 adet yangımn
ise sebebi tespit edilememiştir. Bu veriler bize özellikle kast ve ihmal dikkate alındığında
cezaların insanlar üzerinde yeterli caydıncılıkta olmadığım açıkça göstermektedir. Kaldı ki
sebebi tespit edilemeyen yangınların da büyük bir çoğunluğunun insan kaynaklı olduğu bu
noktada gözden kaçınimamalıdır. Hal böyle olunca ülke mirasımıza verilen zarann boyutu göz
önüne alındığında cezalar yeterli ve caydırıcı değildir.
2020 yılmdan itibaren sebebi bilinmeyen orman yangınlanna ilişkin veriler ise son
derece dikkat çekici ve üzücüdür. Buna göre 2020 yılında toplam 3399 adet orman yangınında
20 971 hektar alan yanmış, 1859 adet orman yangımn sebebi tespit edilememiş, sebebi tespit
edilemeyen bu yangınlar sonucu ise 11771 hektar alan kül olmuştur. Yanan alan bazında
bakıldığmda orman yangınlanmn yüzde ellisinden fazlasında yangm sebebi tespit
edilememiştir. 2021 yılında 2793 adet orman yangımmn 1329 unun sebebi tespit edilememiş,
2022 yılında 2160 orman yangının 886 sımn sebebi tespit edilememiş, 2023 yılında 2579 orman
yangının 955 inin sebebi tespit edilememiş, 2024 yılında ise 3797 orman yangımn 1084 ünün
sebebi tespit edilememiştir.
İlgili kanunlarda orman yangınlarına ilişkin çeşitli yaptırımlar bulunsa da özellikle
kasten orman yangım çıkaranlara yönelik caydırıcılığın artırılması gerekmektedir. Zira mevcut
cezai hükümler, ormanlan kasten yakarak zarar veren failler üzerinde yeterli önleyici etkiye
sahip olmamaktadır. Bu nedenle, ormanlarda kasten yangın çıkaran kişilere yönelik cezalarm
ağırlaştıniması, suçun kamuoyunda farkmdalık yaratacak biçimde cezalarm açık ve net
düzenlenmesi gerekmektedir. Ayrıca bu suçun örgütlü şekilde işlenmesi hâlinde cezanm daha
da artırılması kanun teklifi ile önerilmektedir.
Kasten çıkarılan orman yangınlarmda tehlikeli alanlar yangının çabuk büyüyebileceği,
müdahalenin zor olduğu alanlardır. Bununla birlikte varlıklarıyla muhafaza edilmesi öngörülen
ve reaksiyon, turistik, savunma gibi hizmetleri yerine getiren iğne yapraklı orman alanları ise
kıymetli alanlardır. Bir orman yangınım sadece kasıtlı ve/veya ihmal ve dikkatsizlikten
meydana gelmiş gibi değerlendirmekte bu açıdan bakıldığında yetersiz kalabilecektir. Burada
sonucun yangının çok daha ötesinde olduğu bilinci insanlara işlenmelidir.
En nihayetinde ormanlar Anayasa ile korunmakta ve verilen zararsa maddi ve manevi
bütünlüğü itibarıyla ülkemize verilmektedir. Kastın ve/veya ihmal ve dikkatsizliğin meydana
getireceği zararı da yine ülkemiz ve gelecek nesillerimiz ödemek durumunda kalmaktadır.
Dolayısıyla ormanlar ekosistem dengesinin korunmasında, biyolojik çeşitliliğin
sürdürülmesinde, iklim değişikliğiyle mücadelede ve su kaynaklanmn düzenlenmesinde hayati
rol oynayan doğal varlıklardır. Aynca ormanlar, milyonlarca canlımn yaşam alanı olduğu gibi,
ülkemizin tarım, turizm ve ormancılık sektörleri açısından da vazgeçilmez bir ekonomik
değerdir. Bir orman yangımnda zarann boyutu anca bütün parametreler dikkate alındığında
ortaya çıkmaktadır.
Son yıllarda, özellikle yaz aylannda artan sıcaklıklar ve ihmalkâr ya da kasten çıkarılan
orman yangınları, Türkiye'nin dört bir yamnda binlerce hektarlık orman alammn yok olmasına,
canlılarm ölümüne ve çevresel felaketlere neden olmuştur. Bu durum, sadece doğal yaşamı
değil, aym zamanda halk sağlığını, yerleşim yerlerini ve ekonomik faaliyetleri de tehdit
etmektedir.
Orman yangınlan sonucu geri dönüşümün ise aslında o kadar da mümkün olmadığı yine
Orman Genel Müdürlüğünün yayınladığı verilerden anlaşılmaktadır.
Kanun teklifi hem mevcut caydırıcılığı artırmak hem de gelecekte yaşanabilecek benzer
felaketlerin önüne geçmek adma önemli bir adımdır.