Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
Türkiye'nin bilimsel, teknolojik, kültürel ve toplumsal gelişimi için yükseköğretim
kurumları stratejik öneme sahiptir. Üniversiteler yalnızca bilgi üreten ve aktaran kurumlar
değil, aynı zamanda ülkenin uluslararası alanda rekabet gücünü belirleyen merkezlerdir. Bu
nedenle, üniversitelerde görev yapan akademik personelin ekonomik ve sosyal koşullarının
iyileştirilmesi, ülkenin geleceği açısından hayati bir zorunluluktur.
Son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon, döviz kurlarındaki dalgalanma ve hayat
pahalılığı, kamu çalışanlarının büyük bir kısmım olumsuz etkilediği gibi, üniversitelerde görev
yapan öğretim üyeleri ve öğretim görevlilerini de ciddi biçimde mağdur etmiştir. Akademik
personelin maaşları, mevcut ekonomik koşullar karşısında hızla erimekte, yaşam standardı her
geçen gün düşmektedir. Bu durum, akademisyenlerin asli görevleri olan eğitim, araştırma ve
bilimsel üretim faaliyetlerine odaklanmalarım güçleştirmekte, motivasyonlarım azaltmaktadır.
Özellikle son yıllarda beyin göçü endişe verici boyutlara ulaşmıştır. Yurt dışındaki
üniversiteler ve araştırma merkezleri, Türk akademisyenlere çok daha iyi maddi koşullar
sunarken; ülkemizde düşük maaşlarla geçim mücadelesi veren akademisyenlerin yurt dışına
yönelmesi hızlammştır. Bu durum, ülkemizin uzun vadeli kalkınma hedefleriyle çelişmektedir.
Eğitim sendikaları, akademisyen örgütleri ve meslek kuruluşları tarafından yapılan
açıklamalarda, akademik personelin maaşlarının yetersizliği sık sık gündeme getirilmiştir.
Yükseköğretim kurumlarımn niteliğinin artırılabilmesi, akademisyenlerin insanca yaşam
koşullarına kavuşabilmesi ve beyin göçünün önlenebilmesi için maaşlarda en az %50 oramnda
artış yapılmasını önermektedir. Bu öneri, akademik emeğin saygınlığının korunması ve
toplumun geleceğine yatırım yapılması açısından da önemlidir.
Bu kanun teklifiyle, öğretim üyeleri, öğretim görevlileri, araştırma görevlileri ve diğer
tüm akademik personelin maaşlarında en az %50 oramnda artış yapılması öngörülmektedir, Söz
konusu aı*tış, yalnızca bir ücret düzenlemesi değil, aynı zamanda yükseköğretimin geleceğim
güvence altına alma adımıdır. Akademisyenlerin ekonomik kaygılardan uzak, özgürce
araştırma ve eğitim faaliyetlerine odaklanabilmesi, Türkiye'nin bilimsel üretim kapasitesini
artıracak, gençlerin nitelikli eğitim almasına katkı sağlayacaktır.
Kısacası, bu düzenleme; akademisyenlerin yaşam koşullarım iyileştirmek, üniversitelerin
uluslararası rekabet gücünü artırmak, beyin göçünü durdurmak ve tersine çevirmek, bilimsel
üretimin kalitesini yükseltmek, öğrencilerin daha nitelikli eğitim almasını sağlamak, amaçlarını
taşımaktadır.