İçeriğe geç
MECLİSGenel Kurul'un son durumu içinBugün sayfası →
Kanun teklifi · 2/3334 · Komisyonda

Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezasında Koşullu Salıverme Yasağının Kaldırılması ve 25. Yılda Koşullu Salıverme İmkanının Sağlanması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi

Teklif ile; haklarında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilenler veya ölüm cezaları ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülenlerin, cezalarının infazının yirmi beşinci yılından başlayarak koşullu salıverilme hükümlerinden yararlandırılması amaçlanmaktadır.

TBMM kaydındaki özet.

İlk imza
Nevroz Uysal Aslan
DEM Parti · Şırnak

Komisyon süreci

  1. 21 EKİM 2025
    Sunuldu
  2. ESAS KOMİSYON
    Adalet Komisyonu
    Geliş 23 Ekim 2025 · Komisyonda
  3. TALİ KOMİSYON
    İçişleri Komisyonu
    Geliş 23 Ekim 2025 · Komisyonda

Genel gerekçe

Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).

Gerekçeyi oku
Türkiye'de idam cezası 2004 yılında yapılan bir değişiklikle kaldırılmış fakat idam cezası yerine infaz koşulları çok ağır olan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yasalaşmıştır. Türk Ceza Kanunu'na eklenen Geçici 2. maddeyle, "İdam cezaları, müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen terör suçluları ile Ölüm cezaları ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen veya ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına mahkûm olan terör suçluları, koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanamaz." denilerek, idamdan çevrilen ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasının hükümlünün hayatı boyunca devam edeceği düzenlenmiştir. Daha sonra yapılan çeşitli değişikliklerle "ağır" kelimesi Kanundan çıkarılarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası bu düzenlemeyle varlığını korumuştur. Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Komite'nin Türkiye'yi umut hakkı açısından değerlendirdiği Öcalan 2, Kaytan, Gurban ve Boltan/ Türkiye dosya grubu ile ilgili 80. Oturumda Türkiye, 4 binden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis hükümlüsünün şu an hapishanede cezasını infaz ettiğini bildirmiştir. 2004 yılında yürürlüğe giren ve halen yürürlükte bulunan 5275 sayılı İnfaz Kanunu'nun 107. maddesinin 2. fıkrasına göre ise bir ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü otuz yılını cezaevinde iyi halli olarak geçirdiği takdirde koşullu salıvermeden yararlanabilir. 4. fıkrasına göre suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olmuşsa hükümlü, otuz altı yılını cezaevinde iyi halli olarak geçirdiği takdirde koşullu salıvermeden yararlanabilir. 16. fıkrasına göre ise Türk Ceza Kanunu'nun Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar, Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar, Milli Savunmaya Karşı Suçlar bölümündeki suçlar bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş ise ağırlaştırılmış müebbet hapis hükümlüsü koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanamaz ve cezasının infazı ölünceye kadar devam eder. Terörle Mücadele Kanunu'nun 17. maddesinin 4. fıkrasına göre de "ölüm cezaları, müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen terör suçluları ile ölüm cezaları ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen veya ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına malıküm olan terör suçluları koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanamaz. Bunlar hakkında ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası ölünceye kadar devam eder. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infaz koşulları da oldukça ağırdır. Bu cezanın infaz biçimi cezalandırmayı aşan bir hapsetme biçimine dönüşmüştür. Hükümlüler, hem hapishane içerisinde kendisi gibi cezasını infaz edenlerden hem de dışarıyla temastan izole edilerek tecrit altında tutulmaktadır. Burada amaç, İnfaz Kanunıfnun 3. maddesinde belirtildiği gibi "Öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak" değil, hükümlüyü toplumdan tamamen uzaklaştırarak adeta imha etmektir. infaz Kanunıfnun 25. maddesine göre ağırlaştırılmış müebbet hapis hükümlüsü tek kişilik hücrede barındırılır. Hükümlüye, günde sadece bir saat açık havaya çıkma ve spor yapma hakkı tanınır. Hükümlüye ancak iyi halli ise kendisi ile aynı ünitede kalan hükümlülerle temasta bulunmasına sınırlı olarak izin verilebilir. Hükümlü, onbeş günde bir kez, süresi on dakikayı geçmemek üzere telefon edebilir. Hükümlüyü; Kanunda belirtilen aile üyeleri onbeş günlük aralıklarla ve günde bir saati geçmemek üzere ziyaret edebilirler. Hükümlü, herhangi bir spor ve iyileştirme faaliyetine katılamaz. Son olarak en ağırı da hükümlünün cezasının infazına, hiçbir surette ara verilemez. Hasta olduğunda dahi hapis cezası ertelenemez. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, ömür boyu hapis cezalarını, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesi çerçevesinde incelemeye tabi tutmakta ve "indirilemez" nitelikte olan, kişilere hiçbir şekilde salıverilme imkânı tanımayan ömür boyu hapis cezasının "insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya ceza yasağı"nı ihlal ettiğini belirtmektedir. AİHM, Öcalaıı kararından önce 9 Temmuz 2013 tarihli Vinter ve diğerleri/Birleşik Krallık kararında da umut hakkını değerlendirmiş ve müebbet hapis cezasının azami 25 yılda gözden geçirilmesi gerektiğini ve mahpusların serbest bırakılma koşullarının değerlendirilmesi gerektiğini ilade etmiştir. AİHM'in verdiği kararların Anayasamın 90. maddesine göre Türkiye açısından bağlayıcı olduğu tartışmasızdır. Ancak Türkiye bugüne dek AİHMün bu tespitlerine göre mevzuatında hiçbir değişiklik yapmamıştır. AİHM'in tahliye umudu olmayan hapis cezaları ile ilgili almış olduğu Kafkaris/ Kıbrıs, lorgov / Bulgaristan (no. 2), Schuchter / İtalya, Harkins ve Edwards / Birleşik Krallık kararı ile Vinter ve Diğerleri / Birleşik Kınllık kararlarına atıf yaparak Türkiye aleyhinde verdiği ilk karar Öcalaıı / Türkiye kararıdır. AİHM, 18 Mart 2014 tarihli Öcalan/Türkiye kararında "serbest kalma ümidi olmadan, hapis cezasının infazının ölünceye kadar devam etmesi, Sözleşme'nin 3. Maddesini ihlal eder" içtihadını yinelemiştir. Verilen bu karar kısaca "umut hakkı" olarak nitelendirilmektedir. AİHM'e göre bir kişinin indirimsiz müebbet hapse mahkûm edilmesi kural olarak Sözleşmenin 3. Maddesince yasaklanmaz ancak kişinin bir gün serbest kalma şansının ve "başka bir cezaya dönüştürme", "infazı askıya alma", "cezanın infazına son verme" veya "şartla salıvermeden yararlanma" gibi cezayı yeniden gözden geçirme imkanının olup olmadığı önemlidir. Kararda Öcalan'ın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının koşullu salıverilme hakkı olmaksızın ölünceye kadar infaz edilmesi ile ceza infaz kurumunda yalnız tutulma koşullarının yani tecridin, Sözleşmenin 3. maddesini yani işkence ve kötü muamele yasağını ihlal ettiği belirtilmiştir. Bu kararın ardından, 15 Eylül 2015 tarihli Kaytan/Türkiye kararında AİHM benzer şekilde, iç hukukta mutlak müebbet hapis cezasının gözden geçirilmesine yönelik herhangi bir mekanizma veya imkan sağlanmadığı hallerde, bu cezanın artık işkence ve kötü muamele yasağına aykırılık teşkil ettiğine karar vermiştir. 15 Aralık 2015 tarihli Gurban/Türkiye kararında da tahliye umudu olmayan müebbet cezasına ilişkin aynı yönde üçüncü kararım vermiştir. Mahkeme, daha önceki kararlarına atıf yaparak mevzuatın, infazın belli bir aşamasından sonra cezayı değerlendirecek ve mahpusun tahliyesine karar verebilecek bir mekanizma ön görmemesinin Sözleşmenin 3. maddesinin ihlali olduğu yönündeki kararım yinelemiştir. Türkiye'nin bu kararların ardından herhangi bir yasal değişiklik yapmaması üzerine Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla ilgili "umut hakkını" doğuracak yasal düzenlemeler ve uygulama değişikliklerinin sağlanması için Türkiye'ye dair denetim süreci başlatmıştır. Özgürlük İçin Hukukçular Demeği, İnsan Hakları Demeği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı, bu kararın yerine getirilmesi için 26 Temmuz 202rde Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'ne başvurmuştur. Komite, 2022 yılında Türkiye'den bu konudaki ilerleme hakkında bilgi istemiş, Adalet Bakanlığı verdiği cevapta Öcalan'a uygulanan infaz rejiminin "istisna" olduğunu kabul etmiştir. Bakanlar Komitesi 17-19 Eylül 2024'te Öcalan 2, Kaytan, Gurban ve Boltan v. Türkiye dosya grubu ile ilgili AİHM tarafından verilen kararlara Türkiye'nin uymaması nedeniyle periyodik olarak yaptığı gözden geçirmeyi yinelemiştir. Bu davaların, Türkiye mevzuatında diğer ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan mahkûmlar için öngörülen bir inceleme mekanizmasının başvurucuların devlet aleyhine işledikleri suçlardan aldıkları ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarına uygulanmaması nedeniyle insanlık dışı ve aşağılayıcı muamelenin önlenmesi hakkının ihlaline ilişkin olduğunu; ayrıca, ulusal makamların Mahkeme'nin belirlediği standartlar doğrultusunda herkes için bir inceleme mekanizması oluştunnasmı gerektirdiğini hatırlatmıştır. Hiçbir ilerleme kaydedilmemiş olmasından derin endişe duyduğunu ifade etmiş, yetkilileri bu konuda diğer üye devletlerin bu tür mekanizmaları uygulamaya koyma konusundaki deneyimlerinden ilham alarak gerekli önlemleri daha fazla gecikmeden almaya güçlü bir şekilde teşvik etmiştir ve bu grubu Eylül 2025"te yapılacak toplantıda yeniden incelemeye karar vermiştir. Bakanlar Komitesi, 17 Eylül 2025 tarihli I537hnci toplantısında kabul ettiği kararda; Eylül 2025'te yapılan 1537. toplantısında, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarına ilişkin kesinleşmiş kararlarının infazını Sözleşmemin 46. maddesi uyarınca yeniden değerlendirmiştir. Komite, uluslararası hukukta müebbet hapis cezalarının en geç 25 yıl içinde gözden geçirilmesini sağlayan bir mekanizmanın oluşturulmasının zorunlu hale geldiğini vurgulamıştır. Bu kapsamda Türkiye'yi, gecikmeden adım atmaya çağırmış; • İnsan Hakları Eylem Planı çerçevesinde yasal değişiklik yapılmasını, • "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonıf'nun bu süreçte aktif rol almasını, • Ve Meclis'te sunulmuş yasa tekliflerinin kabul edilmesini teşvik etmiştir. Komite ayrıca, Türkiye'nin diğer Avrupa ülkelerinin iyi uygulama örneklerinden yararlanmasını önemıiş ve alınan önlemler hakkında en geç Haziran 2026'ya kadar bilgi verilmesini talep etmiştir. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının ömür boyu infaz edilme biçimi hukuki geçmişi ve siyasal arka planı olarak doğrudan Sn. Abdullah Öcalan gözetilerek düzenlenmiştir. Hukukun temel ilkeleri yok sayılarak kişiye özel istisna yasa hazırlanmıştır. Ancak zamanla bu istisnai düzenleme, yalnızca bir kişiyi değil, binlerce insanı etkileyen yapısal bir adaletsizliğe dönüşmüştür. Dolayısıyla hem hukuken hem de siyaseten, bu düzenlemenin yürürlükte kalması meşru değildir; kaldırılması hem bireysel hem toplumsal düzeyde süregelen hukuksuzlukların giderilmesi açısından zorunlüdur. Yine açıkça ifade etmek gerekir ki: Sayın Öcalan yalnızca bir mahpus değil, bugün Kürt meselesinde barışçıl çözüm arayışının belirleyici aktörüdür. 1993'ten bugüne yoğunlaşan teorik ve politik çalışmalarla geliştirdiği perspektifler, bugün TürkiyeMe çoğulculuğun, eşit yurttaşlığın ve demokratik birlikteliğin inşası için referans değeri taşımaktadır. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesimin 17 Eylül 2025 tarihli kararında özellikle vurgulanan "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonıfmun yasama süreçlerinde aktif rol alması çağrısı da tam olarak bu tarihsel ihtiyacı işaret etmektedir: Barışın toplumsal zeminde yeniden kurulabilmesi, yalnızca yasal reformlarla değil, aynı zamanda diyalog, hakikat ve onarım ekseninde bir demokratik dönüşümle mümkündür. Tüm bu sebeplerle insan onuruna ve tarafı olunan AİHS'e uygun bir infaz rejiminin sağlanması, umut hakkının tanınması, AİHM kararlarının yerine getirilmesi amacıyla "salıverme perspektifi" doğrultusunda söz konusu cezanın yeniden düzenlenmesi ve sunduğumuz değişikliklerin yapılması gerekmektedir.

Maddeler

6 madde · gerekçesiyle birlikte
Madde 13713 sayılı
3713 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin dördüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
Gerekçe: Ölüm cezalan ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen veya ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına mahkûm olan terör suçluları için koşullu salıverme yasağı yürürlükten kaldırılmıştır.
Madde 25275 sayılı
5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin 16. fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
Gerekçe: Ölüm cezaları ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen veya ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına mahkûm olan terör suçluları için koşullu salıverme yasağı yürürlükten kaldırılmıştır.
Madde 3yürürlükten kaldırıyor5275 sayılı
5275 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Gerekçe: Ölüm cezaları ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen veya ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına mahkûm olan terör suçluları için koşullu salıverme yasağı yürürlükten kaldırılmıştır.
Madde 4ekliyor5275 sayılı
5275 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. "GEÇİCİ MADDE 6- Bu maddenin yayımı tarihinden önce haklarında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilenlerin veya ölüm cezaları ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülenlerin cezalarının infazının yirmi beşinci yılından başlayarak koşullu salıverilme değerlendirmesi yapılır."
Gerekçe: Ölüm cezalan ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen veya ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına mahkûm olan terör suçluları için koşullu salıverme imkanı getirilmiştir.
Madde 5
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
Madde 6
Bu kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir. AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASINDA KOŞULLU SALIVERME YASAĞININ KALDIRILMASI VE 25. YILDA KOŞULLU SALIVERME İMKANININ SAĞLANMASI AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ

Maddeler TBMM'deki teklif metninden otomatik ayrıştırılmıştır; asıl metin için teklif PDF'i ↗

İmza sahipleri

1 milletvekili · parti, imza günündeki partisidir

Kaynak: TBMM'nin kamuya açık kayıtları. Maddeler ve gerekçeler teklif metninden otomatik ayrıştırılır; asıl metin TBMM'deki PDF'tir. Hata bildir