Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. Maddesinin ikinci fıkrası, idare
aleyhine hükmedilen para alacakları, yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerinin nasıl tahsil
edileceğini düzenlemektedir. Söz konusu düzenlemede yer alan "davacımn veya vekilinin
davalı idareye yazılı şekilde banka hesap numarasım bildirmesi" şartı, idare aleyhine
hükmedilen vekâlet ücretlerinin icra takibine konu edilebilmesi için önceden idareye başvuru
zorunluluğu ve 30 gün bekleme şartı getirmiştir. Bu düzenleme, uygulamada "takip şartı"
olarak kabul edilmekte ve bu şart yerine getirilmeden yapılan icra takipleri mahkemelerce
durdurulmaktadır.
Ne var ki, aynı durum davacıların kaybettiği diğer bir deyişle idare lehine vekalet
ücreti ve yargılama giderine hükmolunan davalar açısmdan geçerli değildir. Davayı kaybeden
davacı, vekâlet ücreti, yargılama gideri, icra vekâlet ücreti ve icra masraflarım doğrudan
ödemek zorunda kalırken, idare kaybettiğinde bu ödeme idareye başvuru şartına
bağlanmaktadır. Bu tablo, idare lehine haksız bir ayrıcalık yaratmakta; birey aleyhine işleyen
asimetrik bir düzenleme ortaya çıkarmaktadır. İdare ve birey arasında kamu yaranna
dayanmayan bir ayrımcılığı, bireylerin mülkiyet hakkını zedeleyecek biçimde kullanmak
kamu gücünün amacıyla da çelişmektedir.
İYUK m. 28/2'nin bu haliyle uygulanması, Anayasa'nm 2. maddesinde güvence altına
alman hukuk devleti ilkesi, 10. maddesindeki eşitlik ilkesi ve 36. maddesinde yer alan hak
arama özgürlüğüyle bağdaşmamaktadır. Çünkü idareye tanınan bu ayrıcalık, bireyin yargı
yoluna başvurma iradesini eşitliğe aykın bir hüküm ile baskı altma almakta, aym zamanda
idare lehine kısıtlayıcı bir usul kuralı getirmeyerek bireyin adalet duygusunu zedelemektedir.
Somut olarak ele alındığında, idari dava neticesinde idareye ödeme yapmak
mecburiyetine düşen vatandaş bakımından herhangi bir ödeme süresi tanınmamış olması
nedeniyle söz konusu ödemeyi cebri icra vasıtasıyla yapmak zorunda kalan vatandaşa icra
vekalet ücreti, icra masrafları ve harç gibi kümülatif olarak bakıldığında büyük bir yük getiren
bu düzenlemenin değişmesi önem arz etmektedir. Bu durum, aynı zamanda vatandaş nezdinde
hakkını aradığı takdirde büyük bir mali yaptınmla karşı karşıya kalma düşüncesi
oluşturduğundan idarenin işlemlerinin hukuki denetimini de zedeler bir niteliğe yol
açmaktadır.
Sonuç olarak, idare aleyhine hükmedilen vekâlet ücretlerinin tahsili için öngörülen
başvuru şartı, idare lehine ayrıcalık tamyan, taraflar arasında eşitliği bozan ve idarenin
yargısal denetimini işlevsizleştiren bir düzenlemedir. Hukuk devleti ilkesinin korun^ilmesi
için, bu maddenin taraflar arasında eşit usul ve yükümlülükleri öngören biçimde^y^mdg^^
düzenlenmesi zorunludur; aksi halde idari yargı, bireyleri değil, idareyi
mekanizmaya dönüşmektedir. Bu itibarla, birey ve idare arasında doğ^ Aeşitşifçiil
' ^ 1 ' ' '■] '1
giderilmesi amacıyla söz konusu kanun teklifini sunma zorunluluğu hasıl olmüD;i^.
,923' )
\%