Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
Türkiye'de yükseköğretim sistemi, milyonlarca gencin geleceğini şekillendiren en
önemli toplumsal alanlardan biridir. Ancak ekonomik zorluklar, sağlık sorunları, ailevi
nedenlerin yarattığı kesintiler ve akademik başarısızlık gibi çeşitli sebeplerle birçok öğrenci,
eğitim hayatını yarıda bırakmak zorunda kalmıştır. Bu durum, hem bireysel hem toplumsal
açıdan önemli bir kayba yol açmaktadır.
Ülkemizde son olarak 2022 yılında çıkarılan öğrenci affı, 2547 sayılı Yükseköğretim
Kanunu'na eklenen geçici maddeyle hayata geçirilmiş; 18 Mayıs 2022 tarihinden önce
üniversitelerle ilişiği kesilen tüm öğrencilere yeniden kayıt hakkı tanınmıştır. Söz konusu
düzenleme, hem örgün hem açıköğretim programlarını kapsamış ve yaklaşık 3,1 milyon
vatandaşımıza başvuru imkanı sağlamıştır. 2022 affı sayesinde on binlerce öğrenci eğitimine
sisteme kazandırmıştır. Bu adım, hem bireylerin öğrenim haklarının korunması hem de
eğitimde firsat eşitliğinin güçlendirilmesi bakımından önemli bir dönüm noktası olmuştur.
Aradan geçen üç yıl içerisinde, ülkemizde yaşanan ekonomik dalgalanmalar, barınma
ve geçim krizleri, genç nüfusun eğitim hayatını sürdürmesini daha da güç hale getirmiştir.
Özellikle 2023-2025 döneminde yüksek enflasyon, kira artışları, yurt yetersizlikleri, deprem
felaketleri ve dijital dönüşüm sürecinin yarattığı yeni koşullar; öğrencilerin eğitimden kopma
oranlarını artırmıştır. Pandemi sonrası dönemde üniversite yaşamına yeniden u
Tyeliden
Sağlayamayan veya ekonomik nedenlerle kaydını yenileyemeyen binlerce öğrendi,
yükseköğretim sisteminin dışında kalmıştır.
Bu gerçekler ışığında, 2025-2026 akademik yılı itibarıyla “Yükseköğretim
Kurumlarında Öğrenim Hakkının Yeniden Tanınmasına Dair Kanun Teklifi” hazırlanmıştır. Bu
teklifin amacı, 2547 sayılı Kanun'a eklenecek yeni bir geçici maddeyle, 2022 affı sonrasında
ilişiği kesilen öğrencilerin yeniden öğrenim hakkına kavuşmasını sağlamaktır. Düzenleme,
tapkı 2022 affında olduğu gibi hem örgün hem açıköğretim programlarını kapsayacak; aynı
Zaranda deprem, pandemi, ekonomik mazeret veya sağlık gibi nedenlerle öğrenimine ara
vermek zorunda kalan tüm öğrencileri içerecektir.
Bu kanunla birlikte:
Anayasal güvence altındaki eğitim hakkının, üniversitelerle ilişiği keğilen
j<
öğrenciler, başvurmaları hâlinde eğitimlerine kaldıkları yerden devam edebilecek öğünlerin
a
“a
Mini
BAP
önceki öğrenim hakları korunacak, yükseköğretimde firsat eşitliği güçlenecek, yarım kalmış
öğrenim süreçlerinin tamamlanması, ülkenin insan kaynağının etkin şekilde değerlendirilmesini
de sağlayacaktır.
Sonuç olarak, 2025-2026 yılı için öngörülen bu öğrenci affı, yalnızca bir idari
düzenleme değil; toplumsal barışa, eğitimde adalete ve fırsat eşitliğine hizmet eden sosyal bir
reform niteliğindedir. 2022”deki düzenlemenin başarılı sonuçları, bu yeni adımın gerekliliğini
açıkça ortaya koymuştur.
azaişdği © AA islağgada