Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
Ceza muhakemesi sistemi, savunma hakkının etkin ve nitelikli biçimde kullanılmasına dayanır.
Savunma hakkının güvencesi ise avukattır. Avukatın sunduğu hukuki yardım, yalnızca mesleki
bir faaliyet olmayıp, aynı zamanda adil yargılanma hakkının ve hukuk devletinin asli unsurudur.
Gelinen aşamada, ceza yargılamasında aynı mahkemede, aynı dosya türünde, aynı hukuki
sorumluluğu ve riski üstlenen avukatlar arasında yalnızca görevlendirme biçimine bağlı olarak
son derece ağır bir ücret uçurumu oluşmuştur. Bu durum, savunma hakkının özünü zedeleyen
yapısal bir soruna dönüşmüştür.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre Asliye Ceza Mahkemesinde seri muhakeme dosyasını
takip eden bir avukat için belirlenen asgari ücret 45.000 TL'dir. Buna karşılık, aynı
mahkemede, aynı dosyada, Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında görevlendirilen müdafiye
ödenen ücret KDV dahil 2.297 TL olup, kesintiler sonrası avukatın eline geçen tutar yaklaşık
1.900 TL düzeyindedir. Ortaya çıkan tablo 20 kata varan bir ücret farkını ifade etmektedir. Bu
fark ne yapılan işin niteliğiyle, ne üstlenilen sorumlulukla, ne de mesleki riskle açıklanabilir.
Ceza yargılamasında bir insanın özgürlüğü hakkında belirleyici rol üstlenen avukatın emeğinin,
görevlendirme biçimine göre bu ölçüde değersizleştirilmesi hukuk düzeniyle bağdaşmaz.
Aynı işi yapan, aynı sorumluluğu taşıyan, aynı mesleki riskleri üstlenen avukatlar arasında bu
denli derin bir ücret ayrımı yaratılması ölçülülük ilkesine aykırıdır, eşitlik ilkesini zedeler ve
meslek onurunu doğrudan hedef alır. Bu durum, savunma hizmetinin temelini oluşturan avukat
emeğinin sistematik biçimde değersizleştirilmesine yol açmaktadır.
Öte yandan, Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında görevlendirilen müdafilerin takip ettiği
dosyalar (o beraatle (osonuçlansa dahi, uygulamada çoğunlukla vekâlet (ücretine
hükmedilmemektedir. Savunmanın en ağır sorumluluğunu üstlenen avukatın, başarılı bir
yargılama sonucunda dahi emeğinin karşılığını alamaması, hukuk devleti anlayışıyla açık bir
çelişki yaratmaktadır.
Zorunlu müdafilik sistemi, sosyal devlet ilkesinin bir gereğidir. Ancak bu sistem, avukatın
emeğini karşılıksız bırakacak şekilde kurgulandığında sürdürülebilirliğini yitirir. Ücret sorunu
çözülmeden, savunma hizmetinin niteliğinin korunması ve adil yargılanma hakkının etkin
kullanımı mümkün hale gelmez.
Bu Kanun Teklifi ile amaçlanan; Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında görevlendirilen
müdafi ve vekillere ödenecek ücretlerin, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde öngörülen
tutarların altına düşmemesini sağlamak, aynı riski alan ve aynı sorumluluğu taşıyan avukatlar
arasında eşit ücret ilkesini hayata geçirmek ve savunma hakkını güçlendirmektir.