Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
Anayasanın 2 nci maddesinde Türkiye Cumhuriyetinin sosyal bir hukuk devleti olduğu,
18 inci maddesinde kimsenin zorla çalıştırılamayacağı ve angarya yasağının bulunduğu, 36 ncı
maddesinde hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkının güvence altına alındığı, 49 uncu
maddesinde ise çalışmanın herkesin hakkı ve ödevi olduğu hükme bağlanmaktadır. Avukatlık
mesleği, yargının kurucu unsurlarından olan savunma makamının temsilcisi olarak bu anayasal
ilkelerin hayata geçirilmesinde temel bir rol üstlenmekte; avukatlık stajı ise mesleğe kabulün
zorunlu ve vazgeçilmez bir aşamasını oluşturmaktadır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile stajın süresi, koşulları ve yürütülüş biçimi
düzenlenmiş olmakla birlikte, stajyer avukatların ekonomik güvencelerine ve staj süresince elde
edecekleri ücrete ilişkin açık ve bağlayıcı bir hüküm bulunmamaktadır. Uygulamada çok sayıda
stajyer avukat, özellikle stajın ilk döneminde mahkemeler, Cumhuriyet savcılıkları ve barolar
nezdinde yoğun biçimde görev almasına rağmen hiçbir gelir elde edememekte veya sembolik
tutarlarla yetinmek zorunda kalmaktadır. Bu durum, angarya yasağı ve sosyal devlet ilkesi ile
çelişen fiili bir sömürü alanı yaratmakta; ekonomik imkanı sınırlı olan genç hukukçular için staj
dönemini ağır bir geçim baskısı ve güvencesizlik sürecine dönüştürmektedir.
Stajın mahkemeler, Cumhuriyet savcılıkları ve barolar nezdinde geçen ilk altı aylık
kısmı, doğrudan yargı teşkilatı ve kamu otoritesi gözetimi altında yürütülen bir eğitim ve
uygulama sürecidir. Stajyer avukatlar bu dönemde duruşmalara katılmakta, soruşturma ve
kovuşturma süreçlerini takip etmekte, baroların meslek içi eğitim faaliyetlerine dahil olmakta
ve fiilen yargı hizmetinin yürütülmesine katkıda bulunmaktadır. Stajın bu kamu niteliği ağır
basan bölümünün herhangi bir gelir güvencesi olmaksızın yürütülmesi, sosyal hukuk devleti
anlayışı ile bağdaşmamakta; avukatlık mesleğine girişte ekonomik durumu zayıf olanların
dezavantajını artırmaktadır.
Bu kanun teklifi ile, avukatlık stajının mahkemeler, Cumhuriyet savcılıkları ve barolar
nezdinde geçen ilk altı aylık kısmı için stajyer avukatlara aylık net asgari ücretin üçte ikisi
tutarında bir stajyer avukat ücreti ödenmesi hüküm altına alınmaktadır. Söz konusu ödemenin,
Türkiye Barolar Birliği bütçesine Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinden bu amaçla
aktarılacak ödenekten karşılanması öngörülmekte; böylece adliye stajı döneminde stajyer
NM.
Bi
a
avukatlara devlet kaynağı ile asgari bir gelir güvencesi sağlanmakta ve mesleğe gi
*
kk
'a
eşitliğine katkı sunulmaktadır.
Stajın avukat yanında geçen ikinci altı aylık kısmı bakımından ise, bu madde uyarınca
zorunlu bir stajyer avukat ücreti öngörülmemekte; bu döneme ilişkin olası destek ve
ödemelerin, yanında staj yapılan avukat veya avukatlık ortaklığı ile baroların ve Türkiye
Barolar Birliğinin kendi bütçeleri çerçevesinde takdir edebileceği ilave katkılar olarak
bırakılması tercih edilmektedir. Böylelikle, devlet tarafından doğrudan finanse edilen dönem,
yargı teşkilatı ve barolar nezdindeki adliye stajı ile sınırlandırılmakta; avukat yanında stajın ise
esas itibarıyla özel ilişki, meslek dayanışması ve kurumsal destek çerçevesinde sürdürülmesi
öngörülmektedir.
Türkiye Barolar Birliği bütçesine aktarılan ödeneklerin kullanımına ilişkin usul ve
esasların Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenmesi ve bu ödeneklerin kullanımının
yine Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından genel hükümlere göre denetlenmesi, kamu
kaynaklarının etkin, şeffaf ve hesap verebilir biçimde kullanılmasına yönelik güvenceleri
güçlendirmektedir. Türkiye Barolar Birliğinin barolardan alacağı stajyer avukat bilgilerinden
yararlanarak ödemeleri doğrudan stajyer avukatlara yapması da, hem idari işlemleri
sadeleştirmekte hem de stajyerlerin hak kaybına uğramadan ücretlerini alabilmelerini
sağlamayı hedeflemektedir.
Teklif edilen düzenleme ile; avukatlık stajının özellikle adliye aşamasında angarya
yasağı ve sosyal hukuk devleti ilkesiyle uyumlu hale getirilmesi, stajyer avukatların asgari bir
gelir düzeyine kavuşturulması, mesleğe girişte ekonomik imkân farklılıklarından kaynaklanan
eşitsizliklerin azaltılması ve savunma hizmetinin geleceğini oluşturan genç hukukçuların
desteklenmesi amaçlanmaktadır. Böylece avukatlık mesleğinin toplumsal temsiliyeti
güçlendirilmekte, yargı sisteminin bütününün adalet ve eşitlik ilkeleriyle daha uyumlu bir
yapıya kavuşmasına katkı sağlanmaktadır.