İçeriğe geç
MECLİSGenel Kurul'un son durumu içinBugün sayfası →
Kanun teklifi · 2/3456 · Komisyonda

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

Teklif ile, en düşük emekli aylığının asgari ücretten daha az olmaması amaçlanmaktadır.

TBMM kaydındaki özet.

İlk imza
Mahmut Arıkan
Saadet · Kayseri

Komisyon süreci

  1. 5 OCAK 2026
    Sunuldu
  2. ESAS KOMİSYON
    Plan ve Bütçe Komisyonu
    Geliş 6 Ocak 2026 · Komisyonda
  3. TALİ KOMİSYON
    Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu
    Geliş 6 Ocak 2026 · Komisyonda

Genel gerekçe

Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).

Gerekçeyi oku
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2'nci maddesi, Cumhuriyetin niteliklerini sıralarken "sosyal hukuk devleti" ilkesini vazgeçilmez bir unsur olarak tanımlamıştır. Sosyal devlet; vatandaşlarının sosyal refahını gözeten, onlara insan onuruna yaraşır bir yaşam düzeyi sağlayan ve sosyal güvenliği bir lütuf değil, hak olarak tesis eden devlettir. Anayasa'nın 60*ıncı maddesi ise "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri “ alır ve teşkilatı kurar" hükmünü amirdir. Bu anayasal zorunluluk, emeklilik sisteminin sadece aktüeryal dengeler üzerine değil aynı zamarida sosyal adalet ve gelir dağılımı dengesi üzerine inşa edilmesini gerektirir. Ancak özellikle son 10 yılda ülke çapında yaşanan ekonomik dalgalanmalar, öngörüye dayanmayan mevzuat düzenlemeleri, yüksek enflasyonist süreç ve satın alma gücündeki düşüşler, mevcut sosyal güvenlik parametrelerinin işlevselliğini yitirmesine neden olmuştur. Tüm bunların neticesinde 5510 Sayılı Kanun'un ek 19*uncu maddesi kapsamında düzenlenen "alt sınır aylığı" uygulaması, piyasa gerçeklerinin, asgari yaşam maliyetlerinin ve açlık sınırının gerisinde kalmıştır. Özetle Türkiye ekonomisi, son yıllarda yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı sarmalı içerisindedir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve bağımsız araştırma gruplarının verileri incelendiğinde, sabit gelirli vatandaşların, bilhassa emeklilerin maruz kaldığı ekonomik tahribatın boyutları net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. TÜİK tarafindan açıklanan Aralık 2025 dönemi verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık bazda 960,89 artış gösterirken, yıllık enflasyon 930,89 olarak gerçekleşmiştir. Bu oran bir önceki yılın aynı ayına göre fiyatlar genel düzeyindeki artışı ifade etmekle birlikte emeklilerin harcama sepetindeki ağırlıklı kalemlerin artış oranları bu ortalamanın çok üzerindedir. Özellikle bağımsız araştırmacılardan oluşan enflasyon değerlendirmeleri, hissedilen enflasyonun resmi verilerden önemli ölçüde ayrıştığını göstermektedir. Hayat pahalılığının bölgesel dağılımı incelendiğinde, metropollerde yaşayan emeklilerin durumu daha da vahimdir. İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından açıklanan Aralık 2025 verilerine göre, İstanbul'da perakende fiyatlar yıllık bazda 94637,68 oranında artış göstermiştir. Türkiye'nin en çok emekli nüfusunu barındıran İstanbul'da yaşam maliyetinin Türkiye ortalamasının üzerinde seyretmesi, ulusal düzeyde belirlenen tek bir "alt sınır aylığı"nın, bölgesel yaşam maliyetlerini karşılamada yetersiz kaldığını göstermektedir. Enflasyonun alt kalemleri incelendiğinde, emeklilerin bütçesinde en büyük yer tutan "zorunlu harcama gruplarının" fiyat artışlarının, manşet enflasyonun çok üzerinde olduğu görülmektedir. Emekliler, gelirlerinin büyük bir kısmını gıda, barınma ve sağlık harcamalarına ayırmaktadır. Bu kalemlerdeki fahiş artışlar, emekli aylıklarının reel alım gücünü eritmiştir. Özellikle konut Mahmut ARIKAN Saadet Partisi Genel Başkanı Kayseri Milletvekili harcamalarındaki 9649,45'lik artışın, genel enflasyon olan 9030,89'un çok üzerinde olup bir emeklinin maaşının büyük bir kısmı, sadece başını sokacak bir çatı bulmak için harcanmaktadır. Sosyal güvenliğin temel amacı yoksullukla mücadeledir. Ancak mevcut veriler, emekli aylıklarının bırakın yoksulluğu, açlık sınırını dahi karşılamaktan uzak olduğunu göstermektedir. Asgari ücret bir çalışanın emeğinin karşılığı olarak belirlenen en alt sınırdır. Emekli aylıklarının, çalışılan dönemde ödenen primlerin bir karşılığı olduğu düşünüldüğünde, en düşük emekli aylığının asgari ücretin ve açlık sınırının altında kalması, sistemin aktüeryal mantığıyla da sosyal devlet ilkesiyle de çelişmektedir. 30.000 TL açlık sınırının olduğu bir ekonomide, asgari ücretin altında bir emekli maaşı öngörmek, emekliyi bırakın refah içinde yaşamayı temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayamaz hale getirmek demektir. Mahmut ARIKAN Saadet Partisi Genel Başkanı Kayseri Milletvekili

Maddeler

3 madde · gerekçesiyle birlikte
Madde 1değiştiriyoribare değişikliği5510 sayılı
31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun ek 19 uncu maddesinin birinci fikrasında yer alan “16.881 Türk lirasından” ibaresi “asgari ücretten” şeklinde değiştirilmiştir.
Gerekçe: Düzenleme ile 5510 sayılı Kanun'un ek 19*uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan alt sınır aylığı tutarına ilişkin olarak tanım değiştirilerek emeklilerin eline geçen en düşük dosya bazındaki aylığın asgari ücret sınırına yükseltilmesi sağlanacaktır.
Madde 2
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
Madde 3
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir. Mahmut ARIKAN Saadet Partisi Genel Başkanı Kayseri Milletvekili 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

Maddeler TBMM'deki teklif metninden otomatik ayrıştırılmıştır; asıl metin için teklif PDF'i ↗

İmza sahipleri

1 milletvekili · parti, imza günündeki partisidir

Kaynak: TBMM'nin kamuya açık kayıtları. Maddeler ve gerekçeler teklif metninden otomatik ayrıştırılır; asıl metin TBMM'deki PDF'tir. Hata bildir