Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
Türkiye Cumhuriyeti Devleti binlerce yıllık tarihsel birikimin ağır bedeller ödenerek
kazamimış bir istiklal mücadelesinin ve milletimizin sarsılmaz iradesinin eseri olarak vücut
bulmuştur. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü yalnızca Anayasada yer alan
soyut bir ilke değil şehit kanlarıyla çizilmiş, milli egemenliğin ve bağımsızlığın vazgeçilmez
teminatıdır.
Devletin topraklarının tamamının veya herhangi bir kısmının yabancı bir devletin
parçası, ayrı bir bölge ya da sözde bağımsız bir siyasi yapı olarak gösterilmesi doğrudan
doğruya Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenlik haklanm hedef alan, milli birliğe kasteden ve
Devletin varlığım tartışmaya açan son derece tehlikeli söz ve davramşlarıdır. Bu tür fiiller
masum bir düşünce açıklaması olarak değerlendirilemeyecek aksine milletin ortak değerlerine,
tarihine ve bağımsızlık iradesine yönelik açık bir saldın niteliği taşıyacaktır.
Türk Ceza Kanunu; Devletin birliğini ve anayasal düzenini korumaya yönelik çeşitli suç
tiplerini düzenlemekle birlikte, Devlet topraklarının alenen yabancı bir devlete aitmiş gibi
gösterilmesi veya bu yönde propaganda yapılmasmı açık ve doğrudan biçimde yaptırıma
bağlayan özel bir hüküm içermemektedir. Bu durum, Devletin en temel varlık sebebi olan
topralc bütünlüğünün korunmasında ciddi bir hukuki boşluk oluşturmaktadır.
Teklif edilen düzenlemeyle, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ülke sımrları üzerinde
hiçbir tartışmaya yer bırakılmaması, milli sımrlarm dokunulmazlığının ceza hukuku güvencesi
altma alınması ve bu yönde yürütülen bölücü propaganda faaliyetlerine karşı güçlü ve caydıncı
bir hukuki zemin oluşturulması amaçlanmaktadır. Devletin egemenlik alanım hedef alan aleni
fiillerin açıkça suç olarak tanımlanması "hukuk devleti" ilkesinin ve milli güvenliğin gereğidir.
Bu nedenlerle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 300. maddesine eklenmesi öngörülen
fıkrayla, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sımrlarınm bütünlüğüne yönelen her türlü açık
saldırının önlenmesi, milli egemenliğin ve devlet otoritesinin kararlılıkla korunması, buna
aykırı söz ve davramşların önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Türkiye Cumhuriyeti'nin toprak
bütünlüğüne aykırı yapılan açıklamalar, çizilen haritalar. Devletin topraklanndan kopanimış
gibi gösterilen coğrafi parçalar, ayrı bölgeler ve yabancı bir devletin bünyesine taşman
görüntüler ifade hürriyeti kapsamında sayılamaz.