Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
Yaşam hakkı, yalnızca insanlar için değil; insanla birlikte bu dünyayı paylaşan tüm
canlılar için korunması gereken evrensel bir değerdir. Hayvanların yaşam hakkı, Anayasa'nın
çevrenin korunmasına ilişkin hükümleriyle, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve
Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmıştır.
Türkiye'de milyonlarca sokak hayvanı, tamamen toplumun vicdanına ve bireysel
dayanışmaya dayalı bir yaşam mücadelesi vermektedir. Sokak hayvanlarının beslenmesi; yerel
yönetimlerin sınırlı imkânları, gönüllülerin kişisel çabaları ve hayvansever yurttaşların
desteğiyle sürdürülmektedir. Ancak son yıllarda artan enflasyon, girdi maliyetleri ve özellikle
kedi ve köpek mamalarına uygulanan 9620 Katma Değer Vergisi, bu yaşam mücadelesini ciddi
biçimde zora sokmuştur.
Bugün kedi ve köpek mamaları, lüks tüketim ürünü gibi değerlendirilmekte ve temel
ihtiyaç olmasına rağmen en yüksek KDV oranına tabi tutulmaktadır. Oysa bu ürünler, canlıların
hayatta kalması için zorunlu olan temel beslenme araçlarıdır. Hayvan beslemek bir tercih değil,
hayvanların yaşam hakkına yönelik toplumsal bir sorumluluktur.
KDV oranlarının belirlenmesinde toplumsal fayda ve kamusal öncelik ilkesi
gözetilmelidir. Nitekim insan gıdalarında, temel besin maddelerinde ve tarımsal üretimde
kullanılan yemlerde 91 ve 9010 gibi indirimli KDV oranları uygulanmaktadır. Hayvancılıkta
kullanılan yemler düşük KDV oranına tabi tutulurken, şehirlerde yaşayan ve tamamen insan
desteğine muhtaç sokak hayvanlarının beslenmesinde kullanılan mamaların 9620 KDV'ye tabi
olması açık bir çelişkidir.
Bu yüksek vergi oranı; sokak hayvanlarının yeterli ve düzenli beslenmesini
zorlaştırmakta, gönüllülerin ve hayvan koruma derneklerinin sürdürülebilirliğini tehdit
etmektedir.
Belediyelerin hayvan refahına ayırdığı sınırlı bütçeyi daha da daraltmakta, sokak
hayvanlarının açlık, hastalık ve ölüm vakalarının artmasına neden olmaktadır.
Hayvanların aç bırakılması, yalnızca vicdani bir mesele değil; aynı zamanda kamusal
sağlık, kent güvenliği ve doğal denge açısından da önem taşımaktadır.
Bu nedenle kedi ve köpek mamalarına uygulanan Katma Değer Vergisi oranının
9420'den 9o10'a indirilmesi; hayvanların yaşam hakkının korunması, sokak hayvanlarının
refahının artırılması, gönüllü çabaların desteklenmesidir.
Yerel yönetimlerin üzerindeki mali yükün azaltılması, toplumsal vicdan ve kamu yararı
ilkelerinin hayata geçirilmesi açısından zorunludur.
Bu düzenleme, bütçeye sınırlı bir etki yaratmasına karşın; yaşam hakkı, merhamet, doğa
ile uyum ve sosyal sorumluluk bakımından son derece güçlü ve gerekli bir adımdır.
Yaşam, vergiye konu edilemeyecek kadar değerlidir. Bu kanun teklifiyle amaçlanan;
hayvanların yaşamını kolaylaştırmak, toplumun vicdanını güçlendirmek vede koruyucu
sorumluluğunu yerine getirmesini sağlamaktır.
Jpg?
v
ei
»
,
K
NS