Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
Türkiye'de taşınmaz mülkiyetinin devrine ilişkin işlemlerden alman tapu harcı, 492
sayılı Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarife uyarmca, taşınmazın beyan edilen satış değeri
üzerinden alıcı ve satıcıdan ayn ayn yüzde 2 oramnda tahsil edilmekte olup toplam mali yük
yüzde 4 seviyesine ulaşmaktadır. Mevcut oran, taşınmaz edinme ve devretme işlemlerinde
önemli bir maliyet ımsuru haline gelmiş, özellikle dar ve orta gelir gruplan açısından mülkiyete
erişimi zorlaştıran yapısal bir yük oluşturmuştur.
Tapu harçlarmm mevcut düzeyi, uygulamada piyasa gerçekliği ile idari kayıtlar arasında
uyumsuzluk doğuran sonuçlar yaratmaktadır. Yüksek harç yükünden kaçınma eğilimi,
tarafların satış bedellerini gerçek piyasa değerinin altında beyan etmelerine yol açmakta,
taşınmaz devir işlemlerinde kayıt dışı ödeme pratiklerinin yaygınlaşmasına zemin
hazırlamaktadır. Bu durum yalmzca kamu gelirlerinin sağlıklı ve sürdürülebilir biçimde tahsil
edilmesini engellememekte; aym zamanda taşınmaz değerleme sistemlerinin güvenilirliğini
zedelemekte, gayrimenkul piyasasmda veri şeffaflığım ortadan kaldırmakta ve kamu planlama
politikalarının sağlıklı veri temelli yürütülmesini güçleştirmektedir.
Kayıt dışı ekonomik faaliyetlerin azaltılması, vergi adaletinin sağlanması ve mali
yüklerin toplumsal kesimler arasında dengeli dağıtılması, sosyal devletin temel perspektifidir.
Bu yaklaşım, kamusal gelirlerin artmlmasmı vatandaşın sırtma yeni yükler bindirmek yerine;
kayıt dişiliği azaltan, adil, şeffaf ve sürdürülebilir mali araçlar yoluyla sağlamayı esas alır. Bu
çerçevede tapu harcı oranlanmn makul seviyelere çekilmesi, mali disiplini zayıflatacak bir adım
değil; aksine kayıt altına alman ekonomik işlem hacmini genişleterek kamu maliyesinin
güçlendirilmesine katkı sağlayacak yapısal bir düzenleme niteliği taşımaktadır.
Evrensel uygulamalar incelendiğinde, taşınmaz devir işlemlerinde işlem maliyetlerinin
düşürülmesinin piyasa şeffaflığım artırdığı, kayıt dişiliği azalttığı ve işlem hacmini büyüttüğü
görülmektedir. Yüksek oranlı işlem vergilerinin, kısa vadede gelir artırıcı gibi görünse de uzun
vadede beyan dışı uygıüamalan teşvik ederek kamımun gelir tabanım daralttığı yönünde geniş
bir akademik literatür bulunmaktadır. Bu nedenle vergi ve harç politikalarmda etkinlik, yalnızca
oran artışlanyla değil, vergi uyumunu artıran rasyonel düzenlemelerle sağlanabilmektedir.
Tapu harcı oranımn alıcı ve satıcı için ayn ayn yüzde 2'den yüzde 0,5'e düşürülmesi,
taşınmaz devir işlemlerinin gerçek satış bedelleri üzerinden gerçekleştirilmesini teşvik edecek,
kayıt dışı ödeme yöntemlerinin cazibesini azaltacak ve beyan doğruluğunu artıracaktır. Bu
düzenleme ile işlem hacminde meydana gelecek artış ve beyan edilen değerlerin piyasa
gerçeklerine yaklaşması sayesinde kamu gelirlerinde orta ve uzun vadede azalma
yaşanmayacağı; aksine gelir tabammn genişlemesiyle sürdürülebilir bir mali kazamm
sağlanacağı öngörülmektedir.
Öte yandan söz konusu düzenleme, konuta erişimin giderek zorlaştığı mevcut ekonomik
koşullarda vatandaşın üzerindeki işlem maliyetlerini azaltarak sosyal adaletin
güçlendirilmesine katkı sunacaktır. Barınma hakkmın giderek ağırlaşan ekonomik koşullar
nedeniyle erişilmesi güç bir hak haline gelmesini önlemek, kamunun temel sorumluluklan
arasmda yer almaktadn. Bu teklif, taşınmaz piyasasmda şeffaflığı artıran, kayıt dişiliği azalt^
ve vatandaşm mülkiyete erişimini kolaylaştıran bütüncül bir mali politika
parçasıdır.
^1»
ru-
1923