İçeriğe geç
MECLİSGenel Kurul'un son durumu içinBugün sayfası →
Kanun teklifi · 2/3533 · Komisyonda

Tüketici Kredisi ve Kredi Kartı Borçlarının Yeniden Yapılandırılması ve Sicil Affı Düzenlemesi Hakkında Kanun Teklifi

Teklif ile; icra takibi başlatılmış veya ihtarname gönderilmiş tüketici kredisi veya kredi kartı borcu bulunanların, anapara borçlarının peşin veya 5 yıla uzanan vadeyle ödenmesi ile tahakkuk ettirilmiş faiz, gecikme ücreti, dosya masrafı, icra takip masrafı gibi her türlü masrafın ve sicil kayıtlarının silinmesi amaçlanmaktadır.

TBMM kaydındaki özet.

İlk imza
Ömer Fethi Gürer
CHP · Niğde

Komisyon süreci

  1. 16 ŞUBAT 2026
    Sunuldu
  2. ESAS KOMİSYON
    Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu
    Geliş 17 Şubat 2026 · Komisyonda
  3. TALİ KOMİSYON
    Adalet Komisyonu
    Geliş 17 Şubat 2026 · Komisyonda

Genel gerekçe

Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).

Gerekçeyi oku
Ülkemizde ekonomik olarak zorluk çeken vatandaşlarımız gün geçtikçe yoksullaşmaya ve en temel ihtiyaçlarım dahi karşılayamaz duruma gelmiştir. Yaşanmalcta olan ekonomik krizin etkileri her geçen gün daha da derinleşmektedir. Dar ve sabit gelirli vatandaşlarımız geçimlerini sağlayamadıkları için zorunlu olarak bankalardan kredi çekmekte ve kredi kartı ile yaşamlarını sürdürmeye çalışmaktadır. Asgari ücretli, emekli, işçi, memur, öğrenci ve işsiz vatandaşlarımız halihazırda nakit sorunu yaşarken, hem kullandıkları tüketici kredisi hem de kredi kartlanmn gecikmeye girmesiyle yüksek faiz ve gecikme faiz yükü altında ezilmektedirler. Ödemelerde yaşadıklan aksaklıklar nedeniyle anaparadan ziyade sürekli faiz ödemek zorunda kalan dar ve sabit gelirli vatandaşlar borç sarmalı içinde bankalar ile sorunlar yaşamaktadır. Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi'nin Kasım 2025 verilerine göre, bireysel kredi kartı kullananların sayısı 40,7 milyona ulaşmış durumdadır. Bireysel kredi kartı borcu toplamı yaklaşık olarak 2 trilyon 828 milyar TL olmuştur. BDDK verilerine göre 24 Ocak 2025-23 Ocak 2026 arasında bankacılık sektöründe toplam kredi hacmi 16,2 trilyon TL'den 23,2 trilyon TL'ye çıkarak bir yılda yaklaşık yüzde 43 oranında artmıştır. Bu artışın en yükseği de ihtiyaç kredisi ve kredi kartlarında görülmüştür. Tüketici kredileri ve bireysel kredi kartları toplamı, 1 yılda 3 trilyon 871 milyar TL'den 5 trilyon 694 milyar TL'ye çıkmıştır. Tüketici kredileri (konut-taşıt-ihtiyaç) toplamı yaklaşık olarak yüzde 61 artarak, 2 trilyon 38 milyar TL'den 2 trilyon 946 milyar TL'ye yükselmiştir. Taksitli kredi kartı 644 milyar TL'den 1 trilyon 35 milyar TL'ye çıkmıştır. Taksitsiz kredi kartı ise yaklaşık olarak yüzde 44 artış ile 1 trilyon 189 milyar TL'den 1 trilyon 713 milyar TL'ye yükselmiştir. Bu veriler çerçevesinde vatandaşlarımızın içinde bulunduğu borç batağının her geçen gün daha da derinleşerek içinden çıkılmaz bir hal almaya başladığı, en yetkin ekonomik mercii tarafmdan da ortaya konulmuştur. Özellikle bankalar, takibe düşen ve alacağın tahsili imkanı görülmeyen alacaklanm, varlık şirketlerine devrederek, bu durumu da bilanço da zarar hanesine kaydedetmektedir. Bankalar, kendileri açısından yaşanan olumsuzlukları giderebilmekte, ancak bu kez de varlık şirketlerinin eline düşen dar ve sabit gelirli vatandaş için yeni ve zorlu bir icra ve haciz süreci başlatılmaktadır. Kullandıkları kredi ve kredi kartı borçlan nedeniyle zaten fazlasıyla faiz sarmalına batmış olan vatandaşlar, bu sefer de varlık şirketlerinin icra ve haciz davaları nedeniyle eklenen dava, avukat icra vb. masraf tutarları ile daha da borçlandırılarak, çözümü olmayan bir karanlığa doğru sürüklenmek zorunda kalmaktadır. ^ '.i r € i O V Her ne kadar bazı bankalar ödeme kolaylığı adı altmda anapara ve gecikme faizlerini U2mn vadede yapılandırma sürecine girse bu durum yeterli gelmemektedir. Uzun vadeye yayılan borçların miktarları anaparanın oldukça üzerinde kalmaktadır. Bu durumda ne yazık ki geneli tüketici olan yukarıda saydığımız kesimlerin derdine derman olmamakla birlikte yaşanan ve yaşanmakta olan olumsuzlukların önüne geçilememiştir. Oysaki Anayasamızın 1972 maddesi, Devlete tüketicinin korunması ve kollanması gerektiği hükmüne haizdir. Bütün bu olumsuzlukların giderilmesi, borç, faiz, icra ve haciz sarmalında nefes alamaz hale gelmiş dar ve sabit gelirli vatandaşlanmıza ve dolaylı olarak toplumun çok geniş bir kesimine rahat nefes aldıracak tedbir ve girişimlerin bir an önce alınması ve hayata geçirilmesi artık kaçımimaz bir zaruret halini almıştır. Bu kapsamda, mevcut kredi ve kredi kartı borçlanna işletilmiş faiz ve gecikme borçlarının iptal edilerek, mevcut anapara borçlanmn, kişinin gelir düzeyine bağlı olmak üzere belirlenecek bir ödeme takvimine bağlanmalıdır. Bu esnada kişiye sicil affı uygulaması ile, ileriye dönük yaşanabilecek sorunların giderilmesi sağlanmalıdn. Bu sayede, hem bankalar verdikleri anaparayı geri almış olacak, hem de vatandaş varlık şirketlerinin icra ve haciz dayatmasından kurtarılmış olacaklardır. Kıt kanaat geçim ve yaşam mücadelesi veren dar ve sabit gelirli vatandaşlarımızın, banka ve varlık şirketleri elinde faiz, icra, haciz sarmalından kurtarılması, kanayan yara haline gelen bu olumsuzluklann bir an önce önüne geçilmesi ve vatandaşlarımızın geleceğe umutla bakabilmesi adına, bu düzenleme ve çalışmaların yapılması artık kaçmılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir. Kanun teklifindeki bu düzenleme ile "Borç Banşı" devlet ve millet arasındaki bütünleşmesini de sağlamış olacaktır. •A ©

İmza sahipleri

1 milletvekili · parti, imza günündeki partisidir

Kaynak: TBMM'nin kamuya açık kayıtları. Maddeler ve gerekçeler teklif metninden otomatik ayrıştırılır; asıl metin TBMM'deki PDF'tir. Hata bildir