Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
Yıllarca çalıştıktan sonra emekli olmaya hak kazanan memurlarımızın büyük bir
çoğunluğu, emeklilik dönemini huzur içinde geçirmek isterken ülkenin kötü ekonomik
koşulları yüzünden ne yazık ki insanca yaşamalarını sağlayacak bir aylık almaktan
oldukça uzaktırlar.
AKP'nin uyguladığı yanlış ekonomi politikaları nedeniyle gelir dağılımında
ücretliler
ve
bağımlı
sınıflar
aleyhine
bozulma
yaşanmaktadır.
Özellikle
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi" adı altındaki ucube sistemin hayata
geçmesinden sonra gelir dağılımındaki adaletsizlik giderek artmış, pandemi
sonrasında da dünyada eşi benzeri görülmeyen beceriksiz ekonomi politikası
nedeniyle de toplumdaki bağımlı sınıflar hızla yoksullaşmıştır.
Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik krizden etkilenen ve yoksullaşan toplumsal
grupların başında emekli vatandaşlarımız gelmektedir. Aylıkları gerçek, enflasyon
karşısında değersizleşen, emeklilerimiz temel ihtiyaçlarını karşılamakta bile
zorlanmaktadırlar. Bu nedenle emeklilerimiz genel ekonomik sorunlarının yanı sıra
toplumsal hayata katılamamaktan kaynaklanan sosyal ve gelir eksikliğinden
kaynaklanan psikolojik sorunlarla da baş etmeye çalışmaktadır.
2023 yılı Temmuz ayında emeklilerin satınalma gücündeki düşüşü karşılamayan,
özellikle kamu görevlilerine yapılan seyyanen zammın emeklilere yansıtılmaması
nedeniyle yaklaşık İki milyon beş yüz kırk bin memur emeklisi, mağdur edilmiştir.
Çalışmakta olan memur ve sözleşmeli personel ile bunların emeklilerinin aylıkları
arasında oldukça ciddi bir fark oluşmuştur. Yaratılan bu eşitsizlik nedeniyle kamu
çalışanları emekli olduklarında çalışırken elde ettikleri aylık kazançlarının yarısına bile
ulaşmayan emekli aylıklarıyla yetinmek zorunda bırakılmıştır.
Anayasanın 2'nci maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti "sosyal bir hukuk
devletidir". 60'ıncı maddesinde de "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet,
bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar" denilerek sosyal
güvenlik hakkı Anayasal güvence altına alınmıştır.
Emeklilerin düşük emekli aylıklarıyla yarı aç yarı tok yaşamaya çalıştığı
ülkemizde, emekli memurlarımızın onurlu bir yaşam sürdürebilmeleri için gerekli
iyileştirmelerin bir an önce yapılması devletin sorumluluğu ve yükümlülüğüdür.
Bu çerçevede, memur emeklilerine yönelik olarak 2023 yılında memurlara
yapılan seyyanen zammın memur emeklilerine de yapılmasına yönelik bir düzenleme
yapılması hakkaniyet ve eşitlik açısından elzem olduğu kadar sosyal devlet ilkesi
gereğince de bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır.
Kamu görevlilerine ödenen ücretlerin adil, şeffaf ve sürdürülebilir bir yapıya
kavuşturulması, sosyal devlet ilkesinin gereği olduğu kadar çalışma barışının da temel
şartıdır. Son yıllarda memurlara çeşitli adlar altında ödenen seyyanen ücı;et %klgrV;
kök maaş sisteminin dışına çıkarılarak ek ve geçici nitelikte uygulanmış/bı^ mm
emeklilik hakları başta olmak üzere birçok sosyal ve mali hakkın zayıflamasına neden
olmuştur.
SoyyariGn ödemaler kök maaşa dâhil ©diimadiği için; ©mokli aylıkları ve
ikramiyeler düşük kalmakta, ücret artışları gerçek maaşlar üzerinden değil daraltılmış
kök maaş üzerinden yapılmakta, aynı işi yapan personel arasında unvan ve statü
farklarına bağlı gelir adaletsizlikleri derinleşmektedir. Ayrıca geçici nitelikteki bu
ödemeler, kamu maliyesinde kalıcı ve öngörülebilir bir ücret politikasının önüne
geçmektedir.
Anayasa'nın sosyal devlet ilkesi ve kamu görevlilerinin insanca yaşam
koşullarına sahip olma hakkı gereği, ücret yapısının bütüncül ve kalıcı bir zemine
oturtulması zorunludur.
Öte yandan seyyanen yapılan ödemelerin emekli aylıklarına yansıtılmaması,
kamu görevlilerinin emeklilikte ciddi bir gelir kaybı yaşayacağı endişesini artırmakta;
bu durum, çalışanların emeklilik haklarını kullanmalarını fiilen engelleyerek görev
sürelerini yasal sınırlarının sonuna kadar sürdürmek zorunda kalmalarına yol
açmaktadır. Emekliliğin caydırılması niteliği taşıyan bu uygulama, kamu personel
rejiminde doğal kadro yenilenmesini de sekteye uğratmaktadır. Deneyim aktarımının
planlı biçimde sağlandığı bir sistem yerine, zorunlu uzayan çalışma süreleri nedeniyle
yeni kadroların açılamadığı; gençlerin kamuya giriş imkânlarının daraldığı ve genç
işsizliğinin derinleştiği bir tablo ortaya çıkmaktadır. Bu yönüyle seyyanen ödeme
uygulaması yalnızca çalışan ve emekliler açısından değil, istihdam politikaları ve
kuşaklar arası adalet bakımından da ciddi bir yapısal soruna dönüşmüştür. Bu kanun
teklifi ile memurlara ödenen seyyanen maaş farklarının kök maaşa dâhil edilmesi;
emeklilik haklarının güçlendirilmesi, ücret artışlarının gerçek maaş üzerinden
yapılması ve kamu personel sistemi içinde adaletin sağlanması amaçlanmaktadır.
Kanun teklifimizle memurlarımızın ve emekli memurların yaşadığı bu adaletsiz
durumun düzeltilmesi ve bir nebze olsa bile ekonomik durumlarının iyileştirilmesi
amaçlanmıştır.
T
7
1023
<.