Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
Kamu hizmetlerinin etkin, sürekli ve adil biçimde sunulabilmesi; bu hizmetleri yerine
getirmekle yükümlü olan idarelerin yeterli, sürdürülebilir ve öngörülebilir mali kaynaklara
sahip olmasına bağlıdır. Yerel yönetimler, Anayasa'mn 127'nci maddesi uyarınca mahallî
müşterek nitelikteki hizmetleri yürütmekle yükümlü olmakla birlikte, Türkiye'de belediyelerin
mali yapısı uzun süredir merkezi idareye aşırı bağımlı, kırılgan ve dengesiz bir görünüm arz
etmektedir.
Özellikle turizm, çevre, altyapı, temizlik, ulaşım ve sosyal hizmetler gibi alanlarda
yoğun yük üstlenen belediyeler; bu hizmetlerin maliyetini karşılayacak, yerel ölçekte yaratılan
ekonomik değerle orantılı gelir kaynaklarmdan yeterince yararlanamamaktadır. Bu durum hem
yerel demokrasi hem de mali adalet ilkeleri bakımından yapısal bir sorun alam oluşturmaktadır.
Bu Kanun Teklifi, üç temel amaç doğrultusunda hazırlanmıştır: yerel yönetimlerin mali
kapasitesini güçlendirmek; vergi yükünün adil ve yerinde dağılımım sağlamak; çevreyi koruyan
ve kirletenin maliyetini üstlendiği bir mali yapı kurmak.
Bu amaçla, ilk olarak konaklama vergisinin merkezi idareden ahmp belediyelere
bırakılması hususu düzenlenmektedir. Mevzuatta konaklama vergisi, 6802 sayılı Gider
Vergileri Kanunu kapsamında merkezi idare tarafından tahsil edilmektedir. Özellikle turizm
faaliyetlerinin yoğunlaştığı yerlerde nüfus geçici olarak katlanmakta; atık yönetimi, su
kullammı, yol, çevre düzenlemesi ve kamu hizmeti ihtiyacı olağanüstü artm^tadır. Buna
karşm, bu yükü karşılayacak gelirlerin merkezi bütçede toplanması, yerel hizmet-yerel gelir
dengesini bozmakta ve mali adaletsizlik yaratmaktadır. Bu nedenle konaklama vergisinin,
doğrudan yerel hizmet üretim alanında kalan belediyelere bırakılması; "hizmetten yararlananın,
hizmetin maliyetine katkı sunması" ilkesinin doğal bir sonucudur. Böylelikle turizmden doğan
ekonomik değerin, yerel yönetimlerin hizmet kalitesine doğrudan yansıması sağlanacaktır.
İkinci olarak, egzoz gazı emisyon ölçüm ücretlerinin yüzde 50'si, ölçümün yapıldığı
belediyelere aktanimaktadır. Egzoz gazı emisyon ölçümleri, hava kirliliğiyle mücadelede temel
araçlardan biridir. Ancak bu ölçümlere ilişkin ücretlerin merkezi idareye yönlendirilmesi; hava
kirliliğinin etkilerini doğrudan yaşayan belediyelerin, çevresel önlemler için ihtiyaç duyduğu
kaynaklara erişimini sınırlamaktadır. Egzoz gazı emisyon ölçüm ücretlerinin, ölçümün
yapıldığı belediyelere aktarılması sağlanarak; çevreyi kirleten faaliyetlerin maliyetinin yerel
düzeyde karşılanması, çevresel yatınmların güçlendirilmesi ve çevre adaletinin tesis edilmesi
amaçlanmaktadır.
-5^