Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
Miras olarak kalmış, köklü bir birikimin neticesi olarak silsile halinde aile fertlerine intikal
ederek gelen aile topraklarının, elektronik satış yoluyla ülkenin tamamında yaşayan
vatandaşlarının satın alması ve aile fertlerinin mağduriyet yaşamaları ile
karşılaşılmaktadır. Bununla birlikte, çok küçük hisse sahibi olan mirasçıların mülkiyet
hakkından dolayı diğer hissedarları zorda bırakmak için artırmanın herkese açık
yapılmasını talep etmesi de yaşanılmakta olan başka bir sıkıntı olarak ortaya
çıkmaktadır.
Hal böyle olunca, miras paylaşımlarının arabuluculuk yoluyla çözümlenememesi
durumunda, açılacak olan ortaklığın giderilmesi davalarında, Sulh hakimi tarafından
elektronik ihale yoluyla yapılacak olan satışta 1. artırmanın taşınmaz hissedarları
arasında muhammen bedellen aşağı olmamak üzere yapılmasına şeklinde bir karar
vermesine imkan sağlanması ile aile topraklarının yine aile içinde kalmasına bir fırsat
ve imkan sağlanması adalete ve hakkaniyete uygun olacaktır.
Elektronik ihalede, ihale alıcısı olarak artırmaya teminatsız katılan taşınmaz
hissedarları, suiniyetle en yüksek teklifi vermesine rağmen, ihale bedelini yatı rmayarak
diğer hissedarların mağduriyetlerine sebebiyet vermektedirler. Yine teminatlı olarak
artırmaya katılmasına karar verilmesi ve teminatı yatırmak suretiyle artırmada en
yüksek teklifi vermesine rağmen yine ihale bedelini yatırmamakta ve yatırmış olduğu
teminatın bir kısmını geri alabilmektedir. Bundan dolayı, kanundaki boşluğun kötüye
kullanıldığı görülmekte; ihale alıcısı ile taşınmaz hissedarının aynı şahıs olması
durumunda ilgili kanun hükümleri kötüye kullanılmaya açık bir halde bırakılmıştır.
Hal böyle olunca, İİK'nun 114. maddesinde "İhale alıcısının en yüksek teklifi verip de
süresi içinde ihale bedelini yatırmaması hâlinde, alınan teminatın iade edilmeyip
öncelikle satış masraflarından düşülmek üzere alacaklarına mahsuben hak sahiplerine
ödeneceği.", aynı kanunun 115/3. maddesinde "İhale alıcısının en yüksek teklifi verip
de süresi içinde ihale bedelini yatırmaması hâlinde alınan teminat iade edilmeyip
öncelikle satış masraflarından düşülmek üzere hak sahiplerine alacaklarına mahsuben
ödenir." hükümlerine yer verilmiştir. Alacak uyarınca başlatılan icra takiplerinde
kanunun lafzında geçen "Hak sahipleri" ibaresinden takip alacaklısının kastedildiği
tereddütsüzdür. Ne var ki ortaklığın giderilmesi davasına istinaden yapılan ihalelerde
bir alacaklı veya alacak söz konusu değildir. Bu halde hak sahipleri ibaresinden neyin
kastedildiğinin ortaya konulması gerekmektedir. Bu açıdan yapılan değerlendirmelerde
öncelikle kanunun lafzi yorumundan ziyade amaçsal yorumuna bakılması gereklidir.
Zira kanun koyucunun buradaki amacı TMK'nun 2. maddesi uyarınca hakkını kötüye
kullanan kişileri cezalandırma yönündedir.
Aksinin kabulü halinde kötü niyetle ihaleye iştirak eden hissedarın korunması gibi bir
duruma sebebiyet verilecektir. Öte yandan kanunun lafzında geçen teminatın iade
edilmeyeceğine ilişkin hüküm de gözetildiğinde İcra Müdürlüğünce amaçsal yorum
doğrultusunda hareket edilmeyip ve sırf hissedar olduğundan bahisle teminatı yatıran
kişiye de teminattan pay ayrılması yoluna gidilmesinin hukuka uyarlığı
bulunmamaktadır. Bu hususta da 2004 sayılı kanunun 114 ve 115.maddelerinde de bir
değişiklik yapılması elzemdir.