İçeriğe geç
MECLİSGenel Kurul'un son durumu içinBugün sayfası →
Kanun teklifi · 2/3577 · Komisyonda

17.03.1981 Tarih ve 2429 Sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

Teklif ile, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününün resmî tatil olması öngörülmektedir.

TBMM kaydındaki özet.

İlk imza
Gülüstan Kılıç Koçyiğit
DEM Parti · Kars

Komisyon süreci

  1. 6 MART 2026
    Sunuldu
  2. ESAS KOMİSYON
    İçişleri Komisyonu
    Geliş 9 Mart 2026 · Komisyonda
  3. TALİ KOMİSYON
    Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu
    Geliş 9 Mart 2026 · Komisyonda

Genel gerekçe

Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).

Gerekçeyi oku
8 Mart, kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin tarihsel hafızasını taşıyan ve bu hafızayı bugüne bağlayan siyasal bir gündür. Bu tarih sömürünün, eşitsizliğin ve erkek egemenliğinin karşısında örgütlü kadın direnişinin simgesidir. 1857 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nin New York kentinde tekstil işçisi kadınların insanca çalışma koşulları ve eşit ücret talebiyle başlattıkları grevde 129 kadın işçinin yaşamını yitirmesi, kadın emeğinin nasıl değersizleştirildiğinin ve bu değersizleştirmenin ne kadar ağır bedeller doğurduğunun tarihsel bir göstergesidir. 1910 yılında Kopenhag'da düzenlenen 11. Enternasyonal Sosyalist Kadınlar Konferansı'nda Clara Zetkin'in önerisiyle uluslararası bir kadınlar günü kabul edilmiş, 1921'de Moskova'da yapılan konferansta 8 Mart tarihi netleştirilmiştir. Birleşmiş Milletler'in 1977 yılında 8 Mart'ı resmen tanımasıyla birlikte bu gün, küresel ölçekte kadınların birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak kabul edilmiştir. Türkiye'de kadınlar 8 Mart'ı ilk kez 1921 yılında kutlamış, yasaklara, darbe dönemlerine ve baskılara rağmen bu günü sahiplenmeye devam etmiştir. 1980 askeri darbesi sonrasında dahi kadınlar kamusal alanı terk etmemiş, 1980'lerin ortasından itibaren feminist hareketin yükselişiyle birlikte 8 Mart'lar yeniden kitlesel bir nitelik kazanmıştır. Bu tarih, Türkiye'de kadın hareketinin sürekliliğini ve direnç gücünü simgelemektedir. Bugün gelinen noktada kadınların tarihsel mücadele gerekçeleri ortadan kalkmamış, aksine yeni biçimler alarak devam etmektedir. Türkiye'de kadınların işgücüne katılım oranı erkeklerin oldukça gerisindedir. Kadın emeği, düşük ücret, güvencesizlik ve kayıt dişilik kıskacında sömürü devam etmektedir. Ev içi ücretsiz bakım emeği, kamusal sosyal politika eksiklikleri nedeniyle büyük ölçüde kadınların omuzlarına yüklenmekte, bu durum kadınların ekonomik bağımsızlığını ve kamusal yaşama katılımım sınırlamaktadır. Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri ve cezasızhk politikaları kadınların yaşam hakkım tehdit etmektedir. İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararı ve 6284 sayılı Kanun'un etkin uygulanmaması, kadınların yaşam haklarının korunmasın noktasında ciddi zafiyetler yaratmıştır. Yargı süreçlerinde uygulanan iyi hal ve haksız tahrik indirimleri, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini yeniden üretmektedir. Öte yandan kadınlar feminist hareketten Kürt kadın Özgürlük mücadelesine, sendikalardan üniversitelere, yerel dayanışma ağlarından ekoloji mücadelelerine kadar uzanan geniş bir hatta eşitlik talebini büyütmektedir. 8 Mart, bu çok katmanlı mücadelenin görünür olduğu, kamusal sözün kadınlar tarafından kurulduğu gündür. Resmi tatil takvimi, bir toplumun hangi tarihleri ve hangi mücadeleleri kurucu değer olarak kabul ettiğini gösterir. 1 Mayıs'm Emek ve Dayanışma Günü olarak tatil ilan edilmesi nasıl emek mücadelesinin tarihsel öneminin tanınması anlamına geliyorsa, 8 Mart'm resmi tatil ilan edilmesi de kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin kamusal ve kurucu bir değer olarak tanınması anlamına gelecektir. 8 Mart'm resmi tatil olması, kadınların o gün ücretli ya da ücretsiz emek baskısı altında kalmaksızın bir araya gelmesini, söz üretmesini, forumlar, yürüyüşler ve dayanışma etkinlikleri düzenlemesini güvence altına alacaktır. Bu düzenleme, kadınlann demokratik katılım hakkının kurumsal düzeyde tanınmasıdır. Kadınların yüz yılı aşkın süredir sürdürdüğü mücadele, yalnızca geçmişin değil, bugünün ve geleceğin meselesidir. 8 Mart'm "Kadınların Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü" adıyla resmi tatil ilan edilmesi; tarihsel bir borcun teslimi, eşitlik ilkesinin somutlaştırılması ve demokratik toplum idealine yönelik güçlü bir irade beyanıdır. 17.03.1981 TARiH VE 2429 SAYILI ULUSAL BAYRAM VE GENEL TATİLLER

Maddeler

3 madde · gerekçesiyle birlikte
Madde 1ekliyoribare değişikliği
17/03/1981 tarihli ve 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2'nci maddesinin birinci fıkrasında "ve 1 Mayıs günü" ibaresindeki ve bağlacı kaldırılarak "1 Mayıs günü" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve 8 Mart günü" ibaresi eklenmiş, birinci fıkranın (C) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve (D) bendinde yer alan "ve 1 Mayıs günü" ibaresindeki ve bağlacı kaldırılaralc "1 Mayıs günü" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve 8 Mart günü" ibaresi eklenmiştir. "C) (Değişik: 22/4/2009 - 5892/1 md.) 1 Ocak günü yılbaşı tatili, 1 Mayıs günü Emek ve Dayanışına Günü tatili ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü tatilidir."
Gerekçe: Madde ile 8 Mart gününün Dünya Kadınlar Günü tatili olai'ak belirlenmesi öngörülmüştür.
Madde 2
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
Madde 3
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.

Maddeler TBMM'deki teklif metninden otomatik ayrıştırılmıştır; asıl metin için teklif PDF'i ↗

İmza sahipleri

1 milletvekili · parti, imza günündeki partisidir

Kaynak: TBMM'nin kamuya açık kayıtları. Maddeler ve gerekçeler teklif metninden otomatik ayrıştırılır; asıl metin TBMM'deki PDF'tir. Hata bildir