İçeriğe geç
MECLİSGenel Kurul'un son durumu içinBugün sayfası →
Kanun teklifi · 2/3643 · Komisyonda

Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

Teklif ile, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunu düzenleyen hükmün yürürlükten kaldırılması amaçlanmaktadır.

TBMM kaydındaki özet.

İlk imza
Sevda Karaca Demir
EMEP · Gaziantep

Komisyon süreci

  1. 10 NİSAN 2026
    Sunuldu
  2. ESAS KOMİSYON
    Adalet Komisyonu
    Geliş 13 Nisan 2026 · Komisyonda

Genel gerekçe

Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).

Gerekçeyi oku
7418 sayılı Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 13.10.2022 tarihinde TBMM'de kabul edilmiş ve 18.10.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Adı geçen Kanun'un 29. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na 217. maddeden sonra gelmek üzere "Halkı yamitıcı bilgiyi alenen yayma" kenar başlıklı 217/A maddesi eklenmiştir. 7418 sayılı kanun yapım sürecinde teklife imza atanlar tarafından "Dezenformasyonla Mücadele Yasası" olarak amlsa da söz konusu maddenin basın ve ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı niteliği dolayısıyla halk tarafından "Sansür Yasası" olarak adlandınimış ve tepki toplamıştır. Nitekim yürürlük tarihinden bu yana aradan geçen yaklaşık 3 buçuk yıllık sürede, kamuoyundaki endişeler halkı çıkmış ve başta gazeteciler olmak üzere toplumun muhalif kesimleri haber, görüş ve ifadeleri nedeniyle TCK m. 217/A isnadıyla cezalandırma tehdidiyle karşı karşıya kalmıştır. Adalet Bakanlığı bahsi geçen suç tipine ilişkin istatistiki veri yaymlamamaktadır. Ancak Medya ve Hukuk Çalışmalan Demeği (MLSA) özellikle gazeteciler üzerinden söz konusu suç tipi için sistematik olarak rapor yayımlamaktadır. MLSA'mn 2025 yılımn şubat ayında yayınladığı "Sansür Yasasımn Gölgesinde îfade Özgürlüğü Rapom" kanunun uygulandığı ilk iki yılda 4.590 kişi hakkında somşturma açıldığını ve raporun yayım tarihine kadar en az 65 gazeteci hakkında 93 soruşturma açıldığını belirtmiştir. MLSA'mn Mart 2026'da yayımladığı "Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma Suçu (217/A) ve îfade Özgürlüğüne Etkisi 2024-2026" raporuna göre yasarım uygulandığı davalann büyük çoğunluğu (%72'nin üzerinde) gazetecileri, muhabir ve medya çalışanlarını hedef almaktadır ve gazetecilerin yargılamalanmn büyük kısmı beraat kararıyla sonuçlanmaktadır. Bu durum, ilgası istenen maddenin esasen konusu suç oluşturmayan basın faaliyetlerine uygulandığım açıkça göstermektedir. Bu uygulamayla, AİHM'in "caydıncı etki" (chilling effect) olarak kavramsallaştırdığı sonucun doğmimak istendiği anlaşılmaktadır. Caydırıcı etki, yasal yaptınmların veya cezaların, bireylerin ifade özgtirlüğü gibi temel ve meşm haklarını kullanmaktan korkarak vazgeçmelerine (öz-sansür) neden olmasıdır. Nitekim yasamn TBMM Genel Kurulu'nda görüşüldüğü sürede, Venedik Komisyonu 7 Ekim 2022'de "acele ortak görüş" başlığıyla Strasbourg'da yayımlandığı raporunda söz konusu yasa maddesi için ifade özgürlüğü üzerinde "caydıncı etki" yaratabileceği uyarısmda bulunmuştur. Uluslararası basm ve ifade özgürlüğü kuruluşlarımn hemen hepsi benzer uyarıları tekrarlamıştır. Avrupa însan Hakları Mahkemesi yerleşik içtihatlarında ifade özgürlüğünün "demokratik bir toplumun vazgeçilmez temellerinden biri" olduğunu ısrarla belirtmektedir. îfade özgürlüğünün özel bir görünümü olan basın özgürlüğüne özel önem veren AÎHM, basımn rolünü "siyasi hayatın bekçisi" olarak tarif etmektedir. Basın özgürlüğünün önemine çok kez değinen Mahkeme, "Tıpkı kamu yaranna olan diğer alanlarda olduğu gibi siyasi konularda da bilgi ve fikir verme basmın üzerine düşen görevdir. Basmm bu gibi bilgi ve fikirleri yayma hakkı yamnda, halkın da onlan almaya hakkı vardır" değerlendirmesini yapmakta ve özellikle siyasi konularda özgürlüğün güvencesinin altım çizmektedir. Mahkeme ayrıca, basm özgürlüğünün halka siyasi liderlerin fikir ve tutumlanm keşfetme ve bunları oluşturmada en iyi araçlardan birini sağladığını ve dolayısıyla siyasi tartışmaların özgürlüğünün demokratik bir toplum kavramınm özünü oluşturduğunu savunmaktadır. Bu bağlamda, cezai yaptırımın caydırıcı etkisinin, siyasi konuşma ve kamu yaran tartışmalannda özellikle tehlike arz ettiğine ayrıca dikkat çekmektedir. 2026 yılı mart ayı içerisinde, haberleri dolayısıyla gazeteciler Alican Uludağ ve İsmail Ari'nin yamnda BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen de "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" isnadıyla haklarmda başlatılan soruşturma neticesinde tutuklanmışlardır. Hemen ardından nisan ayında ise Umut-Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu aynı isnatla tutuklanmıştır. 'Adı geçen gazetecilerin tutuklamalanna yaptıkları haberler gerekçe gösterilirken Mehmet Türkmen ve Başaran Aksu ise sendikal faaliyetleri nedeniyle tutuklanmıştır. Örgütlenme özgürlüğünün özel bir görünümü olan sendika hakkı, kişilerin yalnızca özgürce sendika seçme hakkı anlamım taşımamaktadır. Anayasa Mahkemesine göre "sendikaların sendikal faaliyet çerçevesinde ifade edilen görüşlerin dile getirilme biçimi de -yetkili makamların gözünde kabul edilemez olsa dahi- sendika hakkından faydalamr. Anayasa Mahkemesi demokrasinin esasmm meselelerin halka açık olarak tartışılması ve çözümlenmesi yeteneği oluşturduğunu belirtmiş; sendika hakkını kullanan bireylerin de ifade özgürlüp alamna benzer şekilde çoplculuk, hoşgörü ve açık fikirlilik gibi demokratik toplumun temel ilkelerinin korumasmdan yararlanacağını ifade etmiştir. Sendika özgürlüp yalmzca kişinin sendika ile üyelik bağının kuruldup andan sonra uygulama alam bulmamaktadır. Sendika hakkı sendikaya üye olma iradesinin oluşumu aşamasmdaki faaliyetleri de kapsamaktadır ve üye olma süreci içerisinde aktiviteler de güvence altına alınmıştır. İlgası istenen maddenin kamuoyunca büyük tepki toplayan son uygulamalan dahi, maddenin yargı organlan tarafmdan değerlendirme ve yorumlama biçimlerinin kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin çipendiği hallere dönüştüğünü ortaya koymaktadır. Lafzı itibanyla da muğlak ve belirsiz ifadelerin yer aldığı yasa maddesi, uygulama alamnda da öngörülebilir ve objektif olmaktan uzaktır. Bu nedenle, somut raporlarla da ortaya kondup üzere keyfi uygulamalara açıktır ve başta basın, ifade ve örptlenme özgürlüğü olmak üzere temel hak ve özgürlükleri ihlal etmektedir. Hazırlanan bu kanun teklifi ile hak ve özgürlükleri açıkça kısıtlayan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesinin yürürlükten kaldırılması amaçlanmaktadır.

Maddeler

3 madde · gerekçesiyle birlikte
Madde 15237 sayılı
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Madde 2
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 3
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkam yürütür.

Maddeler TBMM'deki teklif metninden otomatik ayrıştırılmıştır; asıl metin için teklif PDF'i ↗

İmza sahipleri

2 milletvekili · parti, imza günündeki partisidir

Kaynak: TBMM'nin kamuya açık kayıtları. Maddeler ve gerekçeler teklif metninden otomatik ayrıştırılır; asıl metin TBMM'deki PDF'tir. Hata bildir