Madde 1ekliyor5237 sayılı
19/4/1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve
Yolsuzluklarla Mücadele Kanununa aşağıdaki ek maddeler eklenmiştir.
"EK MADDE 1-
Aşağıdaki kişiler bu kanun uyarınca verilen mal bildirimi ile birlikte mal varlığı
beyamnda da bulunur.
a) Cumhurbaşkanı,
b) Cumhurbaşkam yardımcılan, bakanlar ve bakan yardımcıları,
c) Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri,
ç) Belediye başkanları, il genel meclisi üyeleri ve belediye meclisi üyeleri,
d) Hâkimler ve savcılar,
e) Valiler ve kaymakamlar,
f) Düzenleyici
ve
denetleyici
kurumlarm
başkan
ve
üyeleri,
Bakanlık genel müdürleri ile genel müdürler, başkanlar ve bunların dengi veya daha üst
düzey kamu görevlileri.
Birinci fıkrada sayılan kişiler hakkında; mal varlığı beyamna ilişkin bildirimlerin
konusu hakkında bu Kanunun 5 inci maddesi, mal varlığı beyamna ilişkin bildirimin zamanı
hakkında bu Kanunun 6 ncı maddesi, süresinde mal varlığı beyanmda bulunmayanlar hakkında
bu Kanunun 10 uncu maddesi uygulanır. Ancak bu kişiler görevleri süresince kendilerine
yapılan aylık net ödemenin üç katım aşan tutannda mal edinimi, harcama veya mal varlığı artışı
meydana gelmesi halinde, bu durumun gerçekleştiği tarihten itibaren bir ay içinde mal varlığı
beyamnda bulunmak zorundadır.
EK MADDE 2- Ek madde 1 kapsamındaki kişiler tarafından verilen mal varlığı
beyanlan, kamuoyu denetimini sağlamak amacıyla, beyanın ilgili makama sunulduğu günde
gecikmeksizin herkesin erişimine açık olacak şekilde internet ortamında yayımlamr.
Bu beyanlarda yer alan bilgiler, kamu denetimini ortadan kaldıracak veya etkisiz kılacak
şekilde hiçbir surette gizlenemez, smırlandırılamaz veya erişime kapatılamaz.
Bu maddeye aykırı hareket edenler hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur. Fiilin kamu görevinin sağladığı yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi
halinde verilecek ceza yarı oramnda artırılır.
EK MADDE 3- Ek madde 1 kapsamındaki kişiler tarafmdan verilen mal varlığı
beyanlarının incelenmesi, karşılaştırılması ve denetlenmesini sağlamak üzere Mal Varlığı ve
Gelir Şeffaflığı Kurulu kurulmuştur.
Kurul;
a) Ek madde 1 kapsamındaki kişiler tarafmdan verilen yıllık mal varlığı beyajü^ını^inceler ve önceki beyanlarla karşılaştırır,
A
b) Görev alanına giren konularda tüm kamu kurum ve kuruluşlaıı ile gerç^ ^ üzel «S
kişilerden her türlü bilgi ve belgeyi isteyebilir.
c) Görev alanına giren konularda gerekli verilere erişim yetkisine sahiptir,
ç) Gerçeğe aykırılık, eksiklik veya açıklanamayan mal varlığı artışı tespit edilmesi halinde,
en geç otuz gün içinde Cumhuriyet başsavcıhğma suç duyurusunda bulunur ve durumu
ilgili disiplin merciine ve yetkili diğer kurumlara bildirir.
Talep edilen bilgi ve belgeler, özel kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, talebin
tebliğinden itibaren en geç on beş gün içinde eksiksiz olarak Kurula sunulur.
Bu ek maddeler kapsamındaki inceleme ve denetimlerde, kişisel verilerin korunmasına
ilişkin hükümler Kurulun görev ve yetkilerini ortadan kaldıracak veya etkisiz kılacak şekilde
yorumlanamaz.
Bu maddeye aykırı davrananlar hakkında bu Kanunun 20 nci maddesi uygulamr.
EK MADDE 4- Kurul, en az dört yıllık yüksek öğrenim görmüş, meslekleriyle ilgili
konularda kamu kurum ve kuruluşları veya özel kuruluşlarda en az on beş yıl süreyle görev
yapmış, meslekî açıdan yeterli bilgiye, deneyime ve Devlet memuru olma niteliğine sahip, otuz
beş yaşım doldurmuş kişiler arasından Türkiye Büyük Millet Meclisince seçilen yedi üyeden
oluşur.
Seçim için, siyasî parti gruplarının üye sayısı oranında belirlenecek üye sayısımn ikişer
katı aday gösterilir ve kurul üyeleri bu adaylar arasından her siyasî parti grubuna düşen üye
sayısı esas alınmak suretiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca seçilir. Ancak,
siyasî parti gruplarında, Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılacak seçimlerde kime oy
kullamlacağma dair görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.
Kurul üyelerinin seçimi, adayların belirlenerek ilânından sonra on gün içinde yapılır.
Siyasî parti grupları tarafından gösterilen adaylar için ayrı ayrı listeler hâlinde birleşik oy
pusulası düzenlenir. Adayların adlannın karşısındaki özel yer işaretlenmek suretiyle oy
kullanılır. Siyasî parti gruplarımn bu maddeye göre belirlenen kontenjanlarından Kurula
seçilecek üyelerin sayısından fazla verilen oylar geçersiz sayılır.
Karar yeter sayısı olmak şartıyla seçimde en çok oyu alan boş üyelik sayısı kadar aday
seçilmiş olur. Seçim sonucu Resmî Gazetede yayımlamr.
Kurul üyelerinin görev süresi altı yıldır. Üyelerin görev sürelerinin bitiminden iki ay
önce; üyeliklerde herhangi bir sebeple boşalma olması hâlinde, boşalma tarihinden veya
boşalma tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde ise tatilin bitiminden itibaren bir ay
içinde aynı usulle seçim yapılır. Bu seçimlerde, boşalan üyeliklerin siyasî parti gruplarma
dağılımı, ilk seçimde siyasî parti grupları kontenjamndan seçilen üye sayısı ve siyasî parti
gruplarımn hâlihazırdaki oram dikkate alınmak suretiyle yapılır.
EK MADDE 5- Mal Varlığı ve Gelir Şeffaflığı Kurulu tarafmdan yapılan incelemede;
a) Gelirle, hukuken geçerli edinim sebebiyle veya belgeye dayalı meşru kaynaklarla
açıklanamayan mal varlığı artışları hakkında resen inceleme başlatılır.
b) Gerçeğe aykın, eksik veya yanıltıcı mal varlığı beyamnda bulımanlar hakkında bu
Kanunun 12 nci maddesi uygulamr.
c) Haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme tespit edilmesi halinde bu Kanunun
üncü maddesi uygulanır.
ç) Haksız edinildiği tespit edilen mallar hakkında bu Kanunun 14 üncü maddesi u^g^^^jırr—
d) Bu kanununl2 nci ve 13 üncü maddeler uyarınca mahkûmiyet kararı verilmesi İâ nde
bu kanunun 15 inci maddesi uygulanır.
l
■r'pp
e) Bu kanun kapsamında işlenen suçlar, kamu görevinin sağladığı yetkinin kötüye
kullamiması suretiyle işlenmiş sayılır ve yukarıda belirtilen cezalara yan oranında
artırılarak hükmolunur.
Bu kanun kapsamında mahkûmiyet halinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53üncü
maddesi uyannca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmaya hükmolunur.
EK MADDE 6-Mal Varlığı ve Gelir Şeffaflığı Kurulu tarafından yapılan incelemede
bu kanunda düzenlenen suçlar bakımmdan soruşturma ve kovuşturma usulünde bu kanunun 17
nci, 18 inci ve 19 uncu maddeleri uygulanır.
Mal Varlığı ve Gelir Şeffaflığı Kurulu tarafından yapılan incelemede; kurul tarafından
yapılan suç duyurusu üzerine Cumhuriyet başsavcıhklarmca derhal ve doğrudan soruşturmaya
başlamr, bu usul valiler ve kaymakamlar için de uygulamr."
Gerekçe: Maddeyle, 19/4/1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması,
Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununa ek maddeler eklenmek suretiyle, kamu gücünü
en üst düzeyde kullanan, kamusal karar alma süreçlerinde doğrudan etkili olan ve sahip
oldukları görev, yetki, nüfuz ve takdir alanı nedeniyle kamu yaran bakımından özel şeffaflık
yükümlülüğü altında bulunması gereken kişiler yönünden mal varlığı beyanı rejimi daha açık,
daha sıkı ve daha denetlenebilir hale getirilmektedir.
3628 sayılı Kanun, esasen mal bildiriminde bulunma yükümlülüğünü genel çerçevede
düzenlemekte ise de, kamu gücünün kullamm yoğunluğu, karar alma etkisi, kamu kaynaklan
üzerindeki tasarruf kapasitesi ve toplum nezdindeki hesap verme sorumluluğu bakımından ayrı
bir statüde değerlendirilmesi gereken bazı üst düzey kamu görevlileri ve seçilmişler bakımından
mevcut sistemin daha açık kurallarla tamamlanmasma ihtiyaç bulunmaktadır. Bu ihtiyaç,
yalnızca mal bildiriminde bulunma yükümlülüğünün varlığıyla değil; bildirimin zamanı,
kapsamı, yenilenmesi, kamuoyuna açıklanması, denetlenmesi ve gerçeğe aykırılık halinde
yaptırım mekanizmasımn belirginleştirilmesiyle karşılanabilir. Teklif edilen düzenleme bu
boşluğu gidermeyi amaçlamaktadır.
Cumhurbaşkam, Cumhurbaşkam yardımcıları, bakanlar ve bakan yardımcıları, Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri, belediye başkanları, il genel meclisi üyeleri ve belediye meclisi
üyeleri, hâkimler ve savcılar, valiler ve kaymakamlar, düzenleyici ve denetleyici kurumların
başkan ve üyeleri ile bakanlık genel müdürleri ve bunların dengi veya daha üst düzey kamu
görevlileri yönünden özel bir şeffaflık rejimi kurulmaktadır. Bu kişilerin ortak özelliği, kamusal
yetki kullanmaları, doğrudan veya dolaylı biçimde kamu kaynakları, idarî kararlar, ruhsat, izin,
denetim, yaptınm, bütçe, yatınm, atama, ihale, yargısal yetki veya düzenleme yetkisi üzerinde
etkili konumda bulunmalarıdır. Bu nedenle, bu kişiler bakımından mal varlığı bildirim
yükümlülüğünün sıradan bir idarî formalite olarak değil, demokratik hukuk devletinin hesap
verebilirlik araçlanndan biri olarak düzenlenmesi gerekmektedir.
Maddede, mal bildirimine ilişkin zaman bakımından 3628 sayılı Kanun'un 6 ncı
maddesine, bildirim konusuna ilişkin olarak ise Kanunun 5 inci maddesine atıf yapılmak
suretiyle mevcut sistematik korunmaktadır. Böylece yeni bir dağınık rejim kurulmadan, ana
Kanunun terminolojisi ve yapısı muhafaza edilmekte; ancak bu kişiler yönünden daha sıkı bir
izleme ve açıklık mekanizmasma geçilmektedir. Kanun tekniği bakımmdan bu yöntem, hem
uygulamada tereddütleri azaltmakta hem de mevcut mal bildirimi rejimiyle uyum
sağlamaktadır.
Bununla birlikte, yalmzca genel hükümlere atıf yapılmakla yetinilmemiş; görev süresi
içinde aylık net ödemenin üç katını aşan tutarda mal edinimi, harcama veya mal varlığı artışı
meydana gelmesi halinde ayrıca bir ay içinde bildirimde bulunma zorunluluğu getirilmiştir. Bu
düzenlemenin amacı, yalmzca dönemsel veya göreve giriş-çıkış esaslı mal bildirimleriyle
yetinilmesinin doğurabileceği denetim boşluğunu ortadan kaldırmaktır. Zira kamu görevinin
yürütüldüğü süre içinde ortaya çıkan ani ve dikkat çekici mal varlığı artışlarmın uzun süre
bildirim dışı kalması, mal bildirim sisteminin caydırıcılığını ve denetlenebilirliğini
zayıflatmaktadır. Getirilen bu yükümlülük sayesinde, önemli mal varlığı haceti
beklemeksizin kayıt altma alınacak ve denetime açık hale gelecektir.
Vi
M.
Maddenin temel yaklaşımı, kamu görevinde bulunan herkes için aynı yoğunlukta değil,
kamu gücü ve kamusal etki düzeyi arttıkça şeffaflık yükümlülüğünün de artması gerektiği
anlayışına dayanmaktadır. Demokratik toplumlarda hesap verebilirlik, yalnızca görev sırasında
hukuka uygun davranma yükümlülüğüyle sımrlı değildir; aynı zamanda görevlinin mal
varlığındaki değişimlerin kamusal güveni sarsmayacak ölçüde açık ve izlenebilir olmasım da
içerir. Özellikle üst düzey kamu görevleri, seçilmiş makamlar ve yargısal-idarî yetki kullanan
görevler bakımından mal varlığı şeffaflığı, hem yolsuzlukla mücadele hem de kamu yönetimine
duyulan güvenin korunması bakımından zorunlu bir araçtır.
Düzenleme ile amaçlanan bir diğer husus da, kamu görevlileri bakımından mal
bildirimini sadece kapalı idari dosyalarda kalan bir beyan olmaktan çıkarıp, etkili bir denetim
mekanizmasmm parçası haline getirmektir. Zira yalnızca bildirimin alınması, tek başma yeterli
değildir. Bildirimin belirli aralıklarla verilmesi, önemli değişikliklerde yenilenmesi,
gerektiğinde karşılaştırılması ve hukuka aykınlık şüphesi doğduğunda doğrudan incelemeye
konu edilebilmesi gerekir. Bu sebeple madde, sonraki ek maddelerle birlikte bir bütün olarak
değerlendirilmelidir. Nitekim teklif metninde mal varlığı beyanlanmn yayımlanması,
kapsammın ayrıca belirlenmesi, özel bir kurul eliyle incelenmesi ve gerçeğe aykırılık veya
açıklanamayan artışlar halinde ceza ve soruşturma mekanizmalarınm işletilmesi
öngörülmektedir. Böylece şekli bir bildirim rejiminden, maddi olarak denetlenebilir bir
şeffaflık rejimine geçiş amaçlanmaktadır.
Maddeyle getirilen jükümlülükler, kamu hizmetine girme hakkını veya kamu görevini
üstlenmeyi keyfî biçimde güçleştirmeyi değil; kamu görevinin doğasmda bulunan dürüstlük,
açıklık, tarafsızlık ve hesap verebilirlik ilkelerini güçlendirmeyi hedeflemektedir. Kamu gücü
kullanan kişilerin mal varlığını açıklaması, özel hayatın özüne müdahale niteliğinde değil;
görevlerinin niteliğinden doğan meşru, ölçülü ve demokratik toplum düzeni bakımmdan gerekli
bir yükümlülüktür. Özellikle kamu kaynaklarının kullanımı, kamu kararlarımn alınması ve
toplum adına yetki kullamiması söz konusu olduğunda, kamu yararı bireysel kapalılık talebine
göre üstün konumdadır. Düzenleme bu dengeyi kamu yararı lehine, ölçülülük ilkesini gözeterek
kurmaktadır.
Aynca, süresinde mal varlığı beyanında bulunulmaması halinde 3628 sayılı Kanun'un
10 uncu maddesinin uygulanacağının açıkça belirtilmesi suretiyle yaptırım rejimi
netleştirilmektedir. Böylece, yükümlülüğün ihlali halinde hangi sonucun doğacağı hususunda
herhangi bir tereddüt bırakılmamakta, mal bildiriminin yaptırımsız bir ödev olarak
algüanmasmm önüne geçilmektedir. Bu yönüyle düzenleme, hem hukuki belirlilik ilkesine
hizmet etmekte hem de bildirim sisteminin ciddiyetini pekiştirmektedir.
Sonuç olarak maddeyle; kamu gücünü en yoğun kullanan kişiler bakımından mal
bildirimi yükümlülüğünün kapsamı belirginleştirilmekte, bildirimin zamam ve konusu mevcut
Kanun sistematiği içinde korunmakta, ancak görev sırasmda ortaya çıkan önemli mal varlığı
hareketleri bakımmdan ek bildirim zorunluluğu getirilerek denetim kapasitesi artırılmaktadır.
Böylece şeffaflık, hesap verebilirlik, kamu güveni, dürüst yönetim ve yolsuzlukla etkin
mücadele ilkeleri doğrultusunda 3628 sayılı Kanun güçlendirilmekte ve çağdaş denetim
ihtiyacına uygun hale getirilmektedir.