Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
20. yüzyılın en karanlık sayfalanndan biri olan Enfal Katliamları, Irak'ta Baas rejimi tarafından
1986-1989 yılları arasında Kürt halkına karşı yürütülen sistematik bir imha politikasıdır.
Saddam Hüseyin iktidarımn özellikle 1979 sonrasında benimsediği güvenlikçi ve inkârcı
siyaset, Kürtleri kolektif bir özne olarak ortadan kaldırmayı hedefleyen topyekûn bir saldırı
stratejisine dönüşmüştür. "Enfal" adı altında yürütülen askeri operasyonlar; kimyasal silah
kullanımı, toplu infazlar, zorla yerinden etmeler, köylerin yakılıp yıkılması, sivillerin toplama
kamplannda tutulması ve kadınlara yönelik ağır insan hakları ihlalleriyle birlikte bir halkı
fiziksel, kültürel ve demografik olarak yok etmeyi amaçlamıştır.
Resmî ve bağımsız kaynaklara göre dört yıla yayılan bu süreçte binlerce Kürt yerleşim yeri
haritadan silinmiş, bir milyondan fazla insan zorla göç ettirilmiş, yaklaşık 180-200 bin sivil
yaşamını yitirmiştir. 16 Mart 1988'de Halepçe'de gerçekleştirilen kimyasal saldırı, Enfal
sürecinin en görünür ve en trajik halkasıdır; ancak Enfal yalmzca Halepçe'den ibaret değildir.
Germiyan'dan Behdinan'a, Soran'dan Kerkük kırsalına kadar uzanan geniş bir coğrafyada Kürt
varlığı sistematik biçimde hedef alınmıştır. Bu yönüyle Enfal, münferit bir savaş suçu değil;
Birleşmiş Milletler Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'nde tanımlanan
unsurları karşılayan, belirli bir etnik topluluğu kısmen ya da tamamen yok etmeye dönük
örgütlü bir devlet pratiğidir.
Irak Yüksek Ceza Mahkemesi 2010 yılında Halepçe'yi ve Enfal saldınlanm "soykınm" olarak
tamımş; Irak Parlamentosu ve Irak Kürdistan Bölgesi Parlamentosu da bu yönde karar almıştır.
Birleşik Krallık, İsveç ve Norveç parlamentoları Enfal'i "Kürt soykınmı" olarak kabul eden
kararlar almış; uluslararası insan hakları örgütleri ve hukuk çevreleri de Enfal'in soykırım
niteliğine dikkat çekmiştir. Bu kararlar yalnızca hukuki bir tespit değil, aym zamanda insanlık
vicdamnm geç de olsa verdiği bir hükmün ifadesidir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, insanlığa karşı işlenen suçlar konusunda tarihsel sorumluluğu
olan bir yasama organıdır. Kürt halkının önemli bir bölümünün Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı
olduğu gerçeği göz önünde bulundurulduğımda, Enfal Katliamlarının soykırım olarak
tamnması yalmzca dış politikaya ilişkin sembolik bir adım değildir. Bu adım, aym zamanda
Türkiye'de birlikte yaşama iradesinin güçlendirilmesi, geçmiş acılar karşısında adalet
duygusunun tesis edilmesi bakımından da önem taşımaktadır. Halkların acılan arasında
hiyerarşi kurmayan, insanlık suçlanm açıkça mahkûm eden bir tutum; demokratik toplum
idealinin gereğidir.
Ejofarin soykırım olarak tanınması, geçmişte yaşanan büyük bir insanlık suçunun inkâr
edilmemesi, mağdurların amsına saygı gösterilmesi ve benzer suçların bir daha yaşanmaması
için güçlü bir irade beyamdır. Bu tamma, insan haklan hukukunun ve vicdani sorumluluğun
gereğini yerine getirmek için yapılmalıdır.
Bu nedenle, 1986-1989 yılları arasında Irak'ta Kürt halkına karşı yürütülen Enfal
Katliamlanmn Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından "Soykırım" olarak tamnması; insani,
hukuki ve ahlaki bir zorunluluktur. Bu teklif, geçmişle yüzleşmenin, adalet duygusunu diri
tutmamn ve halklann eşitliği temelinde banş içinde bir gelecek kurma iradesinin ifadesidir.
IRAK KURDISTAN BÖLGESİ'NDE KÜRT HALKINA YÖNELİK