İçeriğe geç
MECLİSGenel Kurul'un son durumu içinBugün sayfası →
Kanun teklifi · 2/3699 · Komisyonda

Harçlar Kanunu, Avukatlık Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

Teklif ile, çevrenin, doğal yaşamın ve kültürel varlıkların korunması amacıyla açılan davalarda yargılama giderlerinin harçtan istisna tutulması ve bu davalarda, davacıların Avukatlık Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamındaki adli yardım olanaklarından başkaca bir koşul aranmaksızın yararlandırılması amaçlanmaktadır.

TBMM kaydındaki özet.

İlk imza
Sinan Çiftyürek
DEM Parti · Van

Komisyon süreci

  1. 20 MAYIS 2026
    Sunuldu
  2. ESAS KOMİSYON
    Plan ve Bütçe Komisyonu
    Geliş 22 Mayıs 2026 · Komisyonda
  3. TALİ KOMİSYON
    Adalet Komisyonu
    Geliş 22 Mayıs 2026 · Komisyonda

Genel gerekçe

Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).

Gerekçeyi oku
Coğrafyamızın birçok bölgesinde yoğun madencilik faaliyetleri yürütülmektedir. Ancak bu faaliyetlere yön veren temel yaklaşım, toplumsal ihtiyaçların karşılanmasından ziyade, maden şirketlerinin sermaye birikimini esas alan rant ve kâr odaklı bir anlayışa dayanmaktadır. Edirne'den Artvin'e, Siirt'ten Muğla'ya, Çanakkale'den Tunceli'ye kadar Türkiye'nin pek çok bölgesinde devam eden madencilik faaliyetleri ile yeni açılması planlanan maden sahalan; başta proje alanlarında yaşayan yurttaşlar olmak üzere geniş toplum kesimlerinin tepkisine neden olmaktadır. Söz konusu projeler; tarım alanlan, meralar, ormanlar, su havzalan ve yerel yaşam alanları üzerinde ciddi tahribat riski yaratmakta, birçok bölgede ekolojik dengelerin bozulmasına, insan sağlığı açısından öngörülemez risklerin ortaya çıkmasına, geçim kaynaklarının zarar görmesine ve yaşam alanlarının geri dönülmez biçimde tahrip edilmesine yol açmaktadır. Bu nedenle çevre ve yaşam alanlarının korunmasına yönelik ortaya çıkan mücadeleler ve itirazlar yalmzca belirli bir bölge halkının değil toplumun ortak geleceğinin korunmasına yönelik bir hak arama mücadelesini temsil etmektedir. Bu yönüyle herhangi bir bölgede devam eden doğa ve yaşam hakkı mücadelesi esasta tüm ülke halkımn menfaatini koruyan bir içeriğe dönüşmektedir. Büyük sermaye grupları tarafından yürütülen ya da planlanan madencilik projeleri nedeniyle bölge halkı çoğu zaman şirketler ve kamu idareleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Maden sahalarındaki faaliyetler; yaşam alanlarının, tanin arazilerinin, su varlıklarının ve ekolojik dengenin korunması amacıyla köylüler, mahalle sakinleri ile doğa ve yaşam savunucuları tarafından yargıya taşınmaktadır. Ancak şirketlerin ve kamu kurumlarmm sahip olduğu ekonomik ve kurumsal imkânlar karşısında yurttaşlar ciddi bir eşitsizlik içerisinde mücadele etmek zorunda bırakılmaktadır. Özellikle harçlar, bilirkişi ücretleri, keşif giderleri ve avukatlık masrafları; büyük çoğunluğu emeğiyle geçinen köylüler ve mahalle sakinleri açısından ağır bir ekonomik yük oluşturmaktadır. Çevre davalarında çoğu zaman birden fazla bilirkişi incelemesi yapılması, keşif süreçlerinin yüksek maliyetler doğurması ve davalann uzun yıllar sürmesi yurttaşlarm yargıya erişimini fiilen zorlaştırmaktadır. Şirketler ve kamu idarelerinin sahip olduğu mali ve hukuki avantajlar dikkate alındığında, yurttaşlarm bu dava süreçlerim uzun süre sürdürebilmesi giderek güçleşmekte; bu durum ise hak arama özgürlüğü önünde önemli bir engel oluşturmaktadır. Nitekim Anayasa'mn 36'ncı maddesinde güvence altına alman hak arama özgürlüğü ile 56'ncı maddesinde düzenlenen sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkımn etkili biçimde kullamlabilmesi, yurttaşlarm ekonomik engeller nedeniyle yargı süreçlerinden dışlanmamasını gerektirmektedir. Bu nedenle çevre ve yaşam alanlarının korunmasına yönelik davalarda yurttaşlann yargılama giderlerinden muaf tutulması, adli yardım mekanizmalannın genişletilmesi ve avukatlık giderlerinin kamusal güvence altına alınması hukuki ve toplumsal bir zorunluluk haline gelmiştir. Tüm bu nedenlerle; yurttaşlarm çevre ve yaşam hakkı mücadelelerinin desteklenmesi, maden şirketleri ve kamu idareleriyle yürütülen yargı süreçlerinde ortaya çıkan ekonomik eşitsizliklerin giderilmesi ve çevre mücadelesi yürüten yurttaşlar açısından zamanla sürdürülemez hale gelen yargılama giderlerinin kamusal güvence altma alınması zorunlu hale gelmiştir. Çevre ve yaşam alanlarının korunmasına yönelik davalarda yurttaşlarm harç, bilirkişi, keşif ve benzeri yargılama giderlerinden muaf tutulması; yalmzca ekonomik güçsüzlüğün yarattığı eşitsizliklerin giderilmesi açısından değil, aym zamanda sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkımn korunması, çevresel adaletin sağlanması ve kamu yararımn öncelenmesi açısmdan da büyük önem taşımaktadır.

Maddeler

5 madde · gerekçesiyle birlikte
Madde 1ekliyor492 sayılı
- 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasma aşağıdaki bent eklenmiştir. "k) Çevrenin, doğal yaşamın veya kültürel varlıkların korunması amacıyla kamu yararma açılan davalarda yargılama giderleri.
Gerekçe: Maddeyle, çevrenin, doğal yaşamın, ekosistemin, tanm alanlannın, su varlıklarının ve kültürel varlıkların korunması amacıyla kamu yararına açılan davalarda yurttaşların yargı harçları ile keşif ve bilirkişi giderlerinden muaf tutulması amaçlanmaktadır. Çevre davaları yalnızca bireysel menfaatleri değil, toplumun ortak yaşam alanlarını ve kamusal yararı ilgilendiren davalardır. Ancak özellikle maden, enerji ve büyük altyapı projelerine karşı açılan davalarda yüksek harçlar ile keşif ve bilirkişi giderleri yurttaşlar açısından ciddi bir ekonomik yük oluşturmaktadır. Bu durum çoğu zaman yurttaşların dava açmasım engellemekte veya açılmış davalann sürdürülebilirliğini zorlaştırmaktadır.
Madde 2ekliyor1136 sayılı
19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 176 ncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. "Çevrenin, doğal yaşamın veya kültürel varlıkların korunması amacıyla kamu yararına açılan davalarda başkaca bir koşul aranmaksızın adli yardım karan verilir."
Gerekçe: Maddeyle, çevrenin, doğal yaşamın, ekosistemin, tanm alanlarınm, su varlıklannın ve kültürel varlıklann korunması amacıyla kamu yaranna açılan davalarda yurttaşların herhangi bir ekonomik yeterlilik şartı aranmaksızın adli yardımdan yararlanabilmesi amaçlanmaktadır. Mevcut uygulamada adli yardım mekanizmasından yararlanabilmek için ekonomik yetersizlik şartı aranmakta; bu durum özellikle çevre davalarında yurttaşların adalete erişimini zorlaştırmaktadır. Çevre davalarmda karşı tarafın çoğu zaman büyük ekonomik güce sahip şirketler veya kamu kurumlan olması, yurttaşlar ile davalı taraf arasında ciddi bir güç eşitsizliği ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle çevre ve yaşam alanlarının korunmasına yönelik davalarda adli yardım mekanizmasının genişletilmesi ve avukatlık giderlerinin kamusal güvence altına alınması, jaırttaşlarm etkili başvuru hakkının korunması açısından gerekli görülmüştür.
Madde 3ekliyor6100 sayılı
12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. "4) Çevrenin, doğal yaşamın veya kültürel varlıkların korunması amacıyla kamu yararma açılan davalarda davacı hakkında, birinci fıkrada aranan şartlar gerekmeksizin adli yardım karan verilir."
Gerekçe: Maddeyle, çevrenin, doğal yaşamın, ekosistemin, tarım alanlarının, su varlıklarının ve kültürel varlıkların korunması amacıyla kamu yararına açılan davalarda davacılar bakımından adli yardım şartlarımn kolaylaştırılması amaçlanmaktadır. Çevre davalarmda yurttaşlar çoğu zaman yüksek dava giderleri, keşif ve bilirkişi masrafları nedeniyle hak arama süreçlerini sürdürememektedir. Özellikle yaşam alanlanm korumaya yönelik davalarda ekonomik engeller, Anayasa ile güvence altına alınan yargıya erişim hakkının kullammmı fiilen sınırlayan bir sonuç doğurmaktadır. Düzenlemeyle, çevre ve yaşam hakkı mücadelelerinin ekonomik nedenlerle zayıflamasının önüne geçilmesi, yurttaşlann yargısal süreçlere etkin katılımımn sağlanması ve kamu yararım ilgilendiren çevre davalarmda adil yargılanma ilkesinin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.
Madde 4
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
Madde 5
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir. HARÇLAR KANUNU,AVUKATLIK KANUNU VE HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

Maddeler TBMM'deki teklif metninden otomatik ayrıştırılmıştır; asıl metin için teklif PDF'i ↗

İmza sahipleri

1 milletvekili · parti, imza günündeki partisidir

Kaynak: TBMM'nin kamuya açık kayıtları. Maddeler ve gerekçeler teklif metninden otomatik ayrıştırılır; asıl metin TBMM'deki PDF'tir. Hata bildir