Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 17'nci maddesinin ikinci fıkrasında; tutuklu veya
hükümlü iken firar ya da ayaklanma suçundan mahkûm edilenler ile disiplin cezası olarak üç
defa hücre cezası alanların, bu disiplin cezalan kaldırılmış olsa dahi koşullu salıverilmeden
yararlanamayacağı düzenlenmiştir. Bu hüküm, koşullu salıverilme bakımından yapılması
gereken somut, güncel ve denetlenebilir incelemeyi ortadan kaldırmakta; infaz edilip
kaldırılmış disiplin cezalarını dahi koşullu salıverilme önünde kalıcı bir engele
dönüştürmektedir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Disiplin cezasım
gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarmm infazı ve kaldırılması" başlıklı 48'inci
maddesinde, disiplin cezalarmm infazı ve kaldırılmasma ilişkin özel bir sistem öngörülmüştür.
Amlan maddede, disiplin cezalarımn tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme
işleminin yapılamayacağı, ancak bu sürenin hak ederek salıverme tarihini geçemeyeceği
düzenlenmiştir. Aym maddede disiplin cezalarımn hangi şartlarda kaldırılacağı da ayrıca
belirlenmiştir. Bu düzenleme, disiplin cezasının kendi sınırları içinde sonuç doğurmasım; infaz
edilip kaldırıldıktan sonra ise koşullu salıverilme bakımından yeniden değerlendirme
yapılabilmesini amaçlamaktadır.
Buna karşın 3713 sayılı Kanun'un 17'nci maddesinin ikinci fıkrası, disiplin cezası infaz edilip
kaldırılmış olsa dahi koşullu salıverilme imkâmm tümüyle ortadan kaldırmaktadır. Böylece
5275 sayılı Kanun'da öngörülen disiplin cezasımn kaldırılması mekanizması işlevsiz
bırakılmakta; kaldırılmış bir disiplin cezası, kalıcı bir infaz engeli gibi sonuç doğurmaktadır.
Koşullu salıverilme, otomatik yasaklar ve süresiz sonuçlar üzerinden işletilemez. Her somut
durumda kanunun aradığı koşulların mevcut olup olmadığı; güncel, nesnel. Ölçülü ve
denetlenebilir bir incelemeye tabi tutulmalıdır. Geçmişte verilmiş ve infaz edilerek kaldırılmış
disiplin cezalarmm, herhangi bir yeni inceleme yapılmaksızın koşullu salıverilme önünde
mutlak engel hâline getirilmesi, infaz hukukunun temel güvenceleriyle bağdaşmamaktadır.
Özellikle üç defa hücre cezası alınması hâlinde ortaya çıkan sonuç, disiplin hukukuna ait bir
yaptırımı kendi hukuki sınırlarının dışına taşırmaktadır. Disiplin cezası, infaz edilip
kaldırıldıktan sonra dahi koşullu salıverilmeyi tamamen engelleyen kalıcı bir yaptırıma
dönüşmekte; bu durum aynı fiil veya süreç nedeniyle ikinci kez cezalandırma sonucunu
doğurmaktadır. Bu nedenle düzenleme, ölçülülük, belirlilik, eşitlik ve bireyselleştirilmiş
değerlendirme ilkeleriyle çelişmektedir.
Söz konusu hüküm, özellikle uzun süreli hapis cezaları bakımından çok daha ağır sonuçlar
üretmektedir. Mevcut sistemde müebbet hapis cezası alan bir kişinin otuz yıl sonunda koşullu
salıverilme bakımından değerlendirilebilmesi mümkünken, 3713 sayılı Kanun'un 17'nci
maddesinin ikinci fıkrası nedeniyle bu imkân otomatik olarak ortadan kalkmakta ve kişi altı yıl
daha ceza infaz kurumunda tutulmaktadır. Bu sonuç, herhangi bir güncel değerlendirmeye
dayanmaksızın, yalmzca geçmişte verilmiş disiplin cezaları üzerinden doğmaktadır.
Bu yönüyle düzenleme, "umut hakkı"m da ağır biçimde sımrlamaktadır. Bir kişinin belirli bir
süre sonunda koşullu salıverilme bakımından yeniden değerlendirilebilme imkânına sahip
olması, insan onuruna dayalı infaz rejiminin temel unsurudur. Kanun yoluyla bu imkânın
kategorik biçimde kapatılması, infazı hukuki denetime açık bir alan olmaktan uzaklaştırmakta;
mekanik, katı ve telafisi güç sonuçlar doğuran bir yapıya sürüklemektedir.
Bu Kanun Teklifi ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 17'nci maddesinin ikinci
fıkrasımn yürürlükten kaldırılması amaçlanmaktadır. Böylece koşullu salıverilme kurumunun
otomatik ve süresiz yasaklarla işlevsiz bırakılmasının önüne geçilecek; infaz hukukunun insan
onuru, umut hakkı, ölçülülük, hukuki güvenlik ve bireyselleştirilmiş değerlendirme ilkelerine
uygun şekilde işletilmesi sağlanacaktır.