Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
Türkiye Cumhuriyeti Devleti; ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü korumayı,
egemenlik hakkını muhafaza etmeyi ve kamu barışını sağlamayı en kutsal vazifesi olarak
addetmektedir. Bu vazife, vatandaşlarımızın huzur ve güven içinde yaşamasını temin etmekle
doğrudan ilişkilidir ve Devletin bekasının temelini oluşturur. Modem çağın karmaşık tehditleri
karşısında, özellikle terör örgütleri ve organize suç yapıları, geleneksel yöntemlerin ötesine
geçerek iletişim ve propaganda araçlarını ustaca kullanmakta, suçluları ve işledikleri fiilleri
yücelterek toplumsal meşruiyet devşirmeye çalışmaktadır. Bu durum, mevcut hukuki
düzenlemelerin günümüzün hibrit tehditlerine karşı yetersiz kalmasına yol açmakta, Devletin
koruma refleksini güçlendirme zaruretini ortaya koymaktadır.
Terör örgütleri, mensuplarının ve işledikleri füllerin görüntülerini afiş, pankart, döviz,
resim, levha gibi basın ve yayın yollarıyla alenen yayarak veya yayılmasına aracılık ederek
işledikleri suçları ve faillerini yüceltme çabalarını sistematik bir psikolojik harekât aracı olarak
kullanmaktadır. Bu eylemler, yalnızca bir övme fiili olmanın ötesinde, Devlet otoritesine
doğrudan bir meydan okuma, kamu düzenini bozmaya yönelik planlı bir strateji ve suçun
toplumsal meşruiyet kazanmasına yönelik bir girişim niteliğindedir. Bu tür propagandalar,
suçun ve suçlunun toplum nezdinde normalleştirilmesine, hatta kutsanmasına zemin
hazırlayarak özellikle genç nesiller üzerinde yıkıcı etkiler yaratmaktadır.
Bu tür eylemler, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemez; zira ifade özgürlüğü,
şiddeti teşvik etme, suç işlemeye tahrik etme veya kamu düzenini bozma hakkını içermez.
Örgüt mensuplarının bu yollarla ikonlaştırılması, toplumsal barış üzerinde ciddi tahribatlar
yaratmakta, Devlete olan güveni zedelemekte ve vatandaşlar arasında korku ve endişe
yaymaktadır.
Anayasa'mızın 26 ncı maddesi düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetini, 34 üncü
maddesi ise toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını güvence altına almaktadır. Ancak
bu haklar sınırsız değildir zira Anayasa'nın 14 üncü maddesinde hiçbir temel hak ve hürriyetin,
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak amacıyla kullanılamayacağı
hüküm altına alınmıştır.
İşbu Kanun teklifi; temel hak ve özgürlükler ile kamu düzeni arasındaki bu hassas
dengeyi gözeterek işlenmiş bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi, özellikle de
terör örgütü mensubu suçluları, alenen övme fiilini ve bu fiilin basın ve yayın yoluyla veya
toplu halde işlenmesi durumundaki kamusal tehlikeyi bertaraf etmeyi amaçlamaktadır.