İçeriğe geç
MECLİSGenel Kurul'un son durumu içinBugün sayfası →
Kanun teklifi · 2/3720 · Komisyonda

4857 Sayılı İş Kanunu, 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

Teklif ile; on sekiz yaşını doldurmamış çocukların ekonomik kazanç amacı taşıyan hiçbir işte çalıştırılamaması, mesleki eğitim faaliyetlerinin çocuk emeğinin kullanılması amacıyla yürütülmemesi, Türk Ceza Kanunu’na “çocuğun ekonomik istismarı” suçunun eklenmesi ve çocuklarını çalıştırmak zorunda kalan düşük gelirli ailelere çeşitli sosyal destekler sağlanması amaçlanmaktadır.

TBMM kaydındaki özet.

İlk imza
Nejla Demir
DEM Parti · Ağrı

Komisyon süreci

  1. 15 HAZİRAN 2026
    Sunuldu
  2. ESAS KOMİSYON
    Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu
    Geliş 16 Haziran 2026 · Komisyonda
  3. TALİ KOMİSYON
    Adalet Komisyonu
    Geliş 16 Haziran 2026 · Komisyonda
  4. TALİ KOMİSYON
    Plan ve Bütçe Komisyonu
    Geliş 16 Haziran 2026 · Komisyonda

Genel gerekçe

Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).

Gerekçeyi oku
Çocukların işçileştirilmesi, yalnızca çalışma yaşamına ilişkin bir sorun değil; kapitalist sömürü düzeninin, derinleşen yoksulluğun, sosyal adaletsizliğin ve çocuk hakları ihlallerinin en görünür sonuçlarından biridir. Çocuklar eğitim, oyun ve özgür gelişim haklarına sahip bireyler olmalarına rağmen, sermayenin ucuz işgücü ihtiyacının bir parçası haline getirilmektedir. Anayasa'nın 41 ve 50'nci maddeleri, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 32'nci maddesi ile Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 138 ve 182 sayılı sözleşmeleri çocukların ekonomik sömürüden korunmasını devletlere açık bir yükümlülük olarak vermektedir. Buna rağmen çocuk işçiliği Türkiye'de giderek büyüyen bir toplumsal sorun haline gelmiştir. Dünya genelinde yaklaşık 412 milyon çocuk günde 3 doların altında gelirle yaşam mücadelesi verirken, yaklaşık 160 milyon çocuk çalışmak zorunda bırakılmaktadır. Türkiye'de ise resmi veriler yaklaşık 1,5 milyon çocuğun çalıştığını ortaya koyarken; sendikalar, meslek örgütleri ve çocuk hakları kuruluşları kayıt dışı çalışanlar, mülteci çocuklar ve 15 yaş altındaki çocuklar da dikkate alındığında fiili çocuk işçi sayısının 3 ila 4 milyon arasında olduğunu belirtmektedir. Bugün milyonlarca çocuk okul sıralarında, oyun alanlarında ve güvenli yaşam ortamlarında olması gerekirken; tarlalarda, sanayi sitelerinde, tekstil atölyelerinde, madenlerde ve inşaatlarda çalıştırılmaktadır. Çocukların geleceğinin sermayenin kâr hesaplarına kurban edildiği bu tablo, yalnızca ekonomik bir sorun değil aynı zamanda ciddi bir demokrasi, eşitlik ve toplumsal adalet sorunudur. Çocuk işçiliğini besleyen temel nedenler; derinleşen yoksulluk, gelir dağılımındaki eşitsizlik, sosyal koruma mekanizmalarının yetersizliği, kayıt dışı ekonomi, eğitimden kopuş ve savaş politikalarıdır. Özellikle savaşlar ve zorunlu göçler çocukları koruyan mekanizmaları ortadan kaldırmakta; yerinden edilen mülteci çocukları ucuz ve güvencesiz işgücüne dönüştürmektedir. TBMM BAŞKANLIĞI , . JAdalet , Tali Komisyon Plan ve Bütçe Esas Komisyon Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Tarih: 16-6-2026 İEsas No:2/3720 | 15 iin 2026 15 bira 108 (A589A) Çocuk işçiliğinin en yoğun yaşandığı alanlardan biri mevsimlik tarım işçiliğidir. Binlerce çocuk aileleriyle birlikte göç etmekte, eğitimden kopmakta, pestisitlere maruz kalmakta ve sağlıksız koşullarda çalıştırılmaktadır. Yoksulluk anne-babadan çocuğa devredilen bir kader haline getirilmektedir. Son yıllarda Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) başta olmak üzere çeşitli uygulamalar aracılığıyla çocuk emeği eğitim adı altında üretim süreçlerine dahil edilmekte, çocuklar fiilen işçi olarak çalıştırılmaktadır. Çok sayıda çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirmekte veya ağır yaralanmaktadır. İşçi sağlığı ve güvenliği alanında çalışan kurumların verilerine göre yalnızca 2025 yılında en az 94 çocuk çalışırken yaşamını yitirmiştir. Bu ölümlerin 31'i tarımda, 27'si sanayide, 20'si hizmet sektöründe ve 16'sı inşaatlarda meydana gelmiştir. Bu acı tablonun son örneklerinden biri Ağrı'da yaşanmıştır. 16 yaşındaki Tunahan Kaya, sigortasız ve iş güvenliği önlemlerinden yoksun biçimde çalıştırıldığı bir inşaattan düşerek yaşamını yitirmiştir. Tunahan Kaya'nın ölümü münferit bir olay değil; çocukları eğitimden koparan, yoksulluğa mahküm eden ve ağır çalışma koşullarına sürükleyen politikaların sonucudur. Ayrıca vevcut mevzuatta çocuk işçi çalıştıran işverenlere yönelik yaptırımlar büyük ölçüde idari para cezalarıyla sınırlı kalmaktadır. Bu durum cezasızlık kültürünü güçlendirmekte ve çocuk emeği sömürüsünü teşvik etmektedir. Bu Kanun Teklifi ile; » 18 yaşaltındaki çocukların ekonomik faaliyetlerde çalıştırılması yasaklanmakta, «* Çocuk emeğinin tüm biçimleri istismar olarak tanımlanmakta, » Çocuk işçi çalıştırılması ağır ceza yaptırımlarına bağlanmakta, se MESEM ve benzeri uygulamalar yoluyla çocuk emeğinin sömürülmesinin önüne geçilmekte, Çocuk iş cinayetlerinde olası kast hükümlerinin uygulanması sağlanmakta, » Çocuk işçiliğini doğuran yoksulluğa karşı o sosyal destek (o mekanizmaları oluşturulmaktadır. Amaç; hiçbir çocuğun çalışmak zorunda bırakılmadığı, bütün çocukların eğitim, oyun ve özgür gelişim hakkına sahip olduğu bir toplumsal düzenin kurulmasına katkı sunmaktır.

Maddeler

7 madde · gerekçesiyle birlikte
Madde 1değiştiriyor
4857 Sayılı İş Kanunu'nun 71'inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir: "On sekiz yaşını doldurmamış kişiler ekonomik kazanç amacı taşıyan hiçbir işte çalıştırılamaz. Ücretli veya ücretsiz, kayıtlı veya kayıt dışı, aile işletmesi, tarımsal faaliyet, mevsimlik işçilik, ev eksenli çalışma, sokakta çalışma, dijital platformlar üzerinden yürütülen işler, staj, çıraklık, kursiyerlik, işletmede beceri eğitimi, Mesleki Eğitim Merkezi uygulamaları ve benzeri hiçbir statü bu yasağın dışında tutulamaz. Çocukların eğitim amacıyla katıldığı uygulamalarda üretime katkı sağlayacak biçimde emeklerinden yararlanılamaz."
Gerekçe: Çocukların ekonomik faaliyetlerde çalıştırılması; eğitim hakkının ihlali, fiziksel ve ruhsal gelişimlerinin zarar görmesi ve çocukluk döneminin sömürüye açılması sonucunu doğurmaktadır. Mevcut mevzuat çocukların belirli koşullar altında çalıştırılmasına izin vermekte ve çocuk emeğini bütünüyle ortadan kaldırmayı hedeflememektedir. Oysa Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi uyarınca çocukların üstün yararı esas alınmalıdır. “ Madde ile on sekiz yaşını doldurmamış çocukların ekonomik kazanç amacı taşıyan hiçbir işte çalıştırılamayacağı hüküm altına alınmakta ve çocuk emeğinin tüm biçimlerinin yasaklanması amaçlanmaktadır.
Madde 2değiştiriyor
4857 Sayılı Kanunun 104'üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir: "Bu Kanunun 71'inci maddesine aykırı davranan işverenler, işveren vekilleri, taşeronlar, alt işverenler, aracılar ve fiile iştirak eden diğer kişiler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanunu hükümleri uygulanır."
Gerekçe: Çocuk işçiliğinin yaygınlaşmasının temel nedenlerinden biri mevcut yaptırımların caydırıcı olmamasıdır. Mevcut uygulamada çoğu ihlal yalnızca idari para cezaları ile karşılanmakta, bu durum çocuk emeğinin sömürülmesini engellememektedir. Madde ile çocuk işçi çalıştırılmasının yalnızca iş hukuku ihlali değil aynı zamanda ceza hukuku bakımından yaptırıma bağlanan ağır bir hak ihlali olduğu kabul edilmekte ve Türk Ceza Kanunu hükümlerinin uygulanması sağlanmaktadır.
Madde 3ekliyor
3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir: Ek Madde Mesleki eğitim faaliyetleri çocuk emeğinin kullanılması amacıyla yürütülemez. On sekiz yaşından küçük öğrenciler üretim süreçlerinde işçi olarak çalıştırılamaz. Mesleki eğitim yalnızca okul, laboratuvar, uygulama atölyeleri ve pedagojik eğitim alanlarında yürütülür. Bu hükme aykırı davranan işletmelerin eğitim programları derhal sonlandırılır.
Gerekçe: Son yıllarda Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM), staj ve işletmede beceri eğitimi uygulamaları kapsamında çok sayıda çocuk fülen üretim süreçlerine dahil edilmektedir. Bu uygulamalar eğitim faaliyeti görünümü altında çocuk emeğinin ucuz işgücü olarak kullanılmasına yol açmaktadır. Madde ile mesleki eğitimin asli amacına uygun biçimde yürütülmesi, çocukların üretim süreçlerinde işçi olarak çalıştırılmasının önlenmesi ve eğitim hakkının korunması amaçlanmaktadır.
Madde 4ekliyor
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununa aşağıdaki madde eklenmiştir: Çocuğun Ekonomik İstismarı
Gerekçe: Çocuk emeğinin sömürülmesi yalnızca çalışma yaşamına ilişkin bir ihlal değildir. Çocukların yaşlarına ve gelişim düzeylerine aykırı biçimde çalıştırılması; eğitim haklarının engellenmesi, sağlıklarının bozulması ve ekonomik sömürüye maruz bırakılmaları anlamına gelmektedir. Bu nedenle çocuk emeğinin sömürülmesi bağımsız bir suç olarak düzenlenmekte ve "Çocuğun Ekonomik İstismarı" suçu ihdas edilmektedir.Amaç, çocuk işçiliğini ağır bir çocuk hakkı ihlali ve istismar biçimi olarak tanımlamaktır.
Madde 232/A
(0) On sekiz yaşını doldurmamış bir çocuğu ekonomik faaliyetlerde çalıştıran kişi hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (2) Suçun; a) Birden fazla çocuk hakkında, b) Tarım, sanayi, inşaat, tekstil, madencilik veya hizmet sektöründe, c) Göçmen veya mülteci çocuklara karşı, d) Aracı kişiler veya dayıbaşılar vasıtasıyla, e) Çocuğun eğitim hakkından mahrum bırakılması suretiyle, işlenmesi halinde verilecek ceza beş yıldan on iki yıla kadar hapis cezasıdır. (3) Suç sonucunda çocuğun bedensel veya ruhsal sağlığının bozulması halinde ceza yarı oranında artırılır. (4) Bu suç nedeniyle hükmedilen cezalarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi hükümleri uygulanamaz.
Madde 5ekliyor
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'na aşağıdaki madde eklenmiştir: Çocuğun Ekonomik İstismarına Aracılık
Gerekçe: Çocuk işçiliğinin önemli bir bölümü kayıt dışı aracılar, dayıbaşılar ve insan emeği simsarlığı yapan kişiler eliyle sürdürülmektedir. Özellikle mevsimlik tarım işçiliğinde ve kayıt dışı sektörlerde çocuklar çeşitli aracılar tarafından işverenlere o yönlendirilmektedir. Madde ile çocuk emeği sömürüsünün organizasyonunu sağlayan kişilerin de doğrudan cezai sorumluluğu düzenlenmektedir.
Madde 232/B
Çocukların çalıştırılması amacıyla temin edilmesine, taşınmasına, yönlendirilmesine veya çalıştırılacak işyerlerine sevk edilmesine aracılık eden kişiler hakkında dört yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. “ MADDE 6- Denetim görevi bulunmasına rağmen çocuk işçiliğini bildiği halde gerekli işlemleri yapmayan kamu görevlileri hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. MADDE 7- Çocuk işçi çalıştırılması sonucu ölüm meydana gelmesi halinde failler hakkında taksir hükümleri uygulanamaz. Fiilin niteliğine göre Türk Ceza Kanunu'nun kasten öldürme veya olası kastla öldürme hükümleri uygulanır. MADDE 8- SOSYAL DESTEK Çalıştırıldığı tespit edilen çocukların açlık sınırının altında yaşayan ailelerine; Asgari ücret tutarından az olmamak üzere gelir desteği, Ücretsiz okul yemeği, Eğitim bursu, Ücretsiz kreş hizmeti, Psikososyal destek sağlanır. Bu hizmetlerin usul ve esasları Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından düzenlenir. MADDE 9- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 10- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Maddeler TBMM'deki teklif metninden otomatik ayrıştırılmıştır; asıl metin için teklif PDF'i ↗

İmza sahipleri

1 milletvekili · parti, imza günündeki partisidir

Kaynak: TBMM'nin kamuya açık kayıtları. Maddeler ve gerekçeler teklif metninden otomatik ayrıştırılır; asıl metin TBMM'deki PDF'tir. Hata bildir