Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
Aşure Günü, Alevi inancı ve kültürü açısından tarihsel, inançsal ve toplumsal hafızamn
en önemli günlerinden biridir. Hicri 61 yılında Kerbela'da Hz. Hüseyin ve beraberindeki 72
kişinin iktidardaki Emevi zulmü karşısında adalet, hakikat ve insanlık onuru uğruna yaşamlarım
yitirmeleri, Alevi toplumu açısından Muharrem ayım bir matem, ibadet ve yüzleşme dönemi
haline getirmiştir. Bu anlamda Kerbela, hak ile haksızlığın ve adalet ile zulmün karşı karşıya
geldiği evrensel bir hafıza ve vicdan mekânıdır.
Hz. Hüseyin'in Kerbela'da zulme boyun eğmeyerek ortaya koyduğu direniş, yüzyıllar
boyunca sadece Aleviler için değil, farklı inanç ve toplumsal kesimler açısından da hakikatin,
adalet arayışının ve insan onurunun simgesi olmuştur. Bu yönüyle Muharrem ayı ve Aşure
Günü, geçmişte yaşanan acılann anılmasımn yanı sıra; toplumsal vicdanın, adalet arayışmın ve
birlikte yaşama iradesinin yeniden hatırlandığı özel bir zaman dilimini ifade etmektedir.
Muharrem oruçlarının tamamlanmasının ardmdan pay edilen aşure lokmaları ise, bu
ortak hafızamn ve toplumsal dayamşmamn en güçlü sembollerinden birini oluşturmaktadır.
Aşure; farklı tatların aynı kazanda birbirini yok etmeden, birbirini tamamlayarak var olmasımn
simgesidir. Bu yönüyle aşure, farklılıkların bir çatışma nedeni değil, toplumsal zenginliğin ve
ortak yaşamm kaynağı olduğunu ifade eden kadim bir kültürel ve inançsal mirastır. Paylaşmayı,
dayanışmayı, eşitliği ve rızalığı temsil etmektedir.
Alevi toplumu, yüzyıllardır Muharrem oruçlarını tutmakta; Aşure Günü'nde lokmalarını
paylaşmakta, büyüklerini ziyaret etmekte ve toplumsal dayamşmayı güçlendiren ibadet ve
ritüellerini yerine getirmektedir. Bu nedenle Aşure Günü, Alevi yurttaşlar açısından inanç
özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken önemli bir ibadet ve toplumsal hafıza
günüdür.
Ancak böylesine önemli bir inanç gününün resmi takvimde dini bayram ve resmi tatil
olarak tanınmaması. Alevi yurttaşların inançlarım kamusal alanda eşit koşullarda
yaşayabilmeleri bakımından önemli bir eksiklik oluşturmaktadır. Bu durum. Anayasa mn eşitlik
ilkesini düzenleyen lO'uncu maddesi ile din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına alan 24*üncü
maddesi bakımmdan değerlendirilmesi gereken bir mesele olduğu gibi, Avrupa İnsan Haklan
Sözleşmesi'nin din ve inanç özgürlüğünü düzenleyen 9'uncu maddesi kapsamında da devletin
pozitif yükümlülükleriyle doğrudan ilişkilidir.
Türkiye'nin çok inançlı, çok kültürlü ve çok kimlikli toplumsal yapısı dikkate
alındığında, farklı inanç topluluklannm kutsal ve tarihsel günlerinin kamusal düzeyde
tamnması; demokratik toplumun güçlendirilmesi, eşit 3aırttaşlık ilkesinin hayata geçirilmesi ve
toplumsal barışın kalıcı hale getirilmesi açısmdan büyük önem taşımaktadır. Hiçbir yurttaşın
inancı, kimliği, dili veya kültürü nedeniyle ayrımcılığa uğramadığı demokratik bir cumhuriyet
anlayışının güçlendirilmesi, farklılıklarm eşitlik temelinde bir arada yaşayabildiği bir toplumsal
düzenin inşasının temel koşullarından biridir.
Aşure Günü'nün dini bayram olarak tanınması ve bir gün resmi tatil ilan edilmesi; Alevi
toplumunun uzun yıllardır dile getirdiği haklı bir talebin karşılanmasımn yam sıra Türkiye'de
demokratik toplum idealinin, eşit yurttaşlık anlayışının ve toplumsal banş perspektifinin
güçlendirilmesi yönünde güçlü bir irade beyam olacaktır. Bu düzenleme, farklılıklarımızla
birlikte yaşamayı mümkün kılan ortak değerlerin görünür kılmmasma, toplumsal hafızamn
korunmasına ve demokratik bir geleceğin inşasına katkı sunacaktır. Bu nedenlerle. Aşure
Günü'nün resmi dini bayram olarak kabul edilmesi ve bir gün resmi tatil ilan edilmesine ilişkin
bu kanun teklifi hazırlanmıştır.