Madde 1yürürlükten kaldırıyor657 sayılı
14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci
maddesinin (B) bendinin son paragrafı yürürlükten kaldırılmıştır.
Gerekçe: 19/2/2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 194 sayılı Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesi ile yeniden düzenlenmiş olan 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (11)
sayılı cetvelde üst kademe kamu yöneticisi olmayıp atama usulü yönünden Cumhurbaşkanı
kararına tabi olan kadro, pozisyon ve görevleri düzenlenmektedir. Bu kadro, pozisyon ve görevlere
atanacaklar için atama usulü dışındaki hususların 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi
kapsamında olmadığı hüküm altına alınmıştır. Atama usulü yönünden Cumhurbaşkanı kararına
tabi olan ancak üst kademe kamu yöneticisi olmayan söz konusu kadro, pozisyon ve görevlerden
memur kadrolarına atanabilmek için öngörülen hizmet süresi şartı, 657 sayılı Kanunun 68 inci
maddesinin (B) bendinde düzenlenmektedir. Maddeyle üst kademe kamu yöneticisi sayılmayan
daire başkanı ve bu kadrolara denk yönetici kadrolarına yapılacak atamalarda öngörülen 5 yıllık
hizmet süresi şartının, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (11) sayılı cetvelde yer alan
kadro, pozisyon ve görevlere atanmada aranan hizmet süresi şartı ile uyumlu olmasının sağlanması
amacıyla ilgili maddenin (B) bendinin son paragrafı yürürlükten kaldırılmaktadır.
Madde 2ekliyoribare değişikliği2252 sayılı5224 sayılı
19/6/1979 tarihli ve 2252 sayılı Kültür Bakanlığı Döner Sermaye Kanununun
3 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “sinema sanatı,” ibaresinden sonra
gelmek üzere “14/7/2004 tarihli ve 5224 sayılı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve
Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun uyarınca ilgili kurul ve komisyonlar
tarafından uygun görülen destekler,” ibaresi eklenmiştir.
Gerekçe: Maddeyle, 5224 sayılı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve
Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında yer alan desteklerin Kültür
ve Turizm Bakanlığı döner sermayesi kaynaklarından karşılanabilmesine yönelik olarak söz
konusu desteklerin döner sermayenin kullanım alanına dâhil edilmesi amaçlanmaktadır. Bu
kapsamda, sinema desteklerinin yalnızca genel bütçeden ayrılacak ödeneklere bağlı
kalmaksızın sürekli ve sürdürülebilir bir kaynak yapısına kavuşturulması ve destek
mekanizmasının güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Döner sermaye gelirlerinin doğrudan bu
desteklere yönlendirilebilmesi, elde edilen kaynakların sektörün ihtiyaçları doğrultusunda daha
etkin ve hızlı biçimde kullanılmasına imkân sağlanması; bu suretle nitelikli yapımlara daha
fazla kaynak aktarılması ve Türk sinemasının ulusal ve uluslararası görünürlüğünün,
sürekliliğinin, gösterim sayılarının ve kalitelerinin artırılması hedeflenmektedir.
Madde 32252 sayılı2863 sayılı
2252 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasına (f) bendinden sonra
gelmek üzere aşağıdaki bentler eklenmiş ve mevcut (g) bendi (h) bendi olarak teselsül ettirilmiştir.
“g) 2863 sayılı Kanun kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığına yapılacak başvurular ve
Bakanlıkça sunulacak hizmetler karşılığı alınacak her türlü ücretler,
8) 5224 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tahsil edilen tutarlar,”
Gerekçe: Kanun Teklifi ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanununa eklenmesi öngörülen ek 9 uncu madde kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığına
yapılacak başvurular ve Bakanlıkça sunulacak hizmetlerden ücret tahsil edilmesi
öngörülmektedir. Ayrıca Teklif ile koşullu erişim sağlayan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar
ile internet platform işletmecilerinden 5224 sayılı Kanunda düzenlenen sinema desteklerinde
kullanılmak üzere kesinti yapılması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda maddeyle söz konusu
tutarların döner sermaye geliri olarak kaydedilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır.
Madde 4ekliyor2863 sayılı213 sayılı
21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanununa aşağıdaki ek madde ile ekli (1) sayılı ücret tarifesi eklenmiştir.
“EK MADDE 9- Kamu kurum ve kuruluşlarınca hazırlanan her türlü plan, proje, yapım ve
benzeri işler kapsamında talep edilenler hariç olmak üzere; bu Kanun kapsamındaki Kültür ve
Turizm Bakanlığının yetkili olduğu her türlü belge talebi ile itiraz ve yeniden değerlendirme
başvurularından ve Bakanlıkça özel bir çalışma, araştırma ve inceleme gerektiren talep ve
başvurulardan kültürel mirasın korunması amacıyla gerçekleştirilecek hizmetlerin yürütülmesinde
kullanılmak üzere ekli (1) sayılı ücret tarifesinde belirlenen hizmet bedelleri alınır.
Hizmet bedeli olarak alınacak tutarlar, başvuru sahipleri tarafından Kültür ve Turizm
Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğünün ilgili banka hesabına yatırılır.
Hesapta toplanan tutar Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi bütçesine
gelir kaydedilir.
Ekli (1) sayılı ücret tarifesinde belirlenen hizmet bedelleri, her yıl bir önceki yıla ilişkin
olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B)
fıkrası uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli
olmak üzere arttırılarak uygulanır.
Bu madde kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığına yapılacak başvurular ve Bakanlıkça
sunulacak hizmetler karşılığı alınacak bedellere ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılan
yönetmelikle belirlenir.”
Gerekçe: Anayasa'nın 63 üncü maddesi ile devletin yükümlüğü haline getirilen
kültürel ve tarihi mirasın belirlenmesi, muhafazası ve geleceğe intikali ödevini gerçekleştirmek
üzere 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu 23/7/1983
tarihli ve 18113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, anılan Kanun
hükümlerini yerine getirme yetki ve sorumluluğu ise Kültür ve Turizm Bakanlığına verilmiştir.
Buna göre Bakanlık; taşınmaz kültür varlıklarının tespiti, korunması, bunlara yönelik
uygulamaların belirlenmesi, sit ilan edilen alanlar için hazırlanan koruma amaçlı imar
planlarının değerlendirilmesi, arkeolojik amaçlı kazılar, kültür varlıklarına yönelik kaçakçılığın
önlenmesi, taşınır kültür varlıklarına yönelik müzecilik ve koleksiyonculuk işlemleri gibi
birçok farklı alanda kültür varlıklarına yönelik iş ve işlemleri yürütmektedir.
Ancak değişen toplumsal ve ekonomik koşullar, artan nüfus, çeşitlenen talepler ve artan
teknolojik imkanlar doğrultusunda Bakanlığın görev alanına giren hizmetlerin kapsamı ve iş
yükü önemli ölçüde artmıştır.
Bu çerçevede; yürütülen faaliyetlerin sürekliliğinin sağlanması, koruma hizmetlerinin
kesintisiz bir biçimde sürdürülmesi ve idari kapasitenin güçlendirilmesi önem arz etmektedir.
Bu kapsamda maddeyle anılan çalışmalar için kaynak oluşturularak kamu hizmetinin daha
verimli bir şekilde sürdürülmesi amaçlanmaktadır.
Bununla birlikte, düzenleme ile yalnızca Kanunda öngörülen belirli iş ve işlemler
bakımından ücret tahsil edilmesi öngörülmekte, Bakanlığın Kanunla kendisine verilen kültür
varlıklarının tespitine ilişkin başvurular, ihbar mahiyetindeki başvurular ile korumaya yönelik
projelerin ilk kez sunulmasına ilişkin başvurular başta olmak üzere söz konusu kamu
hizmetlerinin ücretsiz sunulması ilkesi muhafaza edilmektedir.
Madde 5değiştiriyor2918 sayılı
13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun Ek 17 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 17 — İlk defa sürücü belgesi alanlar ile sürücü belgesi herhangi bir nedenle
iptal edilip yeniden sürücü belgesi almaya hak kazananlar, belgenin alındığı tarihten itibaren
iki yıl süre ile aday sürücü olarak kabul edilirler.
Aday sürücülük süresi içinde;
a) Bu Kanun kapsamında sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasını gerektiren bir
ihlalin gerçekleştirilmesi,
b) 75 ceza puanının aşılması,
c) Araç cinsine bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının
tespit edilmesi,
ç) Bu Kanunun 53 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 74 üncü veya 78 inci maddelerinden
herhangi birinin üç kez ihlal edilmesi,
halinde aday sürücü belgesi iptal edilir.
Aday sürücü belgesi iptal edilenlerin tekrar sürücü belgesi alabilmeleri için; sürücü
kurslarına devam etmeleri ve yapılan sınavlarda başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası
almaları gerekir. Bu kişilerin sürücü kurslarında eğitime başlayabilmeleri için tabi tutulacakları
psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesi sonucunda sürücülüğe engel hali
bulunmadığını gösterir belgenin sürücü kursuna ibrazı, bu Kanun kapsamında verilen idari para
cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması ve varsa iptal işlemi sonrası bekleme süresi veya
geçici geri alma işlemleri sonrası geri alma süresi kadar zamanın geçmiş olması zorunludur.
Aday sürücü belgesi iptal işlemleri bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevliler
tarafından yapılır.”
Gerekçe: 2/12/2025 tarihli ve 33095 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa
Mahkemesinin 17/6/2025 tarihli E:2025/28 ve K:2025/139 sayılı kararı ile Anayasa'nın 13
üncü ve 20 nci maddelerine aykırılık gerekçesiyle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun
ek 17 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “... sürücü belgelerinin iptal edilme ...”
ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün kararın Resmi Gazete'de
yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
18/7/1997 tarihli ve 23053 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe
giren Karayolları Trafik Yönetmeliği”nin “Aday sürücülük” başlıklı ek 3 üncü maddesinde aday
sürücülük dönemi içerisindeki hangi ihlallerde sürücü belgesinin iptal edileceğinin çerçevesi
belirtilmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesinin kararında bahse konu iptal şartlarına ilişkin olarak
yasal çerçevenin çizilmediği ve ilkelerin oluşturulmadığı, ilgili düzenlemenin kanunla
yapılması gerektiği ve Anayasa'da öngörülen sınırlama sebebine uygun ve ölçülü olması
gerektiği yönünde değerlendirmelerde bulunulmuştur.
Kararın 2/9/2026 tarihinde yürürlüğe girecek olması nedeniyle aday sürücülerin
yapacağı ihlallerde sürücü belgelerinin iptal işlemlerine ilişkin herhangi bir yaptırım
uygulanamayacaktır. Bu kapsamda maddeyle iptal kararının gerekçeleri dikkate alınarak
yeniden düzenleme yapılmaktadır.
“
Madde 6değiştiriyoribare değişikliği2920 sayılı
14/10/1983 tarihli ve 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanununun 42 nci
maddesinin birinci fıkrasına “araç ve gereç” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile kazaya uğramış,
zor durumda kalan veya tehlike içinde bulunan hava aracına gerekli hizmetin” ibaresi eklenmiş ve
ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Kolluk kuvvetleri ve diğer yetkililer; kazaya uğramış, zor durumda kalan veya tehlike
içinde bulunan hava aracına, uçuş ekibine, yolculara, kurtarma ve yardım ekibinin görevini
yapmasına yardımcı olmakla yükümlüdürler.”
Gerekçe: Maddeyle, Uluslararası Sivil Havacılık Anlaşmasına uyum sağlanması
amacıyla 14/10/1983 tarihli ve 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanununun 42 nci maddesinde
değişiklik öngörülmektedir. Bu kapsamda;
- Maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle kazaya uğramış, zor durumda kalan
ve tehlike içinde bulunan hava aracına gerekli hizmetin verilmesi açık biçimde ifade
edilmektedir.
- Maddenin ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle bu hizmetlerin hangi durumda ve
kimlere sunulacağı netleştirilmektedir.
Madde 7değiştiriyor2920 sayılı
2920 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Önleme talimatlarına uyma ve inme mecburiyeti
MADDE 94- Türk hava sahasında uçuş gerçekleştiren sivil hava araçlarının, hava trafik
kurallarına aykırı hareket etmeleri veya hava sahasını ihlal etmeleri hâlinde, ilgili hava trafik
kontrol ünitesinin talebi üzerine yetkilendirilen hava araçları tarafından gerçekleştirilen önleme
faaliyetleri kapsamında verilen talimatlara uymaları ve gerekli görüldüğünde iniş yapmaları
zorunludur.
Yabancı devletlerin hava sahasında uçuş gerçekleştiren, Türk Sivil Hava Aracı Siciline
kayıtlı veya Türk işleticiler tarafından işletilen sivil hava araçlarının, Türkiye Cumhuriyeti
tarafından tanınan devletlerin yetkili makamlarınca verilen önleme talimatlarına uymaları ve
gerekli görüldüğünde iniş yapmaları zorunludur.
Birinci fıkra hükmünün uygulanmasında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı; gerekli hâllerde
Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı ile iş birliği
yapar.”
Gerekçe: Türkiye'nin uluslararası sivil havacılık kurallarına ve Uluslararası Sivil
Havacılık Teşkilatının standartlarına tam uyum sağlaması önem arz etmekte olup yapılan
düzenlemeyle, ülkemizin taraf olduğu Uluslararası Sivil Havacılık Anlaşması ile
mevzuatımızın uyumlu hale getirilmesi amaçlanmaktadır.
Maddeyle, 2920 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi değiştirilmektedir. “İnme
mecburiyeti” olan madde başlığı “Önleme talimatlarına uyma ve inme mecburiyeti” şeklinde
değiştirilerek başlığın uluslararası mevzuatla ve mevcut uygulama ile uyumlu hale getirilmesi
amaçlanmaktadır.
Maddenin mevcut hali sadece ülkemiz hava sahasını kapsamakta ve daha dar
çerçevedeki “havaalanına inme” durumuna ilişkin bir kural koymaktadır. Maddenin birinci
fıkrasıyla önleme talimatı ifadesinin sadece havaalanına inmeyi değil hava aracının
yönlendirilmesi ya da rota değiştirmesi gibi farklı uygulamaları da içerecek şekilde kapsamının
genişletilmesi amaçlanmaktadır. İkinci fıkrayla ülkemizin taraf olduğu Uluslararası Sivil
Havacılık Anlaşması çerçevesinde sadece ülkemiz hava sahasındaki müdahaleler değil, aynı
zamanda yabancı hava sahasındaki Türk Sivil Hava Aracı Siciline kayıtlı veya Türk işleticiler
tarafından işletilen sivil hava araçlarının, Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınan devletlerin
yetkili makamlarınca verilen önleme talimatlarına uymaları ve gerekli görüldüğünde iniş
yapmaları da madde kapsamında düzenlenmektedir.
Madde 8ekliyor2920 sayılı
2920 sayılı Kanunun 143 üncü maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelmek
üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Birinci ve ikinci fıkralarda yer alan idari para cezalarının alt ve üst sınırları tüzel kişiler
için beş katı olarak uygulanır.”
Gerekçe: Havacılık sektörü, yüksek maliyetler ve kazançlar ile öne çıkan, stratejik
öneme sahip bir sektördür. Bu sektörde faaliyet gösteren havayolu işletmeleri, genellikle büyük
ölçekli işletmeler olup uluslararası standartlara uygunluk sağlamak ve yüksek güvenlik
önlemleri almak zorundadır. Sektördeki idari düzenlemelere uyulmaması durumunda ortaya
çıkabilecek sorunlar, sektörün genel işleyişi açısından ciddi riskler taşımaktadır. Bu nedenle,
havayolları ve diğer havacılık işletmelerine uygulanacak idari para cezalarının tüzel kişiler
bakımından caydırıcı olması hem sektördeki düzenin sağlanması hem de kamu güvenliğinin
korunması açısından önem arz etmektedir. Havayolları ve havacılık işletmelerinin büyük
finansal güce sahip olmalarına rağmen mevcut düzenlemede hem gerçek kişilere hem tüzel
kişilere aynı miktarda ceza uygulanması havayolu ve havacılık işletmeleri gibi tüzel kişiler için
caydırıcı olmamaktadır.
Maddeyle tüzel kişilere verilecek idari para cezalarının, havacılık işletmelerinin alması
gereken sorumlulukları yerine getirmelerini sağlayacak şekilde etkili olması, ihlallerin önüne
geçilmesi ve sektörün daha güvenli ve sürdürülebilir bir şekilde gelişmesini sağlaması amacıyla
beş kat artırımlı uygulanması amaçlanmaktadır.
Madde 9ekliyoribare değişikliği4447 sayılı
25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun geçici 35 inci
maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “31/12/2026” ibaresi “31/12/2028”
şeklinde değiştirilmiş ve cümleye “2025” ibaresinden sonra gelmek üzere “, 2026 ve 2027”
ibaresi eklenmiştir.
Gerekçe: Ekonominin sürdürülebilir büyümesinin ve toplumsal refahın artırılmasının
temel unsurlarından biri, güçlü bir üretim yapısına ve istihdam kapasitesine sahip imalat
sektörüdür. İmalat sanayi; yüksek katma değer yaratan, geniş istihdam imkânı sağlayan ve
teknolojik gelişmeyi destekleyen yapısıyla ülke ekonomisinin lokomotifi konumundadır.
Bu doğrultuda, imalat sektöründe istihdamı korumak ve artırmak, nitelikli iş gücünü
desteklemek ve üretim süreçlerinin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla istihdamını koruyan
ve artıran işverenlere işgücü maliyetlerinin azaltılması amacıyla ilave destek mekanizmaları
geliştirilmesi gerekmektedir.
Bu çerçevede, 4/12/2025 tarihli ve 7566 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle 25/8/1999
tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun geçici 35 inci maddesi ihdas edilmiştir. Bu
madde uyarınca gerçekleştirilen istihdamı koruma odaklı politikalar doğrultusunda uygulanan
destek programlarının kaynağının İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanmasına ilişkin süre 2026
yılı sonunda bitmektedir. Yapılan düzenlemeyle söz konusu sürenin 2028 yılının sonuna kadar
uzatılması öngörülmektedir. Böylece Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile ilgili ve bağlı
kuruluşlarınca, imalat sektöründe 2025, 2026 ve 2027 döneminde istihdamın korunması
amacıyla teşvik ve destek programlarının uygulanmasının sürdürülmesi amaçlanmaktadır.
Madde 10ekliyor2634 sayılı4447 sayılı
4447 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 36- 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu
kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı turizm işletmesi belgesine sahip özel sektöre ait
konaklama tesisi işyerlerinde, 2026 yılı Mayıs ila Aralık aylarına/dönemlerine ilişkin olmak
üzere, tesisin faaliyette bulunduğu aylar/dönemler ile sınırlı olarak, ilgili ayda/dönemde verilen
muhtasar ve prim hizmet beyannamesiyle 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak bildirilen sigortalıların
prim ödeme gün sayısının 116,67 Türk lirası ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işyerlerinin
Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilmek suretiyle
Fondan karşılanır.
İşyeri ile ilgili muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin yasal süresi içerisinde
verilmemesi, primlerin yasal süresinde ödenmemesi ve Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari
para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması durumlarında
bu maddede belirtilen destekten yararlanılamaz. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumuna olan prim,
idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 6183 sayılı
Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ettiren ve taksitlendiren veya ilgili diğer kanunlar
uyarınca yapılandıran işverenler bu taksitlendirme veya yapılandırma devam ettiği sürece bu
madde hükmünden yararlandırılır.
Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik ad, unvan veya iş birimi altında açılması,
yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi
bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin
değiştirilmesi veya bu madde kapsamında sağlanan destekten yararlanmak amacıyla muvazaalı
işlem tesis edildiğinin anlaşılması hâlinde, Fondan karşılanan tutar 5910 sayılı Kanunun 89
uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte
işverenden tahsil edilir.
2026 yılı Mayıs ila Aralık ayları/dönemleri için mahkeme kararıyla veya denetim ve
kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerde; çalıştırdığı kişileri sigortalı
olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalıyı fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işyerleri ile
sigortalıların prime esas kazançlarını Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmediği veya eksik
bildirdiği tespit edilen işyerlerinden Fondan karşılanan tutar, gecikme cezası ve gecikme
zammıyla birlikte geri alınır ve bu işyerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. Ancak,
ilgili ayda 2026 yılı Mayıs ila Aralık aylarına/dönemlerine ait aylık brüt asgari ücretin onda
birini geçmeyecek tutarda eksik prime esas kazanç bildirimi yapıldığının tespiti durumunda
Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılacak ihtar üzerine on beş günlük süre içinde söz konusu
eksikliği gideren işyerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaya devam eder. Bu
maddenin uygulanmasında 5510 sayılı Kanunun ek 14 üncü maddesi hükümleri uygulanmaz.
Bu madde hükümleri; sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar, yabancı uyruklu
sigortalılar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.
Bu madde kapsamındaki destekten yararlanan işyerlerinin aynı ayda/dönemde diğer
sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanması hâlinde; bu madde uyarınca
sağlanacak destek tutarı, bu teşvik, destek ve indirimler uygulandıktan sonra destekten
yararlanılan aya/döneme ait Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenmesi gereken sigorta primi
tutarını aşamaz.
Fondan bu madde kapsamında karşılanan tutarlar, gelir ve kurumlar vergisi
uygulamalarında gelir, gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kültür ve Turizm Bakanlığının
görüşü alınarak Bakanlık tarafından belirlenir.”
Gerekçe: Turizm sektörünün emek yoğun yapısı nedeniyle personel ücretleri
sektördeki işletmeler üzerinde önemli bir maliyet unsurudur. Komşu ülkelerdeki siyasi
gelişmeler, güvenlik riskleri, çatışmalar ülkemize gelen turist sayısına doğrudan etki
etmektedir. 2026 yılı içerisinde komşu ülkelerde yaşanan çatışma ve savaş ortamının
rezervasyon sayılarına olumsuz etkisi sektör üzerindeki maliyet baskısını arttırmıştır. Artan
maliyet baskısı nedeniyle istihdam oranı düşmüştür.
Düzenleme ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa geçici madde eklenerek, Kültür
ve Turizm Bakanlığından turizm işletmesi belgesi almış konaklama tesislerine ait işyerlerinde
2026 yılı Mayıs ila Aralık ayları/dönemlerine ilişkin olmak üzere tesisin faaliyette olduğu
tarihler ile sınırlı olarak sigorta primi desteği sağlanması amaçlanmaktadır. Turizm sektörünün
emek yoğun yapısı, mevsimsel dalgalanmalara açık olması ve işletmelerin personel
maliyetlerinin sektör üzerindeki etkisi dikkate alınarak, konaklama tesislerine iş yerinden
bildirilen tüm sigortalıların prim gün sayılarının 116,67 TL ile çarpımı sonucu bulunacak
tutarda prim desteği verilmesi hedeflenmektedir.
Diğer taraftan destek, tesislerin faaliyette bulunduğu aylarla/dönemlerle sınırlı
tutularak, sezon dışında kapalı olan tesislerin destekten yararlanmasının önlenmesi
amaçlanmaktadır.
Madde 11ekliyoribare değişikliği4734 sayılı
4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 2 nci maddesinin
birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “bulundukları” ibaresinden sonra gelmek üzere “bütçe
içi işletmeler hariç” ibaresi eklenmiştir.
Gerekçe: Bütçe içi işletmeler, belediye veya il özel idaresinin tüzel kişiliği ve
bütçesi içerisinde bir hizmet birimi olarak kurulmakta, bu nedenle bu işletmelerin ayrı ve
bağımsız bir tüzel kişiliği ve bütçesi bulunmamaktadır. Diğer kamu kurum ve kuruluşları
tarafından da bütçe içi işletme niteliğinde işletmeler kurulabilmektedir. Bu işletmelerin, tüzel
kişiliği ve bütçesi içerisinde oldukları kamu kurum ve kuruluşlarının hukuki rejimine tabi
oldukları ve buna bağlı olarak Kanun kapsamında bulundukları açıktır. Buna karşın bu
işletmeler, 4734 sayılı Kanunun 2'nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında
değerlendirilebilmekte ve bu durum Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fikrasının (&) bendinin
uygulanmasında tereddüde yol açmaktadır. Yapılan düzenleme ile bu tereddüt giderilerek söz
konusu işletmelerin Kanun kapsamındaki yeri açıklığa kavuşturulmaktadır.
Madde 12ekliyor4734 sayılı
4734 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“Kamu alımlarında mütekabiliyet
EK MADDE 13- Bu Kanun ve diğer kanunlar kapsamındaki alımlarda yerli istekliler,
yerli malı ve bu malı teklif eden istekliler lehine tanınan hak ve avantajların, Avrupa Birliği
üyesi devletlerde yerleşik isteklilere, Avrupa Birliği menşeli mala ve bu malı teklif eden
isteklilere de mütekabiliyet esasları çerçevesinde ülke ve/veya ürüne göre kısmen ya da
tamamen tanınması hususunda Cumhurbaşkanı yetkilidir.”
Gerekçe: 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu (istisnalar dâhil) ile diğer kanunlar
kapsamında gerçekleştirilen mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinde, yerli istekliler ile yerli
malı lehine düzenlemeler bulunmaktadır. Diğer taraftan, Avrupa Birliği, son dönemde "AB
menşei" ve korumacılık odaklı yeni araçlarla kamu alımlarını sanayi politikasının bir parçası
haline getirmiş olup bu durum ülkemiz isteklileri ile ülkemizde üretilen ürünlerin AB kamu
alımları pazarına erişimini güçleştirmektedir. Uluslararası sözleşmeler, ikili ticaret anlaşmaları
veya ülke menfaatleri kamu alımları mevzuatının uluslararası gerekliliklerle uyumlaştırılmasını
zorunlu kılmaktadır.
Kanunun 53 üncü maddesinde yer alan karşılıklılık ilkesi yalnızca yaptırım odaklı olup
Kanunda, Avrupa Birliği üyesi devletlerden, ülkemiz isteklileri ile ülkemizde üretilen ürünler
lehine hak ve avantajlar sağlayanlara hukuki mukabelede bulunulmasına imkân veren bir
düzenleme bulunmamaktadır.
Yapılan düzenleme, uluslararası sözleşmelerden ve ikili anlaşmalardan doğan hak ve
yükümlülüklerin ifası ile ülke menfaatlerinin gerektirdiği hallerde mütekabiliyet ilkesini pozitif
yönde de işletebilme yetkisi tanımaktadır. Söz konusu yetkiyle ülkemiz isteklileri ile ülkemizde
üretilen ürünler lehine tanınan hak ve avantajların; Avrupa Birliği üyesi devletlerde yerleşik
isteklilere, Avrupa Birliği menşeli mala ve bu malı teklif eden isteklilere de ülke ve ürün
bazında kısmen veya tamamen uygulanabilmesine yönelik olarak Cumhurbaşkanına yetki
verilmektedir.
Bu suretle, Avrupa Birliğinin korumacı politikalarının yol açabileceği menfi etkilerin
ortadan kaldırılarak yerli üreticilerimizin ihracat gücünün korunması, yerli istekliler ve yerli
ürünlerin Avrupa Birliği pazarına erişim hakkının mütekabiliyet temelinde güvence altına
alınması ve pazar payının artırılması amaçlanmaktadır.
Madde 13ekliyor6112 sayılı
14/7/2004 tarihli ve 5224 sayılı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve
Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasından
sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“15/2/2011 tarihli ve 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri
Hakkında Kanun kapsamında koşullu erişim sağlayan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar ve
internet platform işletmecileri, her yıl temmuz ayi sonuna kadar, bir önceki yıl elde ettikleri yıllık
net satış tutarlarının yüzde ikisini, Bakanlığa bildirerek aynı süre içinde bu Kanunda yer alan
desteklerde kullanılmak üzere Bakanlık döner sermaye hesabına yatırır. Bakanlıkça talep edilmesi
halinde bu kuruluşlar tarafından yapılan satışa ilişkin bilgi ve belgeler gecikmeksizin Bakanlığa
iletilir. Ödenmeyen veya eksik ödenen tutarlar, Bakanlık Döner Sermaye İşletmesi Merkez
Müdürlüğü tarafından takip ve tahsil edilir. Cumhurbaşkanı bu fıkrada belirtilen oranı iki katına
kadar artırmaya veya yarısına kadar indirmeye yetkilidir.”
Gerekçe: Maddeyle sinema sektörüne sağlanan kamu desteklerinin finansman
yapısının güçlendirilmesi ve desteklerin sürdürülebilir ve öngörülebilir bir gelir kaynağına
kavuşturulması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, koşullu erişim sağlayan medya hizmet
sağlayıcı kuruluşlar ile internet platform işletmecilerinin bir önceki yıl elde ettikleri yıllık net
satış tutarlarının yüzde ikisini, Kanunda düzenlenen sinema desteklerinde kullanılmak üzere
Bakanlık döner sermaye hesabına yatırmaları öngörülmektedir. Böylece, sinema sektörünün
gelişiminin ve rekabet gücünün artırılmasına katkı sağlayacak uzun vadeli, etkin ve
sürdürülebilir bir destekleme mekanizmasının oluşturulması hedeflenmektedir.
Maddeyle ayrıca, eksik ödenen veya ödenmeyen tutarların Bakanlık Döner Sermaye
İşletmesi Merkez Müdürlüğü tarafından takip ve tahsil edileceği düzenlenmektedir. Bunun
yanında, ekonomik ve sektörel gelişmelere göre uyarlanabilmesini teminen Cumhurbaşkanına,
yüzde iki olarak belirlenen oranı iki katına kadar artırma veya yarısına kadar indirme yetkisi
verilmektedir.
Madde 14yürürlükten kaldırıyor5510 sayılı
31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin başlığı “Prim oranları” şeklinde değiştirilmiş ve
üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
Gerekçe: Bilindiği üzere Sosyal Güvenlik Kurumu merkezi yönetim bütçesi dışında,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (IV) sayılı cetvelde yer alan bir
kamu kurumudur. Gelirleri esas itibarıyla sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası prim
gelirlerinden, giderleri ise emekli aylıkları ile sigortalıların sağlık giderlerinden oluşmaktadır.
Kurumun gelirlerinin giderlerini karşılaması esastır. Gelirlerinin giderlerini karşılamaması
halinde ortaya çıkan nakit açığının karşılanabilmesi amacıyla merkezi yönetim bütçesinden
kaynak transferi yapılmaktadır. Merkezi yönetim bütçesinden Sosyal Güvenlik Kurumu nakit
açığının karşılanması iki kalem üzerinden yapılmaktadır. Bu kalemlerden biri Devlet katkısı,
diğeri ise açık finansman kalemidir.
Maddeyle aynı mahiyetteki bütçeden yapılan ödeme unsurları teke indirilerek
sadeleştirilmekte, böylelikle bütçe kalemlerinin izlenebilirliği ve değerlendirme süreçlerinin
etkinliğinin artırılması amaçlanmaktadır.
Madde 15değiştiriyoribare değişikliği5510 sayılı
5510 sayılı Kanunun ek 19 uncu maddesinin birinci fıkrasının birinci
cümlesinde yer alan “20.000” ibaresi “23.552” şeklinde değiştirilmiştir.
Gerekçe: Maddeyle, yaşlılık, malullük, ölüm aylığı almakta olan emeklilerimize ve
hak sahiplerine dosya bazında 20.000 TL olarak öngörülen en düşük aylık ödeme tutarının,
2026 yılı Temmuz ayı ödeme döneminden itibaren 2026 yılı Ocak - Haziran dönemi için
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan en son temel yıllı tüketici fiyatları genel
indeksindeki değişim oranı kadar artırılarak 23.552 TL'ye yükseltilmesi amaçlanmaktadır.
Madde 16ekliyoribare değişikliği5580 sayılı
8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 7 nci
maddesinin birinci fıkrasına “ara veren” ibaresinden sonra gelmek üzere “, kurum türüne uygun
olmayan program uygulayan” ibaresi, ikinci fıkrasına (g) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki
(8) bendi, “yetkili makam tarafından” ibaresinden sonra gelmek üzere “kurum bazlı olarak” ibaresi
eklenmiş, aynı fıkranın ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve fıkraya ikinci cümlesinden
sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“B) Milletlerarası okul olması hâlinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan öğrencilerin
kayıtlarını yapması veya bu öğrencilere eğitim vermesi ya da bu kurumlara devam ederken Türk
vatandaşlığını kazananları bu Kanunda belirlenmiş sürelerden daha fazla sürede kurumda kayıtlı
tutması,”
“Bu fıkranın (a), (b), (c), (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki fiillerin tekrarı hâlinde idari para cezası
miktarı beş katı olarak uygulanır ve bu bentlerdeki fiillerin üçüncü kez işlenmesi hâlinde ise kurum
açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilir, (8) ve (h) bentlerindeki fiillerin işlenmesi
hâlinde brüt asgari ücretin yirmi katı idari para cezası verilir ve kurum açma izni ile iş yeri açma
ve çalışma ruhsatı iptal edilir.”
“Bu fıkranın (a), (b), (c) ve (d) bentlerindeki fiiller için uygulanan idari para cezasının tebliğ
edildiği tarihten itibaren dört, (e), (f) ve (e) bentlerindeki fiiller için ise uygulanan idari para
cezasının tebliğ edildiği tarihten itibaren beş yıl geçmesi hâlinde o fiil tekerrüre esas alınmaz.”
Gerekçe: Anayasa Mahkemesinin 11/2/2025 tarihli ve E.: 2024/163; K.: 2025/41
sayılı Kararı ile 26/2/2026 tarihli ve E:2025/187, K:2026/53 sayılı Kararıyla 5580 sayılı
Kanunun 7 nci maddesinin bazı hükümlerine ilişkin olarak çalışma hürriyeti ile ölçülülük
ilkelerine aykırılık gerekçesiyle iptal kararı verilmiştir. Mahkemenin, cezai yaptırımların ucu
açık şekilde ömür boyu sürdürülemeyeceğine ve tekerrür uygulamalarında makul bir zaman
sınırının bulunması gerektiğine dair gerekçeleri esas alınarak yapılan düzenlemeyle, kurumların
geçmişte işledikleri fiiller nedeniyle sınırsız bir süre boyunca ağırlaştırılmış ceza tehdidi altında
kalmasının önüne geçilmektedir. Bu doğrultuda fiillerin niteliğine göre 4 ve 5 yıllık makul
tekerrür süreleri öngörülmekte, bu süreler geçtikten sonra işlenen aynı ihlaller için tekerrür
hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlenmektedir.
Ayrıca maddeye eklenen (8) bendi ile milletlerarası özel öğretim kurumlarının Türkiye
Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilere yönelik hizmet sunumu, münhasır olarak cezaya tabi
tutulmaktadır. Söz konusu düzenleme ile fiilin ağırlığı gözetilerek bu hükme aykırı fiillerin idari
para cezası ile birlikte ruhsat iptali yaptırımına tabi tutulacağı hüküm altına alınmaktadır.
Aynı zamanda, kurum türüne uygun olmayan program uygulayan kurumların amaç dışı
hareket ettiği hususunun açıklığa kavuşturulması için maddenin birinci fıkrasına ibare
eklenmek suretiyle uygulamadaki tereddütlerin önlenmesi amaçlanmaktadır.
Maddeye eklenen “kurum bazlı olarak” ibaresi ile aynı çatı altında faaliyet yürüten farklı
seviyedeki eğitim kurumlarına uygulanacak idari para cezalarına ilişkin uygulamadaki
tereddütlerin önlenmesi amaçlanmaktadır.
Madde 17değiştiriyor5580 sayılı
5580 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü fikrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Kurumlarda Bakanlıkça belirlenen öğretmenlik alanlarına kaynak teşkil eden
yükseköğretim programlarından mezun olup Bakanlıkça özel alan eğitimi ve öğretmenlik
meslek bilgisi bakımından belirlenen niteliklere sahip olanlar öğretmen olarak görevlendirilir.
Kurumların eğitim-öğretim hizmetlerinde görevlendirilecek yönetici, uzman öğretici ve usta
öğreticilerin nitelikleri ile bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle
belirlenir.”
Gerekçe: 10/10/2024 tarihli ve 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu ile resmi
okullarda istihdam edilecek öğretmen adaylarının eğitim süreçlerinden atamalarına kadar
birçok temel değişikliğe gidilmiştir. Söz konusu Kanunda öğretmenlik, genel kültür, özel alan
eğitimi ve öğretmenlik meslek bilgisi bakımından hazırlığı gerektiren özel bir ihtisas mesleği
olarak tanımlanmıştır. Öğretmen adaylarının teorik ve uygulamalı derslerden oluşan hazırlık
eğitimi Milli Eğitim Akademisi tarafından verilmektedir. Ayrıca Kanuna göre Milli Eğitim
Akademisinde hazırlık eğitimini başarıyla tamamlayanlar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu
kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak istihdam edilmektedir. Ancak belirlenen yeni atama
usulü; 5580 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında özel öğretim kurumlarında
yürütülen yöneticilik ve eğitim-öğretim hizmetlerinde görevlendirilecek yönetici ve
öğretmenler için en az dengi resmi öğretim kurumlarına atanabilmek için gerekli nitelik ve
şartları taşımaları zorunluluğu bulunmaktadır. Bu durum 7528 sayılı Kanunla getirilen
düzenlemelerin özel öğretim kurumlarında görevlendirilecek yönetici ve öğretmenler için de
uygulanacağı sonucunu doğurmaktadır. Bu çerçevede maddeyle 5580 sayılı Kanunun 8 inci
maddesinin üçüncü fıkrası yeniden düzenlenerek; kurumlarda Bakanlık tarafından belirlenen
öğretmenlik alanlarına kaynak teşkil eden yükseköğretim programlarından mezun ve özel alan
eğitimi ile öğretmenlik meslek bilgisi (formasyon/pedagojik yeterlilik) niteliklerine sahip
olanların öğretmen olarak görevlendirileceği hüküm altına alınmaktadır. Ayrıca kurumlarda
görev alacak yönetici, uzman öğretici ve usta öğreticilerin nitelikleri ile uygulamaya ilişkin usul
ve esasların çıkarılacak yönetmelikle belirlenmesi öngörülmektedir.
Madde 18ekliyor5580 sayılı
5580 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 8- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 7 nci maddenin
ikinci fikrası kapsamında işlenen fiiller, anılan fıkrada belirlenen süreler dikkate alınarak
tekerrüre esas alınır.”
Gerekçe: Maddeyle 5580 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde Anayasa Mahkemesinin
iptal kararına istinaden yapılan düzenlemelere ilişkin geçiş hükmü düzenlenmektedir.
Bu doğrultuda, cezaların tekerrüründe uygulanacak olan dört yıl ve beş yıllık sürelerin
hesabında bu maddenin yürürlük tarihinden önce işlenen fiillerin de dikkate alınacağı
belirlenmektedir.
Madde 19ekliyor5809 sayılı6183 sayılı
5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununa 60 ıncı
maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“MADDE 60/A- Başkanlığın yetkisi ve idari yaptırımlar
(1) İnternet alan adlarına ilişkin strateji ve politikaları belirlemeye ve düzenleme
yapmaya Başkanlık yetkilidir.
(2) Anayasanın 22 nci maddesinde sayılan sebeplerden biri veya birkaçına bağlı olarak,
gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Başkanlık, güvenlik ve istihbarat kurumlarının talebi
üzerine veya resen alınması gereken tedbirleri belirleyebilir ve bu tedbirlere ilişkin kararı
uygulanmak üzere derhal işletmecilere, erişim sağlayıcılara, veri merkezlerine ve ilgili içerik
ve yer sağlayıcılara bildirir. Bu kararın gereği, derhal ve kararın bildirilmesi anından itibaren
en geç iki saat içinde yerine getirilir. Bu karar, yirmidört saat içinde sulh ceza hâkiminin
onayına sunulur. Hâkim kararını kırksekiz saat içinde açıklar, aksi halde karar kendiliğinden
kalkar.
(3) Başkanlık, bu Kanunda düzenlenen görev ve yetkileriyle ilgili olarak
yükümlülüğünü yerine getirmeyen ilgililere ihlal teşkil eden eylem başına yirmibin Türk
Lirasından yüzbin Türk Lirasına kadar idari para cezası verebilir.
(4) Bu madde uyarınca Başkanlık tarafından verilen idari para cezaları 6183 sayılı
Kanun hükümlerine tabi olup, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ilgisine göre
Başkanlık hesaplarına ödenir. Bu süre içerisinde ödenmeyen idari para cezaları, Başkanlığın
bildirimi üzerine ilgili vergi dairesince 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.
Tahsil edilen idari para cezalarının tamamı Başkanlık hesaplarına aktarılır.
(5) Bu madde uyarınca Başkanlık tarafından verilecek idari para cezası ve diğer idari
yaptırım kararlarına karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir. Başkanlık kararlarına
karşı açılan her türlü dava öncelikli işlerden sayılır. Başkanlık tarafından açılacak davalarda
teminat aranmaz.”
Gerekçe: Kanun Teklifinin genel gerekçesinde açıklandığı üzere günümüzde siber
uzay, kritik altyapıları ve toplumsal düzeni hedef alan hibrit tehditlerle konvansiyonel savunma
kadar hayati bir harekât alanı hâline gelmiştir. Türkiye için doğrudan bir ulusal güvenlik ve
dijital egemenlik meselesi olan bu tehdit ortamına karşı koyabilmek ve etkin ve bütüncül bir
siber savunma mekanizması inşa etmek amacıyla, yetkilerin uluslararası örneklerle uyumlu
şekilde asli görevi siber güvenliğin sağlanması olan Siber Güvenlik Başkanlığı çatısı altında
toplanması öngörülmektedir. Bu kapsamda, 5809 sayılı Kanuna eklenmesi öngörülen 60/A
maddesiyle:
- Siber güvenliğin ayrılmaz bileşenlerini oluşturan internet alan adlarına ilişkin strateji
ve politikaları belirleme ve düzenleme yapma yetkileri Siber Güvenlik Başkanlığına
devredilmektedir.
- Anayasa'nın 22 nci maddesinde öngörülen temel haklarla ilgili olarak, mili güvenlik,
kamu düzeni ve başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması gibi anılan maddede yer alan
durumlarda tedbir alma ve bu tedbirlerin hayata geçirilmesi yükümlülüğü düzenlenmektedir.
- 5809 sayılı Kanunda düzenlenen görev ve yetkilerle ilgili olarak yükümlülüğünü
yerine getirmeyen ilgililere idari para cezası verilmesine ve tahsiline ilişkin düzenleme
yapılmaktadır.
- Başkanlık tarafından verilecek idari para cezası ve diğer idari yaptırım kararlarına
karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılabilmesi hüküm altına alınmaktadır.
Madde 206085 sayılı
3/12/2010 tarihli ve 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 18 inci maddesinin
mülga ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
“(2) Sayıştay savcıları hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler
fakülteleri veya Yükseköğretim Kurulu tarafından bunlara denkliği kabul edilen yurt içindeki
veya yurt dışındaki en az dört yıllık fakülte veya yüksekokullardan birini bitirmiş ve yüksek
öğrenimden sonra mali, iktisadi veya hukuki konularla ilgili kamu görevlisi olarak en az on yıl
çalışmış olanlar arasından atanır.”
Gerekçe: 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesinin ikinci
fıkrasında anılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (1) ve (11) sayılı cetvellerde yer alan kadro,
pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı kararıyla atama yapılacağı belirtilmektedir. 3 sayılı
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (1) sayılı cetvelde üst kademe kamu yöneticisi kadro,
pozisyon ve görevleri düzenlenmiş olup bu kadro, pozisyon ve görevlere atanacaklarda aranacak
şartlar Cumhurbaşkanlığı Karamamesinin 3 üncü maddesinde yer almaktadır. 19.02.2026 tarihli
Resmi Gazete”de yayımlanan 194 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yeniden düzenlenmiş
olan 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (11) sayılı cetvelde üst kademe kamu yöneticisi
olmayıp atama usulü yönünden Cumhurbaşkanı kararına tabi olan kadro, pozisyon ve görevler
düzenlenmiştir. Bu kadro, pozisyon ve görevlere atanacaklar için atama usulü dışındaki hususların
3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında olmadığı hüküm altına alınmıştır. Bu
kapsamda 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (11) sayılı cetvelde yer alan kadro,
pozisyon ve görevlere atanmada memurlar için 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci
maddesinin (B) fıkrasında yer alan genel şartlar aranacaktır. 657 sayılı Kanuna tabi olmayanlar
için ise kendi özel kanunlarında yer alan şartlara bakılacaktır. Sayıştay savcıları da 3 sayılı
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (11) sayılı cetvelde yer almakta olup atanma şartları
bakımından mevzuatta düzenleme bulunmadığından maddede yapılan değişiklikle Sayıştay
savcıları için belirli eğitim ve kıdem şartı getirilmesi öngörülmektedir.
Madde 21değiştiriyoribare değişikliği6446 sayılı
14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun geçici 6 ncı
maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “31/12/2025” ibaresi “31/12/2030”
şeklinde, üçüncü cümlesinde yer alan “yüzde onu” ibaresi “yüzde otuzu” şeklinde, “yüzde beşi”
ibaresi “yüzde onbeşi” şeklinde ve dördüncü cümlesinde yer alan “yüzde onu” ibaresi “yüzde
otuzu” şeklinde değiştirilmiştir.
Gerekçe: 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun geçici 6'ncı maddesi uyarınca
genel aydınlatma giderlerinin mahalli idareler ile birlikte merkezi idare tarafından
karşılanmasına ilişkin düzenlemenin süresi 31/12/2025 tarihinde sona ermiştir. Düzenleme
yapılmaması durumunda genel aydınlatmaya ilişkin enerji tüketim bedelinin tamamı abonelik
sözleşmesinin tarafı olan mahalli idareler tarafından karşılanacaktır. Maddeyle mahalli
idarelerin giderlerini azaltmak amacıyla bu idarelerin aboneliği vasıtasıyla yürütülen genel
aydınlatma hizmeti kapsamında harcanan enerji tüketim bedellerine merkezi yönetim
bütçesinden destek sağlanmaktadır.
Madde 22ekliyor6475 sayılı659 sayılı
9/5/2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununa aşağıdaki ek
madde eklenmiştir.
“İdari hizmet sözleşmesi ile personel istihdamı
EK MADDE 4- (1) 4857 sayılı Kanun kapsamında istihdam edilenler hariç olmak üzere
PTT personeli, 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki
hükümlerine tabi olmaksızın idari hizmet sözleşmesi ile istihdam edilir.
(2) PTT personelinin işe alınması, görev ve yetkileri, yükümlülükleri,
görevlendirilmesi, eğitim, terfi, görevde yükselme, ünvan değişikliği, görevden alma,
sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi veya sona erdirilmesi, pozisyon ünvan ve sayıları ile
istihdamlarına ilişkin diğer hususlar Yönetim Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan
yönetmelikler ile düzenlenir. Sözleşmeli personel pozisyonlarından boş olanların açıktan alım
amacıyla kullanılması, Cumhurbaşkanlığının iznine tâbidir.
(3) PTT personelinin aylık ücret ve diğer mali ve sosyal hakları ile sözleşme esasları,
Yönetim Kurulunun kararı ile belirlenir. Ancak, avukat vekalet ücretleri hariç aylık ücret ve
diğer mali ve sosyal haklar kapsamında yapılan her türlü ödemelerin aylık net ortalaması hizmet
grupları itibarıyla Cumhurbaşkanınca tespit edilecek üst sınırı aşamaz. PTT lehine sonuçlanan
dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan avukat vekâlet
ücretlerinin dağıtılması 26/9/2011 tarihli ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu
İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun
Hükmünde Kararname hükümlerine göre yapılır.
(4) Bu madde kapsamında istihdam edilecekler, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında sigortalı sayılır. Bu kişilere, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası
kapsamında istihdam edilenlere ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde iş sonu tazminatı ödenir.”
Gerekçe: Maddeyle, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununa ek madde eklenerek
PTT'nin temel istihdam rejimi yeniden düzenlenmektedir.
Birinci fıkra ile; 4857 sayılı Kanuna tabi işçiler hariç olmak kaydıyla, PTT personelinin
657 sayılı Kanun veya diğer mevzuatın sözleşmeli personel hükümlerine tabi olmaksızın,
kurumsal dinamizme uygun "idari hizmet sözleşmesi" ile istihdam edilmesi öngörülmektedir.
Böylece statü karmaşasının önüne geçilmesi hedeflenmektedir.
İkinci fıkra ile; personelin işe alımından sözleşmesinin sona erdirilmesine kadar olan
tüm özlük, kariyer ve unvan süreçlerinin Yönetim Kurulu tarafından çıkarılacak
yönetmeliklerle belirlenmesi yetkisi verilerek bürokratik süreçler azaltılmakta; ancak kamu
personel dengesinin korunması amacıyla boş pozisyonlara açıktan alım yapılması
Cumhurbaşkanlığı iznine tabi kılınarak denetim mekanizması korunmaktadır.
Üçüncü fıkra ile; personelin mali ve sosyal haklarının belirlenmesinde Yönetim Kurulu
yetkilendirilmekte, ancak ücretlerin tespitinde Cumhurbaşkanına üst sınır belirleme yetkisi
verilmektedir. Ayrıca kurum lehine sonuçlanan davalardaki avukatlık vekalet ücretlerinin
dağıtımında 659 sayılı KHK'ye atıf yapılarak hukuki netlik sağlanmaktadır.
Dördüncü fikra ile; idari hizmet sözleşmeli personelin sosyal güvenlik statüsü 5510
sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi olarak netleştirilmekte; sözleşme
sonlandırıldığında ise mağduriyet yaşanmaması adına 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin
(B) fıkrasındaki usuller çerçevesinde "iş sonu tazminatı" alabilmelerine yönelik düzenleme
yapılmaktadır.
Madde 23ekliyor6475 sayılı375 sayılı
6475 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“Geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 13 - (1) 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 27 nci maddesi
ile bu Kanunun mülga 27 nci maddesi hükümleri uyarınca PTT'de istihdam edilen mevcut
personel, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren ek 4 üncü maddeye
göre idari hizmet sözleşmeli personel olarak istihdam edilir.
(2) PTT'de 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (1) ve (11) sayılı cetvellere tabi
olarak çalışan personel bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren yirmi gün içinde bu Kanunun ek
4 üncü maddesi kapsamında istihdam edilmek üzere yazılı olarak PTT'ye talepte bulunabilir.
Talep tarihinden itibaren otuz gün içinde, talepte bulunan personel ile bu fıkrada öngörülen
sınırlamalar çerçevesinde idari hizmet sözleşmesi imzalanır. Bu kişiler hakkında bu Kanunun
geçici 6 ncı maddesinin ikinci fikrası hükümleri ile 24/1 1/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme
Uygulamaları Hakkında Kanunun 22 nci maddesinin beşinci fıkrası kıyasen uygulanır. Ancak, bu
fıkra kapsamında sözleşme imzalanabileceklerin sayısı 399 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin eki (1) ve (10) sayılı cetvellere tabi olarak görev yapan personel sayısının 9050'sini
geçemez. Talebin bu oranı geçmesi durumunda sırasıyla disiplin cezası almamış olanlara,
PTT”deki hizmet süresi fazla olanlara ve yaşı daha büyük olanlara öncelik tanınır.
(3) PTT'de 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (1) ve (IN) sayılı cetvellere tabi
olup bu madde hükümleri uyarınca idari hizmet sözleşmesi imzalanmayan personel diğer kamu
kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren altmış gün
içinde istihdam fazlası personelin nakil işlemlerini yürüten kuruma bildirilir. Bildirilen
personelin atama teklifleri, ilgili personelin nakil işlemlerini yürüten kurumca, doksan gün içinde
kamu kurum ve kuruluşlarının hizmet ihtiyaçları ve personelin il tercihleri göz önünde
bulundurularak 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesinde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde
gerçekleştirilir. Ancak, anılan madde uyarınca Özelleştirme Fonundan veya Hazineden
karşılanması öngörülen ödemeler, PTT tarafından karşılanır.
(4) Üçüncü fıkra kapsamında yapılacak atamalar için uygun boş kadro bulunmaması
hâlinde, atama onayının alınmasıyla birlikte başka bir işleme gerek kalmaksızın söz konusu
kadrolar ihdas edilmiş ve kurumların kadro cetvelinin ilgili bölümlerine eklenmiş, bu şekilde ihdas
edilen kadrolar herhangi bir nedenle boşalması halinde ise başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal
edilmiş sayılır. Bu fikra kapsamında gerçekleştirilen ihdas ve iptal işlemleri kamu personel bilgi
sisteminin bulunduğu kuruma bir ay içinde bildirilir.
(5) Bu madde hükümlerine göre idari hizmet sözleşmeli olarak istihdam edilenlerin, ilgili
mevzuat hükümlerine göre PTT'de daha önceki istihdam edildikleri statülerinde geçirdikleri
hizmet süreleri ek 4 üncü madde kapsamında geçmiş sayılır.
(6) Bu madde hükümlerine göre idari hizmet sözleşmeli olarak istihdam edilenlere
emeklilik ikramiyesi veya iş sonu tazminatı ödenmez. Bu personelin önceden emeklilik ikramiyesi
veya iş sonu tazminatı ödenmiş süreleri hariç, emeklilik ikramiyesi veya iş sonu tazminatına esas
olan toplam hizmet süreleri, ek 4 üncü maddeye göre ödenecek iş sonu tazminatının hesabında
dikkate alınır.”
Gerekçe: Maddeyle, 6475 sayılı Kanuna geçici madde eklenerek mevcut personelin
yeni istihdam rejimine geçiş süreci, kazanılmış haklar ve kamu yararı gözetilerek kurallara
bağlanmaktadır.
Birinci fıkra ile; idari hizmet sözleşmeli olarak çalışan mevcut personelin, hiçbir hak
kaybına uğramaksızın doğrudan yeni ek 4 üncü madde kapsamındaki statüye intibakı
sağlanmaktadır.
İkinci fıkra ile; PTT'de 399 sayılı KHK kapsamında (1) ve (II) sayılı cetvellerde görev
yapan memur ve sözleşmeli personele, kendi istekleriyle yeni idari hizmet sözleşmeli statüye
geçebilmeleri için yirmi günlük bir başvuru süresi tanınmaktadır. Ancak geçebileceklerin oranı
950 ile sınırlandırılmakta; kontenjan aşımı durumunda ise liyakat ve kıdem ilkeleri (disiplin
cezası almamış olmak, hizmet süresi, yaş) baz alınarak objektif bir öncelik sırası
belirlenmektedir.
Üçüncü fıkra ile; 399 sayılı KHK'ye tabi olup yeni statüye geçmek istemeyen veya
9050'lik kontenjan sınırı nedeniyle geçemeyen personelin memuriyet güvenceleri korunarak
diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmesi süreci düzenlenmektedir. Ayrıca nakil
esnasında oluşacak ödemelerin PTT tarafından karşılanacağı hükme bağlanmaktadır.
Dördüncü fikra ile; diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilecek personelin atama
işlemlerinde gecikmeleri önlemek adına, uygun boş kadro olmaması halinde atama onayıyla
birlikte kadroların şahsa bağlı olarak kendiliğinden ihdas edilmiş sayılacağı; bu kadrolar
boşaldığında ise yine kendiliğinden iptal edileceği düzenlenerek norm kadro ilkelerine uyum
sağlanmaktadır.
Beşinci fikra ile; yeni statüye geçen personelin PTT bünyesindeki eski statülerinde
(memur, sözleşmeli vb.) geçirdikleri hizmet sürelerinin, yeni statüde de aynen geçerli sayılması
sağlanarak kazanılmış kıdem hakları korunmaktadır.
Altıncı fıkra ile; statü değişikliği nedeniyle gerçekleşebilecek mükerrer ödemelerin
önlenmesi için personele peşin bir emeklilik ikramiyesi veya tazminat ödenmeyeceği; ancak
gelecekte emekli olduklarında veya iş sonu tazminatı alacaklarında, geçmişteki fiili hizmet
sürelerinin de hesaba dahil edileceği kuralı konularak hak kayıpları engellenmektedir.
Madde 24ekliyor7545 sayılı2914 sayılı
12/3/2025 tarihli ve 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanununa aşağıdaki geçici
madde ve ekli (1) sayılı liste eklenmiştir.
“Geçiş Hükümleri
GEÇİCİ MADDE 2- (1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla Siber Güvenlik Başkanlığına
devredilen görev ve yetkiler bakımından Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından ikincil
düzenlemeler çıkarılana kadar mevcut düzenlemelerin uygulanmasına devam olunur ve bu
düzenlemelerde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna ve Telekomünikasyon İletişim
Başkanlığına yapılan atıflar Siber Güvenlik Başkanlığına; Bilgi Teknolojileri ve İletişim
Kuruluna, Telekomünikasyon Kuruluna, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanına ve
Telekomünikasyon İletişim Başkanına yapılan atıflar Siber Güvenlik Başkanına yapılmış sayılır.
(2) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığına ait ve münhasıran bu maddeyi
ihdas eden Kanunla Siber Güvenlik Başkanlığına devredilen görev ve yetkiler bakımından bu
görev ve yetkiler kapsamında kullanılan her türlü taşınır, bilgi işlem altyapısı ve sistemler, veri
merkezi, taşıt, araç, gereç ve malzeme, fiziki ve elektronik ortamdaki her türlü kayıt ve doküman
ile diğer her türlü varlık ile söz konusu faaliyetlerin yürütülmesinden doğan her türlü borç ve
alacaklar, hak ve yükümlülükler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde
ve mezkür görev ve yetkilerin ifasına uygun şekilde Siber Güvenlik Başkanlığına devredilir. Bu
kapsamda bu görev ve yetkilerin ifasında kullanılan, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu
Başkanlığının mülkiyetinde bulunan ve ekli (1) sayılı listede belirtilen taşınmazlar tapuda re'sen
Siber Güvenlik Başkanlığı adına bedelsiz, harçlardan ve döner sermaye ücretlerinden muaf olarak
tescil edilir. Bu fikra kapsamında yer alan hizmetler ile ilgili yapılmış olan sözleşmeler, açılmış ve
açılacak olan davalar ve icra işlemlerinde devir tarihini müteakiben Siber Güvenlik Başkanlığı
taraf sıfatını kazanır.
(3) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığının kadro ve pozisyonlarında
bulunan personelden ikinci fıkrada belirtilen görev ve yetkilerin icrasında çalışanlar ile talep
etmeleri ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun muvafakatinin alınması kaydıyla bu
hizmetlerin yürütülmesine yardımcı olan personelden Siber Güvenlik Başkanlığınca uygun
görülenler Siber Güvenlik Başkanlığında bir yıl süreyle görevlendirilebilir. Bunlardan talepte
bulunan ve Siber Güvenlik Başkanlığınca uygun görülenler mevcut kadro veya pozisyon unvanları
ve öğrenim durumları dikkate alınarak görevlendirme tarihinden itibaren bir yıl içerisinde Siber
Güvenlik Başkanlığında durumlarına uygun kadro veya pozisyonlara mevzuatı uyarınca
belirlenen atama sayı sınırlamalarına tabi olmaksızın atanabilirler. Bunlardan bu Kanunun 10 uncu
maddesi kapsamında sözleşmeli uzman personel pozisyonlarına atanacaklarda ayrıca anılan
maddede öngörülen şartlar da aranır. Bu fikra kapsamında ataması yapılan personelin önceki kadro
veya pozisyonlarında geçirdikleri süreler Siber Güvenlik Başkanlığının kadro veya
pozisyonlarında geçirilmiş sayılır. Bu fıkra kapsamında ataması yapılan personelden mali hakları
hususunda haklarında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 10 uncu maddesi veya
ilgili diğer mevzuat hükümleri uygulananlar hakkında anılan düzenlemelerin uygulanmasına
devam edilir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığından bu fıkra kapsamında ataması
yapılan personele, iş mevzuatına göre herhangi bir tazminat ve yıllık izin ücreti ödenmez. Bu
personelin önceden kıdem tazminatı ödenmiş süreleri hariç kıdem tazminatına hak kazanacak
şekilde geçmiş olan hizmet süreleri, ilgisine göre emekli ikramiyelerinin veya iş sonu tazminatının
hesabında dikkate alınır. Ayrıca, bu personele bu fıkraya göre atanmadan önce ilave tediye veya
ikramiye ödenmiş olması halinde ödenen tutarların atamanın yapıldığı tarihten sonraki
çalışılmayan günlere tekabül eden kısmı geri alınır.
(4) Hâkim ve savcılar muvafakatleri alınmak ve aylık, ödenek, her türlü zam ve tazminatlar
ile diğer mali ve sosyal hak ve yardımları kurumlarınca ödenmek kaydıyla geçici olarak Başkanlık
emrinde görevlendirilebilir. Bu fikra kapsamında görevlendirilecek hâkim ve savcı sayısı beşi
geçemez. Bu fıkra uyarınca görevlendirilenlerin terfileri başkaca bir işleme gerek kalmaksızın
süresinde mümtazen yapılır.
(5) Kamu kurum ve kuruluşlarının kadrolarında 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin
(A) fıkrasına tabi kadrolar ile 11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa
tabi öğretim elemanı kadrolarında bulunanlar, bu Kanunun 10 uncu maddesinde yer alan şartları
taşımaları halinde Siber Güvenlik Başkanlığında sözleşmeli uzman personel olarak istihdam
edilebilir. Bu fıkra kapsamında istihdam edilen personelin kadrosuyla ilişiği kesilir. Bunların
Sosyal Güvenlik Kurumu ile ilişkileri kendi kurumlarındaki statüleri dikkate alınarak devam
ettirilir. Bu fıkra kapsamında istihdam edilenler, kendisinin sözleşmeyi feshetmesi veya
Başkanlıkça sözleşmesinin feshedilmesi hâlinde fesih işlemi ile birlikte başka bir işleme gerek
kalmaksızın yönetici kadroları dışında önceki kadrosuna kendiliğinden atanmış sayılır. Bunların
durumlarına uygun boş kadro bulunmaması hâlinde atama işlemi ile birlikte söz konusu kadrolar
kendiliğinden ihdas edilmiş sayılır. İhdas edilen bu kadrolar herhangi bir nedenle boşalması
hâlinde başka bir işleme gerek olmaksızın kendiliğinden iptal edilmiş sayılır. Bu madde uyarınca
önceki kurumlarına dönen kişilerin Başkanlıkta geçen hizmetleri kazanılmış hak aylık derece ve
kademelerinde değerlendirilir ve bunların Başkanlıkta geçen süreleri diğer özlük işlemleri
bakımından kendi kurumlarında geçmiş sayılır. Bunlara sözleşmenin feshi durumunda iş sonu
tazminatı ödenmez ve bunların Başkanlıkta sözleşmeli uzman personel pozisyonunda geçen
süreleri emeklilik ikramiyesi hesabında dikkate alınır. Bu fıkra kapsamında istihdam edilenlerden,
sözleşmeli uzman personel pozisyonunda iken emekliye ayrılanların veya vefat edenlerin
sözleşmeli uzman personel pozisyonuna atanmadan önceki kadro ve pozisyonlarında emekli
ikramiyesi, iş sonu tazminatı ve kıdem tazminatı ödenmemiş süreler iş sonu tazminatının
hesabında dikkate alınır.
(6) Başkanlıkta görevlendirilen öğretim üyelerine 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı
Yükseköğretim Kanununun 38 inci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen aylık tutarın beş
katını aşmamak kaydıyla Cumhurbaşkanınca belirlenen tutarda, diğer kanunlardaki düzenleme ve
kısıtlamalara tabi olmaksızın ödeme yapılabilir. Bu kapsamda ödeme yapılacakların sayısı onu
geçemez.”
Gerekçe: Kanun Teklifinin genel gerekçesinde açıklandığı üzere günümüzde siber
uzay, kritik altyapıları ve toplumsal düzeni hedef alan hibrit tehditlerle konvansiyonel savunma
kadar hayati bir harekât alanı hâline gelmiştir. Türkiye için doğrudan bir ulusal güvenlik ve
dijital egemenlik meselesi olan bu tehdit ortamına karşı koyabilmek ve etkin ve bütüncül bir
siber savunma mekanizması inşa etmek amacıyla, yetkilerin uluslararası örneklerle uyumlu
şekilde asli görevi siber güvenliğin sağlanması olan Siber Güvenlik Başkanlığı çatısı altında
toplanması öngörülmektedir.
Bu kapsamda Siber Güvenlik Kanununa eklenen geçici 2 nci maddeyle, bu Kanun
Teklifiyle Siber Güvenlik Başkanlığına devredilen görev ve yetkilerin fiilen kullanılmasını
mümkün kılan mevcut veri merkezi ve internet altyapıları ile insan kaynağının Başkanlığa devri
öngörülerek mükerrer yatırımların ve geçiş sürecinde doğabilecek güvenlik zafiyetlerinin önüne
geçilmek suretiyle geçiş sürecine ilişkin hukuki öngörülebilirlik ile belirlilik ilkeleri gözetilerek
düzenleme yapılmaktadır.
Madde 25değiştiriyoribare değişikliği2559 sayılı5809 sayılı
(1) 4/7/1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun ek
7 nci maddesinin onuncu fıkrasında yer alan “Bilgi ve Teknolojileri İletişim Kurumu” ibaresi
“Siber Güvenlik Başkanlığı” şeklinde değiştirilmiştir.
(2) 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi
ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun;
a) 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yürürlükten kaldırılmış, (c) bendinde yer
alan “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu” ibaresi “Siber Güvenlik” şeklinde değiştirilmiş, (j)
bendinde yer alan “port bilgisi” ibaresinden önce gelmek üzere “kaynak ve hedef” ibaresi eklenmiş
ve fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir.
“v) Başkanlık: Siber Güvenlik Başkanlığını,”
b) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “Kurum” ibaresi “Başkanlık” şeklinde
değiştirilmiştir.
c) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “Kuruma” ibareleri
“Başkanlığa” şeklinde değiştirilmiştir.
ç) GA maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında yer alan “Kurum” ibareleri
“Başkanlık” şeklinde, üçüncü fıkrasında yer alan “Kurumun” ibaresi “Başkanlığın” şeklinde
değiştirilmiştir.
d) 7 nci maddesinin birinci fikrasında yer alan “Kuruma” ibaresi “Başkanlığa”
değiştirilmiştir.
e) 8 inci maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci, onüçüncü ve ondördüncü fıkralarında yer
alan “Kuruma” ibareleri “Başkanlığa” şeklinde, onikinci ve onüçüncü fıkralarında yer alan
“Kurum” ibareleri “Başkanlık” şeklinde değiştirilmiş ve onbirinci fıkrasında yer alan
“getirilmemesi halinde” ibaresinden sonra gelmek üzere “Başkanlığın talebi üzerine” ibaresi
eklenmiştir.
f) YA maddesinin birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “Kuruma” ibareleri “Başkanlığa”
şeklinde, sekizinci fıkrasında yer alan “Kurum” ibaresi “Başkanlık” şeklinde değiştirilmiştir.
g) 10 uncu maddesinin birinci, altıncı ve yedinci fıkralarında yer alan “Kurum” ibareleri
“Başkanlık” şeklinde, dördüncü fıkrasında yer alan “Kurumun” ibaresi “Başkanlığın” şeklinde,
fikranın (a) bendinde yer alan “Bakanlık” ibaresi “Bakanlıklar” ve “Kurumca” ibaresi “Başkanlık
tarafından” şeklinde değiştirilmiş ve maddenin üçüncü ve beşinci fıkraları yürürlükten
kaldırılmıştır.
ğ) LI inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Kurum” ibaresi “Başkanlık” şeklinde
değiştirilmiştir.
h) EK | inci maddesinin beşinci fikrasında yer alan ", hâkim ve savcılar ise kendilerinin"
ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
i) Ek 3 üncü maddesinin ikinci fikrasında yer alan “Bilgi Teknolojileri ve İletişim
Kurumuna” ibaresi “Siber Güvenlik Başkanlığına”, “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu
Başkanına” ibaresi “Siber Güvenlik Başkanına” şeklinde değiştirilmiştir.
i) Ek 4 üncü maddesinin birinci, ikinci, dördüncü, onüçüncü, onsekizinci ve yirmibirinci
fıkralarında yer alan “Kurum” ibareleri “Başkanlık” şeklinde, birinci, ikinci, dördüncü, beşinci,
onuncu, onbirinci ve ondokuzuncu fikralarında yer alan “Kuruma” ibareleri “Başkanlığa”
şeklinde, dördüncü ve onbeşinci fikrasında yer alan “Kurumla” ibareleri “Başkanlıkla” şeklinde
değiştirilmiştir.
(3) 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun;
a) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki (ece) bendi ekleniştir.
“(ece) Başkanlık: Siber Güvenlik Başkanlığını,”
b) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “intemet alan adları,” ibaresi
madde metninden çıkarılmıştır.
c) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (v) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.
ç) 12 nci maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.
şeklinde
d) 35 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bakanlık” ibaresi “Başkanlık” şeklinde
değiştirilmiştir.
e) Altıncı Kısmının başlığında ve bu Kısmın İkinci Bölümünün başlığında yer alan
“Yetkisi” ibareleri “ve Başkanlığın Yetkileri” şeklinde değiştirilmiştir.
f) 60 ıncı maddesinin onuncu fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
g) 6d üncü maddesinin birinci fıkrasına “Bakanlık” ibaresinden sonra gelmek üzere “,
Başkanlık ” ibaresi eklenmiştir.
(4) 12/3/2025 tarihli ve 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanununun;
a) 6ncı maddesinin birinci fikrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
“i) Kanunlarla yetkili kılınan kurumlarca yasal dinleme ve müdahalenin yapılmasına
teknik olanak sağlamak ve bu konuda gerekli düzenlemeleri yapmak.”
b) 16 ncı maddesinin onuncu fıkrasında yer alan “(b)” ibaresinden önce gelmek üzere
“(a).” ibaresi eklenmiştir.
(5) 22/4/2026 tarihli ve 7578 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun;
a) 22 nci maddesinde yer alan “Kurum” ibareleri “Başkanlık” ve “Kuruma” ibaresi
“Başkanlığa” şeklinde;
b) 23 üncü maddesinde yer alan “Kurum” ibareleri “Başkanlık”, “Kuruma” ibareleri
“Başkanlığa” şeklinde değiştirilmiştir.
Gerekçe: Kanun Teklifinin genel gerekçesinde açıklandığı üzere günümüzde siber
uzay, kritik altyapıları ve toplumsal düzeni hedef alan hibrit tehditlerle konvansiyonel savunma
kadar hayati bir harekât alanı hâline gelmiştir. Türkiye için doğrudan bir ulusal güvenlik ve
dijital egemenlik meselesi olan bu tehdit ortamına karşı koyabilmek ve etkin ve bütüncül bir
siber savunma mekanizması inşa etmek amacıyla, yetkilerin uluslararası örneklerle uyumlu
şekilde asli görevi siber güvenliğin sağlanması olan Siber Güvenlik Başkanlığı çatısı altında
toplanması öngörülmektedir. Bu kapsamda maddeyle,
Mi 4/7/1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu,
v 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların
Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun,
v 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu,
v 12/3/2025 tarihli ve 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanununda
değişiklik yapılmaktadır.
Yapılan değişikliklerle, alan adı ile internet altyapısının yönetimi, iletişimin tespiti ve
analizi gibi siber güvenliğin ayrılmaz bileşenlerini oluşturan alanlardaki yetkiler Siber
Güvenlik Başkanlığında tek çatı altında toplanarak bütüncül güvenlik yaklaşımı hayata
geçirilmektedir. Diğer taraftan, geçmişte siber güvenlik odaklı bir yapı bulunmadığı için parçalı
biçimde düzenlenen ve asli işlevi piyasa düzenleyicisi olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim
Kurumuna konjonktürel olarak yüklenen bu yetkiler, uluslararası örneklerle uyumlu şekilde asli
görevi siber güvenliğin sağlanması olan Siber Güvenlik Başkanlığına taşınmakta; böylece hem
etkin siber güvenlik koruması tesis edilmekte hem de Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu,
kuruluş amacına uygun uzmanlaşmış bir piyasa düzenleyicisi kimliğine kavuşturulmaktadır.
Madde 26ibare değişikliği375 sayılı
27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 35 inci
maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ile il ve bölge müdürü kadro veya pozisyonları” ibaresi
madde metninden çıkarılmıştır.
Gerekçe: Cumhurbaşkanı kararıyla atanan ancak üst kademe kamu yöneticisi olmayan
kadro, pozisyon ve görevler 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (11) sayılı cetvelde
düzenlenmiş olup Bakanlık il müdürleri ve bölge müdürleri de bu cetvelde yer almaktadır. Anılan
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde 19/2/2026 tarihinde yapılan değişiklikle Cumhurbaşkanı
kararıyla atanan ancak üst kademe kamu yöneticisi olmayan ve ekli (11) sayılı cetvelde yer alan
kadro, pozisyon ve görevlere atanacaklar için aynı Cumhurbaşkanlığı Karamamesinin diğer
hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesine ekli (10) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere atanmada memurlar
için 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) bendinde yer alan genel
şartlar aranacaktır. Maddeyle üst kademe kamu yöneticisi sayılmayan bakanlık il müdürleri ve
bölge müdürleri için ek 35 inci maddenin üçüncü fıkrasının sağladığı açıktan atama imkânı ve
hizmet süresi şartından muafiyete ilişkin hükümler kaldırılarak bu görevlere yapılacak atamalarda
3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (II) sayılı cetvelde yer alan diğer kadrolarla aynı
şartların aranması öngörülmektedir.
Madde 27ekliyor655 sayılı2918 sayılı
26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma ve Altyapı Alanına İlişkin Bazı
Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesinden sonra gelmek
üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“İdari para cezaları
MADDE 28/A- (1) Ulaştırma hizmetleri düzenleme alanıyla ilgili olarak;
a) Karayolunda taşınması yasak tehlikeli maddelerin taşınması durumunda; bu
taşımacılık faaliyetinde yer alan gerçek ve tüzel kişilerin her birine 50.000 Türk lirasından
1.000.000 Türk lirasına kadar, demiryolunda taşınması yasak tehlikeli maddelerin taşınması
durumunda; taşıyan, gönderen ve demiryolu tesislerinde depolayanlara, tren ve vagonlarla ilgili
Türk Boğazları bölgesindeki asma köprüler ve tüp geçitlerden geçişlere ilişkin yasak ve
kısıtlamalara uymayanlara 500.000 Türk lirasından 10.000.000 Türk lirasına kadar,
b) Bakanlıkça belirlenen alanlarda tehlikeli madde güvenlik danışmanlık hizmeti
almayanlara 18.000 Türk lirasından 360.000 Türk lirasına kadar, bu hizmetin verilmesiyle ilgili
Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslar ile asgari hizmet bedel tarifesine uymayanlara 10.000
Türk lirasından 200.000 Türk lirasına kadar,
c) Karayolu ve demiryoluyla yapılan tehlikeli madde taşımacılığında; tasarım/tip onayı,
tip test, belgelendirme, uygunluk değerlendirme, işaretleme, etiketleme, muayene ile ilgili
gerekli şartları sağlamayan ambalaj, kap, ekipman, yük taşıma birimleri ve araçları taşımacılık
faaliyetinde kullanan ve yönetmelik ile belirlenen kurallara ve yükümlülüklere uymayanlara
karayolu taşımacılığı alanında; taşıt sürücüsüne ve taşıtta bulunan diğer görevlilere her bir
aykırılık için 500 Türk lirasından 10.000 Türk lirasına kadar, bu taşımacılık faaliyetinde yer
alan alıcı, boşaltan, gönderen, taşımacı, paketleyen, yükleyen, dolduran, tank-
konteyner/portatif tank işletmecisi, kıyı tesisi işleticisine her bir aykırılık için 4.500 Türk
lirasından 90.000 Türk lirasına kadar, demiryolu taşımacılığı alanında; tren personeli/makiniste
her bir aykırılık için 1.500 Türk lirasından 30.000 Türk lirasına kadar, bu taşımacılık
faaliyetinde yer alan alıcı, boşaltan, gönderen, paketleyen, yükleyen, taşımacı, dolduran, tank-
konteyner/portatif tank işletmecisi, sarnıç vagon sahibi/kullanıcısı, tank vagon işletmecisi,
demiryolu altyapı yöneticisi/işletmecisine her bir aykırılık için 8.500 Türk lirasından 180.000
Türk lirasına kadar,
ç) Karayolu ve demiryoluyla yapılan tehlikeli madde taşımacılığı alanında yönetmelik
ile belirlenen usul ve esaslara uymayan Bakanlıkça yetkilendirilen kuruluş ve muayene merkezi
işleticilerine 10.000 Türk lirasından 200.000 Türk lirasına kadar,
d) Demiryoluyla tehlikeli madde taşımacılığının güvenli ve emniyetli bir şekilde
yapılması amacı gözetilerek Bakanlıkça belirlenen alanlarda acil eylem planı hazırlamayan ve
bu eylem planı ile ilgili zorunlulukları yerine getirmeyenlere 8.500 Türk lirasından 170.000
Türk lirasına kadar,
e) Karayolu ve demiryoluyla tehlikeli madde taşımacılığı alanında raporlama, güvenlik
planı, bildirim ve kayıtların tutulmasına ilişkin zorunlulukları yerine getirmeyenlere, tehlikeli
madde taşımacılığı sürecinde görev alan kişilerin eğitimine ilişkin Bakanlıkça belirlenen usul
ve esaslara uymayanlara her bir aykırılık için 5.000 Türk lirasından 100.000 Türk lirasına kadar,
f) Karayolu ve demiryoluyla tehlikeli madde taşımacılığı alanında faaliyet belgesinde
yer alan faaliyet konuları ile ilgili yükümlülüklerine ait iş ve işlemlere ilişkin dokümantasyon
zorunluluklar ile ilgili Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uymayan işletme ve tehlikeli
madde güvenlik danışmanlığı hizmeti verenlere her bir aykırılık için 3.000 Türk lirasından
60.000 Türk lirasına kadar,
g) Bozulabilir gıda taşımacılığı ile ilgili uluslararası anlaşma/sözleşmelerde tanımlanan
ve yönetmelik ile belirlenen yükümlülükleri ve sorumlulukları kapsamında tasarım/tip onayı,
tip test, belgelendirme, uygunluk değerlendirme, işaretleme, etiketleme, muayene ile ilgili
gerekli şartları sağlamayan ekipman ve araçlar ile yapılan taşımacılık faaliyetine dahil olan
taraflara, araç ve ekipman imalatçıları ile bozulabilir gıda taşımacılığı ekipmanlarına ilişkin tip
test, muayene/onay kuruluşu olarak yetkilendirilenlere her bir aykırılık için 10.000 Türk
lirasından 200.000 Türk lirasına kadar,
B) Demiryolu emniyetinin teminine ve sürdürülmesine ilişkin yönetmelik ile belirlenen,
demiryolu araçlarının ve altyapısının teknik uygunluğunu sağlamayan, bunların bakım, onarım
ve muayene faaliyetleri ile emniyetli işletilebilirliğini korumayan, tren makinistliği ve emniyet
kritik görevler ile bunların mesleki yeterlilikleri, eğitim ve sınav faaliyetleri, demiryolu
uygunluk değerlendirme faaliyetleri ve demiryolu emniyet yönetim sistemi ile ilgili
yükümlülükleri, sorumlulukları ve şartları yerine getirmeyen; araç üreticilerine 250.000 Türk
lirasından 5.000.000 Türk lirasına kadar, demiryolu işletmecilerine, araçların bakım, onarım ve
muayene faaliyetlerini yürütenlere, araçların mülkiyet ve kullanım hakkı sahiplerine, demiryolu
eğitim ve sınav merkezleri ile demiryolu uygunluk değerlendirme kuruluşlarına 85.000 Türk
lirasından 1.700.000 Türk lirasına kadar, makinistlere ve emniyet kritik görevli personele 5.000
Türk lirasından 100.000 Türk lirasına kadar,
h) Demiryolu işletmecilerinin altyapı erişimine ilişkin ve demiryolunda seyahat eden
yolcuların hakları ile ilgili yönetmelikle belirlenen usul ve esaslar dahilindeki şart, yetki ve
sorumluluklara aykırı davrananlara her bir ihlal için 9.000 Türk lirasından 180.000 Türk lirasına
kadar,
ı) İlgili mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, ulusal otorite olarak ulusal ve
uluslararası karayolu taşımacılığı yapılan araçlarda kullanılan takograf sistemine ilişkin;
ülkemizdeki koordinasyonun sağlanması, kart ve sertifikaların üretilmesi veya ürettirilmesi,
kartların kişiselleştirilerek verilmesi veya verdirilmesi, kart ve takograf verilerinin toplanarak
saklanacağı veri tabanları ile benzeri hususların uygulanmasına yönelik Bakanlıkça belirlenen
usul ve esaslar dahilindeki faaliyetlerine ilişkin şart ve sorumluluklarına aykırı davrananlara
20.000 Türk lirasından 400.000 Türk lirasına kadar,
i) 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında, Bakanlıkça
yetkilendirilen işletmecilerden; Yönetmelikle belirlenen idari şartlara aykırı hareket edenlere
8.300 Türk lirasından 170.000 Türk lirasına kadar,
j) Türkiye sınırları dâhilindeki iki nokta arasında yabancı plakalı taşıtlar ve Türkiye
limanları arasında yabancı bayraklı gemiler ile taşımacılık faaliyetini organize eden taşıma
işleri organizatörlerine 40.000 Türk lirasından 800.000 Türk lirasına kadar,
k) Taşıma senedi olmadan taşıma faaliyetini organize eden taşıma işleri
organizatörlerine 3.500 Türk lirasından 70.000 Türk lirasına kadar, taşıma işleri
organizatörlüğü faaliyetinin yerine getirilmesini engelleyenlere 20.000 Türk lirasından 400.000
Türk lirasına kadar,
I) Karayolu ve demiryolu taşımacılığı ile terminal işletmeciliği alanında uygun belge
veya yetki belgesi almadan faaliyet gösterenlere 10.000 Türk lirasından 200.000 Türk lirasına
kadar; bu faaliyetlere ilişkin yönetmelikle belirlenen diğer şart, yetki ve sorumluluklara aykırı
davrananlara 5.000 Türk lirasından 100.000 Türk lirasına kadar,
m) Taşıma işleri organizatörlüğü ile karayolu ve demiryolu tehlike madde taşımacılığı
alanında uygun belge, yetki/faaliyet belgesi, mesleki yeterlilik belgesi veya sertifika almadan
faaliyet gösterenlere 3.000 Türk lirasından 60.000 Türk lirasına kadar, bu faaliyetlere ilişkin
yönetmelikle belirlenen diğer şart, yetki ve sorumluluklara aykırı davrananlara 2.500 Türk
lirasından 50.000 Türk lirasına kadar,
idari para cezası uygulanır.
(2) Deniz ve içsular ulaştırması alanında faaliyette bulunanlardan;
a) Deniz gözetim hizmetlerine ilişkin olarak bu hizmetleri vereceklerin
yetkilendirilmesi, belgelendirilmesi, mesleki eğitim ve yeterlilik şartları, yetki belgesinin
usulüne uygun kullanılması, zorunlu bildirimler gibi Bakanlıkça belirlenen esaslara
uymayanlara 15.000 Türk lirasından 150.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır.
b) Gemilerin gemiadamları ile donatımına ilişkin asgari donatım belgesinde yer alan ya
da ilgili mevzuatında belirlenen gemiadamı nitelik ve sayısında eksiklik bulunan gemiye her
gemiadamı eksikliği için 290.000 Türk lirası idari para cezası uygulanır.
c) Gemide bulunan gemiadamlarının nefeste saptanacak kan alkol seviyesi (BAC)
200,05 ya da 0,25 mg/ml oranından fazla olması halinde gemiadamına 50.000 Türk lirası idari
para cezası verilir.
ç) Gemiadamları ve kılavuz kaptanların Türk veya yabancı bayraklı gemilerdeki
hizmetleri sırasında herhangi bir şekilde tespit veya rapor edilen mesleki yetersizlikleri,
disiplinsizlikleri, denizcilik örf ve adetlerine, teamüllere, denizcilik terbiyesine ve çalışma
disiplinine uygun olmayan davranışları ile görevi ihmalleri veya kasıtlı kötü davranışları,
Bakanlık bünyesinde kurulan ve kuruluş ve çalışma usul ve esasları Bakanlıkça belirlenen
Gemiadamları Disiplin Komisyonunca incelenir. Bu Komisyon tarafından gemiadamının
işlediği kusurun ağırlık derecesi ile ihmal veya kasıt unsurlarının varlığına göre 5.000 Türk
lirası ile 50.000 Türk lirası arasında idari para cezası verilir.
d) Gemi acenteleri ile acente personelinin hizmetleri sırasında herhangi bir şekilde tespit
veya rapor edilen mesleki yetersizlikleri, disiplinsizlikleri, denizcilik örf ve adetleri ile mesleki
teamüllere uygun olmayan işlemleri veya davranışları Bakanlık bünyesinde kurulan, kuruluş ve
çalışma usul ve esasları Bakanlıkça belirlenen Gemi Acenteleri Disiplin Komisyonunca
incelenir. Bu Komisyon tarafından gemi acentesi veya personelinin ihlalinin ağırlık derecesi ile
ihmal veya kasıt unsurlarının varlığına göre 20.000 Türk lirası ile 200.000 Türk lirası arasında
idari para cezası verilir.
€) Tabii ve suni göller, baraj gölleri, dalyan ve nehirlerden oluşan içsularda çalışan gemi
ve su araçlarına ilişkin olarak asgari gemiadamı sayısı, yük taşınmasına ilişkin emniyet
kuralları, geminin veya su aracının asgari teknik şartları ve belgelendirilmelerine ilişkin
Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uymayanlara 25.000 Türk lirasından 100.000 Türk
lirasına kadar idari para cezası verilir. Gemiyi sevk ve idare eden kaptana bu cezanın üçte biri
ayrıca uygulanır.
f) İç sularda tehlikeli yükler, gerekli emniyet tedbirleri alınmak kaydıyla; üzerinde yolcu
bulunmayan gemi ve su araçları ile taşınır. Bu hükme uymayanlara kusurun tekrarı dikkate
alınarak 5.000 Türk lirasından 50.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır.
g) Gemi ve su araçlarında sac kalınlık ölçümü ve kamera ile su altı sörveyi yapılmasına
ilişkin olarak bu hizmetleri vereceklerin yetkilendirilmesi, belgelendirilmesi, yetki belgesinin
usulüne uygun kullanılması, zorunlu bildirimleri, sac kalınlık ölçümünün teknik şartları gibi
hususlarda Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uymayanlara 100.000 Türk lirasından
600.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır.
8) Denizyoluyla taşınmak üzere gemilere yüklenecek dolu konteynerlerin brüt
ağırlıklarının (o belirlenmesine (o ilişkin Obu hizmeti vereceklerin (o yetkilendirilmesi,
belgelendirilmesi, yetki belgesinin usulüne uygun kullanılması, zorunlu bildirimler, ölçüm ve
ölçülen konteynerin gemiye yüklenme şartları, kayıtların saklanması, tavan ücretler, bu ücretler
üzerinden Bakanlık Döner Sermaye İşletmesine ödenecek tutarlar gibi hususlarda Bakanlıkça
belirlenen usul ve esaslara uymayanlara 30.000 Türk lirasından 120.000 Türk lirasına kadar
idari para cezası uygulanır.
h) Denizyoluyla taşınan tehlikeli yüklerle veya yükleme emniyetiyle ilgili faaliyetlerde
bulunulan kuruluş ve kıyı tesisinde görev alan kişilere eğitim verecek firmalar ve bu firmalarda
bu eğitimleri vermek üzere istihdam edilecek eğiticiler Bakanlıkça yetkilendirilir. Bu firmaların
yetkilendirilmeleri, eğiticilerin yeterliliği, eğitim yerleri, eğitimi müfredatı, eğitim dokümanları
ve materyali, devam zorunlulukları ve bildirim zorunlulukları gibi hususlarda Bakanlıkça
belirlenen esaslara uymayanlara 10.000 Türk lirasından 30.000 Türk lirasına kadar idari para
cezası uygulanır.
1) Kruvaziyer gemiler dışında Türk veya yabancı bayraklı, 12/3/1982 tarihli ve 2634
sayılı Turizmi Teşvik Kanununda tanımlanan deniz turizmi araçlarının seyir izin belgesi alma
zorunluluğu bulunmasına rağmen seyir izin belgesi almaksızın yurda usulsüz giriş/çıkış
yapması, 2634 sayılı Kanunun 28 inci maddesine aykırı olarak Türkiye'ye giriş ve çıkış
işlemlerini deniz hudut kapılarında yaptırmadan yurda usulsüz giriş ve çıkış yapması, usulüne
uygun giriş çıkış yapmış olsa dahi aldığı seyir izin belgesindeki bilgiler değiştiği halde
değişikliği bildirmemesi hallerinde tam boyu 10 metreden küçük gemiler için metresi başına
100 Türk lirası, 10 metre ile 25 metre arası gemiler için metresi başına 500 Türk lirası ve 25
metre ve daha büyük gemiler için metresi başına 1.000 Türk lirası idari para cezası uygulanır.
i) En az iki kıyı tesisi arasındaki hatlarda, düzenli sefer yapmak amacıyla taşımacılık
faaliyetinde bulunan gerçek veya tüzel kişi işletmecilere Bakanlıkça verilecek hat izni ve
düzenli seferlere ilişkin olarak izin şartları, zorunlu bildirimleri, taşıdıkları yolcuların adı,
soyadı, T.C. kimlik numarası, yabancılar için pasaport numarası veya yabancı kimlik numarası
ve varsa engel durumu ve araçlara ilişkin araç ve araç içi yük miktarı verilerinin bildirimi,
gemilerin tabi olduğu asgari teknik gereklilikleri gibi Bakanlıkça belirlenecek esaslara
uymayanlara 10.000 Türk lirasından 100.000 Türk lirasına kadar, geminin groston başına
hesaplanması gereken durumlarda groston başına 60 Türk lirasından 200 Türk lirasına kadar
idari para cezası uygulanır.
J) Gemi acenteliği hizmetlerine ilişkin olarak gemi acenteliği hizmet şartları,
yetkilendirilmeleri, belgelendirilmeleri, mesleki eğitim ve yeterlilikler, zorunlu bildirimler ve
gemiye ilişkin beyanlar, yetki belgelerinin kullanılma usulleri, ücret tarifelerine uygun işlem
yapılması gibi Bakanlıkça belirlenen esaslara uymayanlara 10.000 Türk lirasından 100.000
Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır. 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar
Ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanununun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (p)
bendi uyarınca Ticaret Bakanlığınca yayımlanan acentelik hizmet tarifelerine uymayanlara
100.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır.
k) Ticari amaç olmaksızın münhasıran gezi, eğlence, spor ve amatör balıkçılık gibi
faaliyetlerde kullanılan, ulusal standarda göre ölçüldüğünde gövde boyu (LH) 2,5 metre (dâhil)
ile 24 metre (dâhil) arasında olan özel teknelerin ve yat tipinde inşa edilmiş, kamarası, tuvaleti,
lavabosu, mutfağı olan, özel olarak kullanılan, gezi ve spor amacıyla yararlanılan ve ulusal
standarda göre ölçüldüğünde boyu (LH) 24 metreden büyük olan gemilerin asgari teknik şartları
ve bunları kullanacak kişilerin yeterliklerine ilişkin olarak Bakanlıkça belirlenen esaslara
uymayanlara her bir metre için 1.000 Türk lirasından 2.500 Türk lirasına kadar olmak üzere
tekne tam boyu üzerinden hesaplanarak idari para cezası uygulanır.
1) 6/3/1980 tarihli ve 8/5322 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile taraf olunan Denizde Can
Emniyeti Uluslararası Sözleşmesinin (SOLAS) Bölüm X1/2 Uluslararası Gemi ve Liman Tesisi
Güvenlik Kodu kapsamındaki gemiler ile kıyı tesislerinden, bu Kodun uygulama hükümlerini
ihlal ettiği tespit edilenlere 100.000 Türk lirasından 500.000 Türk lirasına kadar idari para
cezası uygulanır.
m) Yeşil Liman Sertifikası almak zorunda olmasına rağmen başvuru yapmayan yahut
başvurusu reddedilen ve istisna belgesi olmayan kıyı tesislerine zorunluluğu başladığı tarihten
itibaren yanaşan her bir geminin kıyı tesisinde bulunduğu saat başına 5.000 Türk lirası idari
para cezası uygulanır, bir saatten kısa süreler bir saate tamamlanır. Bir kıyı tesisine bir takvim
yılı içinde uygulanacak idari para cezası tutarı 10.000.000 Türk lirasından fazla olamaz.
n) Türk bayraklı gemilerin belgelendirilmesi işlemlerini Bakanlık adına yürütecek
yetkilendirilmiş kuruluşlar ve SOLAS Bölüm XI1/2 kapsamında gemilerin güvenliğine ilişkin
belgelendirme işlemlerini yürüten tanınmış güvenlik kuruluşları ile ilgili olarak
yetkilendirilmeleri, belgelendirilmeleri, bölge/merkez ofisi, personel ve yöneticilerine ilişkin
asgari şartlar, kalite yönetim sistemleri, yetki belgesinin usulüne uygun kullanılması, zorunlu
bildirimler gibi Bakanlıkça belirlenen esaslara uymayanlara 250.000 Türk lirasından 500.000
Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır.
o) 43 üncü maddenin ikinci fıkrasında belirtilen Yönetmeliğe aykırı olacak şekilde
bağlama kütüğü kayıt zorunluluklarına uymayan, geçerli bağlama kütüğü ruhsatnamesi
olmayan, bağlama kütüğü kayıtlarında yapılması gereken değişiklikleri bildirmeyen, adı ve
bağlama limanını mevzuata uygun şekilde markalamayan, bağlama kütüğü ruhsatnamesinin
aslını veya elektronik nüshasını ibraz edemeyen, Türk bayrağı çekme yükümlülüğüne uymayan
gemi, deniz ve içsu araçlarının ilgisine göre malik veya işletenlerine 5.000 Türk lirasından
50.000 Türk lirasına kadar idari para cezası verilir. İdari para cezası geçerli bağlama kütüğü
ruhsatnamesi olmaması nedeniyle uygulanıyorsa, verilen idari para cezasına ilave olarak
bağlama kütüğü ruhsatnamesinin düzenlenmesi veya yenilenmesi gereken tarihten itibaren
gecikilen her ay için 1.000 Türk lirasından 10.000 Türk lirasına kadar idari para cezası eklenir.
Geç kalınan süre içerisinde bir aydan az olan günler bir aya tamamlanır.
(3) Tersaneler ve kıyı yapıları alanında faaliyette bulunanlara ilişkin olarak;
a) Tersane, tekne imal ve çekek yerleri ile bu tesislerde gerçekleştirilecek faaliyetlere
ilişkin olarak, işletme izninin esasları, bu tesislerin teknik ve personeline ilişkin yeterlilikleri,
yükümlülükleri ve bildirim zorunlulukları gibi hususlarda Bakanlıkça belirlenen usul ve
esaslara aykırı hareket edilmesi veya izinsiz yahut verilen izin kapsamı dışında gerçekleştirilen
faaliyetler için 60.000 Türk lirasından 600.000 Türk lirasına kadar,
b) Tersane, tekne imal ve çekek yerlerinde izin belgesi olmaksızın faaliyet gösteren tesis
işleticisine 165.000 Türk lirasından 950.000 Türk lirasına kadar,
c) Gemi geri dönüşüm tesisleri ile bu tesislerde gerçekleştirilecek faaliyetlere ilişkin
olarak, yetkilendirme esasları, bu tesislerin teknik ve personeline ilişkin yeterlilikleri,
yükümlülükleri ve bildirim zorunlulukları gibi hususlarda Bakanlıkça belirlenen usul ve
esaslara aykırı hareket edilmesi veya izinsiz yahut verilen izin kapsamı dışında gerçekleştirilen
faaliyetler için 100.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar,
ç) Deniz ve içsularda gerçekleştirilecek tarama faaliyetlerine ilişkin olarak
yetkilendirilme, belgelendirilme, personele ilişkin yeterlikler, tarama izinleri, bildirim
zorunlulukları, taramanın emniyetli yürütülmesi gibi hususlarda Bakanlıkça belirlenen usul ve
esaslara aykırı hareket edilmesi veya izinsiz yahut izin kapsamı dışında faaliyet
gerçekleştirilmesi halinde 850.000 Türk lirasından 8.250.000 Türk lirasına kadar,
d) Gemi ve su araçlarının inşa, tadilat, bakım ve onarımlarında Bakanlıkça belirlenen
nitelik, yeterlik, denetim ve belgelendirmelere uygun davranılmaması, standartlara uygun
üretim, denetim ve dokümantasyonun sağlanamaması halinde kusuruna göre ilgili tesis sahibine
veya temsilcisine, gemi ve su aracı sahibine veya temsilcisine ve kontrol mühendisine 20.000
Türk lirasından 200.000 Türk lirasına kadar ve/veya gemi ve su araçlarında tam boy esas
alınarak metre başına 500 Türk lirasından 5.000 Türk lirasına kadar,
e) Gemi ve su araçlarının inşa, tadilat, bakım ve onarımlarında Bakanlıkça belirlenen
nitelik, yeterlik, denetim ve belgelendirmelere uygun davranılmaması, standartlara uygun
üretim, denetim ve dokümantasyonun sağlanamaması halinde kusuruna göre klas
kuruluşuna/yetkilendirilmiş klas kuruluşuna 50.000 Türk lirasından 250.000 Türk lirasına
kadar,
f) Gemi ve su aracı inşa veya tadilat iznine tabi olup izin belgesi olmayan gemi ve su
araçları ile gemi ve su aracı inşa veya tadilat iznine sahip olup tesis dışında işlem yapıldığı
tespit edilen gemilerde tesis sahibine veya temsilcisine, gemi ve su aracı sahibine veya
temsilcisine, klas kuruluşuna/yetkilendirilmiş klas kuruluşuna ve kontrol mühendisine gemi ve
su araçlarında tam boy esas alınarak metre başına 5.000 Türk lirasından 50.000 Türk lirasına
kadar,
g) Türk deniz yetki alanlarında veya içsularında bulunan gemi ve su araçlarının inşa,
tadilat, bakım, onarım veya söküm işlemlerine başlamadan önce ve devamında yapılacak
işlemler ile can, mal ve çevre güvenliği bakımından tesise yanaşma, tehlikeli mahallere
emniyetli giriş ve bu mahallerde soğuk veya sıcak çalışma yapılabilmesi için ölçüm yapan ve
yaptıranlara, belgelendirmeye esas görev ve sorumluluklarını yerine getirmemeleri ve uygun
dokümantasyon ve saklama yükümlülüklerine uymamaları halinde 6.500 Türk lirasından
65.000 Türk lirasına kadar,
&) Türk deniz yetki alanlarında veya içsularında bulunan gemi ve su araçlarının inşa,
tadilat, bakım, onarım veya söküm işlemlerine başlamadan önce ve devamında yapılacak
işlemler ile can, mal ve çevre güvenliği bakımından tesise yanaşma, tehlikeli mahallere
emniyetli giriş ve bu mahallerde soğuk veya sıcak çalışma yapılabilmesi için yetki ve
sorumluluklarını yerine getirmeyen gaz ölçüm uzmanlarına 65.000 Türk lirasından 130.000
Türk lirasına kadar,
h) 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu kapsamındaki ülkemiz deniz kıyılarında,
sahil şeridinde, doldurma ve kurutma yolu ile kazanılan alan üzerinde bulunan liman, iskele,
yanaşma yeri, balıkçı barınağı, yat limanı, barınma yeri, boru hattı ve şamandıra/platform
sistemi gibi kıyı tesislerine; ticari amaçlı olarak gemilerin ve gemi niteliği taşımayan deniz
araçlarının yanaşıp ayrılması, kıyı tesislerinde barınması, tahmil tahliye yapılması ve/veya
yolcuların gemilere binmesi ya da gemiden indirilmesine ilişkin esaslar ile kıyı tesisi
işletmecilerinin hizmet esasları ve deniz çevresinin petrol ve diğer zararlı maddelerle
kirlenmesinde acil müdahale yükümlülüklerine ilişkin esaslar Bakanlıkça belirlenir. Bakanlıkça
belirlenen usul ve esaslara aykırı hareket edilmesi veya izinsiz yahut verilen izin kapsamı
dışında faaliyet gerçekleştirilmesi halinde 30.000 Türk lirasından 150.000 Türk lirasına kadar,
i) Gemilerin karinalarında kullanılan organik kirlenmeyi önleyici sistemleri ile
gemilerin deniz suyu balast tankları, çift cidar alanları ile kargo tanklarının koruyucu
kaplamalarının temel gereklerine yönelik Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uymayan,
kusuruna göre, tesis sahibine ve/veya yetkilendirilmiş kuruluşa ve/veya gemi boya denetmenine
120.000 Türk lirasından 590.000 Türk lirasına kadar ve/veya gemi sahibine gemi ve su
araçlarında tam boy esas alınarak metre başına 2.500 Türk lirasına kadar,
idari para cezası uygulanır.
(4) Bu madde kapsamında yapılacak denetimlerle ilgili görevli ve yetkililere, istenen
bilgi veya belgeleri ibraz etmeyenlere, taşıt/araç veya işletmede kontrol edilmesi gereken
alanların denetlenmesine izin vermeyen veya mâni olanlara 50.000 Türk lirasından 500.000
Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır.
(9) Sürücüsünün tabiiyetine bakılmaksızın yabancı plakalı karayolu taşıtları için bu
madde kapsamında uygulanacak idari para cezalarına ilişkin, 28 inci maddenin ikinci fıkrasında
yer alan usul ve esaslar uygulanır.
(6) Bu maddeye göre verilecek idari para cezalarını uygulamaya Ulaştırma ve Altyapı
Bakanının yetkilendireceği Bakanlık personeli yetkilidir. Bu maddeye göre verilecek idari para
cezalarına ilişkin 28 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi hükümleri ayrıca uygulanır.
(7) Bu madde kapsamında düzenlenecek idari para cezası karar tutanakları ile diğer
tutanaklarda, görevli ve yetkili personelin personel tanıtım numarası açık kimliği yerine
kullanılabilir.
(8) Bakanlık, yetki ve sorumluluk alanıyla ilgili faaliyet ve hizmetlere dair gerçek ve
tüzel kişiler ile genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ve kamu tüzel kişiliğini haiz
kurumlardan bilgi, belge, fatura (elektronik ortamda düzenlenenler dâhil) ve diğer mali
belgeleri talep edebilir.
(9) Bakanlık, yetki ve sorumluluk alanıyla ilgili faaliyet ve hizmette bulunanlara dair
denetim yapmak amacıyla gerekli görülen fiziki ve teknik altyapıyı kurar veya kurdurur.”
Gerekçe: 9/12/2025 tarihli ve 33102 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22/7/2025
tarihli ve E2024/54, K2025/163 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararında 655 sayılı KHK'nin 28
inci maddesinin birinci fikrasının (b) bendi, “Bakanlık hizmet birimleri sorumluluk alanlarıyla
ilgili olarak hazırladıkları Bakanlık idari düzenlemelerini ihlal edecek hizmet üretenler ile
hizmetten yararlananlar hakkında hangi hâllerde uygulanacağını ve miktarını açıkça belirtmek
kaydıyla, Bakanlık hizmet birimlerine Kanun'da öngörülen üst sınıra kadar idari para cezası
uygulama görev ve yetkisi verilmesini öngören kuralların hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik
ile suç ve cezaların kanuniliği ilkeleriyle bağdaştığı söylenemez. ” gerekçesiyle 9 ay sonra
yürürlüğe girmek üzere iptal edilmiştir. Kararın devamında ise, iptale konu olan kurallarda
Bakanlık hizmet birimlerinin sorumluluk alanlarıyla ilgili olarak hazırlanan idari
düzenlemelerin neler olduğuna ilişkin bir belirleme yapılmadığı ve söz konusu düzenlemelerin
kapsamına dair de bir hüküm bulunmadığına değinilmektedir.
Bu kapsamda maddeyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca hukuki belirlilik
ve öngörülebilirlik ile suç ve cezalarda kanunilik ilkelerine uygun olacak şekilde idari para
cezalarına ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
Madde 28ekliyor655 sayılı
655 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesinden sonra
gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“Döner sermaye işletmesi hesabına yatırılacak ücretler
MADDE 28/B- (1) Bakanlıkça verilecek her türlü yetki belgesi, işletme ruhsatı, çalışma
ruhsatı, lisans, imtiyaz hakkı belgesi, tahsis belgesi, tescil belgesi, izin belgesi, emniyet belgesi,
taşıt belge ve kartları, geçiş belgeleri, yola elverişlilik sertifikası, denize elverişlilik sertifikası,
gürültü sertifikası, her türlü mesleki yeterlik belgesi ve benzeri belgelerin ücretleri Bakanlık
döner sermaye işletmesi muhasebe birimi hesaplarına yatırılır.
(2) Bakanlık hizmet birimlerince ücretli olarak verilecek her türlü teknik test, kontrol,
rapor ve benzeri hizmetler, araştırma ve geliştirme hizmetleri, denizdibi tarama hizmetleri, her
türlü gemi sürvey ve denetim hizmetleri, deniz emniyetine yönelik acil müdahale hizmetleri,
müşavirlik hizmetleri ile mesleki ve teknik eğitim, kurs, seminer ve benzeri hizmetlerin
ücretleri Bakanlık döner sermaye işletmesi muhasebe birimi hesaplarına yatırılır.”
Gerekçe: 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı
Kararmamesinin 490 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “... ve ücretlerini
tahsil etmek” ibaresi ile (c) bendinde yer alan “...teknik test, kontrol, rapor ve benzeri
hizmetler,...” ibaresi “.490. Maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde tahsil edilmesi
öngörülen ücretlerin, kamu gücüne dayalı olarak tek taraflı bir iradeyle belirlenmekte olup
devletin vermiş olduğu bir izne ilişkin olması nedeniyle resim kavramı içinde
değerlendirilebileceği; 490. Maddenin birinci fikrasının (c) bendinde sunulan hizmetlerin
karşılığı olarak alınacak bedelin ise ücret olarak nitelendirilse de harç olarak kabulü
gerekeceği ..” ve “Kural CBK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kaldığı gibi münhasıran
kanunla düzenlenmesi gereken bir o alanda düzenleme öngörmektedir.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci ve
üçüncü cümlelerine aykırı olduğu” gerekçesiyle 3/4/2026 tarihli ve 33213 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan 15/1/2026 tarihli ve E 2025/167, K 2026/13 sayılı Anayasa Mahkemesi
Kararıyla 9 ay sonra yürürlüğe girmek üzere iptal edilmiştir.
Söz konusu 490 ıncı maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri:
“b) Gerçek ve kamu kurum ve kuruluşları dahil tüzel kişilere; Bakanlıkça verilecek her
türlü yetki belgesi, işletme ruhsatı, çalışma ruhsatı, lisans, imtiyaz hakkı belgesi, tahsis belgesi,
tescil belgesi, izin belgesi, emniyet belgesi, taşıt belge ve karıları, geçiş belgeleri, yola
elverişlilik sertifikası, denize elverişlilik sertifikası, gürültü sertifikası, her türlü mesleki yeterlik
belgesi ve benzeri belgelerin basım işlerini yapmak veya yaptırmak, bunları ilgililere vermek
üzere hizmet birimlerine dağıtmak ve ücretlerini tahsil etmek,
c) Bakanlık hizmet birimlerince ücretli olarak verilecek her türlü teknik test, kontrol,
rapor ve benzeri hizmetler, araştırma ve geliştirme hizmetleri, denizdibi tarama hizmetleri, her
türlü gemi sürvey ve denetim hizmetleri, deniz emniyetine yönelik acil müdahale hizmetleri,
müşavirlik o hizmetleri ile mesleki ve teknik eğitim kurs, seminer ve benzeri
hizmetlerin ücretlerini tahsil etmek, ” hükmünü amirdir.
Bu kapsamda maddeyle, Anayasa Mahkemesinin kararına uygun olarak ilgili hükümler
kanunla düzenlenmektedir.
Madde 29
Bu Kanunun;
a) 10 uncu maddesi 2026 yılı Mayıs ayı döneminden itibaren uygulanmak üzere yayımı
tarihinde,
b) 13 üncü maddesi yayımını takip eden ayın başından itibaren elde edilen net satış
tutarlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
c) 14 üncü maddesi 1/8/2026 tarihinde,
ç) 15 inci maddesi 2026 yılı Temmuz ayı ödeme döneminden itibaren uygulanmak üzere
yayımı tarihinde,
d) 21 inci maddesi 1/1/2026 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
e) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,
yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
Madde 302960 sayılı2863 sayılı
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
(0) SAYILI ÜCRET TARİFESİ
GERÇEK KİŞİLERDEN ALINACAK
TÜZEL KİŞİLERDEN ALINACAK
ÜCRETLER ÜCRETLER
SIRA BİRİM FİYAT BİRİM FİYAT
NO İHİZMETİN ADI* (TL) (TU)
2863 sayılı Kanun kapsamında sit alanı olarak tescil edilen alanlarda;
tescil kaydının kaldırılması, sit derecesinde veya sınırlarında
1 değişiklik yapılması taleplerinin değerlendirilmesi (Başvuru başına) 12.500,00 25.000,00
2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür
varlığı olarak tescil edilen tek yapıların tescil kaydının kaldırılması
2 İtalebi veya korunma alanı belirlenen alanlarda değişiklik taleplerinin 10.000,00 20.000,00
değerlendirilmesi (Başvuru başına)
Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kuruluna yapılan itiraz
başvurularında, Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve Kültür
3 İvarlıklarını Koruma Bölge Kurulları Yönetmeliğinin 18 inci maddesi 12.500,00 25.000,00
uyarınca verilecek başvuru belgesi
2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli Evrak başına 175.09 175,00
4 İtaşınmaz kültür varlığı olarak tescilli taşınmazlara ve
alanlara ilişkin bilgi (çıktı) talepleri Pafta başına 400,00 400,00
2863 sayılı Kanun kapsamında her türlü sit sınırı, tescil haritası ve
5 İkorunmaalanı sınırlarının iletilmesine ilişkin (sayısal) talepler 1.000,00 1.000,00
(Sayısal pafta başına)
0-5 hektar 5.000,00 5.000,00
Enerji nakil hattı, hidroelektrik santrali, güneş enerjisi
santrali, rüzgar enerjisi santrali, otoyol, köprü, plan,
6 madencilik, baraj ve benzeri taleplere ilişkin inceleme 5-10 hektar 25.000,00 25.000,00
ve görüş talepleri
10 hektar ve 50.000,00 50.000,00
üzeri
0-5 hektar
(Arkeolojik
2863 sayılı Kanun kapsamında onaylı Koruma Sit/Tarihi 5.000,00 5-000,09
7 Amaçlı İmar Planlarında değişiklik talepleri (5 hektar | Sit).
üzeri için hektar başına 3.000 TL eklenecektir. 0-5 hektar
Hektardan küçük ölçülerde ise oranlama yapılarak | İ(Kentsel
hesaplanır.) ŞirKentsel 10.000,00 1.000,00
Arkeolojik Sit)
(2863 sayılı Kanun kapsamında onaylı Restitüsyon, Konut 20,00 20,00
8 (Restorasyon, Rekonstrüksiyon projesinde tadilat n
talebi (m2 başına (brüt) Ticaret ve 40.00 4000
diğer > ,
Konut 20,00 20,09
9 2863 sayılı Kanun kapsamında onaylı yeni yapı
mimari projesinde tadilat talebi (m2 başına (brüt) v
Ticaret ve 40,00 40,00
diğer
10 İCins değişikliğine ilişkin görüş talepleri (Parsel başına) 2.500,00 5.000,00
kiki 1.150,00 3.500,00
uygulama için
4x İ2863 sayılı Kanun kapsamında korunan alanlarda İlk iki
İtevhid, ifraz, yoldan ihdas vb. uygulama talepleri uygulamadan
sonra oluşacak 600,00 1.200,00
her yeni parsel
için
Koruma Amaçlı İmar Planı olmayan sit alanlarında ve koruma
12 İalanlarında yeni yapı talepleri (Uygulama başına) 5.000,00 10.000,00
Satış, kiralama, devir, tahsis, trampa ve benzeri (tarımsal amaçlı
faaliyetler (ekim, dikim ve benzeri) kapsamında olan satış ve
NB kiralamalardan ücret alınmayacaktır) talepleri (İnceleme alanı parsel 2.000,00 4.000,00
başına)
14 İOtopark izni talepleri (m? başına (brüt) 25,00 25,00
1000 m2'ye
2863 sayılı Yasa kapsamında 3. derece arkeolojik sit kadar işlem 5.000,00 10.000,00
15 İolarak tescil edilen alanlarda tespit ve sit irdelemesin: 1000 m2 üstü
lik j i
yönelik sondaj kazısı talepleri (Başvuru başına) her dekar için 5.000,00 10.000,00
işlem ücreti
1000 m2'ye .
2863 sayılı Yasa kapsamında 3. derece arkeolojik sit kadar işlem 2.500,00 5.000,00
16 |olarak tescil edilen alanlarda yeni yapılanma amaçlı 1000 m2 üs
sondaj kazısı talepleri (Başvuru başına) her dekar için 2.500,00 5.000,00
işlem ücreti
17 İDefine kazıları işlemi talepleri (Uygulama başına) 5.000,00 5.000,00
18 |Koleksiyonculuk izin belgesi (Uygulama başına) 20.000,00 20.000,00
19 |Özel müze açılış izin belgesi (Uygulama başına) 25.000,00 25.000,00
20 | Taşınır kültür varlığı ticarethanesi açılış izni (Uygulama başına) 30.000,00 30.000,09
21 İMüzayede ve ekspertiz işleri (Uygulama başına) 10.000,00 20.000,00
n Eser alımına ilişkin vatandaşlarca yapılan üst komisyon talepleri (Kişij 20.000,00 20.000,00
başına)
23 İÖzel müze ve koleksiyon envanter defter ücretleri (Çift olarak) 4.000,00 4.000,00
12863 sayılı Kanun kapsamında su altında yapılacak inceleme talepleri
(Su altı incelemesine ilişkin, talep sahibi tarafindan sağlanacak
4 hizmet alımı, ekipman, nakil, ulaşım, deniz aracı ve konaklama 20.000,00 40.000,00
masrafları hariç)
1000 m2'ye
kadar ii N 5.000,
2863 sayılı Kanun kapsamında arkeolojik sit olarak | creti işlem 2.500,09 00
25 İtescil edilen alanlarda jeoradar çalışması talepleri
(Başvuru başına) 1000 m2 üstü
her dekar için 2.500,00 5.000,00
işlem ücreti
* Kamu kurumlarının mülkiyetindeki taşınmazlarla ilgili görüş talepleri ve kendi bünyesinde hazırlanan her türlü plan, proje, yapım ve benzeri işler için
ücret alınmaz.
* Koruma Bölge Kurulunca olumsuz karar alınması halinde alınan ücret iade edilmez.
* 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgesi için yapılan başvurular için belirtilen
birim fiyatının 2 katı ücret alınır.
* Belirtilen başvuru ücretlerine KDV dâhil olmayıp, yürürlükteki KDV oranı ayrıca tahsil edilecektir.
(D SAYILI LİSTE
İLİ İLÇESİ MAHALLESİ PAFTA ADA PARSEL
Ankara Çankaya |Lodumu (Beytepe Köyü) - 29369 2
Ankara Çankaya |Lodumu (Beytepe Köyü) - 29369 4
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ