Madde 1ekliyor
10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler
Hakkında Kanuna 13 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
"MADDE 13/A- Ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza
edilmesi suretiyle çocuk tarafmdan ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı
gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır."
Gerekçe: Maddeyle, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler
Hakkında Kanuna yeni bir madde eklenmektedir.
Ateşli silahların bireysel olarak bulundurulması, niteliği gereği yüksek risk
banndırmakta ve bu durum silah sahibine veya zilyedine ağır bir objektif özen yükümlülüğü
yüklemektedir. Ateşli silahlarm ev, araç veya benzeri ortamlarda yeterli güvenlik tedbirleri
almmaksızm muhafaza edilmesi sonucu çocuklar tarafından kolaylıkla ele geçirilebildiği ve
bunun neticesinde ölüm, yaralanma ve kamu güvenliğini tehdit eden ciddi olayların meydana
geldiği bilinmektedir. Bu durum, ateşli silahlarm muhafazasında gerekli dikkat ve özenin
gösterilmemesi haline ilişkin düzenleme yapılması ihtiyacım doğurmuştur.
Düzenlemeyle, ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza
edilmesi suretiyle çocuk tarafindan ele geçirilmesi müstakil bir suç haline getirilmektedir.
Böylelikle ateşli silaha sahip olan veya bu silahlan herhangi bir sebeple bulunduran kişilerin
muhafaza yükümlülüklerinde gerekli ve azami dikkat ve özeni göstermelerinin sağlanması
amaçlanmaktadır. Belirtmek gerekir ki, bu madde hükmüne istinaden cezaya hükmedilebilmesi
için fiilin daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturmaması gerekmektedir.
Madde 2ekliyoribare değişikliği5237 sayılı
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin
ikinci fıkrasında yer alan "oniki yıldan onbeş yıla;" ibaresi "onüç yıldan onsekiz yıla;", "dokuz
yıldan onbir yıla" ibaresi "on yıldan oniki yıla", "yedi yıldan" ibaresi "dokuz yıldan" şeldinde
ve üçüncü fıkrasında yer alan "onsekiz yıldan yirmidört yıla;" ibaresi "ondokuz yıldan
yirmiyedi yıla;", "oniki yıldan onbeş yıla" ibaresi "onbeş yıldan onsekiz yıla", "oniki yıldan
fazla" ibaresi "onbeş yıldan fazla" şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.
"(4) Somut olayda;
a) Kasta dayalı kusurun ağırlığı,
b) Güdülen amaç ve saik,
c) Suçun işleniş şekli,
d) Daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilmiş olma,
hususlanndan biri ya da birkaçı göz önünde bulundurularak kasten öldürme (madde 81,
82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87) suçlarını işleyen onbeş yaşım
doldurmuş olup da onsekiz yaşım doldurmamış olan kişiler hakkında üçüncü fıkra hükümleri
uygulanmayabilir. Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış ceza sorumluluğu bulunan kişiler hakkında ise ikinci fılcra hükümleri yerine
üçüncü fıkra hükümleri uygulanabilir."
Gerekçe: Maddeyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunımun 31 inci maddesinde değişiklik
yapılmaktadır.
Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca fiili
işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşım doldurmamış olan çocuklar ile onbeş
yaşım doldurmuş olup da onsekiz yaşım doldurmamış çocuklar hakkında verilecek cezalardan
belirli oranlarda indirim yapılmaktadır. Kasten öldürme, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
gibi en ağır sonuçları doğuran suçlarda, fail çocuğun bireysel özellikleri, kusurunun ağırlığı ve
suçun işleniş biçimi arasında Önemli farklılıklar bulunduğu durumlarda mevcut düzenlemenin
hâkime somut olayın özelliklerini yeterince dikkate alabileceği bir değerlendirme alanı
tammadığı tespit edilmektedir.
Maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında yapılan değişiklikle, fiili işlediği sırada oniki
yaşım doldurmuş olup da onbeş yaşım doldurmamış olan çocuklar ile onbeş yaşım doldurmuş
olup da onsekiz yaşını doldurmamış çocuklar hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet
hapis cezası yerine verilecek süreli hapis cezalarımn alt ve üst sımrlarmda artırım yapılmakta
ve süreli hapis cezaları bakımından her bir fiil için verilecek hapis cezasına ilişkin sımrlar
yükseltilmektedir. Böylelikle, suç ve cezalar arasındaki ölçülülük ve orantılılığm korunması ile
ceza adaletinin sağlanması yanında suçla daha etkin mücadele edilmesi amaçlanmaktadır.
Maddeye eklenen dördüncü fıkrayla, somut olay bakımından; kasta dayalı kusurun
ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli veya daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı
hapis cezasına mahkûm edilmiş olma hususları dikkate alınarak Türk Ceza Kanununun 81 inci,
82 nci ve 87 nci maddelerinde düzenlenen kasten öldürme suçu ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış
yaralama suçunu işleyen 15 ila 18 yaş arası çocuklar hakkında üçüncü fıkra hükümlerinin
uygulanmayabileceği, ceza sorumluluğu bulunan 12 ila 15 yaş arası çocuklar hakkında ise
dördüncü fıkrada belirlenen hususların varlığı halinde hâkim takdiri ile onbeş yaşım doldurmuş
olup da onsekiz yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümlerin uygulanabilmesi kabul
edilmektedir.
Madde 3değiştiriyoribare değişikliği5237 sayılı
5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan
"onsekiz yaşım" ibaresi "onbeş yaşım" şeklinde değiştirilmiştir.
Gerekçe: Maddeyle, 5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrasında
değişiklik yapılmaktadır.
Maddeyle, tekerrür hükümlerinin uygulanmasma ilişkin yaş istisnası yeniden
düzenlenmektedir. Son zamanlarda çocuklarm suç işleme davramşım devam ettirdiği ve
mükerrer suç işleme oranlarının yükselmekte olduğu görülmektedir. Bu çerçevede, fiili işlediği
sırada on beş yaşını doldurmuş çocuklar tarafından işlenen suçların tekerrüre esas alınması
sağlanarak, tekrar suç işlenmesinin önlenmesi, caydıncılığm güçlendirilmesi ve toplum
güvenliğinin daha etkin şekilde korunması amaçlanmaktadır.
Madde 4ekliyoribare değişikliği
5237 sayılı Kanımun 233 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "bir
yıla" ibaresi "üç aydan iki yıla", ikinci fıkrasında yer alan "üç aydan bir yıla" ibaresi "altı aydan
iki yıla", üçüncü fıkrasında yer alan "üç aydan bir yıla" ibaresi "bir yıldan üç yıla" şeklinde
değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"(4) Birinci ve üçüncü fıkralarda tammlanan fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürme
(madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87) suçunu işlemesi halinde
şikayet aranmaksızın, faile bu madde uyarınca verilecek ceza yarısından iki katına kadar
artırılır."
Gerekçe: Maddeyle, 5237 sayılı Kanunun 233 üncü maddesinde değişiklik
yapılmaktadır.
Aile, bireyin korunması, gelişimi ve toplumsallaşması bakımından temel kurum
niteliğindedir. Aile hukukundan kaynaklanan bakım, eğitim, gözetim ve destek
yükünüülüklerinin yerine getirilmemesi, özellikle çocuklar bakımından ihmal, mağduriyet ve
suç işleme riskini artırabilmektedir.
Uygulamada; çocuğun eğitim hakkından yoksun bırakılması, bakım ve gözetim
yükümlülüğünün ihmal edilmesi, ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanmaması gibi
fiillerin çocukların gelişimini olumsuz etkilediği ve bazı durumlarda ağır suçlara
yönelmelerinde etkili olabildiği görülmektedir. Bu nedenle aile hukukundan doğan
yükümlülüklerin etkin şekilde yerine getirilmesinin sağlanması önem taşımaktadır.
Düzenlemeyle, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçuna ilişkin ceza
miktarları artırılarak aile kurumunun ve çocuklarm daha etkin şekilde korunması
amaçlanmaktadır. Aynca, birinci ve üçüncü fıkralarda tanımlanan yükümlülüklerin ihlali
sonucu çocuğun kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarım işlemesi
hâlinde, jükümlülüğünü ihlal eden kişi hakkında verilecek cezaların yarısından iki katma kadar
artırılması öngörülmektedir.
Madde 5ekliyor
4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kammunun 174 üncü
maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
"e) Onbeş yaşım doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptınlmaksızm
düzenlenen,"
Gerekçe: Maddeyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 174 üncü maddesinin
birinci fıkrasında düzenleme yapılmaktadır.
Ceza yargılamasında iddianame, yargılamanın başlaması açısından son derece önem arz
etmektedir. Soruşturma aşamasında deliller tamamen ve usule uygun bir şekilde toplanmadan
kamu davası açılması durumunda mahkemece bu işlemlerin yapılması nedeniyle yargılamalar
uzamaktadır. Eksik soruşturmayla açılan kamu davası, hem sanığın savunma hakkım
zedelemekte hem de mahkemenin sağlıklı ve etkin bir yargılama yapmasım engellemektedir.
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35 inci maddesinin birinci fıkrasında, çocuklar
hakkında mahkemelerin, çocuk hâkimlerinin veya Cumhuriyet savcılannm gerektiğinde
çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırabileceği, sosyal
inceleme raporunun, çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille
ilgili olarak davramşlarmı yönlendirme yeteneğinin tespitinde mahkeme tarafından göz önünde
bulundurulacağı hüküm altına alınmıştır. Teklifle, 5395 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin
üçüncü fıkrasında yapılması öngörülen düzenlemeyle, onbeş yaşım doldurmamış çocuk
hakkmda sosyal inceleme yaptırılması zorunluluğu getirilmektedir.
Maddenin birinci fila-asma eklenen bentle, 5395 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin
üçüncü fıkrasında yapılması öngörülen düzenlemenin uygulanabilirliğinin ve etkinliğinin
artıniması amacıyla onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkmda sosyal inceleme raporu
aldırılmadan düzenlenen iddianamelerin mahkeme tarafından iade edilebilmesine ilişkin
hüküm getirilmektedir.
Madde 6ekliyoribare değişikliği
13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı
Hakkında Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Çocuk tutukluların" ibaresi
"Çocuk hükümlülerin veya tutukluların" şeklinde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasında yer alan
"çocuklar," ibaresinden sonra gelmek üzere ''suç türleri," ibaresi eklenmiştir.
Gerekçe: Maddeyle, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Kanunun 11 inci maddesin birinci ve ikinci fıkrasında değişiklik yapılmaktadır.
İnfaz sürecinde çocuğun bireysel özellikleri, aile yapısı, eğitim durumu ve psikososyal
koşulları ile suçun niteliği dikkate alınarak ihtiyacına özel müdahale planları oluşturulması
gerekmektedir. Maddenin birinci fıkrasmdaki değişiklikle, çocuk hükümlülerin hapis
cezalarınm doğrudan çocuk eğitimevlerinde infazına başlanması yerine infaza çocuk kapalı
ceza infaz kurumlarında başlanmasına ve iyi halli olduğunun tespit edilmesi halinde
egitimevlerine ayrılmasına imkân veren düzenleme yapılmaktadır. Böylelikle, çocuklarm ceza
infaz sürecinde yalmzca denetim altında tutulması değil, aym zamanda olumlu davranış
değişikliklerinin teşvik edilmesi ve yeniden suç işlemelerinin önlenmesi ile etkin ve caydırıcı
bir infaz sürecine tabi tutulmaları amaçlanmaktadır.
Maddenin ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle, çocuk kapalı ceza infaz kurumunda
oniki-onsekiz yaş grubu çocukların barmdırılmasmda suç türlerinin de dikkate alınması
sağlanmakta; ağır suçlar ile hafif nitelikteki suçlardan kurumda bulunan çocukların aym bölüm
veya koğuşlarda bir arada tutulmasımn önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Madde 7ekliyor5275 sayılı
5275 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fikralar eklenmiştir.
"(3) Çocuk hükümlülerin çocuk kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine
aynimalarma 89 uncu madde uyarınca psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı,
psikolojik damşman, rehberlik uzmanı ve öğretmen gibi en az bir uzman görevlinin de
katılımıyla idare ve gözlem kurulu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda karar verilir.
Çocuk eğitimevine ayırmaya ilişkin olarak tutum ve davramşları olumsuz değerlendirilen çocuk
hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri altı ayı geçemez."
"(4) Aşağıdaki hâllerde çocuk hükümlüler hakkında verilen cezalar doğrudan çocuk
eğitimevlerinde yerine getirilir:
a) Terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçlan ile örgüt
faaliyeti kapsaımnda işlenen suçlar hariç olmak üzere, kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha
az hapis cezasma mahkûm olanlar.
b) Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreyle hapis cezasma mahkûm
olanlar.
(5) Doğrudan çocuk eğitimevine alınanlar dahil olmak üzere bu kurumlarda bulunan
çocuk hükümlülerden;
a) Firar edenler veya başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı verilenler idare
ve gözlem kurulu karanyla,
b) Kapalı ceza infaz kurumuna iade veya odaya kapatma disiplin cezası alıp, bu cezası
kesinleşmiş olanlar veya asayiş ve düzenin sağlanması amacıyla disiplin cezası kesinleşmemiş
olsa bile eylemi kurum düzeni ya da kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar idare ve
gözlem kurulu kararıyla,
çocuk kapalı ceza infaz kurumlarma gönderilirler.
(6) Çocuk hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre, çocuk eğitimevlerine ayrılıp
ayrılmamalarına, çocuk eğitimevlerinde geçirecekleri sürelere, çocuk kapalı ceza infaz
kurumlarına gönderilmelerine, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınmalarına, doğrudan çocuk
eğitimevlerine alınanların çocuk kapalı ceza infaz kurumlanna gönderilmelerine ve diğer
hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir."
Gerekçe: Maddeyle, 5275 sayılı Kanunun 15 inci maddesinde düzenleme
yapılmaktadır.
Teklifle, 5275 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde düzenleme yapmak suretiyle çocuk
hükümlülerin cezalarımn infazına çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlanması yönünde
hüküm getirilmektedir.
Maddenin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, çocuk hükümlülerin çocuk kapalı
ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine ayrılmalarına 89 uncu madde uyarmca psikolog,
pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, rehberlik uzmanı ve
öğretmen gibi en az bir uzman görevlinin de katılımıyla idare ve gözlem kurulu tarafından
yapılan iyi hâl değerlendirmesi sonucunda karar verileceği kabul edilmektedir. Ayrıca, çocuk
eğitimevine ayırmaya ilişkin olarak tutum ve davramşları olumsuz değerlendirilen çocuk
hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süresinin altı ayı geçemeyeceği
düzenlenmektedir. Bu süre, yönetmelikle belirlenecektir.
Maddeye eklenen dördüncü fıkrayla, doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilecek
cezalar belirlenmektedir. Buna göre terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye
olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsammda işlenen suçlar hariç olmak üzere kasıtlı suçlardan
toplam üç yıl veya daha az, taksirli suçlardan ise toplam beş yıl veya daha az süreyle hapis
cezasına mahkûm olan çocuk hükümlülerin cezalan doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine
getirilecektir.
Maddeye eklenen beşinci fıkrayla, çocuk eğitimevlerinde bulıman çocuk hükümlülerin
hangi hallerde çocuk kapalı ceza infaz kurumlanna gönderileceği düzenlenmektedir.
Maddeye eklenen altıncı fıkrayla, çocuk hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre, çocuk
eğitimevlerine aynlıp ayrılmamalanna, çocuk eğitimevlerinde geçirecekleri sürelere, çocuk
kapalı ceza infaz kurumlarma gönderilmelerine, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınmalarına,
doğrudan çocuk eğitimevlerine alınanların çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına
gönderilmelerine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esasların yönetmelikte belirleneceği
öngörülmektedir.
Madde 8değiştiriyor5275 sayılı
5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin beşinci fikrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"(5) Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçlan (madde 81, 82 ve 83), cinsel
dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102 ve 103), uyuşturucu veya uyancı madde imal
ve ticareti suçu (madde 188) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu (madde 220) hariç
olmak üzere, koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşım
dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır."
Gerekçe: Teklifle, 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin beşinci fıkrasında
düzenleme yapılmaktadır.
Mevcut düzenlemede, çocuklarm infaz süreleri yetişkinlere kıyasla daha kısa
tutulmaktadır. Bu kapsamda, koşullu salıverilme süresinin hesaplanması bakımından çocuğun
onbeş yaşım dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak kabul
edilmektedir. Ancak, bazı suçlar bakımından infaz sürelerinin kısa olmasımn çocuğun ıslahı ve
yeniden topluma kazandıniması için yeterli olmadığı ve bu durumun çocuğun yeniden suç
işleme riskini artırdığı gözlemlenmiştir.
Düzenlemeye göre, koşullu salıverilme sürelerinin hesaplanmasmda çocuğun onbeş
yaşmı dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, kasten öldürme suçları, cinsel
dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu ve
suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin cezalar bakımından bir gün olarak dikkate
almacaktır. Böylelikle, çocuklar bakımmdan rehabilitasyon süreçlerinin yeterli sürelerle ve
daha etkin uygulanabilmesi sağlanmakta, daha uzun süreli denetim, eğitim ve iyileştirme
faaliyetleriyle çocuğun ıslah olmuş bir şekilde yeniden topluma kazandırılması
hedeflenmektedir.
Madde 9ekliyor5326 sayılı6136 sayılı
30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununa 43/B maddesinden
sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
"Amaç dışı bıçak taşıma
MADDE 43/C - (1) Her ne ad altında olursa olsun, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli
Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamı dışmda kalan her tür bıçak ile
diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin;
a) 11/9/1981 tarihli ve 2521 sayılı Avda ve Sporda Kullamlan Tüfekler, Nişan
Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanuna göre
ruhsatlandırılan yerler ile ilgili yönetmeliğe göre ruhsatlandırılan işyerleri dışında satışı ve
sergilenmesi,
b)Onsekiz yaşından küçük çocuklara satılması ve çocuklar tarafından satm alınması veya
taşınması,
yasaktır.
(2) Bu maddenin birinci fıkrasında sayılan yasaklara uymayanlara beşbin Türk Lirası,
kabahate konu bıçak veya aletlerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde ise onbin
Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca bu kabahatin işlendiğini öğrenen işletici veya
sorumlunun yetkili makamlara bildirim yapmaması halinde beşbin Türk Lirası idarî para cezası
verilir.
(3) Bu maddenin birinci fıkrasında sayılan kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi
suretiyle elde edilen eşyamn mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.
(4) Bu maddenin birinci fıkrasında sayılan kabahat dolayısıyla idarî para cezasına ve
elkoymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine mülkî amir tarafından karar
verilir.
(5) Bu maddenin birinci fikrasındaki kabahati işlediği sırada onbeş yaşmı doldurmamış
çocuk hakkmda çocuğun üstün yararı gözetilerek, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk
Koruma Kanunu hükümleri uyarınca koruyucu ve destekleyici tedbirlere karar verilmesi
amacıyla mülki amir tarafından çocuk hâkiminden tedbir talebinde bulunulur.
(6) Bu madde hükmü internet satışları ve mesafeli satışlar için de uygulanır.
(7) Bir sanat veya mesleğin icrası için gerekli bıçak, şiş ve benzerlerinin icra yerinde ve
icra eden kişilerce kullanılması, bulundurulması ve taşınması bu madde hükümlerine tabi
değildir."
Gerekçe: Maddeyle, 5326 sayılı Kabahatler Kanununa yeni bir madde
eklenmektedir.
Sırf saldırı veya savunma amacıyla üretilmemiş olmakla birlikte, 6136 sayılı Ateşli
Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun kapsamı dışında kalan; av bıçağı,
ekmek bıçağı, satır, zırh bıçağı, kasap bıçağı, döner bıçağı, hağ bıçağı, sallama gibi farklı
şekillerde adlandırılan her türden bıçaklarm ve diğer kesici aletlerin yam sna ucu sivri tornavida
ve şiş benzeri delici aletler ile özel üretilmiş tahta sopa, levye ve demir çubuk gibi bereleyici
aletler kolay ulaşılabilir olmaları kasten yaralama, kasten öldürme gibi şiddet içeren suçlarda
sıkça kullamimaktadır.
Maddenin birinci fıkrasıyla, kamu düzeni ve kamu güvenliğinin sağlanması, suç
işlenmesinin önlenmesi, çocukların kişisel güvenliğinin sağlanması ve müessif olaylarm önüne
geçilmesi için ruhsatlı işyerleri dışında, pazar yerlerinde açıkta, gezici tezgâhlarda satışı ile
sergilenmesinin ve ruhsatlı işyerlerinde çocuklara satışının, çocuklar tarafından satın
alınmasının veya taşmmasınm yasaklanması sağlanmaktadır.
Maddenin ikinci fıkrasıyla, birinci fıkrada belirtilen cabahate konu yasaklara aykın
davrananlar ile bu kabahatin işlendiğini öğrenmesine rağme^n yetkili makamlara bildirimde
bulunmayan işletici veya sorumlular hakkında idari yaptırım uygulanabilmesine imkân
tamnmaktadır. Bu suretle, söz konusu yasaklara uyumun sağlanması, bildirim yükümlülüğünün
etkin kılınması ve kabahatin önlenmesine yönelik caydırıcılığın artırılması amaçlanmaktadır.
Maddenin üçüncü fıkrasıyla, kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle
elde edilen eşyamn mülkiyetinin kamuya geçirilmesine kararı verilmesi öngörülmek suretiyle,
kamu güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır.
Maddenin dördüncü fıkrasıyla, idarî para cezası ve elkoyma yaptırımına karar vermeye
yetkili makamlar ile mülkiyetin kamuya geçirilmesine k^ar verecek merci belirlenerek,
uygulamada yetki ve usule ilişkin tereddütlerin giderilm'esi ve işlemlerin etkin şekilde
yürütülmesi Öngörülmektedir.
Maddenin beşinci fıkrasıyla, çocukların üstün yararı gözetilerek, bu kabahati işlediği
sırada 15 yaşım doldurmamış çocuklar bakımmdan da mülki amir talebiyle çocuk hâkimi
tarafından Çocuk Koruma Kanunu hükümlerine göre ilgili mevzuatta bu yaş grubuna yönelik
tedbirlerden birine veya birkaçına karar verilebilmesi imkâm getirilmektedir.
Maddenin altıncı fıkrasıyla bu madde hülcümlerinin internet satışları ve mesafeli satışlar
için de uygulanacağı hükme bağlanmaktadır.
|
Maddenin yedinci fıkrasıyla, bir sanat veya mesleğin icrası için gerekli bıçak, şiş ve
benzerlerinin icra yerinde ve icra eden kişilerce kullanılması, bulundurulması ve taşınması bu
madde hükümlerine tabi olmayacağı öngörülmektedir.
Madde 10ekliyor5395 sayılı
3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa 5 inci
maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
"Yönlendirme tedbirleri
MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 5 inci maddesinde düzenlenen koruyucu ve destekleyici
tedbirlerin yamnda bu maddede düzenlenen yönlendirme tedbirleri, ceza sorumluluğu olmayan
adli süreçteki çocuklar bakımından, çocuklai'a özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.
(2) Yönlendirme tedbirleri olarak;
a) Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri: Spor kulüpleri, gençlik merkezleri, spor tesisleri
ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı
ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere çocukların 20 saatten 300 saate kadar
psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev almalarına,
b) Dijital risklerden korunma tedbiri: Kullandığı telefon cihazı, telefon hattı veya her
türlü bilgisayar, tablet ve benzeri dijital cihazın bildirilerek cihazın tedbir karanndan sonraki
hareketlerini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından 3
aydan az 2 yıldan fazla olmamak üzere çeşitli takip yazılımlarıyla ilgili kurum denetimine
açmaya, riskli olarak tammlı bazı mecralar, uygulamalar ve dijital platformlarına erişimin
engellenmesine,
c) Kitap ve kütüphane tedbiri: Kütüphane ve okuma salonu gibi yerlerde Kültür ve
Turizm Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine
getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev
almaya veya bu kuruluşların yetkililerince belirlenen eserleri okumaya,
d) Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri: Tanm ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik
ve İklim Değişikliği Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek
üzere 20 saatten 300 saate kadar park, bahçe, sahil gibi belirlenecek bir bölgede çevre temizliği
yapmaya, belirlenecek bitkilerin bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine
katılmaya,
e) Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davramşsal bağımlılık
tedbiri: Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafmdan yerine
getirilmek üzere çocuklann sağlıkları için tehlike oluşturan bağımlılıklarının tedavi ve
rehabilitasyonu için belirlenecek programları tamamlamaya,
hükmedilir.
(3) Bu tedbirlerin yerine getirilmesinde 45 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları
uygulamr.
(4) Bu maddenin uygulanmasma ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler
Bakanlığı tarafından çıkanlacak yönetmelikle belirlenir."
Gerekçe: Maddeyle, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa yeni bir madde
eklenmektedir.
I
Çocuk adalet sisteminin temel amacı, suç işleyen' çocuğun korunması, gelişiminin
desteklenmesi ve yeniden topluma kazandırılmasıdır. Bu doğrultuda çocuklara yönelik
müdahalelerin, çocuğun üstün yararı ilkesi esas alınarak 'eğitici ve rehabilite edici nitelikte
olması önem taşımaktadır.
Maddenin birinci fıkrasıyla, ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar bakımından
uygulanabilecek yönlendirme tedbirleri çocuklara | özgü güvenlik tedbiri olarak
tammlanmaktadır. Böylece çocuğım işlediği fiilin niteliği, kişisel özellikleri, ihtiyaçları ve risk
durumu dikkate alınarak yeniden suç işlemesini önlemeye yönelik bireyselleştirilmiş müdahale
araçları öngörülmektedir.
Maddenin ikinci fıkrasıyla, sosyal ve toplumsal hizmetler, dijital risklerden korunma,
kitap ve kütüphane, çevreye saygı ve çevre temizliği ile bağımlılıkla mücadele alanlarmda
yönlendirme tedbirlerine yer verilmektedir. Bu suretle çocuğun toplumsal sorumluluk
bilincinin geliştirilmesi, güvenli dijital alışkanlıklar kazanması ve bağımlılık risklerinden
korunması amaçlanmaktadır.
Maddenin üçüncü fıkrasıyla yönlendirme tedbirlerinin koordinasyon ve takibinin
sağlanması ve ayrıca bu tedbirlerin yerine getirilmesi sırasında ortaya çıkabilecek direnç veya
zorluklara karşı kolluktan yardım istenmesi sağlanmaktadır.
Maddenin son fıkrasıyla maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslarm Aile ve Sosyal
Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenmesi kabul edilmektedir.
Düzenlemeyle, çocuklara yönelik yeniden topluma kazandırıcı müdahale araçlarımn
güçlendirilmesi ve yeniden suç işleme riskinin azaltılması amaçlanmaktadır.
Madde 11ekliyor5395 sayılı
5395 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
"(4) Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyancı madde bağımlılığı,
davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya
başkaları açısmdan ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen ve herhangi bir suretle Sağlık
Bakanlığına veya üniversitelere bağlı yataklı sağlık kurumlarına gelen veya getirilen çocuk
hakkında, tedaviye ihtiyaç bulunduğunun ilgili uzman tabip tarafmdan tespit edilmesi hâlinde,
acil korunma kararı alınması amacıyla yirmi dört saat içinde rapor düzenlenir. Sağlık kurumu,
uzman hekim raporunun düzenlendiği tarihten itibaren en geç yirmi dört saat içinde çocuk
hâkimine başvurur. Başvurudan itibaren en geç kırk sekiz saat içinde ilgili dal uzman hekiminin
yer aldığı üç uzman hekimden oluşan resmî sağlık kurulu tarafından düzenlenen rapor
mahkemeye sunulur.
(5) Hâkim, başvuru ve sağlık kurulu raporunu değerlendirerek talep hakkında en geç kırk
sekiz saat içinde karar verir. Çocugım sağlılc kuruluşuna gelmesi veya getirilmesinden hâkim
karanmn sağlık kuruluşuna tebliğine kadar geçen sürede, çocuğa gerekli görülen tıbbî müdahale
ve tedavi uygulamr. Bu süreçte ihtiyaç duyulması hâlinde kolluktan yardım istenebilir. Kolluk,
bu kapsamda yapılan talepleri, kanunla kendisine tanınan yetkiler çerçevesinde yerine getirir.
(6) Hâkim, çocuğun üstün yaranm gözeterek çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına
ve gerekli görmesi hâlinde kişisel ilişkinin kurulmasma veya sınırlandırılmasma karar verebilir.
Hâkim, sağlık kurulu raporunu dikkate alarak acil korunma kararının kaldırılmasına, devamına
veya çocuğun durumuna uygun başka bir koruyucu ve destekleyici tedbire karar verir."
Gerekçe: Maddeyle, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 9 uncu maddesinde
düzenleme yapılmaktadır.
Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike
arzeden bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan
yetişkinlerin koruma amacıyla özgürlüklerinin kısıtlanmasına 4721 sayılı Türk Medeni
Kanununun 432 nci maddesinde yer verilmesine karşılık madde metninin uygulanması "her
ergin kişi" ile sınırlandırılmış olması nedeniyle çocuklarm belirtilen durumlarda tedavi ve
rehabilitasyonu sağlanamamaktadır.
Maddede yapılan düzenlemeyle akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde
bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık veya serserilik nedeniyle kendisi veya
başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen çocuklarm, akut hâllerde acil
olarak korunmaya alınabilmesine imkân tanınmaktadır. Bu kapsamda, kişisel korunmanın
başka şekilde sağlanamaması ve tedaviye ihtiyaç bulunması durumlarında, bir uzman hekim ve
resmî sağlık kurulu tarafından düzenlenen rapora dayanılarak çocuk hâkiminin karanyla acil
korunma tedbiri alınması öngörülmektedir. Düzenleme ile, çocuğun üstün yararımn
gecikmeksizin korunması sağlanırken, alınacak tedbirlerin yargısal denetim altında
uygulanması suretiyle temel hak ve özgürlükler bakımından kanuni güvence tesis edilmektedir.
Madde 12ekliyoribare değişikliği5395 sayılı
5395 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Suça
sürüklenen" ibaresi "Adli süreçteki" şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.
"(4) Çocuk hakkında kamu davası açılması halinde durum, gerekli idari tedbirlerin
alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı il veya ilçe
müdürlüklerine bildirilir."
Gerekçe: 5395 sayılı Kanununun 15 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır.
Maddeye eklenen dördüncü fıkrayla, çocuk hakkında kamu davası açılması hâlinde
durumun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığının ilgili il veya ilçe
müdürlüklerine bildirilmesi öngörülmektedir. Böylece çocuğun ihtiyaç duyduğu koruyucu ve
destekleyici tedbirlerin adli süreçle eş zamanlı olarak planlanması ve kurumlar arası iş birliğinin
güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.
Madde 13ekliyor5395 sayılı
5395 sayılı Kanunun 23 üncü maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
"(2) Adli süreçteki çocuklar hakkında yapılan yargılama sonunda hükmün
açıklanmasımn geri bırakılması karan verilmesi halinde bu Kanunun 5/A maddesinde
düzenlenen yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı da denetimli serbestlik
tedbiri olarak uygulamr. Bu fıkra uyarınca hükmedilecek yükümlülükler 5/A maddesinde
belirtilen kurumlar tarafından yerine getirilir.
(3) Adli süreçteki çocuklar hakkında hükmün açıklanmasımn geri bırakılması kararı
verilebilmesi için suçun konusunu oluşturan malın değerinin az olması halinde zararın
giderilmesi şartı aranmayabilir."
Gerekçe: Maddeyle, 5395 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinde düzenleme
yapılmaktadır.
Çocuk adalet sisteminde hükmün açıklanmasımn geri bırakılması kurumu, çocuğun
mahkûmiyet hükmünün sonuçlarıyla karşılaşmaksızm yeniden topluma kazandırılmasına
hizmet eden önemli araçlardan biridir. Bu süreçte çocuğun yeniden suç işlemesinin önlenmesi,
sorumluluk bilincinin geliştirilmesi ve davranış değişikliğinin desteklenmesi amacıyla denetim
sürecinin etkin şekilde değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Maddeye eklenen ikinci fıkrayla, adli süreçteki çocuklar hakkında hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi hâlinde. Kanunun 5/A maddesinde
düzenlenen yönlendirme tedbirlerinin denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanması
öngörülmektedir. Böylece denetim sürecinin çocuğun eğitimine, sosyal gelişimine ve toplumsal
uyumuna katkı sağlayacak şekilde yapılandırılması amaçlanmaktadır.
Maddeye eklenen üçüncü fıkrayla, suçun konusunu oluşturan malın değerinin az olduğu
hâllerde, hükmün açıklanmasımn geri bırakılmasına karar verilebilmesi bakımından zararın
giderilmesi şartımn çocuklar yönünden mahkeme tarafından aranmayabilmesine imkân
tamnmaktadır. Bu suretle, çocuğun ekonomik ve sosyal koşullarından kaynaklanan nedenlerle
bu kurumdan yararlanamamasımn önüne geçilmesi ve hükmün açıklanmasımn geri bırakılması
kurumunun çocuklar bakımından rehabilite edici ve yeniden topluma kazandırıcı işlevinin
güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.
Madde 14değiştiriyor5395 sayılı
5395 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"(3) Onbeş yaşım doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması
zorunludur. Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından onbeş yaşım
doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptınimaması hâlinde, gerekçesi iddianamede
veya kararda gösterilir."
Gerekçe: Maddeyle, 5395 sayılı Kanunim 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasında
değişiklik yapılmaktadır.
Sosyal inceleme raporu, çocuğun suça yönelme nedenlerini anlamaya, kişisel
sorumluluğunu değerlendirmeye, ihtiyaç duyulan koruyucu ve destekleyici tedbirleri
belirlemeye yardımcı olmaktadır. Aym zamanda bu rapor, çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam
ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davramşlarım yönlendirme yeteneğinin
tespitinde mahkeme tarafından göz önünde bulundurulmaktadır.
Düzenlemeyle, çocuğun üstün yaran ilkesi gereğince onbeş yaşım doldurmamış çocuk
hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunlu hale getirilmektedir. Ayrıca, Cumhuriyet
savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından onbeş yaşmı doldurmuş çocuk hakkında sosyal
inceleme yaptınlmaması hâlinde, gerekçesinin iddianamede veya kararda gösterileceğine
yönelik hüküm getirilmektedir.
Böylelikle, çocuklar hakkında sosyal inceleme raporunun bir an önce alınması ile
çocuklar açısından gerekli olan koruyucu ve destekleyici tedbirlerin gecikmeksizin yerine
getirilmesi ve bu çocuklarm daha fazla mağduriyet yaşamasımn önüne geçilmesi
amaçlanmaktadır.
Madde 15ekliyor5395 sayılı
5395 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
"(3) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin ilgili kurum veya kuruluş tarafından yerine
getirilmesi sırasında gerekmesi halinde kolluktan yardım istenebilir."
"(4) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların
koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafmdan; il ve ilçelerde
kurumlarm koordinasyonu ile takip vali ve kaymakam tarafından sağlamr. Bu amaçla il ve
ilçelerde sekretarya hizmetleri aile ve sosyal hizmetler il müdürlükleri tarafmdan yürütülür.
Hâkim veya mahkeme tarafmdan verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararları, yerine
getirilmek üzere ilgili kurum veya kuruluşa gönderilir.
(5) Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine
aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, fiil suç teşkil
etse dahi ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırıhğm ağniığma göre çocuk hâkimi kararıyla üç
günden on güne kadar tazyik hapsi ile cezalandırılır. Bu kararlara karşı 14 üncü madde uyarınca
itiraz yoluna gidilebilir. Tazyik hapsine ilişkin kararlar, kesinleşmesini müteakip Cumhuriyet
başsavcılığı tarafmdan yerine getirilir. Bu kararlar çocuk hâkimi tarafından ilgili kuruma
bildirilir."
Gerekçe: Maddeyle, 5395 sayılı Kanunun 45 inci maddesinde düzenleme
yapılmaktadır.
Maddenin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, koruyucu ve destekleyici tedbirlerin
ilgili kurum veya kuruluş tarafından yerine getirilmesi sırasında ortaya çıkabilecek direnç veya
zorluklara karşı kolluktan yardım istenmesi sağlanmaktadır. Böylelikle tedbirlerin yerine
getirilmesi sırasında kolluğun zor kullanma yetkisinin kullamlarak tedbirlerin etkinliğinin
arttırılması amaçlanmaktadır.
Maddeye eklenen dördüncü fıkrayla, koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarımn etkin
bir biçimde yerine getirilmesi için merkezde, kurumların koordinasyonunun Aile ve Sosyal
Hizmetler Bakanlığınca sağlanması öngörülmektedir. İl ve ilçelerde ise koruyucu ve
destekleyici tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumlar arasında koordinasyon ve takibin vali
ve kaymakam tarafından sağlanacağı hüküm altına alınmaktadır. Böylelikle, idari ve sosyal
hizmet mekanizmaları arasındaki eş güdümün daha da kuvvetlendirilmesi amaçlanmaktadır.
Maddeye eklenen beşinci fıkrayla, çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici
tedbir kararlarına aykırı hareket eden veya bu kararların gereğinin yerine getirilmesini
engelleyen ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kişilere tedbirin niteliğine ve
aykırılığın ağırlığına göre çocuk hâkimi kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsi
verilebilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Bu yaptırım, mahkeme kararlarının etkili bir
şekilde uygulanmasım sağlamayı amaçlamaktadır. Belirtmek gerekir ki, tazyik hapsi yerine
getirilmesi gereken eylemin yapılması durumunda sona ermektedir.
Madde 16değiştiriyoribare değişikliği2828 sayılı5271 sayılı
(1) 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun 3 üncü
maddesinin birinci fıkrasımn (Ç bendinin (17) numaralı alt bendinde yer alan "suça sürüklenen"
ibaresi "adli süreçteki" şeklinde değiştirilmiştir.
(2) 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 üncü maddesinin
birinci fıkrasımn (c) bendinde yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "adli süreçteki" şeklinde
değiştirilmiştir.
(3) 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun;
a) 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "adli
süreçteki",
b) 2 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "adli
süreçteki",
c) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan
"Suça sürüklenen" ibaresi "Adli süreçteki", (c) bendinde yer alan "suça sürüklenen" ibaresi
"adli süreçteki",
ç) 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "hakkında
adli süreç yürütülen",
d) 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Suça sürüklenen" ibaresi "Adli
süreçteki",
e) 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "hakkmda
adli süreç yürütülen",
f) 20 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Suça sürüklenen" ibaresi "Adli
süreçteki",
g) 24 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "adli
süreçteki",
ğ) 26 ncı maddesinin birinci fikrasmda yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "adli
süreçteki",
h) 30 uncu maddesinin birinci fıkrasımn (a) bendinde yer alan "Suça sürüklenen" ibaresi
"Adli süreçteki",(c)bendinde yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "adli süreçteki",
ı) 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "adli
süreçteki",
i) 34 üncü maddesinin birinci fıkrasımn (b) bendinde yer alan "Suça sürüklenen" ibaresi
"Adli süreçteki",
j) 37 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "adli
süreçteki",
k) 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasımn (e) bendinde yer alan "Suça sürüklenmesi"
ibaresi "Hakkında adli süreç yürütülmesi",
şeklinde değiştirilmiştir.
Gerekçe: Maddeyle,mevzuatımızda yer alan "suça sürüklenen çocuk" ibaresinin, ön
yargı oluşturabilecek ve doğrudan suç isnadı içeren bir nitelik taşıması nedeniyle, bu kavram
yerine Anayasa'mn 41 inci maddesinde yer alan çocuğun yüksek yararı ilkesi gözetilerek daha
tarafsız, adil ve adli sürecin mahiyetini yansıtan "adli süreçteki çocuk" ibaresinin kullamiması
amaçlanmaktadır.
Madde 17
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
Madde 18
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkam yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
ÇOCUK KORUMA KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞÎŞÎKLIK
YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ