Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
Yerel yönetimler, hukuk devletinin en önemli yapı taşlarından biridir. Yerel yönetim
sistemlerinin temel amacı, kamu hizmetlerinin vatandaşlara en yakın idari birimler tarafından,
yerel ihtiyaçlar gözetilerek, etkin, verimli ve katılımcı bir anlayışla sunulmasım sağlamaktır.
Bu nedenle yerel yönetim modelleri oluşturulurken yalmzca idari sınırlar değil; coğrafi yapı,
nüfus dağılımı, ekonomik faaliyetler, sosyolojik gerçeklik, kültürel hayat ve üretim biçimleri
de dikkate alınmalıdır.
Türkiye'nin yerel yönetim yapısında son yılların en köklü değişikliği, 12 Kasım 2012
tarihinde kabul edilen 6360 sayılı Kanun ile gerçekleştirilmiştir. Söz konusu Kanunla birlikte
on dört ilde yeni büyükşehir belediyeleri kurulmuş, daha sonra büyükşehir sayısı otuza
yükselmiş, büyükşehir belediyesi bulunan illerde il özel idareleri kaldmlmış, belde belediyeleri
kapatılmış ve yaklaşık 16 bin 220 köyün tüzel kişiliği sona erdirilerek mahalle statüsüne
dönüştürülmüştür.
1••
••
A ••
«»I
••
J ••
Kanunun hazırlanış gerekçesinde hizmetlerin tek merkezden yürütülmesi, kaynakların
daha etkin kullanılması, planlamanın bütüncül hale getirilmesi ve belediye hizmetlerinin kırsala
kadar ulaştırılması hedeflenmiştir. Ancak aradan geçen yaklaşık on dört yıllık uygulama süreci
göstermiştir ki Özellikle il ve ilçe merkezlerine uzak, ekonomik hayatı tamamen tanm ve
hayvancılığa dayanan kırsal yerleşimlerde bu hedeflere büyük ölçüde ulaşılamamıştır.
Köylerin mahalleye dönüştürülmesi yalnızca idari bir isim değişikliği olmamıştır. Bu
değişiklikle birlikte köy tüzel kişilikleri sona ermiş; köy bütçeleri, köy malları, mera ve
yaylaklarm yönetimi, köyün ortak taşınmazları ile yerel karar alma mekanizmaları büyük
ölçüde ortadan kalkmıştır. Köy halkının kendi önceliklerini belirleme ve ortak ihtiyaçlanm
doğrudan karşılama imkânı zayıflamış; kırsal yerleşimler, merkezden yönetilen belediye
sisteminin bir alt birimi hâline gelmiştir.
Oysa köy, yalnızca idari bir yerleşim birimi değildir. Köy; üretimin, dayanışmanın,
imece kültürünün, ortak mülkiyet bilincinin ve yerel demokrasinin yaşadığı en temel idari
yapıdır. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği büyük ölçüde köy teşkilatının güçlü olmasına
bağlıdır. Köy tüzel kişiliğinin kaldırılmasıyla birlikte özellikle ortak mallann korunması,
tarımsal sulama altyapısının geliştirilmesi, mera yönetimi ve kırsal yatırımlar konusunda
önemli sorunlar yaşanmaya başlanmıştır.
Bugün ülkemiz, tarihinin en önemli tarımsal dönüşüm süreçlerinden birini
yaşamaktadır. Bir yandan iklim döngüsü, kuraklık, su stresi ve doğal afetler üretimi olumsuz
TBMM Haikla İlişkiler Binası, C Blok Kat: 3 Oda : C304, Bakanlıklar/ANKARA
Tel: 0312 420 28 16-17
e-posla: serafettin.kilic@tbmm.gov.tr
m
s
Şerafettin KILIÇ
Antalya Millet\>ekili
etkilerken; diğer yandan yüksek girdi maliyetleri, kırsal nüfusun yaşlanması ve plansız
kentleşme tarımsal üretimi zayıflatmaktadır.
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 2025 yılı itibarıyla Türkiye nüfusunun
yaklaşık %93'ü il ve ilçe merkezlerinde, yalnızca %7'si belde ve köylerde yaşamaktadır. Bu
oran, Cumhuriyet tarihinin en düşük kırsal nüfus oranlarından biridir. Köylerden kentlere doğru
devam eden göç, yalnızca demografik bir değişim değil; aym zamanda üretim kapasitesinin
azalması anlamına gelmektedir.
TÜİK verileri incelendiğinde son yirmi yılda işlenen tarım alanlarının yaklaşık 2,5
milyon hektardan fazla azaldığı görülmektedir. Aym dönemde tarım sektöründe çalışan nüfus
oranı sürekli gerilemiş, çiftçilerin yaş ortalaması 59 yaşın üzerine çıkmıştır. Genç nüfus
tarımdan uzaklaşırken kırsal yerleşimler yaşlanan nüfusla baş başa kalmıştır.
Bunun yanında Türkiye, birçok stratejik tarım ürününde net ithalatçı hâline gelmiştir.
2025 yılında tarım ve gıda ithalatı 30 milyar doların üzerine çıkmış, buna karşılık üreticiler
artan mazot, gübre, elektrik, yem ve sulama maliyetleri nedeniyle üretimden çekilmeye
başlamıştır. Tarım sektörünün millî gelir içindeki payı giderek azalırken, gıda enflasyonu
toplumun en önemli ekonomik sorunlarından biri hâline gelmiştir.
Böylesine kritik bir dönemde kırsal yerleşimlerin idari olarak güçlendirilmesi
gerekirken, üretim merkezlerinin mahalle statüsünde tutulması hem tarımsal kalkınma hem de
yerel yönetim ilkeleri bakımından önemli bir çelişki oluşturmaktadır.
Bugün Antalya'nın, Konya'nın, Balıkesir'in, Ordu'nun, Trabzon'un veya
Kahramanmaraş'ın ilçe merkezlerine 30, 40 hatta 60 kilometre uzaklıkta bulunan birçok
yerleşim hukuken mahalle olarak tammlanmaktadır. Ancak bu yerleşimlerin sosyal yapısı,
ekonomik faaliyetleri, üretim biçimi ve günlük yaşamı tamamen köy niteliğini korumaktadır.
Bu yerleşimlerde yaşayan vatandaşların büyük çoğunluğu geçimini tanm, hayvancılık,
ormancılık veya kırsal üretimden sağlamaktadır. Mahalle statüsü ise bu yerleşimlerin
ihtiyaçlarına cevap vermemektedir. Merkeze onlarca kilometre uzaklıktaki kırsal mahalleler
çoğu zaman belediye hizmetlerinden şehir merkezindeki mahallelerle aynı düzeyde
yararlanamamaktadır. Buna karşılık köy tüzel kişiliğinin ortadan kalkması sebebiyle kendi
ortak mallarını yönetememekte, yerel gelir oluşturamamakta ve küçük ölçekli yatırımları kendi
karar organları eliyle gerçekleştirememektedir.
Diğer taraftan büyükşehir belediyeleri de yüzölçümü bakımından Avrupa'nın birçok
ülkesinden daha geniş alanlarda hizmet vermek zorunda kalmaktadır. Örneğin Konya
Büyükşehir Belediyesi yaklaşık 41 bin kilometrekarelik, Antalya Büyükşehir Belediyesi ise
yaklaşık 20 bin kilometrekarelik bir alanda hizmet sunmaktadır. Bu kadar geniş coğrafyalarda
merkeze uzak kırsal yerleşimlerin ihtiyaçlarıma şehir merkezleriyle aym yönetim modeli
içerisinde karşılanması uygulamada ciddi güçlükler doğurmaktadır.
TBMM Halkîa İlişkiler Binası, C Blok Kat: 3 Oda : C304, Bakanlıklar/ANKARA
Tel: 0312 420 28 16-17
e-posta: serafettin.kilic@tbmm.gov.tr
mm
o;
ms
Şerafettin KILIÇ
Antalya Milletvekili
Teklifte esas alman 10 kilometre kriteri, kırsal karakterin korunması ile belediye
hizmetlerinin etkinliği arasında makul bir denge kurmayı amaçlamaktadır. İlçe merkezine yakın
yerleşimlerin mevcut yapısı korunurken, gerçek anlamda kırsal özellik taşıyan ve belediye
merkezleriyle günlük yaşam ilişkisi bulunmayan yerleşimlerin yeniden köy statüsüne
kavuşturulması öngörülmektedir.
Bu düzenleme herhangi bir belediyeyi zayıflatmayı değil; tam tersine belediyelerin
hizmet yükünü rasyonel hâle getirmeyi amaçlamaktadır. Büyükşehir belediyeleri esas görev
alanlanna daha fazla yoğunlaşabilecek, köy tüzel kişilikleri ise kendi ölçeğindeki yerel
hizmetleri daha etkin biçimde yerine getirebilecektir.
Teklif kapsammda yeniden köy statüsü kazanacak yerleşimlerde ortak malların
yönetimi köy halkına geçecek; mera, yaylak, köy konağı, köy odası, sulama tesisleri ve diğer
ortak taşınmazlar yeniden kırsal kalkınmanın hizmetine sunulacaktır. Böylece hem yerel
demokrasi güçlenecek hem de üretim odaklı kırsal yönetim anlayışı yeniden tesis edilecektir.
Bu teklif aym zamanda Anayasa'mn 45 inci maddesinde devlete yüklenen "tarım
arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını önleme ve tarımsal üretimi
artırma" görevine de hizmet etmektedir. Bunun yanında Anayasa'mn 127 nci maddesinde
güvence altına alınan yerinden yönetim ilkesinin güçlendirilmesi bakımından da önemli bir
düzenleme niteliği taşımaktadır.
Küresel gelişmeler göstermektedir ki geleceğin en stratejik alanlarından biri tanmdır.
Pandemi süreci, Rusya-Ukrayna Savaşı, iklim döngüsü ve küresel gıda arzmdaki kırılmalar;
üretim yapabilen ülkelerin gelecekte çok daha güçlü olacağım açıkça ortaya koymuştur.
Türkiye'nin sahip olduğu tarımsal potansiyeli koruyabilmesi için yalmzca destekleme
politikalarım değil, kırsal idari yapısmı da üretimi teşvik edecek şekilde yeniden düzenlemesi
gerekmektedir.
Bu Kanun Teklifi ile büyükşehir belediyesi sisteminden vazgeçilmesi değil;
uygulamada ortaya çıkan sorunların giderilmesi amaçlanmaktadır. Teklif, yalnızca gerçek
anlamda kırsal niteliğini koruyan, ilçe merkezine uzak yerleşimlerin yeniden köy statüsüne
kavuşturulmasım öngörmektedir. Böylece hem yerel yönetim sistemi daha rasyonel hâle
gelecek hem de kırsal kalkmmamn önündeki idari engeller önemli ölçüde .ortadan
kaldırılacaktır.
Güçlü bir tanm sektörü, güçlü köylerle mümkündür. Güçlü köyler ise yalmzca üretimin
değil; kültürel mirasın, dayanışmanın, yerel demokrasinin ve sosyal hayatın da teminatıdır.
Hazırlanan bu Kanun Teklifi ile kırsal yerleşimlerin idari kimliklerinin yeniden
güçlendirilmesi, tanmsal üretimin desteklenmesi, kırsaldan kente göçün azaltılması, yerel
yönetim hizmetlerinin etkinliğinin artırılması ve ülkemizin gıda arz güvenliğine katkı
sağlanması amaçlanmaktadır.
TBMM Halkla İlişkiler Binası, C Blok Kat: 3 Oda : C304, Bakanlıklar/ANKARA
Tel: 0312 420 28 16-17
e-posta: serafettin.kilic@tbmm.gov.tr
mi
m
Şerafettin KILIÇ
Antalya Milletvekili