İçeriğe geç
MECLİSGenel Kurul'un son durumu içinBugün sayfası →
Kanun teklifi · 2/3804 · Komisyonda

Ormanların Korunması Amacıyla 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

Teklif ile, orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanına dönüştürülmesi de mümkün olmayan yerler ile taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan alanların orman sınırları dışına çıkarılabilmesine, ormanların karbon yutak ormanı olarak karbon piyasası üzerinden tahsis edilmesine ve işletilmesine, orman kadastrosu sonucunda Devlet ormanı olduğu belirlenen alanların özel mülkiyete konu edilmesine ve daha önce sonuçlanmış veya iptal edilmiş işlemlere dayanılarak yeniden 2/B uygulaması yapılmasına imkân veren düzenlemelerin yürürlükten kaldırılması ve bu düzenlemeler kapsamında yapılan işlemlerin kurulacak bir Komisyon tarafından yeniden incelenmesi, devam eden işlemlerin durdurulması ve tamamlanan işlemlerin hukuki, bilimsel ve ekolojik açıdan değerlendirilmesi amaçlamaktadır.

TBMM kaydındaki özet.

İlk imza
Sevda Karaca Demir
EMEP · Gaziantep

Komisyon süreci

  1. 11 AĞUSTOS 2026
    Sunuldu
  2. ESAS KOMİSYON
    Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu
    Geliş 1 Ekim 2026 · Komisyonda

Genel gerekçe

Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).

Gerekçeyi oku
Ormanlar yalmzca ağaç topluluklarmdan ibaret değildir. Orman; toprağı, suyu, havayı, iklimi, biyolojik çeşitliliği, yaban hayatım ve insan yaşamını birlikte var eden bir ekosistemdir. Ormanların korunması, halk sağhğımn, gıda güvenliğinin, su varhklanmn, iklim adaletinin ve gelecek kuşaklarm yaşam hakkımn temel koşullanndan biridir. Ormanların iklim krizine karşı en önemli doğal savunma alanlarmdan biri olduğu bilimsel bir gerçektir. Ormanlarm tahribi; su döngüsünün bozulmasına, toprağın çoraklaşmasına, erozyon ve sel riskinin artmasına, tarımsal üretimin zarar görmesine, sıcaklıkların yükselmesine ve biyolojik çeşitliliğin azalmasına neden olmaktadır. Bu sonuçların yükü ise toplumun bütün kesimleri arasında eşit biçimde dağılmamaktadır. Suya, sağlıklı gıdaya, temiz havaya ve güvenli yaşam alanlarına erişim olanakları sımfsal konuma göre farklılaşmakta; ekolojik yıkımm bedelini en ağır biçimde işçiler, emekçiler, yoksullar, küçük üreticiler ve orman köylüleri ödemektedir. Ne var ki Türkiye'de, özellikle AKP iktidan döneminde, orman hukuku ormanları koruyan bir rejim olmaktan giderek uzaklaştırılmış; sermaye birikiminin, eneıji ve maden yatırımlarımn, turizm projelerinin, imar politikalanmn ve merkezi idarenin keyfî kararlanmn hizmetine sokulmuştur. 6831 sayılı Orman Kanunu, ormanları koruyan kamusal bir kanun olmaktan çıkarılarak sermayenin değişen ihtiyaçlarına göre sürekli yeniden şekillendirilen bir "kullanım kanımu"na dönüştürülmüştür. Bu sürecin en kritik dönemeçlerinden biri, 6831 sayılı Orman Kanunu'na 2018 yılmda eklenen Ek 16. maddedir. Bu maddeyle, sımrları Cumhurbaşkanmca belirlenen alanların Orman Genel Müdürlüğünce orman sınırlan dışına çıkanlmasmın önü açılmıştır. "Bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen", "fiilen orman vasfı taşımayan", "taşlık, kayalık, verimsiz" veya "yerleşim yeri oluşturulması uygun" gibi sınırlan belirsiz ifadeler, orman alanlarımn imar, yatırım ve sermaye ihtiyaçları doğrultusunda orman rejimi dışına çıkanlmasmın hukuki dayanağı hâline getirilmiştir. Bu, mevcut iktidarın siyasal karakterinin orman hukukundaki karşılığıdır. İktidar, bir yandan 12 Eylül Anayasası'mn antidemokratik mirasım sürdürmekte; diğer yandan aym Anayasa'mn ormanların korunmasına ilişkin sımrlı güvencelerini dahi sermaye birikiminin önünde engel gördüğünde aşmdırmaktadır. Ormanlann korunmasma ilişkin anayasal hükümler Cumhurbaşkam kararlarıyla etkisizleştirilen, istisnalarla delinen ve etrafmdan dolaşılan kurallara dönüştürülmüştür. Ek 16. maddenin yürürlüğe girdiği 2018 yılından bu yana art arda yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlan, orman sımrlan dışına çıkarma mekanizmasımn istisnai değil, sistematik biçimde işletildiğini göstermektedir. Orman alanlanmn Cumhurbaşkam kararlarıyla orman rejimi dışına çıkarılması, bu alanların daha sonra imar, yatırım, rant ve sermaye kullanımına konu edilmesinin önünü açmaktadır. Böylece halkın ortak varlığı olan ormanlar, siyasi iktidarm şirketlere tahsis edebileceği bir arazi rezervi hâline getirilmektedir. 11 Haziran 2026 tarihinde kabul edilen ve 20 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7584 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullammı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, bu çizginin güncel halkasım oluşturmaktadır. Orman rejimini doğrudan ilgilendiren düzenlemeler, bir torba kanun içinde kamuoyundan ve etkili bir toplumsal tartışmadan kaçırılarak yasalaştınimıştır. "İklim değişikliğiyle mücadele", "mülkiyet sorunlanmn çözümü", "Hazine zaran" ve "kadastro uyuşmazhklarımn giderilmesi" gibi başlıklar altında sunulan hükümlerle orman hukuku yeniden sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirilmiştir. 7584 sayılı KanunTa eklenen Ek 21, Ek 22 ve Ek 23. maddeler ile 2018 yılında getirilen Ek 16, madde, farklı hukuki araçlarla ormanların kamusal ve ekolojik niteliğini aşındırmaktadır. Ek 16, belirli alanların Cumhurbaşkam kararıyla orman rejimi dışına çıkanimasma; Ek 22, Devlet ormam olarak sınırlandırılmış bazı taşınmazlardaki özel tapu kayıtlarımn geçerli kabul edilmesine ve orman şerhlerinin kaldınimasına; Ek 23 ise daha önce sonuçlandırılmış veya hükmen iptal edilmiş bazı alanlarda yeniden 2/B uygulaması yapılmasına imkân tammaktadır. Ek 21 ise ormanlann karbon tutma kapasitesini karbon piyasasında fiyatlandınlabilen ve tahsis edilebilen bir varlığa dönüştürmektedir. Böylece ormanlar bir yandan imar, eneıji, maden, turizm ve gayrimenkul yatırımları için arazi rezervi; diğer yandan karbon piyasaları için gelir sağlayan finansal bir araç olarak ele alınmaktadır. Bu düzenlemelerle orman ekosistemi, birbirinden bağımsız tapu parsellerinin toplamı gibi ele alınmaktadır. Oysa orman ekosistemi yalmzca ağaçlık kısımlardan oluşmaz. Maki, çalılık, açıklık, kayalık ve taşlık alanlar, sulak geçiş bölgeleri, yaban hayatı koridorları, toprak yapısı, su döngüsü ve mikro iklim bir bütün olarak orman ekosisteminin parçasıdır. Bir alanm küçük olması, taşlık veya kayalık nitelik taşıması, üzerinde yapılaşma baskısı bulunması ya da karbon piyasası açısından ekonomik değer ifade etmesi, onun orman rejimi dışına çıkarılmasım haklı kılamaz. Orman rejimi dışına çıkarılan alanlarm yerine başka yerlerde belirli büyüklükte arazilerin orman tesis edilmek üzere tahsis edilmesi de ortaya çıkan ekolojik kaybı gidermez. Bir orman ekosistemi, başka bir yerde ayrılan eş büyüklükteki araziyle ikame edilemez. Toprağın niteliği, su rejimi, yetişmiş ağaç varlığı, habitat ilişkileri, yaban hayatı koridorları ve bölge halkımn ormanla kurduğu tarihsel ilişki başka bir bölgeye taşınamaz. Ormanları yalnızca yüzölçümü üzerinden birbirinin yerine geçirilebilir alanlar gibi gören bu anlayış, doğayı dahi metrekare hesabına indirgeyen sermaye mantığının sonucudur. Ormanların kamu mülkiyetinde bulunması da tek başına yeterli değildir. Kamusal mülkiyet, merkezi idarenin ormanlar üzerinde keyfî biçimde tasarrufta bulunması anlamına gelmez. Ormanlarm yönetimi; orman köylülerinin, orman emekçilerinin, sendikaların, ilgili meslek odalanmn, bilim insanlarımn, ekoloji örgütlerinin ve yerel yönetimlerin karar süreçlerine katıldığı demokratik bir kamusal planlamaya dayanmalıdır. Ormanların korunması için yürütülecek bakım, yangınla mücadele ve ekolojik restorasyon faaliyetleri güvenceli, sendikalı ve doğrudan kamu istihdamıyla gerçekleştirilmelidir. Ormanlar halkın ortak varlığı, tüm canlıların yaşam alam ve gelecek kuşaklara karşı devredilemez bir kamusal sorumluluktur. "Ormanlar halkındır" ilkesi, yalmzca mülkiyeti değil; halkm ormanlann yönetimine, korunmasına ve geleceğine ilişkin kararlara katılma hakkım da ifade etmektedir. Bu nedenle 6831 sayılı Orman Kanunu'nun Ek 16, Ek 21, Ek 22 ve Ek 23. maddeleri yürürlükten kaldmlmalı; bu maddelere dayamlarak tesis edilen bütün işlemler bilimsel, hukuki ve ekolojik incelemeye tabi tutulmalıdır. Orman alanlanmn özel mülkiyet ve sermaye kullammı lehine tasfiyesine son verilmeli, 2/B uygulamalarını genişleten düzenlemeler ortadan kaldırılmalı ve ormanlann karbon piyasalanna tahsis edilmesi yasaklanmalıdır. Orman hukuku sermaye birikiminin ihtiyaçlarına göre değil; ekolojik bütünlük, kamu yararı, yaşam hakkı ve gelecek kuşakların haklan temelinde yeniden kurulmalıdır. Bımun yolu ormanlan Saray rejiminin, şirketlerin ve rant politikalarının tasarruf alam olmaktan çıkarmaktan; kamu mülkiyetini demokratik halk katılımıyla birleştirmekten ve ekolojik yıkımm maliyetini emekçilere değil, bu yıkımdan kazanç sağlayanlara 5niklemekten geçmektedir.

Maddeler

7 madde · gerekçesiyle birlikte
Madde 1yürürlükten kaldırıyor6831 sayılı
31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun Ek 16 ncı maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Gerekçe: 6831 sayılı Orman Kanunu'nun Ek 16 ncı maddesinin yürürlükten kaldırılması amaçlanmaktadır. Ek 16. madde, 2018 yılında 6831 sayılı Kanuna eklenmiş; bilim ve fen bakımmdan orman olarak muhafazasmda hiçbir yarar görülmediği ve tanm alanma dönüştüriilmesinin mümkün olmadığı ileri sürülen yerler ile üzerinde yerleşim yeri bulunan ya da yerleşim yeri oluşturulması uygun görülen taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımadığı belirtilen alanların orman sınırları dışma çıkarılmasına imkân tammıştır. Madde uyarınca sımrları Cumhurbaşkanınca belirlenen bu alanlar, Cumhurbaşkamnca belirlenecek usul ve esaslara göre Orman Genel Müdürlüğünce orman sınırları dışma çıkarılarak Hazine adına tescil edilmektedir. Söz konusu ölçütler, orman ekosisteminin bütünlüğünü ve alanların ekolojik işlevlerini değerlendiren açık, nesnel ve denetlenebilir ölçütler değildir. "Taşlık", "kayalık", "verimsiz", "fiilen orman vasfı taşımayan" veya "yerleşim yeri oluşturulması uygun" gibi geniş yoruma elverişli ifadeler; makiliklerin, orman içi açıklıklann, yaban hayatı geçiş alanlanmn, su havzalannın ve toprak koruma işlevi gören alanların ekosistem içindeki yerini göz ardı etmektedir. Bu yaklaşım, orman ekosistemini ağaç örtüsüne ve arazi verimliliğine indirgeyerek orman alanlannm yerleşim, imar, yatınm ve sermaye kullanımı amacıyla orman rejimi dışına çıkarılmasının önünü açmaktadır. Ek 16. madde kapsamında yapılacak işlemlerde, daha önce kadastrosu yapılmış yerlerin ikinci kez kadastroya tabi tutulmasım engelleyen hükmün uygulanmaması; ilan süresinin bir haftaya, itiraz süresinin ise bir aya indirilmesi öngörülmüştür. Bu düzenlemeler, orman sımrlarmm değiştirilmesine ilişkin işlemlerde hukuki güvenliği, kamusal denetimi ve ilgililerin etkili biçimde itiraz edebilme imkânım zayıflatmaktadır. Orman sımrlarımn belirlenmesi, merkezi yürütmenin takdirine bırakılabilecek sıradan bir arazi veya kadastro işlemi değil; ekolojik bütünlüğü, halkın ortak varlıklarını ve gelecek kuşakların yaşam hakkım ilgilendiren kamusal bir koruma yükümlülüğüdür. Orman sınırları dışına çıkarılan alanm iki katından az olmamak üzere başka bir taşmmazm orman tesis edilmesi amacıyla Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilmesi de meydana gelen ekolojik kaybı ortadan kaldırmamaktadır. Yetişmiş bir orman ekosistemi; toprağı, su rejimi, biyolojik çeşitliliği, yaban hayatı koridorları, mikro iklimi ve bölge halkıyla kurduğu tarihsel ilişkilerle birlikte var olmaktadır. Bu nedenle belirli bir yerde ortadan kaldırılan orman ekosisteminin başka bir yerde ayrılan araziyle yüzölçümü üzerinden ikame edilmesi mümkün değildir. Anayasa'mn 169'uncu maddesi Devlete ormanların korunması ve sahalarınm genişletilmesi yükümlülüğünü vermekte; ormanlara zarar verebilecek faaliyet ve eylemlere izin verilmemesini öngörmektedir. Ek 16. madde ise ormanların korunmasım esas alan anayasal yaklaşımın tersine, sınırları merkezi yürütme tarafından belirlenen alanların geniş ve belirsiz ölçütlerle orman rejimi dışına çıkarılmasına imkân tanımaktadır. Maddeyle, yeni orman alanlannm Cumhurbaşkam kararlarıyla orman rejimi dışına çıkarılmasına dayanak oluşturan bu mekanizmama ortadan kaldınlması; ormanlann korunmasında ekolojik bütünlük, kamu yararı, hukuki güvenlik ve bilimsel değerlendirme ilkelerinin esas alınması amaçlanmaktadır. Ek 16. maddeye dayamlarak daha önce tesis edilen işlemlerin hukuki ve ekolojik sonuçları ile bu alanların yeniden orman rejimine alınmasına ilişkin usul ve esaslar, teklifm geçici maddesinde aynca düzenlenmektedir.
Madde 2yürürlükten kaldırıyor6831 sayılı
6831 sayılı Kanunun ek 21 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Gerekçe: Maddeyle, 6831 sayılı Orman Kanununun ek 21 inci maddesinin jâirürlükten kaldırılması amaçlanmaktadır. Ek 21. maddeyle, "karbon yutak ormanları" adı altında Orman Genel Müdürlüğüne orman kurma ve bedel karşılığında kurdurmanın yam sıra, kurulmuş ormanları tesis maliyetinden az olmamak ve "karbon piyasası rayiç bedeli" tahsil edilmek kaydıyla tahsis etme, yönetme ve işletme yetkileri verilmiştir. Böylece ormanların sera gazı tutum kapasitesi, piyasa değeri üzerinden fîyatlandınlabilen ve gerçek veya tüzel kişilere tahsis edilebilen bir iktisadi varlık olarak ele alınmıştır. Ormanların korunması ve yeni orman alanlanmn oluşturulması kamusal bir yükümlülüktür. Bu yükümlülük karbon kredisi, karbon sertifikası, karbon denkleştirme veya karbon piyasası rayiç bedeli üzerinden yürütülemez. Ormanlar yalmzca belirli miktarda sera gazı tutan teknik alanlar değil; canlı yaşamını, su varlıklarını, toprağı, biyolojik çeşitliliği, yaban hayatım ve iklim dengesini birlikte var eden ekosistemlerdir. Ormanların ölçülebilir karbon tutma kapasitesi üzerinden değerlendirilmesi, ekosistemin diğer bütün işlevlerini ikincilleştirmektedir. İklim kriziyle gerçek bir mücadele, başta fosil yakıt kullanıım olmak üzere sera gazı emisyonlarımn kaynağında, mutlak ve sürekli biçimde azaltılmasım gerektirmektedir. Karbon denkleştirme mekanizmaları ise şirketlerin kendi faaliyetlerinden kaynaklanan emisyonlan azaltmak yerine başka alanlarda gerçekleştirildiği ileri sürülen karbon tutumımu satın alarak yükümlülüklerini yerine getirmiş sayılmalanna hizmet edebilmektedir. Bu yaklaşım, kirletici faaliyetlerin sürdürülmesini meşrulaştırma ve iklim krizinin yapısal nedenlerini görünmez kılma riski taşımaktadır. Maddeyle, ormanlann karbon piyasası rayiç bedeli üzerinden tahsis edilmesine, yönetilmesine ve işletilmesine özel olarak dayanak oluşturan Ek 21 inci madde yürürlükten kaldırılmaktadır. Bu maddeye dayamlarak daha önce başlatılan veya tamamlanan tahsis, sözleşme, kredilendirme, sertifikalandırma ve benzeri işlemler ise teklifin geçici maddesi kapsamında incelemeye tabi tutulmaktadır.
Madde 3yürürlükten kaldırıyor6831 sayılı
6831 sayılı Kanunun ek 22 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Gerekçe: Maddeyle, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun Ek 22 nci maddesinin yürürlükten kaldırılması amaçlanmaktadır. Ek 22 nci maddeyle, orman kadastro sımrları içinde kalan bazı özel mülkiyet iddialarmm ve tapu kayıtlarımn korunmasma veya iadesine imkân tanıyan bir yaklaşım benimsenmiştir. Bu düzenleme. Devlet ormam olduğu tespit edilen alanlarm korunması yerine, bu alanlardaki fiili kullamm ve özel mülkiyet ilişkilerinin meşrulaştırılması sonucunu doğurmaktadır. Orman kadastrosu sonucunda bir alamn Devlet ormam olduğu belirlenmişse, yapılması gereken bu alanı orman rejimine almak ve korumaktır. Hazine'nin tazminat yükü, fiili kullamm ilişkileri veya geçmiş tapu kayıtlan, ormanlann korunması yükümlülüğünün önüne geçirilemez. Bu düzenlemede yer alan 3 hektar ölçütü de orman ekosistemini dar, parçacı ve mülkiyet merkezli bir anlayışa indirgemektedir. Oysa orman ekosistemi yalnızca belirli büyüklükteki ağaçlık alanlardan ibaret değildir. Maki, çalılık, açıklık, kayalık, taşlık alanlar, yaban hayatı geçişleri, su döngüsü, toprak yapısı ve mikro iklim de orman ekosisteminin ayrılmaz parçalandır. Bu nedenle Ek 22 nci madde, ormanlann korunması ilkesini zayıflattığı, orman kadastrosunu özel mülkiyet lehine aşındırdığı ve orman ekosistemini tapu-parsel mantığına indirgediği için yürürlükten kaldırılmaktadır.
Madde 4yürürlükten kaldırıyor6831 sayılı
6831 sayılı Kanunun ek 23 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Gerekçe: Maddeyle, 6831 sayılı Orman Kanununun Ek 23 üncü maddesinin yürürlükten kaldırılması amaçlanmaktadır. Ek 23 üncü madde,2/B şartlanm taşıdığı ileri sürülen ancak uygulamaları daha önce mahkeme kararıyla iptal edilen bazı yerler ile orman kadastro tutanaklarmda 2/B uygulamalarımn tamamlandığı veya başka uygulama alam kalmadığı belirtilen bazı alanlarda yeniden 2/B uygulaması yapılmasma imkân tammaktadır. Aynca bu işlemlerin ikinci kadastro sayılmayacağı hükme bağlanmaktadır. 2/B rejimi, tarihsel olarak orman alanlarının daraltılması, fiili kullanımlann meşrulaştıniması ve ormanlarm özel mülkiyet ilişkilerine açılması bakımından en tartışmalı uygulamalardan biridir. Daha önce iptal edilmiş veya hukuken sorunlu hale gelmiş uygulamaların yeniden işletilmesi, orman hukukunda geriye dönüş ve tasfiye mekanizması yaratmaktadır. Bu nedenle Ek 23 üncü madde yürürlükten kaldırılmakta; orman sınırlan dışına çıkarma pratiklerinin 2/B rejimi üzerinden yeniden genişletilmesinin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Madde 5ekliyor6831 sayılı
6831 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir: "GEÇİCİ MADDE 15(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce mülga ek 16 ncı, ek 21 inci, ek 22 nci ve ek 23 üncü maddelere dayamlarak başlatılmış ancak henüz tamamlanmamış idari işlemler durdurulur. Bu maddelere dayamlarak daha önce tamamlanan işlemler incelemeye alınır. İnceleme sonuçlamncaya kadar bu işlemlere ilişkin yeni karar, onay, izin, ruhsat, tescil veya tahsis işlemi tesis edilemez. Söz konusu alanlara ilişkin yeni hukuki veya fiilî tasarrufta bulunulamaz. (2) İnceleme; Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ve ilgili diğer kamu idareleri ile üniversitelerin ilgili böliimlerinin, meslek odalarının, baroların, ormancılık işkolımda örgütlü sendikaların, orman köylülerinin örgüt ve kooperatiflerinin, ekoloji örgütlerinin, ilgili yerel yönetimlerin ve doğrudan etkilenen köy ve mahallelerin seçilmiş temsilcilerinden oluşan Bilimsel ve Hukuki İnceleme Komisyonu tarafından yürütülür. Kamu idarelerinin temsilcileri toplam üye sayısmm üçte birini geçemez. Komisyon, başkanım kamu idaresi temsilcileri dışındaki üyeler arasından seçer. (3) Komisyon; işlemleri hukuka uygunluk, kamu yararı, ekolojik bütünlük ve gelecek kuşaklann yaşam hakkı temelinde inceler. İşlemlerin kapsamı, işlemden yararlanan gerçek ve tüzel kişiler, alanların yüzölçümleri, kullamm amaçlan, tahsis ve tapu bilgileri ile Komisyonun gerekçeli kararlan kamuoyuna açıklamr. Komisyon tarafmdan hukuka aykırı olduğu veya orman ekosisteminin bütünlüğü ve kamu yararıyla bağdaşmadığı belirlenen işlemlerin geri alınması ya da kaldıniması için ilgili idarelerce gerekli işlemler başlatılır ve gerekli hâllerde dava açıln. Tapuda Hazine adma kayıtlı olup orman ekosisteminin parçası olduğu belirlenen alanlar yeniden onnan rejimine alımr.
Gerekçe: Maddeyle, 6831 sayılı Orman Kanımıma geçici 15 inci maddenin eklenmesi öngörülmektedir. Ek 16, ek 21, ek 22 ve ek 23 üncü maddelerin yürürlükten kaldınhnası, bu maddelere dayamlarak daha önce tamamlanımş işlemlerin hukuki sonuçlarım kendiliğinden ortadan kaldırmamaktadır. Bu nedenle devam eden işlemler ile tamamlanmış işlemler arasmda ayrım yapılması; devam eden işlemlerin durdurulması, tamamlanmış işlemlerin ise bilimsel, hukuki ve ekolojik incelemeye tabi tutulması gerekmektedir. İncelemenin yalmzca işlemleri tesis eden merkezi idare birimleri tarafından yürütülmesi, etkili ve bağımsız bir denetim sağlamayacaktır. Bu nedenle bilimsel ve hukuki inceleme komisyonuna ilgili kamu idarelerinin yam sıra üniversitelerin ilgili bölümlerinin, meslek odalarımn, barolarm, ormancılık işkolunda örgütlü sendikalarm, orman köylülerinin örgütlerinin, ekoloji örgütlerinin, ilgili yerel yönetimlerin ve doğrudan etkilenen köy ve mahallelerin seçilmiş temsilcilerinin katılması öngörülmektedir. Komisyonun incelemesinde parsel bazlı ve birbirinden kopuk değerlendirmeler yerine havza ve ekosistem bütünlüğü esas alınacaktır. İşlemlerin kümülatif etkileri; biyolojik çeşitlilik, su varlıklan, toprak yapısı, yaban hayatı koridorları, iklim krizi, kamu yararı ve gelecek kuşaklarm yaşam hakkı bakımından değerlendirilecektir. İnceleme devam ederken geri dönülmez yeni hukuki ve fiili durumlann yaratılmasım önlemek amacıyla taşınmazların üçüncü kişilere devri, bunlar üzerinde yeni ayni veya şahsi hak kurulması, yeni imar plam ve ruhsat düzenlenmesi, ağaç kesimi, hafriyat, yapılaşma, madencilik, enerji, turizm, sanayi ve konut yatırımları ile karbon piyasasına ilişkin yeni işlemler yasaklanmaktadır. İşlemlerin hukuka uygunluk, kamu yararı, ekolojik bütünlük ve gelecek kuşaklann yaşam hakkı temelinde değerlendirilmesi; yararlanıcılann ve işlem bilgilerinin kamuoyuna açıklanması; hukuka ve orman ekosisteminin bütünlüğüne aykırı işlemler hakkında gerekli idari ve adli süreçlerin başlatılması amaçlanmaktadır.
Madde 6
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
Madde 7
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkam yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir. ORMANLARIN KORUNMASI AMACIYLA 6831 SAYILI ORMAN KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

Maddeler TBMM'deki teklif metninden otomatik ayrıştırılmıştır; asıl metin için teklif PDF'i ↗

İmza sahipleri

2 milletvekili · parti, imza günündeki partisidir

Kaynak: TBMM'nin kamuya açık kayıtları. Maddeler ve gerekçeler teklif metninden otomatik ayrıştırılır; asıl metin TBMM'deki PDF'tir. Hata bildir