Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
Türkiye Cumhuriyeti, işgal altındaki bir vatanın yokluk, imkansızlık ve kuşatma altında ayağa
kalkarak bağımsızlığını kazanmasımn eseridir. Bu büyük mücadelenin her karış toprağında ayrı
bir fedakarlık, her şehrinde ayn bir kahramanlık hikayesi vardır.
Bazı şehirler vardır ki tarihimizin belirli bir anmda yalmzca yaşananlara tamklık etmemiş,
tarihin bizzat yönünü değiştirmiştir. Sivas, işte o şehirlerimizden biridir.
Milli Mücadele'nin en karanlık günlerinde Sivas; coğrafî konumu, güvenliği ve stratejik niteliği
nedeniyle Mustafa Kemal Paşa ve mücadele arkadaşları tarafından Anadolu'nun en güvenli
merkezlerinden biri olarak değerlendirilmiş, 1919 yılında bağımsızlık mücadelesinin siyasi,
askeri ve idari bakımdan en önemli karargâhlarından biri haline gelmiştir. Mustafa Kemal
Paşa'mn Erzurum Kongresi sonrasında 2 Eylül 1919'da Sivas'a gelişiyle başlayan süreçte şehir,
18 Aralık 1919'a kadar 108 gün boyunca Milli Mücadele'nin yönetim merkezi olmuştur. Bu
108 gün, yalnızca Sivas'ın değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş tarihinin en kritik
dönemlerinden biridir.
4 Eylül 1919'da başlayan Sivas Kongresi, Milli Mücadele'nin yerel direnişlerden çıkarak bütün
vatam kapsayan ulusal bir iradeye dönüştüğü tarihi bir dönüm noktasıdır. Sivas Kongresi'nde
Anadolu ve Rumeli'deki milli cemiyetler tek bir çatı altında, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i
Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirilmiş; Erzurum Kongresi'nde doğu illerini temsil eden
Heyet-i Temsiliye'nin yetki ve sorumluluğu bütün vatanı temsil edecek şekilde genişletilmiştir.
Böylece Milli Mücadele'nin siyasi ve teşkilatlı yapısı Sivas'ta ülke çapında bütünlük
kazanmıştır.
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ''Burada bir milletin kurtuluşunu hazırlayan
kararlar verildi" sözüyle önemini vurguladığı, ulusal kurtuluş mücadelesine ışık tutan
kararların alındığı, "manda ve himaye" fikrinin tamamen reddedildiği Sivas Konresi'nde
ortaya konulan irade, yalmzca dönemin şartlama verilmiş bir cevap değildir. Vatamn
bütünlüğü, milletin bağımsızlığı, milli iradenin hâkimiyeti ve dış mandanın reddi yönündeki
kararlar, daha sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasına ve Türkiye Cumhuriyeti'nin
kuruluşuna uzanan siyasal sürecin temel taşlarım oluşturmuştur.
Nitekim Atatürk'tin daha sonraki değerlendimelerinde de Cumhuriyet'in temellerinin Sivas'ta
atıldığı vurgulanmıştır. Sivas Kongresi, bu yönüyle yalmzca Kurtuluş SavaşTnm değil, Türkiye
Cumhuriyeti'nin kuruluş iradesinin de temel duraklarından biridir.
Sivas halkının rolü ise kongreye ev sahipliği yapmakla sımrlı değildir, işgal tehdidinin bütün
Anadolu'yu sardığı, Milli Mücadele karşıtı girişimlerin bulunduğu ve kongrenin toplanmasının
engellenmek istendiği bir dönemde Sivaslılar; Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlanna sahip
çıkmış, kongrenin güvenliği için gerekli tedbirleri almış ve Milli Mücadele kadrolarına 108 gün
boyunca güvenli bir çalışma ortamı sağlamıştır. Sivaslılar, kongre binasının eşyalarını
evlerinden getirmiş, ikramlarda bulunmuş, evlerinde misafir etmiş ve onlann can güvenlikleri
için her türlü fedakarlığı yapmışlardır. Yani Sivas, Milli Mücadele'nin aklının, iradesinin ve
teşkilatının şekillendiği merkezdir.
İstiklal Madalyası'mn tarihsel anlamı da yalmzca cephede silah kullanmakla sınırlı değildir. 29
Kasım 1920 tarihli ve 66 sayılı İstiklal Madalyası Kanunu, cephede savaşanların yam sıra Milli
Mücadele'nin başarısı için cephe gerisinde fedakarlık ve hizmet gösterenleri de madalya
kapsamına almıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin tarihsel uygulamaları da bu anlayışın
şehirler bakımından hayata geçirildiğini göstermektedir. Milli Mücadele'de gösterdiği
kahramanlık ve fedakarlıkların amsma İnebolu, Kahramanmaraş, Gaziantep İstiklal Madalyası
ile taltif edilmiştir. Sivas'a da İstiklal Madalyası verilmesi, hukuk sistemimizde daha Önce hiç
uygulanmamış yeni bir yöntem değil; Meclisimiz'in tarihsel iradesiyle daha önce şehirler
bakımından da uygulanmış bir taltifin, Sivas bakımından gecikmiş biçimde hayata geçirilmesi
olacaktır.
Sivas'ın talebi herhangi bir siyasi partiye, döneme veya kişiye ait değildir. Daha önce Sivas
Kent Konseyi'nin de bu yöndeki talebi içeren dilekçe TBMM'ye sunulmuş, ancak o günden
günümüze bir gelişme yaşanmamıştu. Sivas'ın istediği bir ayrıcalık değil, tarihin teslim ettiği
bir hakkın kanunla tescilidir. Bu talep, TBMM'nin kuruluşundan önce Milli Mücadele'nin
siyasi iradesini temsil eden Sivas'ın manevi şahsında, bağımsızlık mücadelesine ve
Cumhuriyetimizin kuruluşuna duyulan vefanm ve aynı zamanda yalnızca Sivaslıların değil,
Milli Mücadele'nin bütün kahramanlarmm ortak hatırasına sunulmuş bir vefa nişanesi
olacaktır.
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, bağımsızlığımızın hangi bedeller ve hangi tarihi irade ile
kazanıldığım gelecek kuşaklara aktarmak; Cumhuriyet'in kuruluşuna giden yolu görünür
kılmak ve Sivas'ın bu süreçte üstlendiği eşsiz rolü devletimizin en yüksek tarihi taltiflerinden
biriyle tescil etmek amacıyla Sivas'a İstiklal Madalyası verilmesi gerekli görülmektedir. Bu
kanun teklifi, Sivas'ın hak ettiği İstiklal Madalyası ile onurlandırılmasım amaçlamaktadır.