Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
Kalıcı yaz saati uygulaması ve yol açtığı sorunlarla ilgili bugüne dek sayısız çağrılaryapıldı ancak ne yazık
ki hem ülke ekonomisi, hem enerji verimliliği, hem öğrencilerden çalışanlara herkesin yaşadığı
mağduriyet dikkate alınmadı. Oysa Danıştay, yaz saati uygulamasını kalıcı hale getiren Bakanlar Kurulu
kararının yürütmesini bir velinin itirazı üzerine durdurmuştu. Kararda, 697 sayılı Günün Yirmi Dört Saate
Taksimine Dair Kanun'da hükümete bir saatlik değişiklik yetkisi verildiği, buna rağmen Bakanlar
Kurulu'nun yasaya aykırı şekilde değişikliği kalıcı hale getirdiği belirtildi. Yasaya göre Bakanlar Kurulu'na
sınırlı yetki verildiği anlatılarak, 'Yasanın yetkinin süreklilik arz edecek şekilde kullanılması konusunda
Bakanlar Kurulu'na yetki vermediği tartışmasızdır' denildi. Bakanlar Kurulu kararının yetki kullanımını
aştığı, yaz saati uygulamasını kalıcı hale getirdiği, bu haliyle 697 sayılı kanunu değiştirdiği anlatıldı. Bu
nedenle oyçokluğuyla yürütmenin durdurulmasına karar verildi. Danıştay kararından sonra yaz saati
uygulamasında ısrar eden bakanlık TBMM'de 28 Kasım 2017 tarihinde kanunlaşan 7061 nolu torba yasa
içinde kanunlaştırarak değişikliği kalıcı hale tekrar getirdi. Bu uygulama için Bakanlık elektrikte
tasarrufu ve bu yönde İstanbul Teknik Üniversitesi'nin (İTÜ) raporunu esas aldığını savundu. Ancak
başta Elektrik Mühendisleri Odası'nın (EMO) ısrarına rağmen, öğrenci velileri, akademik ve mesleki
odaların talebine rağmen İTÜ raporu açıklanmadı. Buna karşın EMO'nun aylık elektrik tüketim artışları
üzerinden yaptığı çalışma yaz saati uygulamasının kalıcılaştırılmasının enerji tüketiminde tasarruf
sağlamadığını göstermiştir. Aksine elektrik üretim şirketlerinin ve dağıtım şirketlerinin daha fazla kar
ettiklerini ortaya koymuştur. Öğrenci ve velilerin uygulamadan olumlu etkilendikleri hiçbir veri yoktur.
Bu karar ve kanunlaşan düzenleme ile ülkemizin birçok şehrinde özellikle okul öncesi, İlk ve ortaokul
düzeyindeki öğrenciler olmak üzere, erken saatte mesaiye başlayan kamu kurum ve kuruluşları ile özel
işletme çalışanlarının yanı sıra aileler olumsuz etkilenmiştir. Uygulama her ne kadar enerji tasarrufu
gözetilerek alınsa da, henüz gece karanlığında kalkmak ve yollara düşmek zorunda kalan
öğrencilerimizin can güvenliği, sağlık ve bedensel gelişimleri ile eğitim öğretim başarıları açısından
olumsuzluklara neden olduğu ilgili uzmanlar tarafından da kamuoyu ile paylaşıldı. Uygulamada gece
yarısı sabaha karşı meydana gelen öğrenci servis kazaları ile muhtelif olumsuzlukların yaşanması
sonucu sorun ve sıkıntıları ötelemek için, illerde eğitim öğretim saat düzenlemelerini valilere bırakan
kararda durumun vahametini başka bir pencereden yansıtmaktadır. Tüm bu olumsuzlukların çözümü
için tekrar yaz ve kış saati uygulanmasının hayata geçirilmesi gerektiği ortadadır.
y