Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
Okulların açılması ile artan yoksulluk ve ekonomik krizin bozduğu dengelerin damga vurduğu
belirli eğitim kalemleri gündeme gelmiştir. Parasız eğitim hakkı anayasal güvence altında
olduğu halde, velilere yüklenen gider kalemleri, eğitim hakkını ulaşılabilir olmaktan
çıkarmıştır.
Bilindiği üzere Anayasanın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin bir "Sosyal Devlet" olduğu
açıkça vurgulanmış; 42. maddesinde ise "Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun
bırakılamaz" ve "İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet
okullannda parasızdır" hükümleriyle eğitimde fırsat eşitliği güvence altına alınmıştır.
Ancak günümüz sosyo-ekonomik koşullarında, eğitim-öğretimin tamamen "parasız" olduğunu
söylemek güçleşmiştir. Özellikle büyükşehirler başta olmak üzere ülke genelinde okul servis
ücretleri, akaryakıt maliyetleri ve toplu taşıma giderleri, velilerin omuzlarında taşınması
imkansız birer mali yük haline gelmiştir. Bu durum, dar ve orta gelirli ailelerin çocuklarının
eğitime erişim hakkını kısıtlamakta ve anayasal bir ilke olan eğitimde fırsat eşitliğini
zedelemektedir.
Mevcut durumda uygulanan "Taşımalı Eğitim Sistemi" yalnızca belirli kırsal bölgeleri
kapsamakta, şehir merkezlerinde yaşayan milyonlarca öğrenciyi ve aileyi bu haktan mahrum
bırakmaktadır. Oysa ki devlet okuluna giden her bir çocuğun okula güvenli, sağlıklı ve mali bir
kaygı gütmeden ulaşabilmesi, çağdaş sosyal devletlerin asli sorumluluklarmdandır. Nitekim
gelişmiş dünya örnekleri incelendiğinde, öğrencilerin okula erişim hakkının kamusal bir hak
olarak kabul edildiği açıkça görülmektedir. Örneğin; Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'da
devlet okullarında eğitim gören tüm öğrencilerin ev ve okul arasındaki ulaşımı, okul bölgeleri
tarafından finanse edilen san okul otobüsleri (School Bus) vasıtasıyla tamamen ücretsiz olarak
karşılanmaktadır. Benzer şekilde pek çok Avrupa Birliği ülkesinde, ev ile okul arasındaki
mesafe kriterine göre veya dar gelirli aileler gözetilerek okul servisleri ya tamamen ücretsiz ya
da sembolik ücretlerle devlet eliyle işletilmektedir. Dahası; Berlin, Lüksemburg, Lizbon gibi
gelişmiş Avrupa şehirlerinde tüm çocukların ve gençlerin şehir içi toplu taşıma araçlarından
tamamen ücretsiz yararlanması sağlanarak eğitime erişimin önündeki tüm coğrafi ve mali
engeller kaldırılmıştır.
Dünya genelindeki bu çağdaş ve sosyal uygulamalara karşın, Türkiye'de çocuklarımızın
sabahın erken saatlerinde, kış şartlarında veya güvensiz sokaklarda yürümek zorunda kalması
ya da ailelerin bütçelerini zorlayarak fahiş servis ücretleri ödemeye mahkûm edilmesi kabul
edilemez bir gerçeklik olarak önümüzde durmaktadır.
Bu kanun teklifi ile devlet okullarında öğrenim gören tüm çocukların ev ve okul arasındaki
ulaşımlarının tamamen ücretsiz karşılanması amaçlanmaktadır. Böylelikle, ailelerin ekonomik
yükünün hafifletilmesi, trafik yoğunluğunun azaltılması ve en önemlisi çocukların okula erişim
güvenliğinin en üst düzeye çıkarılması önerilmektedir.