Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).
Gerekçeyi oku
Motosikletli kuryelik, son yıllarda e-ticaretin, yemek ve market siparişlerinin ve dijital teslimat platformlarının yaygınlaşmasıyla birlikte yüz binlerce kişinin geçimini sağladığı bir çalışma alanı haline gelmiştir. Moto kuryeler; restoranlar, marketler, kurye işletmeleri ve dijital platformlar gibi farklı organizasyonlar içinde ve farklı hukuki statülerle çalışmaktadır. Özellikle "esnaf kurye" olarak adlandırılan modelde kurye, kendi adına ve hesabına çalışan kişi olarak gösterilmekte; buna karşılık yaptığı iş çoğu zaman başka bir işletme veya platform tarafından organize edilmektedir.
Motosikletli kuryeler işlerini yoğun kent trafiği içerisinde, uzun ve düzensiz çalışma süreleriyle, olumsuz hava koşullarında ve teslimat süresi baskısı altında yürütmektedir. Bu çalışma biçimi; trafik kazalarının yanı sıra kas-iskelet rahatsızlıkları, kronik yorgunluk, fiziksel ve psikolojik yıpranma gibi çok sayıda işçi sağlığı ve iş güvenliği riskini beraberinde getirmektedir.
Kurye Hakları Derneğinin raporlarına göre 2022'de en az 58, 2023'te en az 68, 2024'te en az 63, 2025'te ise en az 44 moto kurye hayatını kaybetmiştir. Derneğin 2026 yılı saha verilerine göre ise yılın ilk altı ayında en az 22 moto kurye daha çalışırken hayatını kaybetmiştir. Bu veriler yalnızca basına yansıyan ve sendikalar ile meslek örgütleri tarafından kaydedilen vakaları kapsamaktadır. Kayıt dışı ölümler ve yalnızca trafik kazası olarak kaydedilen olaylar da dikkate alındığında, gerçek can kaybının çok daha yüksek olduğu açıktır.
Bu tabloya rağmen moto kurye faaliyetleri "tehlikeli" işler sınıfında yer almaktadır. Oysa yoğun trafik içerisinde sürekli hareket halinde çalışma, uzun ve düzensiz çalışma saatleri, olumsuz hava koşulları, hız ve teslimat baskısı ile yüksek ölüm ve yaralanma riski birlikte değerlendirildiğinde mevcut sınıflandırma yetersiz kalmaktadır. Moto kuryeliğin fiili çalışma koşulları ve taşıdığı riskler, bu faaliyetin "çok tehlikeli işler" sınıfında değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır.
Bununla birlikte, moto kurye kazalarının çoğunlukla yalnızca "trafik kazası" olarak görülmesi, kazanın çalışma ilişkisiyle bağlantısını ve bundan doğan sosyal güvenlik haklarını görünmez hale getirebilmektedir. Oysa 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, sigortalının işveren tarafından yürütülen iş nedeniyle veya kendi adına ve hesabına çalışması halinde yürütmekte olduğu iş nedeniyle uğradığı kazayı iş kazası kapsamında değerlendirmektedir. Dolayısıyla moto kuryelerin teslimat faaliyeti sırasında geçirdikleri kazaların iş kazası niteliği mevcut hukukta bütünüyle karşılıksız değildir. Esas sorun, özellikle kendi adına ve hesabına çalışan olarak gösterilen moto kuryeler bakımından bu hukuki niteliğin sosyal güvenlik haklarına fiilen dönüşememesidir.
"Esnaf kurye" modeli altında iş kazası ve meslek hastalığı riskinin maliyeti kuryenin üzerine bırakılmaktadır. Teslimat işini veren, dağıtımı organize eden, teslimat bedelini belirleyen ve bu faaliyetten ekonomik fayda sağlayan işletme veya platform ise kurye hizmet akdi kapsamında sigortalı olarak bildirilmediği sürece iş kazası ve meslek hastalığı sigortası bakımından sorumluluk üstlenmemektedir.
Oysa çalışma biçimine verilen isim, iş kazası ve meslek hastalığı gibi temel sosyal güvenlik haklarına erişimin önünde engel oluşturmamalıdır. Teslimat faaliyetini organize eden ve bu faaliyetten ekonomik fayda sağlayan işletme veya platformun, yürütülen işten kaynaklanan riskin sosyal güvenlik maliyetine de katılması gerekmektedir.
Bu Teklif ile; motosikletli kuryelerin çalışma sırasında, özellikle sipariş ve teslimat faaliyeti esnasında meydana gelen trafik kazalarının iş kazası niteliğinin fiilen karşılık bulması, bu kazalar nedeniyle doğan sosyal güvenlik haklarının çalışma statüsüne bağlı olarak etkisiz hale gelmemesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, bir işletme veya dijital platform tarafından
organize edilen motosikletli kurye faaliyetlerinde çalışanların, çalışma statülerine
bakılmaksızın iş kazası ve meslek hastalığı sigortası kapsamında güvence altına alınması, bu
sigorta kollarına ilişkin primlerin kurye faaliyetini organize eden işletme veya platform
tarafından karşılanması ve motosikletli kurye faaliyetlerinin "çok tehlikeli işler" sınıfında
değerlendirilmesi öngörülmektedir. Böylelikle moto kuryelerin çalışma sırasında karşılaştıkları
trafik ve iş güvenliği risklerinin bireysel sorumluluğa indirgenmesinin ve bu risklerden doğan
sosyal güvenlik haklarının çalışma biçimi nedeniyle ortadan kalkmasının önüne geçilmesi
hedeflenmektedir.