İçeriğe geç
MECLİSGenel Kurul'un son durumu içinBugün sayfası →
Kanun teklifi · 2/3705 · Kanunlaştı

Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

Bu teklif kanunlaştı: 7588 sayılı Kanun (2 Temmuz 2026 kabul, 11 Temmuz 2026 Resmî Gazete).

Teklif ile; denizaltı gemilerinde yurtiçi limanlarda gemide konaklama imkânı sağlanamayan personele konaklama gideri ödenebilmesi, Askeralma Kanunu kapsamında askerlik hizmetini yapanlar hariç olmak üzere, Silahlı Kuvvetlerden her ne sebeple olursa olsun ayrılan subayların Kanunda yer alan istisnalar dışında muvazzaf olarak tekrar Silahlı Kuvvetler hizmetine alınamaması, Milli Savunma Bakanlığı ve bağlılarının bünyesinde yer alan eğitim ve öğretim kurumlarında ihtiyaç duyulan konu ve alanlarda görevlendirilen kişilere 2029-2030 eğitim ve öğretim dönemi sonuna kadar geçerli olmak kaydıyla ek ders ücreti verilmesi, ordu evleri, askerî gazinolar, kışla gazinoları, vardiya yatakhaneleri, gazi uyum evleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezlerinin askeri mahal kapsamına dâhil edilmesi, Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı ülke ve kuruluşlara yapılacak savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardım faaliyetleri kapsamında ilgili bakanlıkların bütçesine konulan ödeneğin ilgili bakanın T.C. Merkez Bankasında açılan hesapların yönetilmesi hususunda yetkili kılınması, Milli Savunma Bakanlığı ile Jandarma, Sahil Güvenlik, Emniyet teşkilatlarında görevli personel ve bunların adayları ile Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı personeli ve askeri öğrenciler ile Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ve Polis Akademisi öğrencileri ve bunların adayları hakkında terör iltisakı bulunması nedeniyle uygulanan ilişik kesme işlemleri veya 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35 inci maddesi uyarınca tesis edilen idari işleme karşı açılan idari davalar ile güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması işlemlerinin idarece olumsuz değerlendirilmesi işlemine yönelik açılan idari davalarda göreve iade sonucu doğuran mahkeme kararlarının kesinleşmesini müteakip işlem yapılması amaçlanmaktadır.

TBMM kaydındaki özet.

İlk imza
Yusuf Ahlatcı
AK Parti · Çorum

Komisyon süreci

  1. 5 HAZİRAN 2026
    Sunuldu
  2. ESAS KOMİSYON
    Milli Savunma Komisyonu
    Geliş 5 Haziran 2026 · Raporunu Verdi · 11 Haziran 2026
  3. TALİ KOMİSYON
    İçişleri Komisyonu
    Geliş 5 Haziran 2026 · Raporunu Vermedi
  4. TALİ KOMİSYON
    Plan ve Bütçe Komisyonu
    Geliş 5 Haziran 2026 · Raporunu Vermedi
  5. 2 TEMMUZ 2026
    Kanunlaştı
    7588 sayılı

Genel Kurul'daki açık oylama

2 Temmuz 2026
217 – 50
217 kabul50 ret325 katılmadı8 boş sandalye
Kim ne oyladı? →

Genel gerekçe

Teklifi verenlerin neden gerekli gördüğünü anlattığı bölüm (teklif metninden).

Gerekçeyi oku
Milli Savunma Bakanlığının tüm birlik ve kurumlan ülkemizin savunma ve güvenliği ile hudut güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye; Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından uluslararası barış ve istikrarın desteklenmesine, geniş kapsamlı tatbikatların icrasından yerli ve millî savunma sanayimizin geliştirilmesi ile dost ve müttefik ülkelerin desteklenmesine kadar kendisine tevdi edilen birçok vazifeyi eş zamanlı olarak, büyük bir azim ve kararlılıkla icra etmektedir. Bu bağlamda Türk Silâhlı Kuvvetlerinin bölgemiz ve dünyadaki etkin, caydırıcı ve saygın kimliğinin korunması ile Silâhlı Kuvvetlerin kendisine tevdi edilen görevleri eksiksiz bir şekilde yerine getirmeye devam edebilmesi amacıyla ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin ivedilikle yürürlüğe konulması kritik önem arz etmektedir. Teklif ile; Sözleşmeli erbaş ve erlerin kamuda istihdamının artırılması maksadıyla düzenleme yapılması, 7179 sayılı Kanunun 42 nci maddesi kapsamında başta şehit yakınları olmak üzere askerlik hizmetinden muaf tutulanların uzman erbaşlık için başvuru yapabilmelerine olanak sağlanması, daimi konuşlu bulundukları limanlar dışında yurtiçi limanlarda konuşlanan denizaltı gemilerinde konaklama imkanı sağlanamayan hallerde personele konaklama gideri ödenebilmesi, Millî Savunma Bakanlığı bünyesindeki eğitim ve öğretim kurumlarında ders vereceklere ek ders ücreti verilmesi uygulamasının 2029-2030 eğitim Öğretim dönemi sonuna kadar uzatılması, vardiya yatakhaneleri, gazi uyum evleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezlerinin askeri mahal kapsamına dâhil edilmesi. Silahlı Kuvvetlerden her ne sebeple olursa olsun ayrılan astsubaylarda olduğu gibi subayların yeniden muvazzaf olarak tekrar Türk Silahlı Kuvvetleri hizmetine alınamayacaklarına ilişkin düzenleme yapılması, Millî Savunma Bakanlığı ile Jandarma, Sahil Güvenlik, Emniyet teşkilatlarında görevli personel ve bunların adayları ile Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı personeli ve askeri öğrenciler ile Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ve Polis Akademisi öğrencileri ve bunların adayları hakkında terör iltisakı bulunması nedeniyle uygulanan ilişik kesme işlemleri veya 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35 inci maddesi uyarınca tesis edilen idari işleme karşı açılan idari davalar ile güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması işlemlerinin idarece olumsuz değerlendirilmesi işlemine yönelik açılan idari davalarda göreve iade sonucu doğuran mahkeme kararlarının kesinleşmesini müteakip işlem yapılması, Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı ülke ve kuruluşlara yapılacak savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardım faaliyetleri kapsamında ilgili bakanlıkların bütçesine konulan ödeneğin etkinliğinin artırılması maksadıyla ilgili bakanın T.C. Merkez Bankasında açılan hesapların yönetilmesi hususunda yetkili kılınması amaçlanmaktadır. Ayrıca; tabip subaylar ile diş hekimi subayların ilişiklerinin kesilmesi halinde bunlara uygulanacak yaptırımlara ilişkin 1219 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin, 9/10/1956 tarihinden önceki kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan işlemlere dair 221 sayılı Kanun maddelerinin, 3269 sayılı Kanunun sicile ilişkin usul ve esasları yönetmeliğe bırakan maddesinin, 6191 sayılı Kanunun statü geçişine ilişkin yapılacak sınavların usul ve esaslarını yönetmeliğe bırakan maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi sebebiyle oluşan yasal boşluğun giderilmesine yönelik ilgili kararlar göz önünde bulundurularak yeniden düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.

Maddeler

17 madde · gerekçesiyle birlikte
Madde 1
11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 28 inci maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir. "Millî Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına tıp fakültelerinde okutularak subaylığa nasbedilen tabiplerden, yükümlülük süresini tamamlamadan mahkeme veya disiplin kurulu kararına dayanılarak ilişiği kesilenler ile tabi olduğu mevzuat uyarınca istifa edenler, Millî Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına öğrenim gördüğü sürenin, yükümlülük süresine oranının; kalan yükümlülük süresi ile çarpımı sonucunda elde edilen süre boyunca hekimlik mesleğini icra edemezler. Sürelere yönelik olarak yapılacak tüm hesaplamalar gün hesabı üzerinden yapılır."
Gerekçe: 1219 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, Millî Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına tabip subay nasbedilmek üzere okutulan askeri öğrencilerin mahkeme veya disiplin kurulu kararına dayanılarak ilişiklerinin kesilmesi halinde kalan yükümlülük süreleri boyunca mesleklerini icra edemeyecekleri hükmü yer almaktaydı. Anılan hüküm Anayasa Mahkemesinin 27/12/2023 tarihli ve E:2018/95 K:2023/221 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararında; iptal edilen düzenlemenin Anayasanın 13 üncü maddesinde güvence altına alınan ölçülülük ilkesinin alt ilkeleri açısından elverişli ve gerekli olmadığının söylenemeyeceği belirtilmiştir. Ancak mecburi hizmet yükümlülüğünün yerine getirilmesini sağlamak amacıyla tazminat sorumluluğuna ek olarak kişinin uzun süreler kamuda ya da Özel sektörde hekimlik mesleğini icra etme imkânını ortadan kaldıran kuralın kamu düzeninin sağlanması amacı bakımından orantılı olmadığı belirtilmiştir. Millî Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına ayrılan özel kontenjanlarda okutulan askeri öğrenciler, diğer tıp fakültesi öğrencilerinden ayrı bir kontenjan dâhilinde yerleştirilmekte ve bu kapsamda orta ve uzun vadeli personel planlamaları yapılmaktadır. Bahse konu personel bu kontenjanlarda özel olarak Millî Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına tüm ihtiyaçları karşılanarak eğitim görmekte ve müteakiben tabip subay nasbedilerek göreve başlamaktadır. Tıp fakültesinde okutulan askeri öğrencilerin Türk Silâhlı Kuvvetlerinden ayrılmamaları amacıyla caydırıcı düzenlemeler getirilmiş olup, bunların tabip subay olduktan sonra da ayrılmalarını zorlaştıracak bir kanuni düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kapsamda; sağlık personeli bakımından insan gücü planlaması ve sürekliliğinin sağlanabilmesi ile Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda "kamu düzeninin sağlanması amacı bakımından orantılılık" ilkesi gözetilerek Millî Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına okutulan tabip subayların mahkeme veya disiplin kurulu kararına dayanılarak ilişiklerinin kesilmesi veya istifa etmeleri halinde, kalan yükümlülük sürelerinin tamamında değil, öğrenim süresinin yükümlülük süresine oranının; kalan yükümlülük süresi ile çarpımı sonucunda elde edilen süre boyunca mesleklerini icra edememeleri maksadıyla düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.
Madde 21219 sayılı
1219 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir. "Millî Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına diş hekimliği fakültelerinde okutularak subaylığa nasbedilen diş hekimlerinden, yükümlülük süresini tamamlamadan mahkeme veya disiplin kurulu kararına dayanılarak ilişiği kesilenler ile tabi olduğu mevzuat uyarınca istifa edenler. Millî Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına öğrenim gördüğü sürenin, yükümlülük süresine oranının; kalan yükümlülük süresi ile çarpımı sonucunda elde edilen süre boyunca diş hekimliği mesleğini icra edemezler. Sürelere yönelik olarak yapılacak tüm hesaplamalar gün hesabı üzerinden yapılır."
Gerekçe: 1219 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, Millî Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına diş hekimi subay nasbedilmek üzere okutulan askeri öğrencilerin mahkeme veya disiplin kurulu kararına dayanılarak ilişiklerinin kesilmesi halinde kalan yükümlülük süreleri boyunca mesleklerini icra edemeyecekleri hükmü yer almaktaydı. Anılan hüküm Anayasa Mahkemesinin 27/12/2023 tarihli ve E;2018/95 K:2023/221 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararında; iptal edilen düzenlemenin Anayasanın 13 üncü maddesinde güvence altına alınan ölçülülük ilkesinin alt ilkeleri açısından elverişli ve gerekli olmadığının söylenemeyeceği belirtilmiştir. Ancak mecburi hizmet jdikümlülüğünün yerine getirilmesini sağlamak amacıyla tazminat sorumluluğuna ek olarak kişinin uzun süreler kamuda ya da özel sektörde hekimlik mesleğini icra etme imkânım ortadan kaldıran kuralın kamu düzeninin sağlanması amacı bakımından orantılı olmadığı belirtilmiştir. Millî Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına ayrılan özel kontenjanlarda okutulan askeri öğrenciler, diğer diş hekimliği fakültesi öğrencilerinden ayrı bir kontenjan dâhilinde yerleştirilmekte ve bu kapsamda orta ve uzun vadeli personel planlamaları yapılmaktadır. Bahse konu personel bu kontenjanlarda özel olarak Millî Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına tüm ihtiyaçları karşılanarak eğitim görmekte ve müteakiben diş hekimi subay nasbedilerek göreve başlamaktadır. Diş hekimliği fakültesinde okutulan askeri öğrencilerin Türk Silâhlı Kuvvetlerinden ayrılmamaları amacıyla caydırıcı düzenlemeler getirilmiş olup, bunların tabip subay olduktan sonra da ayrılmalarını zorlaştıracak bir kanuni düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kapsamda; sağlık personeli bakımından insan gücü planlaması ve sürekliliğinin sağlanabilmesi ile Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda "kamu düzeninin sağlanması amacı bakımından orantılıhk" ilkesi gözetilerek Millî Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına okutulan tabip subayların mahkeme veya disiplin kurulu kararına dayanılarak ilişiklerinin kesilmesi veya istifa etmeleri halinde, kalan yükümlülük sürelerinin tamamında değil, öğrenim süresinin yükümlülük süresine oranının; kalan yükümlülük süresi ile çarpımı sonucunda elde edilen süre boyunca mesleklerini icra edememeleri maksadıyla düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.
Madde 3değiştiriyor6245 sayılı
10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının beşinci cümlesi aşağıdaki şeklide değiştirilmiştir. "Bu madde kapsamında gündelik ödenenlerden denizaltı gemilerinde yurtiçi limanlarda gemide konaklama imkânı sağlanamayan personel dışındakilere 33 üncü madde uyarınca ayrıca konaklama gideri ödenmez."
Gerekçe: Denizaltı gemileri tasarım olarak yatak kapasiteleri ile tüm personelin konaklama ihtiyacını aynı anda karşılayamamaktadır. İcra edilen cephe/seyir görevleri sırasında denizaltı gemisinde görevli personelin bir kısmı vardiyasını (nöbet) bitirdiğinde vardiya alan silah arkadaşının yatağında (sıcak yatak) istirahate çekildiğinden seyir sürecinde yatacak yer sorunu yaşanmamaktadır. Denizaltı gemileri vazifelerinin icrası için ekseriyetle seyir halinde bulunmakla birlikte, ancak istisnai durumlarda daimi konuşlu bulundukları limanlar dışında liman yapmak durumunda kalmaktadır. Daimi konuşlu bulundukları limanlar dışında liman yapmak durumunda kalındığında personele denizaltı dışında istirahat etme imkânının sağlanması; denizaltı gemisinin fiziki şartları gereği kapalı ve dar alanda uzun süre yaşamanın etkisiyle oluşabilecek etkilerin bertaraf edilmesi için zorunluluk arz etmektedir. Yapılan düzenleme ile; daimi konuşlu bulundukları limanlar dışında, yurtiçi limanlarda görevlendirilen ve denizaltı gemisinde yatacak yer imkânı sağlanamayan personele konaklama gideri ödenebilmesi ve zor şartlar altında çalışan personelin göreve/harbe hazır bulundurulması amaçlanmaktadır.
Madde 4değiştiriyor211 sayılı
4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 100 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "Ordu evleri, askerî gazinolar, kışla gazinoları, vardiya yatakhaneleri, gazi uyum evleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezleri askerî bina olup askerî mahal vasıf ve mahiyetini haizdir."
Gerekçe: 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 98 inci maddesinde orduevleri, askerî gazinolar, kışla gazinoları ve vardiya yatakhaneleri, 99 uncu maddesinde özel, yerel ve kış eğitim merkezleri ve 102 nci maddesinde gazi uyum evlerinin kurulabileceği hüküm altına alınmıştır. 100 üncü maddede ise askerî mahal vasıf ve mahiyetini haiz olan tesisler olarak orduevleri, askerî gazinolar ile kışla gazinoları sayılmıştır. Ancak aynı başlık altında düzenlenen anılan maddelerde yer alan vardiya yatakhaneleri, gazi uyum evleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezleri askerî mahal olarak sayılmamıştır. Bahse konu tesislerin askerî mahal olarak sayılmaması uygulamada bu tesislerin diğer tesislerden farklı hukuki statüde olduğu yönünde ve idari işlemlerin yürütülmesinde tereddütlere sebebiyet vermektedir. Vardiya yatakhaneleri, gazi uyum evleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezlerinin de, askerî mahal vasfını haiz olan orduevleri, askerî gazinolar ve kışla gazinolarında yapılabilecek düzenlemeler ile aynı kapsamda değerlendirilebilmesi, diğer tesislerden farklı olduğu algısının ve bu merkezlerin 100 üncü maddede yer almamasının getirebileceği olası idari ve hukuki problemlerin ortadan kaldırılması maksadıyla düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.
Madde 5ekliyor926 sayılı7179 sayılı
27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 50 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. "25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Askeralma Kanunu kapsamında askerlik hizmetini yapanlar hariç olmak üzere, Silahlı Kuvvetlerden her ne sebeple olursa olsun ayrılan subaylar Kanunda yer alan istisnalar dışında muvazzaf olarak tekrar Silahlı Kuvvetler hizmetine alınamazlar."
Gerekçe: 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 107 nci maddesinde yer alan hüküm gereğince, Silahlı Kuvvetlerden her ne sebeple olursa olsun ayrılan astsubayların muvazzaf olarak tekrar Türk Silahlı Kuvvetleri hizmetine alınamayacaklarına ilişkin açık hüküm bulunmakta ancak subaylara ilişkin hüküm bulunmamaktadır. Bu kapsamda subaylara ilişkin uyum düzenlemesi yapılması amacıyla 926 sayılı Kanunun "Çeşitli Nedenlerle Silahlı Kuvvetlerden Ayrılacak Subaylar Hakkında Yapılacak İşlem" başlıklı 50 nci maddesine, subayların her ne sebeple olursa olsun ayrılmaları halinde muvazzaf olarak tekrar Silahlı Kuvvetler hizmetine alınamayacağına ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
Madde 6değiştiriyoribare değişikliği926 sayılı
926 sayılı Kanunun geçici 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "2024-2025" ibaresi "2029-2030" şeklinde değiştirilmiştir.
Gerekçe: 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun geçici 43 üncü maddesi gereği Millî Savunma Bakanlığı ve bağlılarının bünyesinde yer alan eğitim ve öğretim kurumlarında idarece belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda ve nitelikleri idare tarafından belirlenen konu ve alanlarda gerekli şartları haiz kişilerin ilgili mevzuatında yer alan şartlar dâhilinde 2024-2025 eğitim ve öğretim dönemi sonuna kadar geçerli olmak kaydıyla ders vermeleri karşılığında ek ders ücreti verilmektedir. Bahse konu eğitim ve öğretim kurumlarında Silâhlı Kuvvetlerde farklı statülerde görev yapmak üzere hazır hale getirilen öğrencilere temel ve akademik eğitimler verilmekte olup hâlihazırda görev yapmakta olan personele ise meslek safahatlarının farklı dönemlerinde birtakım eğitimler verilerek mesleki gelişim aşamalarının tamamlanabilmesi sağlanmaktadır. Söz konusu eğitimler hâlihazırda Silâhlı Kuvvetlerin öz kaynaklarından karşılanabildiği gibi ihtiyaç duyulması halinde ilgili mevzuatından da anlaşılacağı üzere daha önce görev yapmış ve emekliye ayrılmış personeli vasıtasıyla ya da gerekli nitelikleri haiz kimseler eliyle de yerine getirilebilmektedir. Bu vesileyle Silâhlı Kuvvetlerde görev yapan veya yapacak olan kişilerin gerekli eğitimleri arzu edilen seviyede almaları sağlanarak bu sayede personelden azami seviyede fayda edinilmesi sağlanmaktadır. Belirtilen gerekçeler ve açıklamalar doğrultusunda Milli Savunma Bakanlığı ve bağlılarının bünyesinde yer alan eğitim ve öğretim kurumlarında ihtiyaç duyulan konu ve alanlarda belirtilen şartlar dâhilinde görevlendirilen kişilere 2029-2030 eğitim ve öğretim dönemi sonuna kadar geçerli olmak kaydıyla ek ders ücreti verilmesi sağlanarak eğitim ve öğretim faaliyetlerinde müteakip dönemde meydana gelebilecek aksaklıkların bertaraf edilmesi amaçlanmaktadır.
Madde 7ekliyor2577 sayılı375 sayılı
6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. "Milli Savunma Bakanlığı merkez, taşra, yurt dışı teşkilatı ile bağlı, ilgili, ilişkili ve bünyesindeki kuruluşlarda görevli personel ve bunların adayları ile Milli Savunma Üniversitesinde eğitim gören askeri öğrenci ve bunların adayları hakkında; Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet teşkilatlarında görevli personel ve bunların adayları ile Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi, Polis Akademisi ve bunlara bağlı eğitim ve öğretim kurumlarındaki öğrenciler ile bunların adayları hakkında; Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı personeli hakkında; terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak, bu örgütlerle iltisaklı olmak gerekçeleriyle kamu görevine alınmayan veya kamu görevinden veya meslekten ayrılan/çıkarılan yahut sözleşmesi feshedilenlerle ilgili idari davalar ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35 inci maddesi uyarınca tesis edilen idari işlemlere yönelik açılan idari davalar ile ilgili mevzuat uyarınca gerçekleştirilen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması işlemlerinin idarece olumsuz değerlendirilmesi sonucu söz konusu idari işleme yönelik açılan davalarda verilen ve göreve iade sonucunu doğuran mahkeme kararları uyarınca tesis edilecek işlemler, nihai kararların kesinleşmesinden sonra yerine getirilir."
Gerekçe: Anayasa'nın 5'inci maddesi, devletin temel amaç ve görevleri arasında kişilerin ve toplumun huzurunu, güvenliğini ve kamu düzenini sağlamayı saymaktadır. Bunun yanında Anayasa'nın başlangıç hükümleri ile 6'ncı, 14'üncü ve 129'uncu maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; devletin anayasal düzeni koruma ve kamu hizmetlerinin güvenilir şekilde yürütülmesini sağlama yükümlülüğü bulunmaktadır. Terör suçları, niteliği itibarıyla yalnızca bireysel suçlar olmayıp devletin varlığına, anayasal düzene ve toplum güvenliğine yönelen ağır tehditlerdir. Bu nedenle askerî, kolluk ve istihbarat birimlerinde kritik görev icra eden kamu çalışanlarından ve bunların adaylarından terör suçlarıyla bağlantılı olarak kamu görevinden çıkarılan kişilerin, yargısal süreç tamamlanmadan yeniden kamu görevine döndürülmesi, kamu hizmetlerinin güvenilirliği ve kamu güvenliği bakımından telafisi güç sonuçlar doğurabilme potansiyeline sahiptir. Özellikle 15 Temmuz 2016'daFETÖ tarafından gerçekleştirilen hain darbe girişiminin yaşanmış olması, kritik görevler icra eden kamu görevlilerinin terör ile iltisaklı olma durumuna karşı tedbirlerin en üst düzeyde alınması gerekliliğini ortaya koymuştur. Bu kapsamda özellikle hain terör örgütü FETÖ başta olmak üzere tüm terör örgütleriyle mücadele aktif bir şekilde devam etmektedir. Gelinen aşamada yeni deliller ve tespitler ışığında idari işlemler tesis edilmekte ve yargılama süreçleri devam etmektedir. Buna ilaveten, Anayasa'nın 17'nci maddesi ile güvence altına alınan yaşam hakkı, devlete bireylerin yaşamına müdahale etmeme yükümlülüğü yanında, aynı zamanda yaşamı korumaya yönelik pozitif yükümlülükler de yüklemektedir. Bu kapsamda devlet, vatandaşların can güvenliğini tehdit edebilecek riskleri önlemek ve kamu otoritesinin güvenli şekilde işlemesini sağlamakla yükümlüdür. Millî Savunma Bakanlığı, Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün görev ve sorumlulukları kapsamında silah kullanma, terörle mücadele, istihbari bilgi toplama, gizli bilgilere erişim, toplumsal olayları bastırma ve benzeri hususlarda bu kurumlarda görev yapan personele en üst düzeyde güven duyulması gerekliliği, kamu güvenliğinin ve yaşam hakkının temin edilmesi konusunda pozitif yükümlülüğün bir tezahürüdür. Anayasanın 129'uncu maddesi gereğince Devletine, Milletine ve Anayasaya sadakatle bağlı olma yükümlülüğü altında bulunan kamu görevlileri ve bunların adaylari açısından terör örgütlerine ilişkin olarak yapılan inceleme ve değerlendirmeler hassasiyetle takip edilmesi gereken önemli konulardır. îlk derece mahkemesi kararlarının kanun yolu denetimine tabi olduğu ve üst derece mahkemelerince kaldırılabilme ihtimali bulunduğu dikkate alındığında, terör suçları nedeniyle kamu görevinden çıkarılan ve kritik görevler yerine getiren bu kişilerin kararlar kesinleşmeden yeniden kamu görevine başlatılması, devletin yaşam hakkını koruma yönündeki pozitif yükümlülüğüyle bağdaşmayabilecek riskler ortaya çıkarabilmektedir. Önerilen düzenleme, mahkeme kararlarının etkisiz bırakılması sonucunu doğurmamaktadır. Düzenleme istisnai olarak yalnızca Millî Savunma Bakanlığı merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatı ile bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarında. Genelkurmay Başkanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Millî Savunma Üniversitesi ve Harita Genel Müdürlüğünde görevli personel ve bunların adayları ile Milli Savunma Üniversitesinde eğitim gören askeri öğrenci ve bunların adayları hakkında (Milli Savunma Bakanlığı nam ve hesabına eğitim gören öğrenciler dâhil); Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet teşkilatlarında görevli personel ve bunların adayları ile Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi, Polis Akademisi ve bunlara bağlı eğitim ve öğretim kurumlarındaki öğrenciler ile bunların adayları hakkında (Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet teşkilatı nam ve hesabına eğitim gören öğrenciler dâhil); Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı personeli hakkında; terör iltisakı bulunması nedeniyle kamu görevine alınmama, kamu görevinden veya meslekten ayırma/çıkarma yahut sözleşme feshi işlemlerine yönelik açılan idari davalar, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35 inci maddesi uyarınca tesis edilen idari işleme yönelik açılan idari davalar ve güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması işlemlerinin idarece olumsuz değerlendirilmesi işlemine yönelik açılan idari davalarda verilen göreve iade sonucu doğuran mahkeme kararlarının kesinleşmesini müteakip (kararların ilgili yararına kesinleşmesi halinde bu süreçteki ücretlerini yasal faiziyle almak suretiyle) işlem yapılmasını, böylece kaldı^lan^ozulan kararların olumsuz sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, nihai karara istinaden işlem yapılarak, terör suçları gibi kamu güvenliğiyle doğrudan bağlantılı alanlarda, askeri, kolluk ve istihbarat görevlerine iade kararlarının hukuki güvenlik, idari istikrar ve kamu yararı ilkelerinin gereği olarak kesinleşmesinin beklenmesini amaçlamaktadır.
Madde 8ekliyor2942 sayılı6830 sayılı
4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. "GEÇİÇİ MADDE 20- Mülga 6830 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 8/10/1956 tarihine kadar, kamulaştırma işlemlerine dayanmaksızın kamulaştırma kanunlarının amacına uygun olarak fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olan taşınmazlar, ilgili kamu kurum ve kuruluşları adına tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılır. Taşınmazda kamu hizmetinin nitelik ve amacına uygun şekilde tesis veya yapının inşa edilmiş olması, bu Kanunun uygulanması bakımından fiilen tahsis kabul edilir. Birinci fıkrada yazılı taşınmazlardan tapuda kayıtlı olanların kayıt sahipleri veya mirasçıları; tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların zilyetleri ya da mirasçıları tahsis tarihi itibarıyla zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşmiş ve fiili tahsis tarihinden itibaren on yıl geçmemiş olması koşuluyla, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen 221 sayılı Kanunun belirlediği süre içinde sadece taşınmazın fiili tahsis tarihindeki rayiç bedelini isteyebilir. Bu madde kapsamındaki taşınmazlar hakkında 12/1/1963 tarihine kadar açılmış ve kanun yolu incelemesinde olanlar dâhil görülmekte olan bedel davalarında bu madde hükümleri uygulanır. Birinci fıkraya göre kamulaştırılmış sayılan taşınmazlar hakkında 12/1/1963 tarihinden sonra bu taşınmazlara bağlı olarak bedel dâhil ileri sürülen talepler kabul edilmez. Bu hüküm, 12/1/1963 tarihinden sonra açılmış ve kanun yolu incelemesinde olanlar dâhil görülmekte olan davalar hakkında da uygulanır. Bu madde kapsamında açılan ve görülmekte olan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretleri maktu olarak belirlenir. Birinci fıkra uyarınca kamulaştırılmış sayılan taşınmazlar, tapuda kayıtlı ise ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının talebi üzerine açılacak dava ile ilgili idare adına tescil edilir. Tapu kaydı olmayan taşınmazlar, tahsisin mahiyeti bakımından tescile tabi ise ilgili idare adına kayıt tesis olunur. Bu işlemler harca tabi değildir."
Gerekçe: Maddeyle, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa geçici bir madde eklenmektedir. 5/1/1961 tarihli ve 221 sayılı Amme Hükmi Şahısları veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkında Kanun, Anayasa Mahkemesinin, 21/4/2022 tarihli ve E: 2021/19; K: 2022/46 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve iptal kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Söz konusu iptal karan, 4/8/2022 tarihli ve 31913 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. İptal edilen 221 sayılı Kanun, Mülga 31/8/1956 tarihli ve 6830 sayılı İstimlak Kanununun yürürlüğe girdiği 1956 tarihinden önce fiilen kamu hizmetlerine tahsis edilmiş olmakla birlikte usulünce kamulaştırıldığı ortaya konulamayan taşınmazların tabi olacağı usul ve esasları düzenlemektedir. 221 sayılı Kanun 12/1/1961 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu Kanuna göre, mülga 6830 sayılı İstimlak Kanununun yürürlüğe girdiği tarihe kadar kamulaştırma işlemine dayanmaksızın kamulaştırma kanunlarının göz önünde tuttuğu maksatlara fiilen tahsis edilmiş olan gayrimenkullerin ilgili amme hükmi şahsı veya müessesesi adına tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılacağı düzenlenmiştir. Aynı Kanun bu kapsamdaki gayrimenkullerden tapuya kayıtlı olanların kayıt sahiplerinin ya da mirasçılarının ancak fiili tahsis tarihindeki rayiç üzerinden gayrimenkulün bedelini isteyebileceği ve bu bedelin dava hakkının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl sonra düşeceğini hüküm altına almıştır. Ayrıca Kanunun yürürlüğe girmesinden önce açılmış ve kesin karara bağlanmamış davalar hakkında da bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu Kanun bir tasfiye kanunu olup, mülga 6830 sayılı İstimlak Kanununun yürürlüğe girmesinden önce fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş taşınmazları konu edinmektedir. Anayasanın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrası Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceği hükmünü amirdir. Bu hükmün gereği olarak, iptalden sonra da 221 sayılı Kanunun öngördüğü süre içinde açılan ve halen derdest bulunan davalar hakkında 221 sayılı Kanunun uygulanması gerekecektir. Diğer bir anlatımla, 221 sayılı Kanunun yürürlüğünden itibaren iki yıl geçtikten sonra, 1956 yılından Önce fiilen kamu hizmetine tahsis edilen ve kanun gereği kamulaştırılmış sayılan taşınmazlar bakımından. Anayasa Mahkemesinin söz konusu iptal kararı geriye yürümeyeceğinden yeni bir dava hakkı doğurmayacaktır. Belirtmek gerekir ki. Anayasanın amir hükmüne rağmen iptal kararını geriye yürütecek şekilde uygulama yapıldığı takdirde bu yerlerin kamulaştırmasız el atılan yerler gibi değerlendirilmesi söz konusu olabilecektir. Madde kapsamında açılan ve görülmekte olan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretlerinin maktu olarak belirleneceği hüküm altına alınmaktadır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan tereddütleri gidermek ve bu konuda bir kanun boşluğuna meydan vermemek için geçici madde düzenlemesi yapılmaktadır.
Madde 9değiştiriyoribare değişikliği3269 sayılı7179 sayılı
18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan "terhislerinin üzerinden beş yıldan fazla süre geçmemiş olanlar," ibaresi "terhis olanlar veya 25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Askeralma Kanununun 42 nci maddesinde sayılanlardan muvazzaflık hizmetinden muaf tutulanlar," şeklinde değiştirilmiştir.
Gerekçe: Madde ile; 26 Haziran 2019 tarihinde jâirürlüge giren 7179 sayılı Askeralma Kanunu ile askerlik süresinin kısalması nedeniyle, muvazzaflık hizmetini yapmış olan çavuş, onbaşı ve erlerin, uzman erbaş olabilmesi için "müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibarıyla yirmiyedi yaşını bitirmemiş olmak" şartı yeterli olduğundan bu hususa yönelik düzenleme yapılması ile 7179 sayılı Kanunun 42 nci maddesinde yer alan hüküm gereğinee başta şehit yakınları olmak üzere askerlik hizmetinden muaf tutulanların uzman erbaş olmak için müracaat edebilmelerine yönelik düzenleme yapılması amaçlanmaktadır. Hâlihazırda 7179 sayılı Kanununun 42 nci maddesinde belirtilenlerin askerlik hizmetinden muaf tutulmalarına yönelik pozitif düzenleme, uzman erbaş olmak için yapılan müracaatlarda hak kaybına yol açmaktadır. Yapılan düzenleme ile bu durumda olan kişilerin müracaatları kabul edilebilecektir.
Madde 10ekliyor3269 sayılı
3269 sayılı Kanuna 8 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. "Sicil MADDE 8/A- Uzman erbaşlar hakkında sicil yılı ilgili yılın 2 Mayıs tarihinden başlayıp bir sonraki yılın 2 Mayıs tarihine kadar olan süreyi kapsar. Uzman erbaşların sözleşme imzalanıp göreve alınmalarını takip eden ilk 2 Mayıs tarihi itibarıyla sicil belgesi tanzim edilir. Ancak göreve alınma tarihi ile takip eden 2 Mayıs tarihi arasında geçen süre üç aydan kısa ise, ilk sicil belgeleri üç ayın doldurulduğu tarihte düzenlenir. Müteakip sicil ise zamanında düzenlenir. Sicil tam notu lOO'dür. Sicil üstlerinin verdikleri notların ortalaması, o yılın sicil notunu teşkil eder. Sicilin olumlu olabilmesi için sicil notunun, sicil tam notunun %60 ve daha yukarısı olması gerekir. Uzman erbaşlar için sicil yazmaya yetkili sicil üstleri ile ilgili hususlar ve sicil dönemi içinde sicil üstünün veya sicil alan personelin görevinden ayrılması hâlinde ayrılış sicili düzenlenmesine ilişkin hususlar ile verilecek sicilin şekil ve usulleri yönetmelikte düzenlenir."
Gerekçe: Uzman erbaş statüsündeki personelin sicili; 3269 sayılı Kanunda kademe ilerlemesi, derece yükselmesi ve terfi işlemlerinin şartı olarak düzenlenmiş olup, ayrıca bazı hallerde olumsuz sicil nedeniyle kademe ilerlemesi yapamayanların sözleşmelerinin feshedilmesi suretiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ile ilişiklerinin kesilmesi sonucunu doğurabilmektedir. Bu nedenle sicil belgesinin ve sicilin kapsamına ilişkin asgari unsurların Kanunda düzenlenmesi ile; kanunilik ilkesine uygun şekilde çerçeve çizilmesini sağlamak, idarenin takdir hakkını sınırlandırmak ve uzman erbaş statüsündeki personelin özlük hakkına ilişkin işlemlerde hukuki güvenliği yerine getirmek amaçlanmaktadır.
Madde 11ekliyor3269 sayılı
3269 sayılı Kanunun 15 inci maddesinde yer alan "sicil notuna," ibareleri madde metninden çıkarılmış, birinci fıkrasının (a) bendine aşağıdaki alt bent ve (b) bendine aşağıdaki alt bent eklenmiştir. "7) Astsubaylık için sınava müracaat tarihinde uzman erbaşlığa alındığı tarihten itibaren en az dört yıl sicil almış ve almış olduğu mevcut sicil notlarının ortalaması, sicil tam notunun %90 ve daha yukarısında olmak." "7) Astsubay meslek yüksekokulu giriş sınavına müracaat tarihinde, uzman erbaşlığa alındığı tarihten itibaren almış olduğu mevcut sicil notlarının ortalaması, sicil tam notunun %90 ve daha yukarısında olmak."
Gerekçe: 3269 sayılı Kanunda sicil belgesinin ve sicilin kapsamına ilişkin asgari unsurların Kanunda düzenlenmesi ile; kanunilik ilkesine uygun şekilde çerçeve çizilmesini sağlamak, idarenin takdir hakkını sınırlandırmak ve uzman erbaş statüsündeki personelin özlük hakkına ilişkin işlemlerde hukuki güvenliği yerine getirmek amaçlanmaktadır. Statü geçiş işlemlerinde; astsubaylıktan subaylığa geçişler ile sözleşmeli subay/astsubaylıktan muvazzaf subay/astsubaylığa geçişlerde ve hâlihazırda uzman erbaşlıktan astsubaylığa geçiş işlemlerinde sicil şartı, sicil tam notunun %90 ve daha yukarısı olması şeklinde uygulanmaktadır. Uzman erbaşlıktan astsubaylığa geçişe yönelik hâlihazırda uygulanan sicil şartının; personelin özlük hakkına doğrudan etki etmesi sebebiyle Kanunilik ilkesi çerçevesinde Kanuna ilave edilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır.
Madde 12değiştiriyor3269 sayılı
3269 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "MADDE 19- Personelde aranacak nitelikler, müracaat şekli ve zamanı, müracaatın kabul edilmesi, sözleşmenin yapılması ve feshedilmesi sebepleri, verilecek sicilin şekil ve usulleri, görevde başarısız olma, intibak edememe ve kendilerinden istifade edilememe hallerinde yapılacak işlemler, sözleşmenin uzatılmasında uygulanan esaslar, uzman onbaşıların uzman çavuş olabilmeleri için gerekli şartlar, astsubay sınıfına geçirilecekler için uygulanan esaslar, astlık üstlük münasebetleri ile bu hususlardaki işlem şekli ve ilgili diğer hususlar Millî Savunma Bakanlığı ve içişleri Bakanlığınca müştereken hazırlanan yönetmelikle düzenlenir."
Gerekçe: Anayasa Mahkemesinin 8/10/2025 tarihli ve 2024/149 E. 2025/194 K. sayılı kararı ile uzman erbaşlara sicil verilmesine ilişkin detayların Kanunda belirlenmediği gerekçesiyle 3269 sayılı Kanunun yönetmelik başlıklı 19 uncu maddesi iptal edilmiştir. Kararın gerekçesinde belirtilen hususlar doğrultusunda Teklif ile mezkur Kanunun ilgili maddelerinde düzenleme yapıldığından iptal edilen madde yeniden düzenlenmektedir.
Madde 13değiştiriyoribare değişikliği
28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının dördüncü cümlesinde yer alan "ilgili ülke adına" ibaresi madde metninden çıkarılmış, dördüncü cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiş ve son cümlede yer alan "Maliye Bakanlığınca" ibaresi "Hazine ve Maliye Bakanlığınca" şeklinde değiştirilmiştir. "Açılan hesapları yönetmeye, bütçelerine ödenek konulan ilgili Bakan yetkilidir."
Gerekçe: Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı ülke ve kuruluşlara yapılacak savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardım faaliyetleri kapsamında; dost ve müttefik ülkelerle ilişkilerin başlatılması, sürdürülmesi, geliştirilmesi ve müteakip dönemlere yön verilebilmesi maksadıyla Millî Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı bütçesine konulan ödeneğin daha etkin, ekonomik ve verimli kullanımının sağlanması maksadıyla T.C. Merkez Bankasında döviz cinsinden açılan hesapları yönetmeye ilgisine göre Millî Savunma Bakanı veya İçişleri Bakanının yetkili kılınması amaçlanmaktadır.
Madde 14değiştiriyor6191 sayılı5188 sayılı
10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanununun ek 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "EK MADDE 1 - (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan haller saklı kalmak üzere sözleşmeli erbaş ve er olarak en az yedi hizmet yılını doldurarak ayrılanlardan nitelik belgesi olumlu olanlar, ilgili mevzuatlanndaki sınav şartları hariç diğer şartları taşımaları ve başvuru tarihi itibariyle kırk bir yaşını doldurmamış olmaları kaydıyla kamu kurum ve kuruluşlarının infaz ve koruma memuru, çarşı ve mahalle bekçisi, orman muhafaza memuru, idari gözetim personeli, koruma ve güvenlik görevlisi, zabıta memuru, itfaiye eri, şoför ve destek personeli kadro ve sözleşmeli pozisyonlarına kontenjan ve atama izinleri dâhilinde bu maddedeki usul ve esaslar çerçevesinde atanabilir. (2) Bu madde kapsamından yararlanmak isteyenlerin başvurulan her yıl alınarak alım şartlarına ilişkin kişisel bilgileri, İçişleri Bakanlığı veya Millî Savunma Bakanlığı tarafından ekim ayının son gününe kadar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bildirilir. Başvurunun her yıl yenilenmesi esastır. İlgili personelin bilgilerinin bildirilmiş olması atanma için tek başına hak teşkil etmez. (3) Kamu kurum ve kuruluşları birinci fıkrada belirtilen unvanlarda o yıl yapacağı personel alımlarında alım yapılacak toplam kontenjanın ve atama izinlerinin yüzde onunu bu madde kapsamında ayırarak alım yapılmak üzere alım şartları ile birlikte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına Aralık ayının sonuna kadar bildirmek zorundadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bildirilen bir önceki yıla ait kontenjanlar/atama izinlerinin yüzde onu yeni yılda kullanılmak şartı ile yeni yılın açıktan ve nakil suretiyle atama sayılarına tabi değildir. (4) İçişleri Bakanlığı veya Millî Savunma Bakanlığınca gönderilen listede yer alanlar için, kamu kurum veya kuruluşlun tarafından bildirilen kontenjanlara. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca her yıl 1 Mart tarihine kadar sözlü sınava tabi tutulacak adayları belirlemek üzere tek seferde yerleştirme yapılır veya yaptırılır. Yayımlanacak kılavuzda yer alan şartlan taşıyanlar arasından, kontenjanın dört katı kadar aday, tercihleri dikkate alınarak kura yöntemiyle belirlenir. İlgili kurum tarafından oluşturulan komisyonlarca üç ay içinde yapılacak sözlü sınavda başarılı bulunanlardan atananlara ilişkin bilgiler, atanmalarından itibaren bir ay içinde ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına, kamu personel bilgi sisteminin bulunduğu kuruma ve ilgisine göre İçişleri Bakanlığı veya Millî Savunma Bakanlığına bildirilir. (5) İlgili kurum tarafından oluşturulan komisyonca yapılacak sözlü sınavda adaylar; a) Genel kültürü ve genel yeteneği, b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, c) Liyakati, temsil kabiliyeti, tutum ve davranışlarının göreve uygunluğu, ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, d) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı, esas alınarak değerlendirilir. Sınav kurulunun her bir üyesi adayları bentlerde yazılı özelliklerin her biri için yirmişer puan üzerinden değerlendirir ve verilen puanlar ayrı ayrı tutanağa geçirilir. Her bir üyenin adaya yüz tam puan üzerinden toplamda kaç puan verdiği hesaplanır. En son bütün üyelerin yüz tam puan üzerinden vermiş oldukları bu puanlarm aritmetik ortalaması alınarak personelin sözlü smav puanı tespit edilir. (6) Sözleşmeli erbaş ve erlerden yedi hizmet yılını tamamlayarak ayrılanlar hakkında 10/6/2004 tarihli ve 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen özel güvenlik temel eğitimi şartı ve aynı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen eğitim şartı aranmaz. (7) Ataması yapılan personel göreve başladığı tarihten itibaren atandığı kadro veya pozisyonun mali ve diğer haklarından faydalandırılır. Bunların sözleşmeli erbaş ve erlikte geçen hizmet süreleri, 657 sayılı Kanunda öngörülen öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla, başlangıç derece ve kademelerine her yıl için bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi sayılmak suretiyle kazanılmış hak aylık, derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilir. (8) Bu madde kapsamında memur kadrolarına atananlar en az 4 yıl süreyle başka bir ünvana atanamazlar. Atama onayı alınmasına rağmen görevine başlamayanlar ile başladıktan sonra herhangi bir sebeple görevden ayrılanlar bu madde kapsamında yeniden istihdam edilemezler. Kamu kurum ve kuruluşlarının bildirmiş oldukları bu ünvanlara her ne surette olursa olsun atananlar bu maddede verilen hakkı kullanmış sayılır. (9) Başvuru, bildirim, kura, atama ve diğer işlemlere ilişkin usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Millî Savunma Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. (10) Bu madde kapsamında ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye, gerekli bilgi ve belgeleri istemeye, araştırma ve inceleme yapmaya ve uygulamayı yönlendirmeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilidir."
Gerekçe: Yedi hizmet yılını dolduran sözleşmeli erbaş ve erlerden istekli olanlar, kurumlarca talep edilmesi halinde yapılacak mülakat neticesinde ilgili kadro ve pozisyonda görev almak üzere kamuda istihdam edilmektedir. Ancak bu madde kapsamında başvuru yapan sayısına nazaran kurumlardan yeterli sayıda atama talebi gelmediğinden düzenleme istenen verimliliğe ulaşamamıştır. Bu durum hâlihazırda görev yapmakta olan sözleşmeli erbaş ve erlerin yedi yıllık görev sürelerini tamamlamadan önce ayrılmalarına ve görev süresinin tamamlanma oranlarının düşmesine neden olmakta ayrıca sözleşmeli erbaş ve erliğe olan teveccühü azaltmakla idareye olan güvenin de sarsılmasına sebebiyet vermektedir. Madde ile; infaz ve koruma memuru, çarşı ve mahalle bekçisi, orman muhafaza memuru, idarî gözetim personeli, koruma ve güvenlik görevlisi, zabıta memuru, itfaiye eri, şoför ve destek personeli ünvanlarında her yıl yapılacak alımlarda toplam kontenjanın ve atama izinlerinin yüzde onunun alım şartları ile birlikte kurumlar tarafından. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bildirilmesi zorunluluğu getirilmektedir. Bununla birlikte bu madde kapsamında yapılacak atamaların usul ve esasları ile atanacaklara uygulanacak işlemlere ilişkin diğer hususların belirlenmesi; ayrıca kurumların bu madde kapsamında koruma ve güvenlik görevlisi kadro veya pozisyonlarını bildirmesi halinde 5188 sayılı Kanunda yer alan eğitim ve sertifika şartlan aranmaksızın işlem yapılacağının hüküm altına alınması amaçlanmaktadır. Düzenleme ile, yaş ve sınav şartları hariç diğer şartlan taşımaları kaydıyla, yedi hizmet yılını tamamlamalarının ardından kamuda istihdam edilmek üzere bu hüküm kapsamında başvuru yapan sözleşmeli erbaş ve erlerin maddede yer alan görevlere atanabilmeleri ile yapılacak atama sayısının artırılarak sözleşmeli erliğe teveccüh sağlanması amaçlanmaktadır.
Madde 156191 sayılı
6191 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve diğer fıkra buna göre teselsül ettirilmiştir. "ç) Fiziki yeterlilik ve değerlendirme testi ile yazılı ve/veya mülakat sınavlarında başarılı olmak." "(2) Fiziki yeterlilik ve değerlendirme testi ile yazılı ve mülakat sınavlarının değerlendirme esasları şunlardır: a) Yazılı sınav yapılması halinde yazılı sınav; genel kültür konularını ve meslek bilgisi konularını içerir. Yazılı sınavda yüz tam puan üzerinden en az elli puan alınması gerekir. Yazılı sınav ilgisine göre İçişleri Bakanlığı veya Millî Savunma Bakanlığınca yapılabileceği gibi diğer kamu kurum ve kuruluşlarına veya üniversitelere de yaptırılabilir. b) Fiziki yeterlilik ve değerlendirme testinden başarılı sayılmak için adayın, uygulanacak testlerin her birinden yüz tam puan üzerinden en az elli puan alması ve bu testlerden alınan puanların aritmetik ortalamasının en az altmış puan olması gerekir. c) Mülakat sınavı yapılması halinde mülakat heyetinde yer alacak Başkan ve üyeler ilgisine göre İçişleri Bakanlığı veya Millî Savunma Bakanlığınca belirlenir. Aday sayısına bağlı olarak birden fazla heyet teşkil edilebilir. Mülakatta adaylar; genel görünüş, kendisinden istenileni kavrama yeteneği, özgüveni, özgeçmişi, kişiliği, psikolojik yapısı, kendini ifade edebilme yeteneği, beden dilini kullanma becerisi, duygusal denge durumu, dışa dönüklük, uyumluluk, sorumluluk, açıklık, mesleğe uygunluğu ve istekli olması yönlerinden yüz tam puan üzerinden, değerlendirilir. Her üyenin birbirinden bağımsız olarak takdir ettikleri notların ortalaması alınarak adayın mülakat sınav notu belirlenir. Mülakat sınavına katılan adaydan asgari yetmiş puan almış olması şartı aranır. ç) Fiziki yeterlilik ve değerlendirme testi ile yazılı ve/veya mülakat sınavlarının başarı sıralamasına esas değerlendirme notu içerisindeki oranları ilgisine göre İçişleri Bakanlığı veya Millî Savunma Bakanlığınca belirlenir. d) Başarı sıralamasına esas değerlendirme notlarının eşitliği halinde, önce fiziki yeterlilik ve değerlendirme testi notu yüksek olana, eşitliğin devam etmesi halinde fiili hizmet süresi daha fazla olana ve bunun da eşit olması halinde ise sırasıyla öğrenim düzeyi, rütbe durumu ve Ödül/ceza puan durumları dikkate alınarak öncelik tanınır."
Gerekçe: Madde ile; 16/1/2026 tarihli ve 33139 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2025/194 Karar sayılı Anayasa Mahkemesinin iptal kararında belirtilen hususlar çerçevesinde statü geçişine ilişkin yapılacak sınavların usul ve esaslarının Kanunda hüküm altına alınması amaçlanmaktadır.
Madde 16
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
Madde 17
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir. UZMAN ERBAŞ KANUNU ÎLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

Maddeler TBMM'deki teklif metninden otomatik ayrıştırılmıştır; asıl metin için teklif PDF'i ↗

İmza sahipleri

89 milletvekili · parti, imza günündeki partisidir
Yusuf Ahlatcı
AK Parti · Çorum
İlk imza
İbrahim Ethem Taş
AK Parti · Antalya
İlk imza
Mehmet Ali Çelebi
AK Parti · İzmir
Feyzi Berdibek
AK Parti · Bingöl
Mevlüt Kurt
AK Parti · Kahramanmaraş
İrfan Karatutlu
AK Parti · Kahramanmaraş
Mehmet Uğur Gökgöz
AK Parti · Isparta
Hasan Turan
AK Parti · İstanbul
Osman Sağlam
AK Parti · Karaman
Mustafa Varank
AK Parti · Bursa
Halit Yerebakan
AK Parti · İstanbul
Mehmet Sait Yaz
AK Parti · Diyarbakır
Fatma Öncü
AK Parti · Erzurum
Latif Selvi
AK Parti · Konya
Sadettin Hülagü
AK Parti · Kocaeli
Orhan Ateş
AK Parti · Bayburt
Ahmet Fethan Baykoç
AK Parti · Ankara
Saffet Bozkurt
AK Parti · Zonguldak
Mehmet Demir
AK Parti · Kütahya
Halil Uluay
AK Parti · Kastamonu
Fatma Aksal
AK Parti · Edirne
Meliha Akyol
AK Parti · Yalova
Abdullah Doğru
AK Parti · Adana
Faruk Aytek
AK Parti · Adana
Mehmet Emin Öz
AK Parti · Erzurum
Adem Yıldırım
AK Parti · İstanbul
Ayhan Salman
AK Parti · Bursa
Mustafa Hakan Özer
AK Parti · Konya
Celalettin Köse
AK Parti · Gümüşhane
Mustafa Oğuz
AK Parti · Burdur
Kaan Koç
AK Parti · Ardahan
Kayhan Türkmenoğlu
AK Parti · Van
Süleyman Karaman
AK Parti · Erzincan
Mustafa Hamarat
AK Parti · Ordu
Lütfi Bayraktar
AK Parti · Sakarya
Suna Kepolu Ataman
AK Parti · Diyarbakır
Şahin Tin
AK Parti · Denizli
Ercan Öztürk
AK Parti · Düzce
Cüneyt Aldemir
AK Parti · Tokat
İbrahim Eyyüpoğlu
AK Parti · Şanlıurfa
Turan Bedirhanoğlu
AK Parti · Bitlis
Mehmet Şahin
AK Parti · Kahramanmaraş
Çiğdem Karaaslan
AK Parti · Samsun
Ümmügülşen Öztürk
AK Parti · İstanbul
Mehmet Ali Cevheri
AK Parti · Şanlıurfa
Muhammet Müfit Aydın
AK Parti · Bursa
İsmail Güneş
AK Parti · Uşak
Hakan Aksu
AK Parti · Sivas
Ersan Aksu
AK Parti · Samsun
Sayın Bayar Özsoy
AK Parti · Kayseri
Fahrettin Tuğrul
AK Parti · Uşak
Ömer Özmen
AK Parti · Aydın
Mustafa Canbey
AK Parti · Balıkesir
Refik Özen
AK Parti · Bursa
Osman Gökçek
AK Parti · Ankara
Hasan Çilez
AK Parti · Amasya
Durmuş Ali Keskinkılıç
AK Parti · Karabük
Selami Altınok
AK Parti · Erzurum
İsmail Erdem
AK Parti · İstanbul
Yaşar Kırkpınar
AK Parti · İzmir
Harun Mertoğlu
AK Parti · Rize
Mehmet Baykan
AK Parti · Konya
Abdürrahim Dusak
AK Parti · Şanlıurfa
Mesut Bozatlı
AK Parti · Gaziantep
Yakup Otgöz
AK Parti · Muğla
Ceyda Bölünmez Çankırı
AK Parti · İzmir
Mustafa Arslan
AK Parti · Tokat
Çiğdem Koncagül
AK Parti · Tekirdağ
Orhan Yegin
AK Parti · Ankara
Mustafa Kaplan
AK Parti · Kırıkkale
Rümeysa Kadak
AK Parti · İstanbul
Cüneyt Yüksel
AK Parti · İstanbul
Veysal Tipioğlu
AK Parti · Kocaeli
Şengül Karslı
AK Parti · İstanbul
Ünal Karaman
AK Parti · Konya
Ruken Kilerci
AK Parti · Ağrı
İbrahim Yurdunuseven
AK Parti · Afyonkarahisar
Fehmi Alpay Özalan
AK Parti · İzmir
Emre Çalışkan
AK Parti · Nevşehir
Nurettin Alan
AK Parti · İstanbul
Adem Yeşildal
AK Parti · Hatay
Serkan Bayram
AK Parti · İstanbul
Seydi Gülsoy
AK Parti · Osmaniye
Seda Gören
AK Parti · İstanbul
Ertuğrul Kocacık
AK Parti · Sakarya
Yusuf Ziya Aldatmaz
AK Parti · Bartın
Lütfiye Selva Çam
AK Parti · Ankara
Adem Korkmaz
AK Parti · Burdur
Mestan Özcan
AK Parti · Tekirdağ

Kaynak: TBMM'nin kamuya açık kayıtları. Maddeler ve gerekçeler teklif metninden otomatik ayrıştırılır; asıl metin TBMM'deki PDF'tir. Hata bildir