Genel Kurul arşivi · 28. Dönem 5. Yasama Yılı 12. Birleşim
3 Kasım 2026 Salı
Kim konuştu, ne dedi, gün hangi konu etrafında döndü. Ham tutanak TBMM'de yayımlandıkça birkaç dakikada bir okunur; her konuşmanın püf noktaları konuşma bittiği anda çıkarılır.
Genel Kurul'da fon vurgunu ve yolsuzluk iddiaları, barış anneleri ve siyasi tutsaklar, emeklilerin sorunları, tarım ve üretici sorunları, eğitim ve sağlık sorunları ile AK Parti'nin 24. yıl dönümü ve anayasa tartışmaları öne çıktı. En yoğun tartışma, muhalefetin hükümeti fon vurgunu ve yolsuzlukları örtbas etmekle suçlaması üzerine yaşandı.
Yapay zekâ ile ham tutanaktan otomatik hazırlanır, en son 17:56'de güncellendi. Hata içerebilir; esas olan TBMM tutanağıdır.
47
vekil söz aldı
75
konuşma
12.880
kelime konuşuldu
15:45–17:54
tutanağın aktığı saatler
67
konuşmanın püf noktası çıkarıldı
Günün başlıkları
1. başlık
Fon vurgunu ve yolsuzluk iddiaları
Muhalefet, fon vurgununda 800 milyar lira zarar olduğunu, soruşturmanın örtbas edildiğini ve Meclis komisyonu kurulması gerektiğini savundu. AK Parti ise suça karışan herkesin hesap vereceğini, fon zararlarının kamu kaynağıyla karşılanmayacağını belirtti.
DEM Parti, barış annelerinin barış çağrısını ve siyasi tutsakların serbest bırakılmasını gündeme getirdi. Tecrit politikalarının sona erdirilmesi ve demokratik müzakere zemini oluşturulması talep edildi.
Muhalefet, emeklilerin yoksulluk içinde olduğunu, enflasyon farkının maaş artışını karşılamadığını ve insanca yaşanacak bir seviyeye yükseltilmesi gerektiğini savundu. TÜİK verilerinin gerçek enflasyonu yansıtmadığı eleştirisi yapıldı.
Çiftçilerin artan maliyetler ve düşük alım fiyatları nedeniyle zor durumda olduğu, şeker pancarı ve süt fiyatlarının girdi maliyetlerini karşılamadığı, ürünlerin tarlada kaldığı belirtildi. Kredi limitlerinin artırılması ve borçların ertelenmesi istendi.
Okullarda temizlik personeli ve malzeme eksikliği, veteriner fakültesi intörn öğrencilerinin çalışma koşulları, diyetisyen atamalarının yetersizliği ve LÖSEV hastanesine ruhsat verilmemesi gibi sorunlar dile getirildi. Kanser ilacı yolsuzluğu da gündeme geldi.
AK Parti, 24 yıllık iktidarını ve hizmetlerini övdü, yeni anayasa vurgusu yaptı. Muhalefet ise AK Parti'yi darbeci olmakla ve anayasayı ortadan kaldırmakla suçladı, milletin asıl talebinin anayasaya uyulması olduğunu savundu.
-ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI (Bütçe+ Kesin Hesap + Sayıştay Raporu)
-Mesleki Yeterlilik Kurumu (Özel Bütçe), (Bütçe + Kesin Hesap + Sayıştay Raporu)
-Sosyal Güvenlik Kurumu (Sayıştay Raporu)
-Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü (Sayıştay Raporu)
Burada bir örgütten bahsediliyor, bu örgüt sızmamış, buna bir sızıntı denilemez. Bu örgüt bütün varlığıyla siyaseti arkasına alarak, tüm mekanizmaları çürüterek olağanüstü bir vurgun vurmuş bir örgüt. Öyleyse bu örgütün başı kim? Bu örgütün yardımcıları kim? Bu örgütün arkasındaki siyasi destek kim? Cumhurbaşkanı bu kişileri atarken bilmeden mi atadı? Bu soruların cevabı verilmeden bu vurgunun üstüne gidilemez. Bu so
Sayın Başkan, Cumhurbaşkanının Fon vurgununun çözümüyle ilgili kurduğu masaya oturdular. Oturanlardan eski SPK Başkanı Mahmut Sütçü, Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun ve Takasbank Genel Müdürü Yunus Arıncı bizzat Erdoğan'ın atadığı ve bu fon krizini çözmekle sorumlu tuttuğu, görevlendirdiği kişilerdi, bugün ya ev hapsindeler ya da cezaevindeler.
Yargılama, sadece muhalefete, iktidara bir yargılama yok, bir suçlama yok, bir mahkeme yok. Sizin tek derdiniz muhalefeti sindirmek, muhalefetteki siyasetçilere gözdağı vermek. Teklifinizi kabul ediyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak bu teklife kabul oyu veriyoruz. Şimdi, önerge hazırlayalım hep beraber, bütün grup başkan vekilleri imzalayalım, belediyeleri tek tek inceleyelim; kim hırlı, kim hırsız hep birli
Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Belediyelerde yapılan usulsüzlük ve yolsuzluklarla ilgili "Bir kuruş bile bulunamadı." dediniz ama bu doğru bir iddia değil, söz değil. Çok kuruşlar bulundu, çok milyarlar bulundu, siz görmek istemiyorsunuz, bunların hepsi de belgeleriyle, dokümanlarıyla da ortaya çıkarıldı.
Belediye başkanları ve bürokratlara yönelik işlemler ile komisyon kurulması talebi
Belediye başkanları ve bürokratların kelepçelenerek cezaevine konulduğunu, bakanlar ve yakınlarına ise farklı muamele yapıldığını belirtti.
Mecliste komisyon kurulması önerisinin reddedildiğini, 241 kişilik liste hakkında bilgi verilmediğini söyledi.
Cerrah benzetmesiyle yandaşlarını koruyan bir yaklaşım olduğunu ifade etti; 150'ye yakın milletvekili, 180'e yakın yargı mensubu, 30'a yakın vali ve kaymakamın iddialara karıştığını aktardı.
“Nasıl bir cerrahsa elini attığı ölüyor, gömülüyor, elini attığını öldürüyor.”
Adalet ve yargıYolsuzluk ve denetimMeclis işleyişi
Depremzede hak sahiplerine ödeme vaadinin yerine getirilmediği eleştirisi
1 milyona kadar alacağı olanlara ivedilikle ödeme yapılacağı vaadinin yerine getirilmediğini, en fazla 250 bin lira ödeme yapılabildiğini söyledi.
Krizi yaratanların, görevini ihmal edenlerin ve rüşvet alanların arkasındaki siyasi destekler ortaya çıkarılmadan bu vurgunun aydınlatılamayacağını belirtti.
Siyasi iktidarın hırsızların arkasında durduğunu ve bu anlayışla kimsenin hakkını alamayacağını ifade etti.
“Bugüne kadar bu siyasi iktidar ısrarla ve kararlılıkla o hırsızların arkasında durmuştur, durmaya devam etmektedir ve bu akılla, bu kafayla da hiç kimsenin hakkını alamazlar, hak ettiği kişiye veremezler.”
TÜİK enflasyonu ile gerçek enflasyon arasındaki farkın yüzde 20'ye yaklaştığını ve kamu emekçileri ile emeklilerin hakkına el konulduğunu söyledi.
Emekçilerin ve emeklilerin hakkından el çekilmesi gerektiğini, aksi halde fon krizlerinin yaşanacağını belirtti.
Fon krizinde Türkiye Sigorta, Türkiye Hayat Emeklilik, SPK, Borsa İstanbul ve Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkililerinin adlarının geçtiğini ifade etti.
AKP yöneticileri ve bürokratların yolsuzluk iddiaları ile borsadaki değer kaybı
Milletvekili, Başbakan Yardımcısı, bakanlar ve bürokratların yolsuzluğa karıştığını, hesap vermeden dosyanın kapanmasına izin vermeyeceklerini söyledi.
Borsada 1987'den beri en büyük düşüşün yaşandığını, yedi haftada yaklaşık yüzde 25 düşüş ve 45 günde 8 trilyon 660 milyar TL değer kaybı olduğunu belirtti.
Suçlular ve güçlülerin milletin parasına çöktüğünü ifade etti.
“Hem suçlular hem güçlüler hem milletin parasına çöktüler.”
Bireysel emeklilik ve İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarının başka yerlere aktarıldığı iddia edildi.
Fon vurgununa karışan devlet kurumları ve bürokratların tespit edilmesi gerektiği belirtildi.
AKP iktidarının bu süreçte sorumluluğu olmadığı yönündeki açıklamalar eleştirildi.
“SPK'den Mahmut Sütcü, İbrahim Ömer Gönül, Erman Çete, BDDK'den, Takasbanktan, Borsa İstanbuldan, Türkiye Merkez Bankasından, Türkiye Sigorta, Maliye Bakanlığı, bütün kurum kuruluşların müdürleri, genel müdürleri, yöneticileri bu suçun ortağı.”
Sermaye piyasası ve finansEmeklilik ve sosyal güvenlikYolsuzluk ve denetim
Fon krizi ve yolsuzluk iddialarına ilişkin eleştiriler
Fon krizinde 800 milyar lira zarar olduğu, sadece 18 milyar lira tahsilat yapıldığı belirtildi.
Hükümetin soruşturmayı örtbas ettiği ve Meclis bünyesinde komisyon kurulması gerektiği ifade edildi.
Bilgi veren kurum yöneticilerinin tutuklanması nedeniyle sürecin ciddiyetsiz olduğu vurgulandı.
“Kamunun vicdanı böyle, kendine göre uyduracağı kanun ve uygulamalarla çözüm üretemez, bu arkadaşlarla da ilgili hukuki işlemlerin gecikmeden başlatılması gerekiyor.”
Yolsuzluk ve denetimSermaye piyasası ve finansEkonomi ve enflasyon
Bir dakika... Teşekkür ediyoruz efendim.
Aslında bugün, enflasyon rakamlarının açıklanmasına dair bir değerlendirme yapmak istiyordum. Keza, Balfour Deklarasyonu'nun 109'uncu yıl dönümü nedeniyle bu deklarasyondan bugüne kadar soykırımcı, yayılmacı İsrail devletinin terörist faaliyetlerine karşı Batı'nın sessizliği, İngiltere'nin yüz yıl sonra âdeta ayıpları ve kusurlarıyla yüzleşmesinin ironik bir yorumunu yapmak ni
İsmail Arı ve Ali Tarakçı'nın tutukluluklarını eleştirdi.
Gazetecilere karşı işlenen suçların cezasızlığına dikkat çekti.
Elazığ'da gazetecinin burnunun kırılması olayını gündeme getirdi.
“Ben gazetecilere karşı işlenen suçların cezasızlığına karşı duyarlılık gününde gazetecilerin en temel mesleki faaliyetlerinin suç olarak değerlendirildiği bir iktidar düzenine karşı itirazımızı buradan bir kere daha ifade ediyorum.”
Basın ve ifade özgürlüğüİnsan haklarıAdalet ve yargı
Barış süreci, mühendislik sorunları ve gazetecilere yönelik tutuklamalar
Barış sürecinin kronik bir sorunu çözmek için fırsat olduğunu ve süreç komisyonunun bir an önce kurulması gerektiğini belirtti.
İnşaat Mühendisleri Odası'nın mesleki yetkinlik ve ücret sorunlarına ilişkin taleplerini aktardı.
Gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle tutuklanabildiğini eleştirdi.
“Ölmenin ve öldürmenin söz konusu olmadığı, demokratik, çoğulcu, özgürlükçü bir hukuk devletinde herkesin ama herkesin kardeşçe yaşayacağı bir ülke dileğimizdir”
Adalet ve yargıBasın ve ifade özgürlüğüİnsan hakları
Terörsüz Türkiye hedefli çalışmaların akamete uğratılmaya çalışıldığını belirtti.
PKK elebaşının yasal zemine oturmayacak şekilde konuma getirilmeye çalışılmasını eleştirdi.
Silah ve mühimmat tesliminin geciktirilmesini sorgulayarak Anayasa'nın ilgili hükmünü hatırlattı.
“Hiçbir faaliyetin Türk millî menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihî ve manevî değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği...”
Sayın Başkanım, fon soygunuyla birlikte gözaltılar, tutuklamalar var. Çaycı alındı, çorbacı alındı, bürokrat alındı, iş adamı alındı ama nasıl bir fon soygunu ki hiç siyasetçisi yok veya yok mu? Bunun FETÖ borsasıyla ve FETÖ soygunuyla aynı olduğuna dair kanaat artıyor. Kim bu işin içerisindeyse, hangi siyasetçi bu işle ilgili ise Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Sayın Erdoğan sonuna kadar gitmeli. Fon soygununun hesabın
Hakkari Halk Eğitimi Merkezi'ndeki usulsüzlük iddiaları
Kurs açma ve usta öğretici görevlendirmelerinde puanlama ölçütlerinin uygulanmadığı, düşük puanlı kişilere AKP'den geldiği öne sürülen listeler ve TÜGVA aracılığıyla gelen listelere kurs verildiği iddia edildi.
Giyim, nevresim ve perde üretimine ilişkin ihalelerde yaz boyunca 13-14 usta öğreticinin çalıştırıldığı ancak ihale gelirlerinin ve döner sermaye kaynaklarının nereye aktarıldığının açıklanmadığı belirtildi.
İhalelerin mevzuata uygunluğu, çalışanların kayıtları ve gelir gider hesaplarının açıklanması, ayrıca yemekhanenin esnaf üzerindeki etkisinin araştırılması istendi.
“İhalelerin mevzuata uygunluğu, çalışanların kayıtları ve gelir gider hesapları açıklanmalıdır.”
Seyyid Burhaneddin anma etkinlikleri ve Kayseri'ye davet
Mevlâna Celâlettin Rûmi'nin Türkiye'nin dünyaya armağan ettiği büyük mütefekkirlerden biri olduğunu belirtti.
Seyyid Burhaneddin'in vefatının 782'nci yıl dönümünde Kayseri'de sempozyum ve kültürel faaliyetler düzenleneceğini söyledi.
Tüm Türkiye'den vatandaşları Kayseri'ye ziyarete ve hemşehrilerini etkinliklere katılmaya davet etti.
“Tüm Türkiye'den vatandaşlarımızı Seyyid Burhaneddin Hazretlerini Kayseri'de ziyaret etmeye ve hemşehrilerimizi de bu faaliyetlere katılmaya davet ediyorum.”
Kur'an'da herkesin yaptıklarının kaydedildiği ve günü geldiğinde hesap sorulacağı belirtildi.
Lokman'ın oğluna öğüdünde, hardal tanesi kadar bile olsa her şeyin Allah tarafından açığa çıkarılacağı ifade edildi.
Konuşmacı, Kur'an'dan ayetler aktararak ilahi uyarıyı dile getirdi.
“Artık kitap -amel defteri- ortaya konmuştur; suçluların onda yazılı olanlardan korkuya kapılmış olarak 'Vay halimize! Bu nasıl bir tutanakmış! Küçük, büyük her şeyi bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!' dediklerini görürsün.”
Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
3 Kasım 2002 milletimizin kendi geleceğine sahip çıktığı, Türkiye'de yeni bir dönemin başladığı tarihtir. O gün milletimiz konuşmuş, iradesini ortaya koymuş ve AK PARTİ'ye hizmet sorumluluğu vermiştir. Biz bu yola makam için değil, millete hizmet için çıktık. Dün olduğu gibi bugün de eser üretmeye, ülkemizi büyütmeye ve Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmeye kararlıyız. 3 Kasım bir iktidarın
Veteriner fakültesi intörn öğrencilerinin çalışma koşulları
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Veteriner Fakültesi intörn öğrencisi Batuhan Aydemir'in gece nöbeti sırasında fenalaşarak yoğun bakıma alındığını ve sağlık durumunun ağır olduğunu belirtti.
İntörn veteriner öğrencilerinin gece nöbeti tuttuğunu, klinik hizmetlere katıldığını ancak ücret alamadığını ve sosyal güvence sorunları yaşadığını ifade etti.
Tıp ve diş hekimliği intörnlerine tanınan asgari ücret uygulamasının veteriner fakültesi öğrencilerini de kapsaması gerektiğini söyledi.
“Bu öğrenciler gece nöbeti tutuyor, klinik hizmetlere katılıyor ancak emeklerinin karşılığında ücret alamıyor, sosyal güvence sorunları yaşıyor.”
4 Kasım tutuklamaları ve siyasi tutsakların serbest bırakılması talebi
4 Kasım'ın Türkiye siyasi tarihinin en ağır siyasi darbelerinden biri olduğunu belirtti.
Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ve milletvekillerinin hukuksuzca tutuklandığını, AİHM kararlarının bu tutuklamaların siyasi olduğunu tescillediğini söyledi.
Barış ve demokratik toplum sürecinde ilk adımın demokratik siyasetin önünü açmak olduğunu, tüm siyasi tutsakların derhâl serbest bırakılmasını istedi.
“4 Kasım, Türkiye siyasi tarihinin en ağır siyasi darbelerinden biridir.”
Harbiye mahallesinde yaklaşık 500 hanenin kanalizasyon sorunu yaşadığını ve atık suların dere yatağına aktığını belirtti.
Bölgenin sit alanı olduğu iddiaları bulunduğunu ve deprem mağduru vatandaşların mağduriyetinin sürdüğünü ifade etti.
Keşif yapılması, sit alanı için ilgili kurumlarla bağlantı kurulması ve kot seviyesine uygun kanalizasyon hattı için takvim hazırlanması çağrısında bulundu.
“Evsel atıklar kanalizasyon şebekesine bağlanamadığı için açık bir şekilde dere yatağına akıyor.”
Ulaşım ve altyapıDeprem ve afetYerel yönetimlerHatay
Sakarya'da pancar üreticilerinin sorunları ve alım fiyatı talebi
Sözleşmeler yapıldığı halde fabrikanın kotasının Bor Şekere satıldığını ve üreticilerin hasat sonrası zorluklar yaşadığını belirtti.
Alım fiyatının girdi maliyetlerini karşılamadığını ve üreticilerin 4500 lira talep ettiğini ifade etti.
Gelecek yıl üreticilerin ürününü kime satacağını bilmediğini ve üretememe riski olduğunu söyledi.
“Sorun yalnızca fiyat da değildir; şimdi, pancar üreticisi önümüzdeki yıl ürününü kime satacağını, kiminle sözleşme yapacağını bilmiyor, belki de üretemeyecek.”
Okullardaki temizlik malzemesi ve personel eksikliği sorunu
Okullarda temizlik malzemesi ve personel eksikliği nedeniyle tuvaletlerin sağlığı tehdit ettiğini belirtti.
Millî Eğitim Bakanlığının 23 bin temizlik personeli alımının 60 bin okul için yetersiz olduğunu ve 47 bin okulda personel bulunmadığını söyledi.
TYP sistemiyle alınan personelin altı ay sonunda görevden ayrılması nedeniyle okulların temizliksiz kaldığını ve velilerin WhatsApp gruplarından sabun, peçete gibi malzemeleri kendilerinin temin etmeye çalıştığını aktardı.
Farklı ses renklerine sahip sazların 'la' sesine göre akort edilmesiyle orkestra kurulabileceğini, bunun da birlik içinde farklılıkları korumayı simgelediğini söyledi.
'Lâ' diyerek millet olunacağını, aynılaşmadan ve tek tipleşmeden bu mümkün olduğunu belirtti.
'Hayır' diyemeyenin 'evet'inin kıymetsiz olduğunu ve cumhuriyetin kendi sesinle var olmak olduğunu ifade etti.
“Lâ ilahe illallah, Allah'tan başka dünyada kendini mutlaklaştıran her şeye hayır çünkü "hayır" diyemeyenin "evet"i kıymetsiz.”
Ulusal Süt Konseyi'nin süt fiyatına artış yapmamasını eleştirdi.
Üreticilerin konseyde yeterince temsil edilmediğini, kararların sanayici ve tüketici lehine alındığını belirtti.
Yem ve et fiyatlarındaki dengesizliğe dikkat çekerek üreticilerin sesinin duyulmasını istedi.
“Yem maliyetlerinin arttığı, mazot fiyatlarının arttığı, enerji fiyatlarının bu kadar yükseldiği bir dönemde süt fiyatlarına süt üreticisinin beklentisi yönünde bir artış yapılmaması akla ziyan bir olaydır.”
Tarım ve hayvancılıkEkonomi ve enflasyonGıda ve tüketici
Teşekkürler Sayın Başkan.
Sözlerime Barış Annelerini selamlayarak başlamak istiyorum.
Anneler dün Kurtuluş Parkı'ndaydı ve Kurtuluş Parkı'na gelen her annenin tek sözü şuydu: "Biz kadınlar, biz anneler savaş istemiyoruz, barış istiyoruz." Bu söze buradaki iktidarın ve herkesin ses vermesi gerekiyor. Barış herkesin ihtiyaç duyduğu bir duygudur, barış hepimizin ihtiyacıdır; bunun için, barış hemen şimdi olmalıdır diyor
Elâzığ'ın yatırım, tarım ve deprem sonrası talepleri
Pertek Köprüsü'nün 2027 Yatırım Programı'na alınması beklendiği ve sürecin takipçisi olunacağı belirtildi.
Şeker pancarı alım fiyatının girdi maliyetlerini karşılamadığı, iyileştirme yapılması gerektiği ifade edildi.
Deprem sonrası yıkılan iş yerlerinin bir an önce teslim edilmesi ve Yarısı Bizden Kampanyası'nın Elâzığ'da uygulanması talep edildi.
“Elâzığ'ın yeniden modern kent kimliğine kavuşması için İstanbul ilimizde uygulanan Yarısı Bizden Kampanyası desteklerinin Elâzığ'ımızda da uygulanması vatandaşlarımızın öncelikli beklentisidir.”
Tarım ve hayvancılıkDeprem ve afetUlaşım ve altyapıİstanbul
Vekilin’i telefonuna ekleAna ekrandan tek dokunuşla açın, bildirim alın.
Çerez tercihi
İzniniz olmadan ölçüm yapmıyoruz
Sitenin çalışması için gerekenler dışında hiçbir çerez ya da ölçüm, siz onay vermeden çalışmaz. Hangi sayfaların okunduğunu ölçmemize izin verebilir, kararınızı istediğiniz zaman değiştirebilirsiniz.
Zorunlu
Gece/gündüz tercihiniz, bu onay kaydının kendisi ve güvenlik çerezleri. Site bunlar olmadan çalışmaz.
Vekilin
Her zaman açık
Analitik
Hangi sayfanın ne kadar okunduğunu; ziyaretin hangi ülke ve şehirden, hangi cihaz türüyle geldiğini kendi sunucumuzda ölçer. IP adresiniz bu ölçümde saklanmaz; reklam için kullanılmaz, kimseyle paylaşılmaz.